T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/888
KARAR NO : 2019/75
KARAR TR: 28.01.2019
ÖZET: Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
KARAR
Davacı :A.B.
Vekili :Av. E.A.
Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili :Av. N.Ö.
O L A Y: Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; müvekkilinin 28.03.2014 tarihinde 20 ALP 24 plakalıaracı ile İzmir İli, Torbalı ilçesi, Gaziemiristikametinde seyir halindeyken banketteki büyük çukuragirmesi sonucu aracının hasar gördüğünüileri sürerek, 18.000,00-TL zararın ve davaya esas olmak üzereSulh Hukuk Mahkemesinde yapılan tespit için harcanan623,00-TL’nın yasal faizi ile birlikte tazmini istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
İZMİR 5. İDARE MAHKEMESİ: 24.6.2015 günve E:2014/1553, K:2015/1071 sayı ile, olayda; davacıya aitaracın uğradığı zararın karayolunda bulunanbanketteki çukurdan kaynaklandığı ve trafikgüvenliği ile denetimi kapsamında bulunduğu, bu nedenle oluşantrafik kazasından dolayı açılan sorumlulukdavasının görüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu sonucuna varıldığı ve nitekimUyuşmazlık Mahkemesi'nin kararlarının da bu yöndeolduğu gerekçesiyle, davanın 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasası’nın 15/1-a. maddesiuyarınca görev yönünden reddine karar vermiş, bukarara karşı davalı idare vekili tarafından istinafisteminde bulunulmuştur.
İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. Kurulu: 17.11.2015gün ve E:2015/2773, K:2015/2763 sayı ile, kararındayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, kararınbozulmasını gerektiren başka bir neden debulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine,kararın onanmasına karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargı yerindedava açmıştır.
İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi: 7.2.2017 gün veE:2015/351, K:2017/54 sayı ile, tüm dosya kapsamına göre;Adli Tıp Kurumunun 7.10.2016 tarihli raporuna göre, davalıidarenin zorunlu hallerde düşük bankete girmek zorunda kalansürücülerin güvenliğini banket onarım vebakımını sağlayamadığından dolayıhizmet kusurunun bulunduğu, bu nedenle davalının %30 kusurlu,davacının ise %70 kusurlu bulunduğu gerekçesiyle,otomobildeki hasarın 18.000,00-TL olduğu ve kusurdağılımı dolayısıyla davacının hasartalebinin 5.400-TL olması gerektiği gerekçesiyle davanınkısmen kabulüne,fazlaya ilişkin talebin reddine kararvermiş, bu karara karşı davacıve davalı vekilleritarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi:19.6.2017 gün ve E:2017/584, K:2017/619 sayı ile, tüm dosyaiçeriğine göre; davalı vekilinin yargı yolunayönelik istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK un 114/ 1-b,115/2.maddeleri uyarınca kabulüne, 6100 Sayılı HMKnun353/1. fıkra (a-3) bendi gereğince mahkeme kararınınesası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yargıyolunun caiz olmaması ve dava şartı yokluğu nedeniyleusulden reddine karar verilmesi için dosyanın mahkemesinegönderilmesine, tarafların esasa yönelik istinaf istemlerininincelenmesine yer olmadığına karar vermiştir.
İZMİR 13. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 7.11.2017gün ve E:2017/309, K:2017/408 sayı ile, davanın; 2577Sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yeralan idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan zarar görenler tarafından tam yargı davasışeklinde idari yargı yerinde dava açması gerektiğigerekçesiyle, davanın yargı yolu nedeni ile HMK 114/1-b ve115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usuldenreddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili idari ve adli yargı yerlerince verilmişolan görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğunu ilerisürdüğü olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 28.01.2019günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa'nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu, idari ve adliyargı dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygunolarak davacının istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yoldameydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülenzararın tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”;Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz” denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının aracıyla,kardeşi seyir halindeyken kaza yaptığı, bu kaza neticesindeoluştuğu önesürülen zararın tazmini talebiylebakılan bu davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıdagerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemlerikapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesinceverilen 7.11.2017 gün ve E:2017/309, K:2017/408 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İzmir 13.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen7.11.2017 gün ve E:2017/309, K:2017/408sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,28.01.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy