T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 91
KARAR NO : 2019 / 127
KARAR TR : 25.2.2019
ÖZET : Davacının, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde usta öğretici olarak çalışırken emekliye ayrıldığından bahisle kendisine kıdem tazminatı ödenmesi istemiyle açtığı davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A. B.
Vekili : Av.İ.E.
Davalı : Milli Eğitim Bakanlığı Vekili : Av. E.S. O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin, davalıBakanlık bünyesindeki Vakfıkebir Halk Eğitim MerkeziMüdürlüğüne bağlı olarak 1988-2011 tarihleriarasında, hizmet akdi ile kadrosuz mevsimlik işçistatüsünde usta öğretici olarakçalıştığını; sigortasınınödendiğini, tatil dönemlerinde usta öğreticilerinsigortaları ödenmediğinden müvekkilinindışarıdan da sigorta primi ödeyerek SGK’dan emekliolduğunu, buna rağmen fiilen çalışmışolduğu günler için kıdem tazminatınıalamadığını ifade ederek; fazlaya ilişkinhaklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 3.000,00.TLkıdem tazminatının dava tarihinden itibaren mevduata uygulananen yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle 6.6.2018tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır. TRABZON 2.İŞMAHKEMESİ: 1.11.2018 gün ve E:2018/186, K:2018/571 sayı ile, “(…)6100 Sayılı HMKnın 114. maddesinde dava şartlarısayılmıştır. Dava şartlarından ikinci sıradayargı yolunun caiz olması şartı yer almaktadır.Davalı Bakanlığa bağlı Halk Eğitim Merkezibünyesinde usta öğretici olarak çalışandavacı ile davalı kurum arasında iş sözleşmesibulunup bulunmadığı, ödenmeyen kıdem tazminatıalacağının tahsili istemi ile açılan davanınadli yargıda mı yoksa idari yargıda mıgörüleceği hususunun öncelikli olarak elealınması gerekir. 1739sayılı Milli Eğitim Temel Kanununun 47. maddesihükmüne göre, örgün ve yaygın eğitimkurumlarında ve hizmetiçi yetiştirme kurs, seminer vekonferanslarında uzman ve usta öğreticiler de geçici veyasürekli olarak görevlendirilebilir. Öğretim tür veseviyelerine göre uzman ve usta öğreticilerinseçimlerinde aranacak şartlar, görev ve yetkileri,yönetmeliklerle tespit edilir. Bu yasal düzenleme uyarıncaçıkarılan “Millî EğitimBakanlığı Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek DersGörevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta ÖğreticilerHakkında Yönetmeliğin” 5. maddesi gereğince“Uzman ve usta öğreticiler aşağıdakişekillerde görevlendirilirler; 1-Geçicipersonel olarak: Geçicipersonel olarak görevlendirilecek uzman ve usta öğreticiler ileyapılacak sözleşme esasları 657 sayılı DevletMemurları Kanununun 15/05/1975 gün ve 1897 sayılı Kanunun 1inci maddesi ile değiştirilen 4 üncü maddesine göreBakanlıkça hazırlanır. 2-Ek dersgörevi verilmesi yoluyla: 4üncü maddede belirtilen esaslara göre ek ders göreviverilmesi yoluyla görevlendirilecek uzman ve usta öğreticilere,657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 89 uncu maddesiuyarınca 1/12/2006 tarihli ve 2006/11350 sayılı Bakanlar KuruluKararı ile yürürlüğe konulan Millî EğitimBakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve EkDers Saatlerine İlişkin Kararda belirtilen miktarda ek dersgörevi verilebilir. Konu ile ilgili olarak; T.C. Çalışmave Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sosyal Sigortalar KurumuBaşkanlığı, Sigorta İşleri GenelMüdürlüğü, Sigorta Primleri DaireBaşkanlığı’nca yayınlanan “UstaÖğreticiler” Konulu 16/02/2004 Tarih ve 101572 sayılı16 -309 Ek sayılı Genelgesinde ise “Çıraklıkve Halk Eğitim Merkezlerinde herhangi bir kadroya bağlıolmaksızın ders ücreti karşılığındaçalışan usta öğreticilerin 657 sayılıKanunun 89. maddesine göreçalıştırıldıkları, geçici personelstatüsünde bulundukları, İş Kanununa tâbiolmadıkları belirtilmiş, bu nedenle anılan kişilereödenen ücretlerden 4447 sayılı İşsizlikSigortası Kanununun (4571 sayılı Kanun iledeğiştirilen) 46. maddesi hükmü gereğinceişsizlik sigortası priminin kesilmemesinin uygungörüldüğü bildirilmiştir. 4857Sayılı İş Kanununun 2. maddesine göre;“işçi” bir iş sözleşmesine dayanarakçalışan gerçek kişi olaraktanımlanmaktadır. İşçi sıfatınınkazanılması iş akdinin varlığınadayandığından, her şeyden önce ortada taraflarınserbest iradeleriyle kabul edilmiş bir sözleşme ilişkisininbulunması zorunludur. İş Kanununa göre işçisayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasındaiş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan hertürlü hak iddialarından doğan hukukuyuşmazlıklarının çözüm görevi 7036sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5.maddesi uyarıncaiş mahkemelerine verilmiştir. Çalışmailişkisinin iş sözleşmesine, idarece yapılan birgörevlendirmeye veya idari sözleşmeye dayalı olupolmadığının tespiti, sonuç itibariyle yargıyolunu da belirleyecektir. Niteliği itibariyle bir özel hukuksözleşmesi olan iş sözleşmesinde taraflar,yasaların öngördüğü sınırlariçinde sözleşmenin konusunu, amacını,biçimini, bağlantı kuracakları kişileriserbestçe seçebilirler. Buna karşılıkistihdamın idari sözleşme, görevlendirme veya atamasuretiyle yapılması durumunda, çalışmailişkisinin çerçevesini oluşturan yasal mevzuattarafların hareket serbestisini kısıtlamakta ve kişileristatü hukukuna tabi kılmaktadır. Bu nedenledir ki, özelhukuk sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar adliyargıda, idarece yapılan görevlendirmelerden ve atamalardandoğan uyuşmazlıklar ise idari yargıdaçözümlenmektedir." açıklamasınıngetirildiği, bu bilgiler doğrultusunda somut olayabakıldığında davacının ders ücretkarşılığı kadrosuz usta öğretici olarakValilik onayı ile davalı Bakanlık bünyesindeki Trabzon HalkEğitim Merkezi Müdürlüğündegörevlendirildiği, ücretlerinin 657 Sayılı DevletMemurları Kanununun 89. maddesine uygun olarak Bakanlar Kuruluncaçıkarılan kararlar uyarınca MaliyeBakanlığınca belirlenen ücretler üzerindenödendiği, taraflar arasında iş sözleşmesibulunmadığı, aralarındaki ilişkinin statühukukuna tabi olduğu anlaşıldığına göre;davacının 506 sayılı Kanun gereğince sosyalgüvenlik hukuku açısından Sosyal Sigortalar Kurumunaprimlerinin yatırılmış olmasının işsözleşmesi ile çalıştığıanlamına gelmeyeceği de dikkate alınarak, taraflararasındaki uyuşmazlığın çözümününiş mahkemesinin görev alanına girmediği sonucunavarılarak yargı yolunun caiz olmaması nedeni ile davanıngörev yönünden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdakihüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Uyuşmazlığın İdari Yargının görevalanına girmesi nedeniyle 6100 sayılı HMK 'nun 114/1-b ve 115/2maddeleri gereğince davanın USULDEN REDDİNE…”karar vermiş, bu karar istinaf yolunabaşvurulmaksızın kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere1.000,00 TL kıdem tazminatın işten ayrılarak emekliolduğu tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ilebirlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. TRABZONİDARE MAHKEMESİ:17.12.2018 gün ve E:2018/1399 sayı ile,“(…) 506 Sayılı SosyalSigortalar Kanunu’nun 2. maddesinde “Bir hizmet akdine dayanarakbir veya birkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalısayılırlar...” denilmiş, aynı Yasanın“Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri”Başlıklı 134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasındandoğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya budavalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür”hükmüne yer verilmiş; 506 sayılı yasahükümleri 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.5510 sayılı Kanunun 3. maddesinde; kısa ve/veya uzun vadelisigorta kollan bakımından adına prim ödenmesi gereken veyakendi adına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olaraktanımlanmış; 79.madde ile başlayan DördüncüKısmında, primlere ilişkin hükümlere yerverilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksine hükümbulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür” denilmiştir. Öteyandan, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 1. maddesinde,Kanunun amacının, işverenler ile bir işsözleşmesine dayanarak çalıştırılanişçilerin çalışma şartları veçalışma ortamına ilişkin hak vesorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş; aynızamanda, bakılan davanın da konusunu oluşturan“İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi” hususunaKanunun 8.maddesi ve devamında, kıdem tazminatı, ücretliizin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük vehaklara ilişkin hususlara ise Kanunun değişik maddelerinde yerverilmiştir. Diğertaraftan; 12.10.2017 gün ve 30221 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren, 7036 sayılıİş Mahkemeleri Kanunu’nun; "İş mahkemelerininkuruluşu" başlıklı 2. maddesinde, “İşmahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlugörüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesiderecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülenyerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihlive 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ileBölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve YetkileriHakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir. İşdurumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerininbirden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır.İhtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelenişlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak,daireler arasındaki iş dağılımı Hâkimler veSavcılar Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar ResmîGazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmakzorundadır. İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bumahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliyehukuk mahkemesince, bu Kanundaki usul ve esaslara görebakılır." denilmiş, "Dava şartı olarakarabuluculuk" başlıklı 3/1. maddesinde; " Kanuna,bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayananişçi veya işveren alacağı ve tazminatıile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuyabaşvurulmuş olması dava şartıdır..."denilmiş, "Görev" başlıklı 5. maddesinde;" İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabigazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihlive 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinciKısmının Altıncı Bölümündedüzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ileişveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisinedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlühukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari para cezalarınaitirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncümaddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzereSosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun tarafolduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklananuyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda iş mahkemeleriningörevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin davave işlere bakar" denilmiştir. Aynı Kanun'un"Geçici Hükümleri" başlıklıGeçici 1. Maddesinde; "Mülga 5521 sayılı Kanungereğince kurulan iş mahkemeleri, bu Kanun uyarıncakurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bu maddeninyürürlüğe girdiği tarihten önceaçılmış olan davalar, açıldıklarımahkemelerde görülmeye devam olunur. Bu Kanunun dava şartıolarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, buhükümlerin yürürlüğe girdiği tarihitibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ileYargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.Başka mahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla işmahkemelerinin görev alanına dâhil edilen dava ve işler,iş mahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemelertarafından görülmeye devam olunur. İlk derece mahkemeleritarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtenönce verilen kararlar, karar tarihindeki kanun yoluna ilişkinhükümlere tabidir. " hükmüne yer verilmiştir. Dosyakapsamında yapılan incelemede; davacının Trabzon HalkEğitim Merkezi'ne bağlı olarak 1988-2011 yıllarıarasında Vakfıkebir ilçesi Halk Eğitim Merkezi'ndeücretli usta öğretici olarakçalıştığı; davanın, fiilençalışmış olduğu günler için 1.000,00-TLkıdem tazminatının emekli olduğu tarihten itibaren enyüksek mevduat faizi uygulanmak suretiyle ödenmesi istemiyleaçıldığı anlaşılmıştır. Davacının,idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilenkıdem tazminatının İş Kanunu’ndan kaynaklananhaklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığınözel hukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Mahkememizin görevine girmeyen ve Trabzon 2. İşMahkemesi'nin 01/11/2018 tarihli ve E:2018/186, K:2018/571 sayılıkararıyla görevsizlik kararı verilen bu davada görevlimahkemenin belirlenmesi için dava dosyasının 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncaUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine, UyuşmazlıkMahkemesince bir karar verilinceye kadar yargılamanın ertelenmesine…” karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 25.2.2019günlü toplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, idari yargı dosyasıile birlikte adli yargı dosyası da temin edilmek sureti ile 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesinde öngörülen şekildebaşvurulduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Vakfıkebir Halk Eğitim MerkeziMüdürlüğünde usta öğretici olarakçalışırken emekliye ayrılan davacının, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik adliyargıda 3.000,00TL, idari yargıda 1.000,00-TL kıdemtazminatının faizi ile birlikte ödenmesi istemiyleaçılmıştır. 506 SayılıSosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. maddesinde “Bir hizmet akdinedayanarak bir veya birkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalısayılırlar…” denilmiş, aynı Yasanın“Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri”Başlıklı 134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasındandoğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya budavalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür”hükmüne yer verilmiş; 506 sayılı yasahükümleri 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlüktenkaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanunun3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kollarıbakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendiadına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olaraktanımlanmış; 79.madde ile başlayan DördüncüKısmında, primlere ilişkin hükümlere yerverilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksine hükümbulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür” denilmiştir. Öte yandan, 4857sayılı İş Kanunu’nun 1.maddesinde, Kanununamacının, işverenler ile bir işsözleşmesine dayanarak çalıştırılanişçilerin çalışma şartları veçalışma ortamına ilişkin hak vesorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş;“İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi” hususunaKanunun 8.maddesi ve devamında, kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklananyükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanunundeğişik maddelerinde yer verilmiştir. Diğer taraftan;12.10.2017 gün ve 30221 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren, 7036 sayılı İşMahkemeleri Kanunu’nun; "İşmahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesinde, “(1)İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlugörüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesiderecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülenyerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihlive 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ileBölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve YetkileriHakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir. (2) İşdurumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerininbirden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu dairelernumaralandırılır. İhtisaslaşmanınsağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu veniteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki işdağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulutarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’deyayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır. (3) İşmahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görevalanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, buKanundaki usul ve esaslara göre bakılır." denilmiş, "Davaşartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3/1.maddesinde; " (1) Kanuna,bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçiveya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iadetalebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuşolması dava şartıdır..." denilmiş, "Görev"başlıklı 5. maddesinde; " (1)İş mahkemeleri; a) 5953sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabigemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İşKanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı TürkBorçlar Kanununun İkinci Kısmının AltıncıBölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğanher türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari paracezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariçolmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İşKurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatındankaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğerkanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilenuyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar"denilmiştir. Aynı Kanun'un"Geçici Hükümleri" başlıklıGeçici 1. maddesinde; "(1) Mülga5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, buKanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bumaddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceaçılmış olan davalar, açıldıklarımahkemelerde görülmeye devam olunur. (2) Bu Kanunun davaşartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, buhükümlerin yürürlüğe girdiği tarihitibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ileYargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz. (3) Başkamahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemeleriningörev alanına dâhil edilen dava ve işler, işmahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemelertarafından görülmeye devam olunur. (4) İlk derece mahkemeleritarafından bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtenönce verilen kararlar, karar tarihindeki kanun yoluna ilişkinhükümlere tabidir. " hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamındayapılan incelemede; davacının Vakfıkebir Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğübünyesinde1988-2011 tarihleri arasında usta öğretici olarakçalıştığı, davanın, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla şimdilik, adli yargı yerinde3.000,00TL, idari yargı yerinde ise 1.000,00-TL kıdemtazminatının faizi ile birlikte ödenmesiistemiyle açıldığıanlaşılmıştır. Davacının,idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdemtazminatının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardanolduğu dikkate alındığında,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Trabzon İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Trabzon 2.İşMahkemesinin, 1.11.2018 gün ve E:2018/186, K:2018/571 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Trabzon İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Trabzon 2.İş Mahkemesinin, 1.11.2018 günve E:2018/186, K:2018/571 sayılı GÖREVSİZLİK KARARIN KALDIRILMASINA, 25.2.2019 günündeOY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy