T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/812
KARAR NO : 2019/51
KARAR TR: 28.01.2019
ÖZET : Bülent Ecevit Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Diş Hekimliği Uygulama ve Araştırma Merkez Müdürlüğü'nde doktor öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 40. maddesi uyarınca fiili hizmet süresi zammından yararlandırılması için yapılan başvurununreddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : G.G.
Vekili : Av.Ş.D.
Davalılar : 1-B.E. ÜniversitesiRektörlüğü
Vekili :Av. A.A.
2-Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekili :Av. M.Ö.
O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; müvekkilinin, B.E. ÜniversitesiDiş Hekimliği Fakültesi Diş Hekimliği Uygulama veAraştırma Merkez Müdürlüğü'nde doktor öğretimüyesi olarak görev yapmakta olduğunu; 1.10.2008 tarihindeyürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 40.maddesi 2.fıkrasının 11. bendinde yer alan fiili hizmet süresizammı hükümlerinden yararlanmak istemiyle idareye başvurudabulunduğunu; iyonizan radyasyona maruz kaldığı içinfiili hizmet süresi zammından faydalandırılmasıtalebiyle yaptığı başvurunun reddine dair 25/05/2018 tarihve 99556808/900 sayılı işlemin iptali istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır.
Davalı Üniversite Rektörlüğü vekili ileSosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilidilekçesinde, davacının 2013 yılındaatamasının yapıldığı; 5510 sayılı Yasakapsamında işlemlerinin yürütüldüğü ve5510 sayılı Yasa gereğince açılan davalarınadli yargı yerinde görülmesi gerektiği yolunda savunmavererek, görev itirazında bulunmuştur.
ZONGULDAK İDARE MAHKEMESİ : 7.8.2018 gün veE:2018/643 sayı ile, Bülent Ecevit Üniversitesi DişHekimliği Fakültesi Diş Hekimliği Uygulama veAraştırma Merkez Müdürlüğü'nde doktoröğretim üyesi olarak görev yapan davacının,iyonizan radyasyona maruz kaldığı için fiili hizmetsüresinden faydalandırılması talebiyleyaptığı başvurunun reddine dair 25/05/2018 tarih ve 99556808/900sayılı işlemin iptali istemiylebakılan davanınaçıldığı; bu durumda, davacı tarafındanaçılan davanın idari yargının görevalanına giren bir iptal davası olduğuanlaşıldığından, davanınçözümünde idare mahkemelerinin görevli olduğusonucuna varıldığı gerekçesiyle davalı idareningörev itirazının reddine karar vermiştir.
Davalı Üniversite vekili süresi içerisindeverdiği dilekçe ile, adli yargı yararına olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasıistemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınabaşvuruda bulunmuştur.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI: "... 5510sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncememur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaktaolanların, daha önce olduğu üzere 5434 sayılıKanun hükümlerine tabi olacakları gibi, bunlarınemeklilikleri bakımından da aynı Kanun hükümlerininuygulanmaya devam edileceği; ancak, bu Kanununyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğianlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık Mahkemesinin 30/12/2013 tarihli ve 2013/1150-1765sayılı kararında da aynı hususlarınvurgulandığı görülmektedir.
Olayda, davacının atamasınınyapıldığı 20/06/2013 tarihinde 5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmiş olduğuanlaşıldığından, fiili hizmet süresizammından faydalandırılması istemiyleyaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemekarşı açılan davaya 5510 sayılı Kanundakiaçık düzenleme gereğince adli yargı yerindebakılması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, açılan davanın adliyargı yerinde görüm ve çözümügerekmektedir.
KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle 2247sayılı Kanunun 10. ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına,dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınagönderilmesine ..." karar vermiştir.
Başkanlığımızca, 2247 sayılıYasanın 13. maddesine göre DanıştayBaşsavcısı’nın da yazılıdüşüncesi istenilmiştir.
DANIŞTAY BAŞSAVCISI: "... 5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerinetabi sigortalı sayılacağı ve haklarında 5434sayılı Kanunun değil 5510 sayılı Kanununöngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Bu durumda 5510 sayılı Yasanınyürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defaaçıktan atanma ile kamuda göreve başlayandavacının, fiili hizmet süresi zammındanyararlandırılması istemiyle yaptığıbaşvurunun reddine ilişkin işleme karşıaçılan davanın, anılan Yasanın 101. maddesiuyarınca görüm ve çözümünün adliyargının görevine girdiği sonucunaulaşılmaktadır.
Kaldı ki aynı konuda başka bir davada ortayaçıkan olumlu görev uyuşmazlığındaUyuşmazlık Mahkemesince verilen 13.10.2014 tarih ve E:2014/781,K:2014/894 sayılı kararda bu yöndedir.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, 2247 sayılıKanunun 13 üncü maddesi uyarınca yapılan başvurununkabulü gerektiği düşünülmektedir."şeklinde görüş vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 28.01.2019günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Başvuru yazısı ve davadosyası örneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalıRektörlük vekilinin, anılan Yasanın 10/2 maddesindeöngörülen yönteme uygun olarak yaptığıgörev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilensüre içinde başvuruda bulunması üzerineYargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nca, 10. maddedeöngörülen biçimde, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, Bülent Ecevit Üniversitesi Diş HekimliğiFakültesi Diş Hekimliği Uygulama ve Araştırma MerkezMüdürlüğü'nde doktor öğretim üyesiolarak görev yapan davacı tarafından, 5510 sayılıSosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 40.maddesi uyarınca fiili hizmet süresi zammındanyararlandırılması için yapılan başvurununreddine ilişkin işlemin iptali istemiyleaçılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının O.M.Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde açıktanatanma ile 20.06.2013 tarihinde Araştırma Görevlisi olarakgöreve başladığı, görev süresinin sonaermesi ile 22.06.2016 tarihinde görevinden ayrıldıktan sonra budefa tekrar açıktan atama ile B.E. Üniversitesi DişHekimliği Fakültesine yardımcı doçent olarakatanarak 13.02.2017 tarihinde göreve başladığı ve halenaynı Üniversitede görevine devam eden davacının,diş röntgeni çekmek suretiyle iyonizan radyasyona maruzkaldığını ileri sürerek, 5434 sayılıYasanın 32. maddesi (h) bendi uyarınca fiili hizmet süresizammından yararlandırılması istemiyleyaptığı başvurunun 5510 sayılı Yasa uyarıncafiili hizmet süresi zammından yararlanamayacağı nedeniylereddi üzerine bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu’nun: “Fiilî hizmet süresizammı” başlıklı 40. maddesinde; "(Değişik: 17/4/2008-5754/25 md.) Aşağıda belirtilenişyerlerinde ve işlerde 4 üncü maddenin birincifıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaçalışan sigortalıların prim ödeme günsayılarına, bu işyerlerinde ve işlerde geçençalışma sürelerinin her 360 günü içinkarşılarında gösterilen gün sayılan, fiilîhizmet süresi zammı olarak eklenir. 360 günden eksiksürelere ait fiilî hizmet süresi zammı, 360 güniçin eklenen fiilî hizmet süresi ile orantılıolarak belirlenir. Çalışmanın fiili hizmet süresizammı kapsamında değerlendirilebilmesi için, tablonun(13) ve (14) numaralı sıralarında belirtilen sigortalılarhariç sigortalının kapsamdaki işyerleri ile birliktebelirtilen işlerde fiilen çalışması ve sözkonusu işlerin risklerine maruz kalması şarttır. (Ekcümle: 10/9/2014-6552/42 md.) Tablonun (10) numaralısırasında belirtilen sigortalıların, fiili hizmetsüresi zammından yararlandırılacakları dönemiçinde kalan; yıllık ücretli izin, sıhhi izin, haftatatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile eğitim, kurs,iş öncesi ve sonrası hazırlık sürelerinde fiilençalışma ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalmaşartı aranmaz.
Aşağıdaki bentlerden birden fazlasına dahil olanlariçin, en yüksek olan bentten fiilî hizmet süresizammı uygulanır.
…
11)Radyoaktifve Doğal ve yapay radyoaktif, radyoiyonizan maddeler
radyoiyonizan maddelerle veyabütün diğer korpüsküler emanasyon kaynakları
yapılanişler ile yapılan işlerde çalışanlar.…
Bu maddenin birinci fıkrası hükmüne görehesaplanan fiilî hizmet süresi zammı, yukarıdaki tablonun(13) ve (14) numaralı sırasında yer alan sigortalılariçin sekiz, diğer sigortalılar için beşyılı geçmemek üzere uzun vadeli sigorta kollanuygulamasında prim ödeme gün sayısına eklenir. Busürelerin, üç yılı geçmemek üzere; (18)numaralı sırasında bulunanlar için tamamıdiğerleri için yarısı emeklilik yaş hadlerinden indirilir.Tablonun (10) numaralı sırasında yer alan sigortalılariçin bu fıkradaki süre sınırı uygulanmaz.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen yaş haddi indirimindenyararlanabilmek için ölüm ve malûliyet halleri ile (18)numaralı sırada bulunanlar hariç tablonun (10) numaralısırasında yer alan sigortalıların en az 1800 gün,diğer sıralarda yer alan sigortalıların ise en az 3600gün belirtilen işyeri ve işlerdeçalışmış olmaları şarttır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslarKurumun önerisi üzerine Bakanlıkçaçıkarılacak yönetmelik ile düzenlenir.”,
“506, 1479, 5434, 2925, 2926 sayılı kanunlarailişkin ortak geçiş hükümleri”başlıklı Geçici 7. maddesinde; “(Değişik:17/4/2008-5754/68 md.)Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar17/7/1964 tarihli ve 506- sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunlamülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve5434 sayılı kanunlar ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılıKanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tabisigortalılık başlangıçları ile hizmetsüreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmetsüreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler vesigortalılık süreleri tabi oldukları kanunhükümlerine göre değerlendirilir.
Kanunun yürürlük tarihinden önce 24/6/1965 tarihlive 635, 18/3/1986 tarihli ve 3269, 22/7/1965 tarihli ve 644, 1/11/1983 tarihlive 2937, 25/3/1957 tarihli ve 6940 ve 26/10/1990 tarihli ve 3671sayılı kanunlar ile 5434 sayılı Kanunun 32 nci maddesinegöre fiili hizmet süresine müstehak görevlerdeçalışanların bu görevlerde geçirdiklerisüreler bu Kanunun 40 ıncı maddesi gereğince aranan 3600günün doldurulmasında nazara alınır. 17/7/1964 tarihlive 506 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinde sayılan itibarihizmet süresi kapsamında yer alıp bu Kanunun 40 ıncımaddesinde sayılmayan işlerde bu Kanunun yürürlüktarihinden önce geçen çalışma sürelerinin bumaddenin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesinde3600 gün prim ödeme şartı aranmaz.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılarınborçlandıkları hizmetleri nedeniyle borçlanmatutarlarından ödenmeyen kısmı var iseaylıklarından emekli keseneği oranında tahsil edilmeyedevam edilir.
Aylıkların hesabında 41 inci maddeye ve 8/5/1985 tarihlive 3201 sayılı Kanuna göre yapılanborçlanmaların bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önceki sürelere ait kazançları, buKanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanunhükümlerine göre değerlendirilir. Ancak, bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendikapsamında bulunan sigortalılar için bu Kanununyürürlük tarihinden önceki dönemlere aitsürelerin bu Kanunun yürürlük tarihinden sonraborçlanılması halinde de 41 inci madde ve 8/5/1985 tarihli ve3201 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. (Ek cümle:13/2/2011-6111/48 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının(b) bendi kapsamında değerlendirilen 1/10/2008 tarihinden öncekiyurt dışı borçlanma sürelerine göre tespitedilen basamaklar, 2008 yılı Eylül ayındayürürlükte bulunan gelir tablosunda, 41 inci maddeninbeşinci fıkrası hükmüne göre belirlenen primeesas aylık kazanca yakın gelire karşılık gelenbasamağı geçemez.
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten öncebirden fazla dosyadan gelir veya aylık alınması durumunda buKanunun yürürlük tarihinden sonra yeni dosyadan gelir veyaaylık alınmasına hak kazanılması durumunda yenibağlanacak dosyadaki gelir ve aylık miktarı da dahil olmaküzere mukayese yapılarak en düşük miktarlı dosyakapsamdan çıkarılır.
Birinci fıkrada belirtilen kanunlar kapsamında zorunlusigortalı sayılanlar ile isteğe bağlı sigortalıolup sağlık sigortasından yararlananların prim ödemegün sayılan da genel sağlık sigortası prim ödemegün sayısı olarak değerlendirilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra 4üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göreilk defa sigortalı olanların sigortalılıkbaşlangıç tarihinden önceki süreleri, bu Kanunun 41ve 46 nci maddeleri, 5434 sayılı Kanunun ek 31 inci maddesi ile 3201sayılı Kanuna göre borçlandırılmalarıhalinde, sigortalılığın başlangıçtarihinin geriye götürülmesini ve haklarında bu Kanunungeçici maddelerinin uygulanmasını gerektirmez.
Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434sayılı Kanunun ilgili hükümlerine göre itibari hizmetsüresine müstehak kadro ve görevlerde bulunanlardan bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamında çalışmaya devam edenlerin itibari hizmetsüreleri hakkında, bu Kanunun yürürlük tarihindenönceki hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.
30/4/2008 tarihinden soma 506, 1479, 5434, 2925 ve 2926sayılı kanunlara göre ilk defa sigortalı veyaiştirakçi olanlar hakkında bu Kanunun 28 inci maddesininikinci ve üçüncü fıkrası hükümleriuygulanır. Geçici 2 nci maddenin birinci fıkrasının(b) bendinin son cümlesi hükmü bunlar hakkında uygulanmaz.
(Ek fıkra: 17/1/2012-6270/13 md.) 24/7/2003 tarihli ve 4956sayılı Kanunun 48 inci maddesi ile değişik, mülga17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunun 2 nci maddesihükmü 2/8/2003 tarihi öncesi için de uygulanır.
“5434 sayılı Kanuna ilişkin geçişhükümleri” başlıklı Geçici 4. maddesinin8. fıkrasında; “(Değişik: 17/4/2008-5754/68 md.) BuKanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçiolup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihitibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlarınkesenek ve karşılıkları, fiili hizmet zammı ve itibarihizmet süresi karşılıkları ile %100 artışfarkları hakkında 5434 sayılı Kanunun bu Kanununyürürlüğe girmeden önceki hükümleriuyarınca işlem yapılır. (Değişik ikincicümle: 31/7/2008-5797/3 md.) Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrasıuyarınca kamu idarelerinin sağlık hizmetlerininsağlanmasına ilişkin görevlerinin Kurum tarafındandevralındığı tarihten itibaren, kamu idarelerince bukapsamdaki sigortalılar için her ay emekli keseneklerine esasaylıklarının % 12’si oranında ayrıca genelsağlık sigortası primi ödenir. Bunlar için Kanunun81 inci maddesinin (h) fıkrası uyarınca ödenecek ekkarşılıklara hesabında, genel sağlıksigortası primi tutarları dikkate alınmaz...”hükümleri düzenlenmiştir.
31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdine göreücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendihesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular),tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar(Tarım Bağ-Kur’luları), tarım işlerindeücretle çalışanlar, (Tarım sigortalıları),devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılı kararıyla,anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, bu Kanununyürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C. EmekliSandığı Kanunu hükümlerine tabi olarak görevyapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerini diğersigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi)hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanundadüzenlemeler yapılmış ve anılan Kanuna eklenenGeçici 1 nci ve Geçici 4 ncü maddelerle, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlarile diğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan“…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte, artıkSosyal Sigortacılık esasına göre faaliyet gösteren veyaptığı, tesis ettiği işlem ve muameleler idariişlem sayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumununvarlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanın bütünlüğüve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanun hükümlerininuygulanması ile ortaya çıkan uyuşmazlıklarınçözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılıkgörülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyal güvenlikmevzuatının uygulanmasından doğan idari işlem ve idarieylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargınıngörevinin devam edeceği açıktır…”Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin ve AnayasaMahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklarıgibi bunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanunhükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak, bu Kanununyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerinetabi sigortalı sayılacağı ve haklarında 5434sayılı Kanunun değil 5510 sayılı Kanununöngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Kaldı ki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki“…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır ” hükmü uyarınca AnayasaMahkemesi kararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır.
Bu durumda, 5510 sayılı Yasanınyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin“idari işlem” ve “idari eylem” niteliğinikorumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilenidari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları kapsamında bulunacağıancak,5754 sayılı Yasanın yürürlüğegirdiği tarihten sonra (2013 yılında) çalışmayabaşlayan davacının 5510 sayılı Yasa kapsamındakifiili hizmet zammından faydalanmak istemiyle yaptığıbaşvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyleaçtığı davanın; yine 5510 sayılı Kanunhükümleri dikkate alınarak çözümekavuşturulacağı gözetildiğinde; adli yargıyerinde görüleceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın başvurusunun kabulü ileZonguldak İdare Mahkemesinin 7.8.2018 gün ve E:2018/643sayılı görevlilik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Zonguldak İdare Mahkemesinin 7.8.2018 gün veE:2018/643 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA,28.01.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy