T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 883
KARAR NO : 2019 / 30
KARAR TR : 28.1.2019
ÖZET : Davacının, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde usta öğretici olarak çalışırken emekliye ayrıldığından bahisle kendisine kıdem tazminatı ödenmesi istemiyle açtığı davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : L. E.
Vekili : Av.İ.E.
Davalı : Milli Eğitim Bakanlığı Vekili : Av. E.S. O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin, davalıBakanlık bünyesindeki Maçka Halk Eğitim MerkeziMüdürlüğüne bağlı olarak 1986-2016 tarihleriarasında, hizmet akdi ile kadrosuz mevsimlik işçistatüsünde usta öğretici olarakçalıştığını; sigortasınınödendiğini, tatil dönemlerinde usta öğreticilerinsigortaları ödenmediğinden müvekkilinindışarıdan da sigorta primi ödeyerek SGK’dan emekliolduğunu, buna rağmen fiilen çalışmışolduğu günler için kıdem tazminatınıalamadığını ifade ederek; fazlaya ilişkin haklarınınsaklı kalması kaydı ile şimdilik 3.000,00.TL kıdemtazminatının emeklilik nedeniyle iştenayrıldığı tarihten itibaren mevduata uygulanan enyüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle 4.10.2017tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır. TRABZON 2.İŞ MAHKEMESİ; 18.9.2018gün ve E:2017/330, K:2018/449 sayı ile,“(…)6100 Sayılı HMK nın 114. maddesinde davaşartları sayılmıştır. Dava şartlarındanikinci sırada yargı yolunun caiz olması şartı yeralmaktadır. Davalı Bakanlığa bağlı HalkEğitim Merkezi bünyesinde usta öğretici olarakçalışan davacı ile davalı kurum arasındaiş sözleşmesi bulunup bulunmadığı, ödenmeyenkıdem tazminatı alacağının tahsili istemi ileaçılan davanın adli yargıda mı yoksa idariyargıda mı görüleceği hususunun öncelikli olarakele alınması gerekir. 1739sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 47. maddesihükmüne göre, örgün ve yaygın eğitimkurumlarında ve hizmetiçi yetiştirme kurs, seminer vekonferanslarında uzman ve usta öğreticiler de geçici veyasürekli olarak görevlendirilebilir. Öğretim tür veseviyelerine göre uzman ve usta öğreticilerinseçimlerinde aranacak şartlar, görev ve yetkileri,yönetmeliklerle tespit edilir. Bu yasal düzenleme uyarıncaçıkarılan “Millî EğitimBakanlığı Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek DersGörevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta ÖğreticilerHakkında Yönetmeliğin” 5. maddesi gereğince“Uzman ve usta öğreticiler aşağıdakişekillerde görevlendirilirler; 1-Geçicipersonel olarak: Geçicipersonel olarak görevlendirilecek uzman ve usta öğreticiler ileyapılacak sözleşme esasları 657 sayılı DevletMemurları Kanununun 15/05/1975 gün ve 1897 sayılı Kanunun 1inci maddesi ile değiştirilen 4 üncü maddesine göre Bakanlıkçahazırlanır. 2-Ek dersgörevi verilmesi yoluyla: 4üncü maddede belirtilen esaslara göre ek ders göreviverilmesi yoluyla görevlendirilecek uzman ve usta öğreticilere,657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 89 uncu maddesiuyarınca 1/12/2006 tarihli ve 2006/11350 sayılı Bakanlar KuruluKararı ile yürürlüğe konulan Millî Eğitim BakanlığıYönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerineİlişkin Kararda belirtilen miktarda ek ders görevi verilebilir.Konu ile ilgili olarak; T.C. Çalışma ve Sosyal GüvenlikBakanlığı, Sosyal Sigortalar KurumuBaşkanlığı, Sigorta İşleri Genel Müdürlüğü,Sigorta Primleri Daire Başkanlığı"nca yayınlanan“Usta Öğreticiler" Konulu 16/02/2004 Tarih ve 101572sayılı 16 -309 Ek sayılı Genelgesinde ise,“Çıraklıkve Halk Eğitim Merkezlerinde herhangi bir kadroya bağlıolmaksızın ders ücreti karşılığındaçalışan usta öğreticilerin 657 sayılıKanunun 89. maddesine göreçalıştırıldıkları, geçici personelstatüsünde bulundukları, İş Kanununa tâbiolmadıkları belirtilmiş, bu nedenle anılan kişilereödenen ücretlerden 4447 sayılı İşsizlikSigortası Kanununun (4571 sayılı Kanun iledeğiştirilen) 46. maddesi hükmü gereğinceişsizlik sigortası priminin kesilmemesinin uygungörüldüğü bildirilmiştir. 4857sayılı İş Kanununun 2. maddesine göre;“işçi” bir iş sözleşmesine dayanarakçalışan gerçek kişi olarak tanımlanmaktadır.İşçi sıfatının kazanılması işakdinin varlığına dayandığından, her şeydenönce ortada tarafların serbest iradeleriyle kabul edilmiş birsözleşme ilişkisinin bulunması zorunludur. İşKanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veyaişveren vekilleri arasında iş sözleşmesinden veyaİş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarındandoğan hukuk uyuşmazlıklarının çözümgörevi 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5.maddesiuyarınca iş mahkemelerine verilmiştir. Çalışmailişkisinin iş sözleşmesine, idarece yapılan birgörevlendirmeye veya idari sözleşmeye dayalı olupolmadığının tespiti, sonuç itibariyle yargıyolunu da belirleyecektir. Niteliği itibariyle bir özel hukuksözleşmesi olan iş sözleşmesinde taraflar,yasaların öngördüğü sınırlariçinde sözleşmenin konusunu, amacını,biçimini, bağlantı kuracakları kişileriserbestçe seçebilirler. Buna karşılıkistihdamın idari sözleşme, görevlendirme veya atamasuretiyle yapılması durumunda, çalışmailişkisinin çerçevesini oluşturan yasal mevzuattarafların hareket serbestisini kısıtlamakta ve kişileristatü hukukuna tabi kılmaktadır. Bu nedenledir ki, özelhukuk sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar adliyargıda, idarece yapılan görevlendirmelerden ve atamalardandoğan uyuşmazlıklar ise idari yargıdaçözümlenmektedir." açıklamasınıngetirildiği, bu bilgiler doğrultusunda somut olayabakıldığında davacının ders ücretkarşılığı kadrosuz usta öğretici olarak Valilikonayı ile davalı Bakanlık bünyesindeki Trabzon HalkEğitim Merkezi Müdürlüğündegörevlendirildiği, ücretlerinin 657 Sayılı DevletMemurları Kanununun 89. maddesine uygun olarak Bakanlar Kuruluncaçıkarılan kararlar uyarınca MaliyeBakanlığınca belirlenen ücretler üzerindenödendiği, taraflar arasında iş sözleşmesibulunmadığı, aralarındaki ilişkinin statü hukukunatabi olduğu anlaşıldığına göre;davacının 506 sayılı Kanun gereğince sosyalgüvenlik hukuku açısından Sosyal Sigortalar Kurumunaprimlerinin yatırılmış olmasının işsözleşmesi ile çalıştığıanlamına gelmeyeceği de dikkate alınarak, taraflar arasındakiuyuşmazlığın çözümünün işmahkemesinin görev alanına girmediği sonucuna varılarakyargı yolunun caiz olmaması nedeni ile davanın görevyönünden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdakihüküm tesis edilmiştir.. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Yargıyolunun caiz olmaması nedeniyle 6100 sayılı HMK 'nun 114/1 -b ve115/2 maddeleri gereğince davanın USULDEN REDDİNE...” karar vermiş, bu karar istinaf yolunabaşvurulmaksızın kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere1.000,00 TL kıdem tazminatın işten ayrılarak emekliolduğu tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ilebirlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. TRABZON İDARE MAHKEMESİ; 25.10.2018 gün veE:2018/1271 sayı ile, “(…)506 Sayılı SosyalSigortalar Kanunu’nun 2. maddesinde “Bir hizmet akdine dayanarakbir veya birkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalısayılırlar...” denilmiş, aynı Yasanın“Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri”Başlıklı 134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasındandoğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya budavalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür”hükmüne yer verilmiş; 506 sayılı yasahükümleri 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlüktenkaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanunun 3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımındanadına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesigereken kişi sigortalı olarak tanımlanmış; 79. maddeile başlayan Dördüncü Kısmında, primlereilişkin hükümlere yer verilmiş; 101. maddesinde “Bukanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür” denilmiştir. Öteyandan, 4857 sayılı İş Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının, işverenler ile bir iş sözleşmesinedayanarak çalıştırılan işçilerinçalışma şartları ve çalışmaortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemekolduğu belirtilmiş; aynı zamanda, bakılan davanın dakonusunu oluşturan “İş Sözleşmesi, Türlerive Feshi” hususuna Kanunun 8.maddesi ve devamında; kıdemtazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklananyükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise, Kanunundeğişik maddelerinde yer verilmiştir. Diğertaraftan; 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1.maddesinde, “İş Kanununa göre işçisayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci maddesininÇ, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerdeçalışanlar hariç) işveren veya işverenvekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan hertürlü hak iddialarından doğan hukukuyuşmazlıklarının çözülmesi ilegörevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemelerikurulur. Bu mahkemeler: A)(Mülga: 18/10/2012-6356/81 md.) B)İşçi Sigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerinekaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğanitiraz ve davalara da bakarlar. İşmahkemesi kurulmamış olan yerlerdeki bu davalara o yerdegörevlendirilecek mahkeme tarafından, temsilci üyeler alınmaksızın,bu kanundaki esas ve usullere göre bakılır. Fiili vehukuki imkansızlıklar dolayısıyla iş mahkemesinintoplu olarak görevini yapamadığı hallerde deyukarıdaki fıkra hükmü uygulanır. (Ekfıkra: 2/7/2012-6352/39 md.) Birden fazla iş mahkemesi bulunanyerlerde, sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan davalarıngörüleceği iş mahkemeleri, Hâkimler ve SavcılarYüksek Kurulu tarafından belirlenebilir.” denilmiştir. Dosyakapsamında yapılan incelemede; davacının 1986-2016yılları arasında Trabzon Maçka Halk EğitimMerkezi Müdürlüğü'nde hizmet akdi ile kadrosuzmevsimlik işçi statüsünde usta öğretici olarakçalıştığı, emekli olması sonrasındaçalıştığı günkarşılığı olarak kıdem tazminatıalamadığından, mahrum kalınan tazminatın ödenmesiyönünde karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmıştır. Davacının,506 sayılı Kanun yürürlükte iken mahalli mülkiamirin tasarrufu ile çalıştığı, idareylearasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdemtazminatının İş Kanunu'ndan kaynaklanan haklardanolduğu dikkate alındığında,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda,davacı tarafından talep edilen kıdem tazminatınailişkin uyuşmazlığın görüm veçözümünde adli yargı görevlibulunmaktadır. Açıklanannedenlerle, Mahkememizin görevine girmeyen ve Trabzon 2.İşMahkemesince görevsizlik kararı verilen bu davada görevlimahkemenin belirlenmesi için dava dosyasının 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncaUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine,Uyuşmazlık Mahkemesince bir karar verilinceye kadaryargılamanın ertelenmesine…” kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 28.1.2019 günlütoplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, idari yargı dosyasıile birlikte adli yargı dosyası da temin edilmek sureti ile 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülenşekilde başvurulduğu ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığından,adli ve idari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Maçka Halk Eğitim MerkeziMüdürlüğünde usta öğretici olarakçalışırken emekliye ayrılan davacının, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik adliyargıda 3.000,00TL, idari yargıda 1.000,00-TL kıdemtazminatının faizi ile birlikte ödenmesi istemiyleaçılmıştır. 506 SayılıSosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. maddesinde “Bir hizmet akdinedayanarak bir veya birkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalısayılırlar…” denilmiş, aynı Yasanın“Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri” Başlıklı134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasından doğanuyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalarabakmakla görevli mahkemelerde görülür”hükmüne yer verilmiş; 506 sayılı yasahükümleri 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlüktenkaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanunun3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kollarıbakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendiadına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olaraktanımlanmış; 79.madde ile başlayan DördüncüKısmında, primlere ilişkin hükümlere yerverilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksine hükümbulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür” denilmiştir. Öte yandan, 4857sayılı İş Kanunu’nun 1.maddesinde, Kanununamacının, işverenler ile bir işsözleşmesine dayanarak çalıştırılanişçilerin çalışma şartları veçalışma ortamına ilişkin hak vesorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş;“İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi” hususunaKanunun 8.maddesi ve devamında, kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklananyükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanunundeğişik maddelerinde yer verilmiştir. Diğer taraftan;12.10.2017 gün ve 30221 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren, 7036 sayılı İşMahkemeleri Kanunu’nun; "İşmahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesinde, “(1)İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlugörüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesiderecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülenyerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihlive 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ileBölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve YetkileriHakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir. (2) İşdurumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerininbirden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu dairelernumaralandırılır. İhtisaslaşmanınsağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu veniteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki işdağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulutarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’deyayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır. (3) İşmahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görevalanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, buKanundaki usul ve esaslara göre bakılır." denilmiş, "Davaşartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3/1.maddesinde; " (1) Kanuna,bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçiveya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iadetalebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuşolması dava şartıdır..." denilmiş, "Görev"başlıklı 5. maddesinde; " (1)İş mahkemeleri; a) 5953sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabigemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İşKanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı TürkBorçlar Kanununun İkinci Kısmının AltıncıBölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğanher türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari paracezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariçolmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İşKurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatındankaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğerkanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilenuyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar"denilmiştir. Aynı Kanun'un"Geçici Hükümleri" başlıklıGeçici 1. maddesinde; "(1) Mülga5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, buKanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bumaddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceaçılmış olan davalar, açıldıklarımahkemelerde görülmeye devam olunur. (2) Bu Kanunun davaşartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, buhükümlerin yürürlüğe girdiği tarihitibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ileYargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz. (3) Başkamahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemeleriningörev alanına dâhil edilen dava ve işler, işmahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemelertarafından görülmeye devam olunur. (4) İlk derecemahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanunyoluna ilişkin hükümlere tabidir. " hükmüne yerverilmiştir. Dosya kapsamındayapılan incelemede; davacının Maçka Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğübünyesinde1986-2016 tarihleri arasında usta öğretici olarakçalıştığı, 15.2.2016 tarihi itibariyle yaşlılıkaylığı almaya başladığı; davanın, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla şimdilik, adli yargı yerinde3.000,00TL, idari yargı yerinde ise 1.000,00-TL kıdemtazminatının faizi ile birlikte ödenmesiistemiyle açıldığıanlaşılmıştır. Davacının,idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdemtazminatının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardanolduğu dikkate alındığında,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Trabzon İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile Trabzon 2.İşMahkemesinin, 18.9.2018 gün ve E:2017/330, K:2018/449 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Trabzon İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Trabzon 2.İş Mahkemesinin, 18.9.2018 günve E:2017/330, K:2018/449 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 28.1.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy