T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/3
KARAR NO : 2019/6
KARAR TR : 28.01.2019
ÖZET: 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun uyarınca işyerinin 10 gün süre ile kapatılmasına ilişkin olarak verilen idari yaptırım kararının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : I.Ş.K. Vekili : Av. A.B. Davalı : Atakum Kaymakamlığı Vekili : Av. Z.K. OLAY : Atakum Kaymakamlığının3.4.2018 gün ve 2018/78 sayılı kararı ile, davacıya ait işyerinde yapılan denetimde, tütünürünlerinin kullanımının yasak olduğu kapalıalanlarda tütün ürünü kullanımına izinverildiğinin tespit edildiğinden bahisle ve bu durumun bir yıliçinde işlenen üçüncü tekerrür(dördüncü ihlal) olması nedeniyle, 4207 sayılıTütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi veKontrolü Hakkında Kanun’un 5. maddesinin onaltıncı fıkrası uyarınca bahsedilen iş yerinin 10gün süreyle kapatılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili, AtakumKaymakamlığının 6.4.2018 tarih, 21213267-281.99sayılı yazısı ekinde bildirilen 2018/78 sayılıkarar ile verilen kapatma kararının iptali istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır. SAMSUN 2. İDAREMAHKEMESİ: 2.5.2018 gün ve E:2018/636, K:2018/581 sayı ile, 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde, “diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için, …..İşyerinin kapatılması…….gibi yaptırımlara ilişkin hükümler,ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır” denilerek, ilgilikanununda, bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklı tutulan, başka bir deyişle,belirtilen istisnalar içinde sayılan yaptırımlardan biriolan “işyerinin kapatılması”na ilişkin hükmün, 4207sayılı Kanun’da ilk kez, 13.2.2011 tarih ve 6111sayılı Kanun’un 202. maddesiyle, daha sonra 24.5.2013tarih ve 6487 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle dedeğiştirilerek yeniden düzenlendiği ve bu kararakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği açıklanarak, Uyuşmazlık Mahkemesininkonu ile ilgili kararları da emsal alınarak KabahatlerKanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Yasa hükümleri dikkate alınacağından“iş yerinin 10 gün süre ile kapatılmasına”ilişkin karara karşı açılan davanıngörüm ve çözümünün, anılan Kanunun27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerine aitolduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir. Davacı vekili,bu kez, aynı istemle adli yargı yerine itirazda bulunmuştur. SAMSUN2. SULH CEZA HÂKİMLİĞİ: 28.11.2018 gün veD.İş:2018/3025 sayı ile, 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesi uyarınca davakonusu kapatma kararının kaldırılması istemiyleaçılan davanın çözümünün idariyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle başvurunungörev nedeniyle reddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesininHicabiDURSUN’un başkanlığında, ÜyelerŞükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman HilmiAYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ’unkatılımlarıyla yapılan 28.01.2019 tarihlitoplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdari ve adli yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren Mahkemece, 15. maddede belirtilenyönteme uygun olarak adli yargı dosyası da temin edilerekUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davanın, 4207sayılı Tütün Ürünlerinin ZararlarınınÖnlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un 2. maddesinin birincifıkrası (d) bendinde yer alan yasaklarınuygulanmaması nedeniyle aynı Kanun’un 5. maddesinin on altıncı fıkrası uyarıncadavacıya ait işyerinin 10 gün süre ilekapatılmasına ilişkin olarak verilen idari yaptırımkararının iptali istemiyle açıldığı anlaşılmıştır. 4207 sayılıKanun’un “Ceza hükümleri”başlığı altında düzenlenen 5. maddesinin ikincifıkrasında, “ (Değişik: 13/2/2011-6111/202 md.) 2 nci maddenin (a) bendi hariç birinci,üçüncü, dördüncü ve beşincifıkralarında belirtilen yasakların uygulanması vetedbirlerin alınması ile ilgili yükümlülükleriniyerine getirmeyen işletme sorumlularına, mahalli mülki amirtarafından bin Türk Lirasından beşbin TürkLirasına kadar idarî para cezası verilir.”; on altıncı fıkrasında, “ (Ek:13/2/2011-6111/202 md.; Değişik: 24/5/2013-6487/27 md.) Bu maddedekicezaları gerektiren fiillerin bir yıllık dönemdetekerrürü hâlinde idari para cezası bir kat; ikincitekerrürü hâlinde iki kat artırılarak verilir.Aynı dönemdeki üçüncü tekerrürde deiş yeri on günden bir aya kadar kapatılır.”denilmiş; “Tütün ürünlerininyasaklanması” başlığı altındadüzenlenen 2. maddesinin birinci fıkrasında ise,“Tütün ürünleri; a) Kamu hizmet binalarınınkapalı alanlarında, b) Koridorları dahil olmak üzereher türlü eğitim, sağlık, üretim, ticaret,sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeriamaçlı özel hukuk kişilerine ait olan ve birdençok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlarhariç) binaların kapalı alanlarında, c) (Değişik: 24/5/2013-6487/26 md.) Hususi araçlarınsürücü koltukları ile taksi hizmeti verenler dâhilolmak üzere karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu toplutaşıma araçlarında, ç) Okul öncesi eğitim kurumlarının, dershaneler,özel eğitim ve öğretim kurumları dahil olmaküzere ilk ve orta öğrenim kurumlarının,kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı veaçık alanlarında, d) Özel hukuk kişilerine ait olan lokantalar ile kahvehane,kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmelerde, tüketilemez….. ” hükmü yer almıştır. Öte yandan; 30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a) İdarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b) Diğer genelhükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır.”; 16. maddesinde,“(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olanidarî yaptırımlar, idarî para cezası ve idarîtedbirlerden ibarettir. (2)İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgilikanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir”; 19. maddesinde, “(1)Diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek vesanatın yerine getirilmemesi, b)İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veyaehliyetin geri alınması, d)Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferdenalıkonulması, Gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır”; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise,“İdari para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” düzenlemeleri yeralmıştır. Buna göre, KabahatlerKanunu’nun; idari yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümlerinin, Kanun’un 19. maddesindesayılan yaptırımlar saklı tutulmak kaydıyla,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesine, 5560sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrasında, idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddialarının, bu işlemin iptalitalebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği kuralabağlanmış, bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortayaçıkardığı bağlantı sorununaçözüm getirilmesinin amaçlandığı ifadeedilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren budüzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği anlaşılmaktadır. UyuşmazlıkMahkemesince, idari para cezası yönünden oluşan olumsuzgörev uyuşmaz-lıklarınınçözümünde, idaripara cezasına konu işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararın da verilmiş olması vedosya içeriğinden bu kararın idari yargı yerinde davakonusu edildiğinin anlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılarak,idari yargı yerince verilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir. Olayda,davacıya ait işyerinin 4207 sayılı Kanun’un 5.maddesinin on altıncı fıkrasına dayanılarak ve bufıkrada öngörülen sürelere uygun olarak süresizdeğil, belirli bir süre için (10 gün)kapatılmasına ilişkin idari yaptırım kararı ileilgili olarak; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun“Saklı tutulan hükümler”başlığını taşıyan 19. maddesinde,“diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için, ….. İşyerininkapatılması …….gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır” denilerek, ilgili kanununda, bu Kanun hükümlerineuygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıtutulan, başka bir deyişle, belirtilen istisnalar içindesayılan yaptırımlardan biri olan “işyerininkapatılması”na ilişkinhükmün, 4207 sayılı Kanun’da ilk kez,13.2.2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun’un 202. maddesiyle, daha sonra 24.5.2013 tarih ve 6487 sayılı Kanun’un 27.maddesiyle de değiştirilerek yeniden düzenlendiği ve bukarara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediğianlaşılmıştır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, 4207 sayılı Kanun’un 5.maddesinin on altıncıfıkrası uyarınca ve bu fıkrada öngörülensürelere uygun olarak süresiz değil, belirli bir süreiçin davacıya ait işyerinin (10 gün) süre ilekapatılmasına ilişkin idari yaptırım kararının,5326 sayılı Kanun’un 16. madde-sinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, önce 13.2.2011 tarihve 6111 sayılı Kanun’un 202. maddesiyle, daha sonra24.5.2013 tarih ve 6487 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle, 4207sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerle Kanun’un yeniden düzenlendiği ve buhaliyle, 4207 sayılı Kanun’da, “işyerinin 10gün süre ile kapatılmasına” ilişkin kararakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemenin yeralmadığı anlaşılmıştır.Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılıKanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere,idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yolunailişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle,görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasahükümleri dikkate alınacağından, “işyerinin10 gün süre ile kapatılmasına” ilişkinkarara karşı açılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Samsun 2. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 28.11.2018gün ve D.İş:2018/3025 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç: Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Samsun 2. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 28.11.2018 gün ve D.İş:2018/3025sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 28.01.2019gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye SüleymanHilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy