T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 68
KARAR NO : 2019 / 135
KARAR TR : 25.2.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararının davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Sompo Japan Sigorta A.Ş.
Vekilleri : Av. A.T. A., Av.B. B. I., Av.B. Ş.
Davalı : 1- Sakarya Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekilleri : Av. S. Ş., Av.M. A., Av.S. Ü. K.
Davalı : 2- Sapanca Belediye Başkanlığı(İdari Yargıda)
Vekili : Av. K.C.P.
O L A Y : Davacı vekili; müvekkili şirket ilearalarında kasko sigorta poliçesi tanzim edilmiş olanüçüncü şahsa ait 54 … 628 plakasayılı sigortalı araçsürücüsünün, 10.10.2015 tarihinde, Sapancaistikametine seyri sırasında, daha önceden sel sebebiyleçökmüş ve herhangi bir işaretleme ve levha olmayanalana düşmesi neticesinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle,fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 11.384,39 TL madditazminat tutarının, ödeme tarihi olan 07.12.2015 tarihindenitibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tazmin edilmesi istemiyle, Sakarya Büyükşehir BelediyeBaşkanlığına karşı idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Mahkemece, Sapanca Belediye Başkanlığıda hasım mevkiine alınmıştır.
SAKARYA1.İDARE MAHKEMESİ: 25.5.2017 gün ve E:2016/522, K:2017/614sayı ile, “(…) 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 19/01/2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde "işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazaların da bu Kanun hükümleriuygulanır”; Geçici 21.maddesinde ise, "Bu Kanunun 110uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek idare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz"düzenlemesine yer verilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı vekili tarafından,davacı şirket ile aralarında kasko sigorta poliçesitanzim edilmiş olan üçüncü şahsa ait 54 …628 plaka sayılı sigortalı araç sürücüsünün10.10.2015 tarihinde, Sapanca istikametine seyri sırasında, dahaönceden sel sebebiyle çökmüş ve herhangi birişaretleme ve levha olmayan alana düşmesi neticesinde meydana gelentrafik kazası nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklıkalarak 11.384,39 TL maddi tazminat tutarının ödeme tarihi olan07.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tazminedilmesi istemiyle bakılan davanın 29.04.2016 tarihindeaçıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. madde hükmünün; karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemlerikapsadığı ve kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ileçalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan hasar nedeniyle açılacaksorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılandavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 1340.2014 tarih, E.2014/871 K.2014/924sayılı kararı ile İstanbul Bölge idare MahkemesiDördüncü Kurulu’nun E:2015/2013 K:2015/19114sayılı kararları da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle; davanın görev yönünden reddine …” karar vermiş, bu kararistinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez, aynı istemle SakaryaBüyükşehir Belediye Başkanlığınakarşı adli yargı yerinde dava açmıştır.
SAKARYA5.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 31.1.2018 gün ve E:2017/274, K:2018/63sayı ile, “(…) Yapılan yargılama sonucunda tümdosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı sigortaşirketinin kasko sigorta sözleşmesi kapsamındasigortalısına ödemiş olduğu tazminatıdoğuran zararlandırıcı eyleme, davalı belediyeninkendisine verilmiş olan tedbirleri almayarak sebebiyet verdiğinibelirtilerek ödenen tazminatın iadesi istemiyle SakaryaBüyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhineaçılan davada, davalı yönünden hizmet kusurunadayanılmış olmaktadır. Bu sebeple öncelikledavanın hizmet kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığıve 2577 Sayılı Yasanın 2/1-b maddesi hükmügereğince " İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davalarının"çözümünde idari yargının görevliolması sebebiyle, öncelikle dava şartlarından olan yargıyolunun caiz olup olmadığı hususunun değerlendirilmesigerekmektedir.
Kamutüzel kişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilengörev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşanzararlar niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup,bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusuruna dayalı olarakaçılan davanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukukauygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, hizmet kusuru veya idareninsorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığınınbelirlenmesinin idare hukuku kuralları esas alınarak 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un2/1-b maddesinde sayılan tam yargı davasındaçözülmesinde idari yargı yerleri görevlidir.(Emsal:Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/907-1870 E.K. nolu,2016/9557-7631 E.K. Nolu, 2016/4721-7256 E.K. Nolu, 2016/539-6302 noluilamları.)
6100sayılı HMK.'nun 114/1-b maddesinde yargı yolunun caizolması dava şartlarından olup, re'sen dikkate alınmasızorunludur, davalının hizmet kusuruna dayanılarak davalıidare aleyhine açılan bu davada adli yargının yargıyolu bakımından görevsiz bulunması sebebiyle davanın,6100 Sayılı HMK.' nun 114/1-b maddesi delaletiyle, 6100Sayılı HMK.'nun 115/2 maddesi gereğince davanın davaşartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine kararvermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarda açıklanan nedenlerle;
Davanın,idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden, 6100sayılı HMK'nun 114/1-b maddesi uyarınca yargı yolunedeniyle USULDEN REDDİNE…” kararvermiş, bu karar istinaf yolunabaşvurulmaksızın kesinleşmiştir.
Davacı vekili, idari ve adli yargı yerlerinde ortayaçıkan olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 25.2.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; adli ve idari yargı yerleri arasında2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, ekinde idari yargı dosyasınınonaylı bir örneği ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda seyir halindeyken meydana gelen maddihasarlı trafik kazası sonucu hasara uğrayan sigortalıaracın uğradığı hasar bedelini karşılayansigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesiisteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklarave yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaretlevhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacışirket ile aralarında kasko sigorta poliçesi tanzimedilmiş olan üçüncü şahsa ait 54 … 628plaka sayılı sigortalı araçsürücüsünün 10.10.2015 tarihinde, Sapanca istikametineseyri sırasında, daha önceden sel sebebiyleçökmüş ve herhangi bir işaretleme ve levha olmayanalana düşmesi neticesinde meydana geldiği iddia edilen trafik kazasınedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 11.384,39 TLmaddi tazminat tutarının, olayın meydana gelmesinde kusurlu vesorumlu olan davalı idarece, ödeme tarihinden itibarenişleyecek avans faiziyle birlikte rücuen tazmini istemiylebakılan davanın açıldığıanlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı, özelhukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır.Bu durumda, idari yargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Sakarya 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin, 31.1.2018 gün veE:2017/274, K:2018/63 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Sakarya 5.AsliyeHukuk Mahkemesinin, 31.1.2018 gün ve E:2017/274, K:2018/63sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 25.2.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy