T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/101
KARAR NO : 2019/173
KARAR TR : 25.02.2019
ÖZET: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca soruşturma konusu eylemin kabahat olduğu değerlendirilerek, Cumhuriyet savcısı tarafından verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : E.Ö.
Vekili : Av. Ö.T.E.
Davalı : Ambarlı GümrükMüdürlüğü/Büyükçekmece CumhuriyetBaşsavcılığı
O L A Y : İstanbulKaçakçılık İstihbarat ve Narkotik GümrükMuhafaza Müdürlüğü’nce, AmbarlıGümrük Müdürlüğü’nce tescilli U.Aydınlatmaİnş. Elk.Hed. Eşya Teks.Paz. İth.İhr.Ltd. Şti. unvanlıfirmanın 26.09.2007/IM110785 tarih ve sayılı beyannamesininithalat işlemlerinde kullanılan TSE uygunluk belgesi ile ilgiliolarak firmanın ortağı ve imza yetkilisi E.Ö., gümrükmüşaviri Ahmet Dinler ve davacı gümrük iştakipçisi T.A. hakkında yapılan soruşturmasırasında; TSE Avrupa Yakası İthalatMüdürlüğü tarafından ithalatınınmümkün olmadığı yönünde uygunsuzluk belgesiverilen eşyalarla ilgili sahte TSE uygunluk belgesi düzenlemeksuretiyle yurda eşya ithal ettiklerinin tespit edildiğininihbarı üzerine, davacı E.Ö. ve yukarıda isimleriyazılı kişiler hakkında, sahte TSE uygunluk belgesidüzenlemek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunuişledikleri ileri sürülerek cezalandırılmalarıiçin kamu davası açılmış; ayrıca,“İthali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veyabelli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesinetabi olan eşyayı, aldatıcı işlem vedavranışlarla ithal etmek” eyleminin de kabahatolduğu değerlendirilerek, davacı ve yukarıda isimleriyazılı kişiler adına, BüyükçekmeceCumhuriyet Başsavcılığı KabahatBürosu’nun, 8.11.2010 gün ve Kabahat DefteriNo:2009/1134, Karar No:2010/2285 sayılı kararı ile, 5607sayılı Kaçakçılıkla MücadeleKanunu’nun 3. maddesinin on birinci ve 4. maddesinin ikincifıkrası uyarınca ayrı ayrı 196.900,00 TL idari paracezası verilmiştir.
Davacı, idariyaptırım kararının kaldırılması istemiyleadli yargı yerine itirazda bulunmuştur.
BÜYÜKÇEKMECE1. SULH CEZA MAHKEMESİ; 10.6.2013 gün ve D.İş No:2011/292 sayı ile; 5607 sayılı Kanun’dayapılan değişiklik ile kaçakçılıkfiiline ilişkin kabahatlerin 4458 sayılı Gümrük Kanunuile yeniden düzenlendiği ve bu Kanun’da başvuru yolununidare mahkemesi olarak gösterildiği gerekçesiyle konu ileilgili Uyuşmazlık Mahkemesinin bir kararı da emsalgösterilerek başvurunun görev yönünden reddine kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Davacı, bu kezaynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.
İstanbul 9. İdare Mahkemesi,26.8.2013 gün E:2013/1737, K:2013/1412 sayılı kararı ile, idariyaptırım kararının idari makam ve mercilerce değil de soruşturmakonusu fiilin suç olmayıp kabahat olarak nitelendirilmesi sonucuCumhuriyet Başsavcılığınca verildiği dikkatealındığında, kararın idari işlemden çok,yargısal nitelikte bir yetkinin kullanılması sonucu verilen cezaniteliği taşıdığı gerekçesiyledavanın çözümünün, 5326 sayılı KabahatlerKanunu hükümleri uyarınca adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, kararın davacı tarafından temyiz edilmesiüzerine, Danıştay 10. Dairesi, 17.4.2014 gün ve E:2013/7522,K:2014/2568 sayılı kararı ile, dava dosyasının 2247sayılı Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevliyargı yerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesi gerekirken, davanın görev yönündenreddine şeklinde verilen kararda hukuka uyarlıkbulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasınakarar vermiş, İstanbul 9. İdare Mahkemesi, 25.11.2014 günve E:2014/1869, K:2014/2226 sayılı kararı ile, davanınçözümünün, 5326 sayılı Kabahatler Kanunuhükümleri uyarınca adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle 26.8.2013 gün E:2013/1737, K:2013/1412sayılı kararında ısrar ederek davanın görevyönünden reddine karar vermiş, bu kez davacı vekilitarafından kararın temyiz edilmesi üzerine,Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 11.6.2018 günE:2016/3142, K:2018/3106 sayılı kararı ile, İstanbul 9.İdare Mahkemesinin 25.11.2014 gün ve E:2014/1869, K:2014/2226sayılı ısrar kararının bozulmasına kararvermiştir.
İSTANBUL 9. İDARE MAHKEMESİ:3.12.2018 gün ve E:2018/1977 sayı ile, uyuşmazlığakonu idari yaptırım kararının idari makam ve mercilercedeğil Cumhuriyet Başsavcılığınca verildiğidikkate alındığında, kararın idari işlemdençok, yargısal nitelikte bir yetkinin kullanılması sonucuverilen ceza niteliğini taşıdığınınaçık olduğu, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nunilgili hükümleri uyarınca davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına ve davanın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine kararvermiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE:
Uyuşmazlık MahkemesininHicabi DURSUN’unbaşkanlığında, Üyeler Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ’un katılımlarıyla yapılan 25.02.2019tarihli toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre;
İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasınınMahkemece, ekinde kesinleşme şerhli adli yargı yerince verilengörevsizlik kararı ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerdeherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3. maddesininon birinci ve 4. maddesi-nin ikinci fıkrası uyarınca verilenidari para cezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır.
5607 sayılıKanun’un “Suçlar ve Kabahatler”başlığı altında düzenlenen 3. maddesinin onbirinci fıkrasında, “İthali, lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceğiuygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı,aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal edenkişiye, eşyanın gümrüklenmiş değerinin ikikatı idari para cezası verilir”, “Nitelikli haller”başlığı altında düzenlenen 4. maddesininikinci fıkrasında, “Bu Kanunda tanımlanansuçların, üç veya daha fazla kişi tarafındanbirlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranındaartırılır”, “Yetkilimerciler” başlığı altında düzenlenen 17.maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanun hükümlerinegöre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı,14 üncü madde hükümlerine göre mülkiyetin kamuyageçirilmesine ise Cumhuriyet savcısının talebi üzerine,sulh ceza mahkemesi yetkilidir. Bu kararlara karşı, 30/3/2005 tarihlive 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine görekanun yoluna başvurulabilir” denilmekte iken; Kanunun 3. maddesininbaşlığı “Kaçakçılıksuçları”, maddenin on birinci fıkrası ise,(Değişik: 18/6/2014-6545/89 md.) Ulusalmarker uygulamasına tabi olup da, Enerji Piyasası DüzenlemeKurumunun belirlediği seviyenin altında ulusal marker içerenveya hiç içermeyen akaryakıtı;
a) Ticariamaçla üreten, bulunduran veya nakleden,
b) Satışaarz eden veya satan,
c) Buözelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan,
kişi ikiyıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlipara cezası ile cezalandırılır. Ancak, markeriçermeyen veya seviyesi geçersiz olan akaryakıtınkaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılmasıhâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezayahükmolunur.” şeklinde yeniden düzenlenmiş, 28.3.2013gün ve 6455 sayılı Kanunun 66. maddesiyle 17. maddesinin birincifıkrası yürürlükten kaldırılmış,aynı Kanunun 64. maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesininikinci fıkrasında ise, “Bu Kanunun yayımı tarihindenönce işlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehehükümlerin uygulanması usulü 5252 sayılı Kanunun9 uncu maddesi hükmüne göre yapılır”hükmü yer almıştır.
4458 sayılıGümrük Kanunu’nun 235. maddesinde, “ Teminatalınmış olsa bile, gümrük işlemlerinebaşlanmadan veya bu işlemler bitirilip gümrük idaresininizni alınmadan antrepolardan veya gümrük idaresince eşyakonulmasına izin verilen yerlerden kısmen veya tamamen eşyaçıkarılması halinde, çıkarılaneşyanın ithalat veya ihracat vergilerinin yanı sıra,buvergilerin üç katı para cezası alınır ”denilmekte iken, madde;
“1.Serbestdolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkinolarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonrakontrol sonucunda;
a)Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerle ithalininyasaklanmış olduğunun tespiti halinde, eşyanıngümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra,gümrüklenmiş değerinin dört katı idari paracezası verilir.
b) (a)bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık maddeolması durumunda, idari para cezası; dökme halinde geleneşya için ton başına otuz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına altı yüzTürk Lirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışıedilir.
c)Eşyanın ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıyaveya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilikbelgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabideğilmiş veya belge alınmış gibi beyanedildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanın gümrükvergilerinin yanı sıra, eşyanın gümrüklenmişdeğerinin iki katı idari para cezası verilir.
d) (c)bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık maddeolması durumunda, idari para cezası; dökme halinde geleneşya için ton başına sekiz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz TürkLirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir.
2.İhracat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak,yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya kontrol sonucunda;
a)Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerleihracının yasaklanmış olduğunun tespiti halinde,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katıidari para cezası verilir.
b)Eşyanın ihracı, lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceğiuygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğu halde uygunluk veyeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmışgibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanıngümrüklenmiş değeri kadar idari para cezası verilir.
3.Yolcuların, gümrük mevzuatına göre kişisel vehediyelik eşya kapsamı dışında olup beyanlarınaaykırı olarak üzerlerinde, eşyası arasında veyataşıma araçlarında çıkan ya dabaşkasına ait olduğu halde kendi eşyasıymışgibi gösterdikleri eşyanın gümrük vergileri iki kat olarakalınır ve eşya sahibine teslim edilir. Gümrükvergileri ödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terkedilmiş sayılır.
4. Birincifıkranın (a) ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya el konularakmülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir ve eşya 177ila 180 inci madde hükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur. (Ekcümle: 18/1/2017 - 6770/12 md.) Kara, deniz ve hava ulaşımaraçları hakkında verilen el koyma kararları, buaraçların siciline şerh verilmek suretiyle icra olunarak elkoyma ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi işlemlerine devamedilir.
5.Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve transit rejimbeyanında bulunulan serbest dolaşımda olmayan eşyanın,beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste eşyaolduğunun tespiti halinde, farklı çıkan eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir ” şeklinde 28/3/2013 gün ve6455 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile yeniden düzenlenmeksuretiyle, 5607 sayılı Kanun’dakaçakçılık fiillerine ilişkin kabahatlerle ilgilidüzenlemeler tamamen ortadan kaldırılmış, 4458sayılı Kanun ile kaçakçılık fiillerineilişkin kabahatler yeniden düzenlenmiştir. Bu Kanun’un“ İtirazlar ” başlığı altında düzenlenen242.maddesinde ise, “1. Yükümlüler kendilerine tebliğedilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşıtebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üstmakama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçeile itiraz edebilir.
2. İdareyeintikal eden itirazlar otuz gün içinde karara bağlanarakilgili kişiye tebliğ edilir.
3. İtirazdilekçelerinin süresi içinde yanlış makamaverilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmışsayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır.
4. İtirazın reddi kararlarına karşıişlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerinebaşvurulabilir” hükmü yer almıştır. 30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun“Cumhuriyet savcısınınkarar verme yetkisi ” başlığınıtaşıyan 23. maddesinde, “(1) Cumhuriyet savcısı,kanunda açıkça hüküm bulunan hallerde bir kabahat dolayısıylaidarî yaptırım kararı vermeye yetkilidir. (2) Birsuç dolayısıyla başlatılan soruşturmakapsamında bir kabahatin işlendiğini öğrenmesi halindeCumhuriyet savcısı durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşunabildirebileceği gibi, kendisi de idarî yaptırımkararı verebilir. (3) Soruşturmakonusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılmasıhalinde Cumhuriyet savcısı bu nedenle idarî yaptırımkararı verir. Ancak, bunun için ilgili kamu kurum ve kuruluşutarafından idarî yaptırım kararı verilmemişolması gerekir” denilmiş; aynı Kanun’un“Başvuru yolu” başlığı altında düzenlenen27. maddesinin altıncı fıkrasında, “Soruşturmakonusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğugerekçesiyle idari yaptırım kararı verilmesi halinde;kovuşturmaya yer olmadığı kararına itirazedildiği takdirde, idari yaptırım kararına karşıbaşvuru da bu itiraz merciinde incelenir” ; 5252 sayılı“Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama ŞekliHakkında Kanun”un, “Lehe olan hükümlerinuygulanmasında usul ” başlığı altındadüzenlenen 9. maddesinde ise, “ ….. (3) Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunlarınilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortayaçıkan sonuçların birbirleriylekarşılaştırılması suretiyle belirlenir ”hükmü yer almıştır. Dosyanın incelenmesinden, İstanbul Kaçakçılıkİstihbarat ve Narkotik Gümrük Muhafaza Müdürlüğü’nce,5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunuuyarınca davacı hakkında yapılan soruşturmasırasında, TSE Avrupa Yakası İthalatMüdürlüğü tarafından ithalatınınmümkün olmadığı yönünde uygunsuzluk belgesiverilen eşyalarla ilgili sahte TSE uygunluk belgesi düzenlemeksuretiyle yurda eşya ithal ettiğinin tespit edilmesiüzerine yapılan ihbar sonucunda, davacının resmi belgedesahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle kamudavası açıldığı, ayrıca,“İthali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veyabelli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesinetabi olan eşyayı, aldatıcı işlem vedavranışlarla ithal etmek” eyleminin de kabahat olduğudeğerlendirilerek, davacıya 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3.maddesinin on birinci ve 4. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca196.900,00 TL idari para cezası verildiği anlaşılmıştır. 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise “idaripara cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkinidari yaptırım kararına karşı, kararıntebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beşgün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süreiçinde başvurunun yapılmamış olması halindeidari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleriyer almıştır. Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görev kurallarıkamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, 5607 sayılı Kanunun olay tarihindeyürürlükte bulunan maddesi ve yapılansoruşturma sırasında, soruşturma konusunun suçolmayıp, kabahat olduğu değerlendirilerek, 5326 sayılı Kanun uyarınca, CumhuriyetSavcısı tarafından davacıya verilen idari paracezasının, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu veKabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümlerinindikkate alınacağı, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca ve aynı maddenin altıncıfıkrasında, soruşturma konusu fiilin suç değil dekabahat oluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırımkararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığıkararına itiraz edildiği takdirde, idari yaptırımkararına karşı başvurunun da bu itiraz merciindeinceleneceği açıkça belirtildiğinden, 5607sayılı Kanun’un 28.3.2013 gün ve 6455sayılı Kanunun 64. maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesininikinci fıkrasında da, bu Kanunun yayımı tarihindenönce işlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehehükümlerin uygulanması usulünün 5252 sayılıKanunun 9. maddesi hükmüne göre yapılacağıbelirtildiğinden, davanın görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,İstanbul 9. İdare Mahkemesince yapılan başvurununkabulü ile, Büyük-çekmece 1. SulhCeza Mahkemesince verilen 10.6.2013 gün ve D.İşNo:2011/292 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç: Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle, İstanbul9. İdare Mahkemesince yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Büyükçekmece 1. Sulh CezaMahkemesince verilen 10.6.2013 gün ve D.İşNo:2011/292 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.02.2019gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye SüleymanHilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy