T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 40
KARAR NO : 2019 / 31
KARAR TR : 28.1.2019
ÖZET : Davacının, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde usta öğretici olarak çalışırken emekliye ayrıldığından bahisle kendisine kıdem tazminatı ödenmesi istemiyle açtığı davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : S. Y.
Vekili : Av.İ.E.
Davalı : Milli Eğitim Bakanlığı Vekili : Av.E.S. O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin, davalıBakanlık bünyesindeki Trabzon Halk Eğitim MerkeziMüdürlüğüne bağlı olarak 1985-2013 tarihleriarasında Vakfıkebir Halk Eğitim Merkezinde, hizmet akdi ilekadrosuz mevsimlik işçi statüsünde ustaöğretici olarak çalıştığını;sigortasının ödendiğini, tatil dönemlerinde ustaöğreticilerin sigortaları ödenmediğindenmüvekkilinin dışarıdan da sigorta primi ödeyerekSGK’dan emekli olduğunu, buna rağmen fiilençalışmış olduğu günler içinkıdem tazminatını alamadığını ifade ederek;fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıile şimdilik 3.000,00.TL kıdem tazminatının dava tarihtenitibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline kararverilmesi istemiyle 4.6.2018 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır. TRABZON 2.İŞ MAHKEMESİ; 18.10.2018gün ve E:2018/179, K:2018/546 sayı ile,“(…)6100 Sayılı HMK nın 114.maddesinde davaşartları sayılmıştır. Yargı yolunun caizolması dava şartları arasında yer almaktadır,Davalı Bakanlığa bağlı Halk Eğitim Merkezibünyesinde usta öğretici olarak çalışandavacı ile davalı Kurum arasında iş sözleşmesibulunup bulunmadığı, ödenmeyen kıdem tazminatıalacağının tahsili istemi ile açılan davanınadli yargıda mı yoksa idari yargıda mıgörüleceği hususunun öncelikli olarak elealınması gerekir. YargıtayHukuk Genel Kurulu'nun 18.01.2017 tarih, 2015/9-736 Esas 2017/25 Kararsayılı ilamında; " 657 sayılı DevletMemurları Kanununun “Ders Görevi' başlıklı 89.maddesinde "Her derecedeki eğitim ve öğretim kurumlarıile Üniversite ve Akademi (Askeri Akademiler dahil), okul, kurs veyayaygın eğitim yapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlardaöğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması halindeöğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğermemurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek dersgörevi verilebilir. Ücretle okutulacak ders saatlerininsayısı, ders görevi alacakların nitelikleri ve diğerhususlar ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulununkararı ile tespit olunur” hükmü yer almaktadır. 1739sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 47. maddesihükmüne göre, örgün ve yaygın eğitimkurumlarında ve hizmetiçi yetiştirme kurs, seminer vekonferanslarında uzman ve usta öğreticiler de geçici veyasürekli olarak görevlendirilebilir. Öğretim tür veseviyelerine göre uzman ve usta öğreticilerinseçimlerinde aranacak şartlar, görev ve yetkileri,yönetmeliklerle tespit edilir. Bu yasal düzenleme uyarıncaçıkarılan “Millî EğitimBakanlığı Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek DersGörevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta ÖğreticilerHakkında Yönetmeliğin" 5. maddesi gereğince“Uzman ve usta öğreticiler aşağıdakişekillerde görevlendirilirler; 1-Geçici personel olarak: Geçicipersonel olarak görevlendirilecek uzman ve usta öğreticiler ileyapılacak sözleşme esasları 657 sayılı DevletMemurları Kanununun 15/05/1975 gün ve 1897 sayılı Kanunun 1inci maddesi ile değiştirilen 4 üncü maddesine göreBakanlıkça hazırlanır. 2- Ek dersgörevi verilmesi yoluyla: 4üncü maddede belirtilen esaslara göre ek ders göreviverilmesi yoluyla görevlendirilecek uzman ve usta öğreticilere,657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 89 uncu, maddesiuyarınca 1/12/2006 tarihli ve 2006/11350 sayılı Bakanlar KuruluKararı, ile yürürlüğe konulan Milli EğitimBakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve EkDers Saatlerine İlişkin Kararda belirtilen miktarda ek dersgörevi verilebilir. ” Konu ile ilgili olarak; T.C.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı.Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı, Sigortaİşleri Genel Müdürlüğü, Sigorta. Primleri.Daire Başkanlığı'nca yayınlanan “UstaÖğreticiler" Konulu 16/02/2004 Tarih ve 101572 sayılı16-309 Ek sayılı Genelgesinde ise, "Çıraklık veHalk Eğitim Merkezlerinde herhangi bir kadroya bağlıolmaksızın ders ücreti karşılığındaçalışan usta öğreticilerin 657 sayılıKanunun 89. maddesine göre çalıştırıldıkları,geçici personel statüsünde bulundukları, İşKanununa tâbi olmadıkları belirtilmiş, bu nedenleanılan kişilere ödenen ücretlerden 4447 sayılıİşsizlik Sigortası Kanununun (4571 sayılı Kanun iledeğiştirilen) 46. maddesi hükmü gereğince işsizliksigortası priminin kesilmemesinin uygun görüldüğübildirilmiştir. 4857sayılı İş Kanununun 2. maddesine göre;"işçi" bir iş sözleşmesine dayanarakçalışan gerçek kişi olaraktanımlanmaktadır. İşçi sıfatınınkazanılması iş akdinin varlığınadayandığından, her şeyden önce ortada taraflarınserbest iradeleriyle, kabul edilmiş bir sözleşmeilişkisinin bulunması zorunludur. İş Kanununa göreişçi sayılan kimselerle işveren veya işverenvekilleri arasında iş sözleşmesinden veya İşKanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukukuyuşmazlıklarının çözüm görevi 5521sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1.maddesi uyarıncaiş mahkemelerine verilmiştir." Çalışmailişkisinin iş sözleşmesine, idarece yapılan birgörevlendirmeye veya idari sözleşmeye dayalı olup olmadığınıntespiti, sonuç itibariyle yargı yolunu da belirleyecektir. Niteliğiitibariyle bir özel hukuk sözleşmesi olan işsözleşmesinde taraflar, yasalarınöngördüğü sınırlar içindesözleşmenin konusunu, amacını, biçimini,bağlantı kuracakları kişileri serbestçeseçebilirler. Buna karşılık istihdamın idarisözleşme, görevlendirme veya atama suretiyle yapılmasıdurumunda, çalışma ilişkisinin çerçevesinioluşturan yasal mevzuat tarafların hareket serbestisinikısıtlamakta ve kişileri statü hukukuna tabi kılmaktadır. Bu nedenledirki, özel hukuk sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar adli yargıda, idarece yapılangörevlendirmelerden ve atamalardan doğan uyuşmazlıklar iseidari yargıda çözümlenmektedir.'' gerekçesine yerverilmiştir. Somut olayabakıldığında davacının ders ücretkarşılığı kadrosuz usta öğretici olarakValilik onayı ile davalı Bakanlık bünyesindeki Trabzon HalkEğitim Merkezi Müdürlüğünde görevlendirildiği,ücretlerinin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 89.maddesine uygun olarak Bakanlar Kurulunca çıkarılan kararlaruyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen ücretlerüzerinden ödendiği, taraflar arasında işsözleşmesi bulunmadığı, aralarındaki ilişkininstatü hukukuna tabi olduğu anlaşıldığınagöre; davacının 506 sayılı Kanun gereğince sosyalgüvenlik hukuku açısından Sosyal Sigortalar Kurumunaprimlerinin yatırılmış olmasının işsözleşmesi ile çalıştığıanlamına gelmeyeceği de dikkate alınarak, taraflararasındaki uyuşmazlığınçözümünün iş mahkemesinin görevalanına girmediği sonucuna varılarak yargı yolunun caizolmaması nedeni ile davanın görev yönünden reddinekarar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesisedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere; Yargıyolunun caiz olmaması nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nın114/1-b, 115/2. maddeleri gereğince davanın usulden REDDİNE...” karar vermiş, bu karar istinaf yolunabaşvurulmaksızın kesinleşmiştir. Davacıvekili bu kez, 1.000,00 TL kıdem tazminatın işten ayrılarakemekli olduğu tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiziile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. TRABZON İDARE MAHKEMESİ; 4.12.2018 gün veE:2018/1395 sayı ile, “(…)506 Sayılı SosyalSigortalar Kanunu’nun 2. maddesinde '‘Bir hizmet akdine dayanarakbir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlarbu kanuna göre sigortalı sayılırlar...”denilmiş, aynı Yasanın “UyuşmazlıklarınÇözüm Yeri” Başlıklı 134. maddesinde, “Bukanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkiliiş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerdegörülür" hükmüne yer verilmiş; 506sayılı yasa hükümleri 01.10.2008 tarihindeyürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanununun 106. maddesi ileyürürlükten kaldırılmıştır. 5510sayılı Kanunun 3. maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigortakolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veyakendi adına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olaraktanımlanmış; 79. madde ile başlayan DördüncüKısmında, primlere ilişkin hükümlere yerverilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksine hükümbulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür” denilmiştir. Öteyandan, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanununamacının, işverenler ile bir iş sözleşmesinedayanarak çalıştırılan işçilerinçalışma şartları ve çalışmaortamına ilişkin hak ve sorumluluklarım düzenlemekolduğu belirtilmiş: aynı zamanda, bakılan davanın dakonusunu oluşturan “İş Sözleşmesi, Türlerive Feshi” hususuna Kanunun 8.maddesi ve devamında; kıdem tazminatı,ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklananyükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise. Kanunundeğişik maddelerinde yer verilmiştir. Diğertaraftan; 12.10.2017 tarih ve 30221 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 7036 sayılıİş Mahkemeleri Kanunu’nun; 'İş mahkemelerininkuruluşu' başlıklı 2. maddesinde “(1) İşmahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlugörüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesiderecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülenyerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihlive 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ileBölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve YetkileriHakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir. (2)İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde işmahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu dairelernumaralandırılır. İhtisaslaşmanınsağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu veniteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki işdağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulutarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’deyayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır.(3) İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemeningörev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukukmahkemesince, bu Kanundaki usul ve esaslara göre bakılır."hükmü, 'Dava şartı olarak arabuluculuk'başlıklı 3.maddesinin 1.fıkrasında "(1) Kanuna,bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçiveya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iadetalebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuşolması dava şartıdır. hükmü, 'Görev'başlıklı 5. maddesinde; "(1) îş mahkemeleri; a)5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabigemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İşKanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı TürkBorçlar Kanununun İkinci Kısmının AltıncıBölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğanher türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari paracezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariçolmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İşKurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatındankaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda işmahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara,ilişkin dava ve işlere bakar." hükmü yeralmış olup, aynı Kanun'un 'GeçiciHükümleri’ başlıklı Geçici 1. maddesinde;"(1) Mülga 5521 sayılı Kanun gereğince kurulan işmahkemeleri, bu Kanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarakkabul edilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihtenönce açılmış olan davalar,açıldıkları mahkemelerde görülmeye devamolunur. (2) Bu Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğailişkin hükümleri, bu hükümlerinyürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derecemahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay dagörülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz. (3) Başkamahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemeleriningörev alanına dâhil edilen dava ve işler, işmahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemelertarafından görülmeye devam olunur. (4) İlk derecemahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanunyoluna ilişkin hükümlere tabidir. " hükmüne yerverilmiştir. Dosyakapsamında yapılan incelemede; davacının Trabzon HalkEğitim Merkezi Müdürlüğü'nde hizmet akdi ilekadrosuz mevsimlik işçi statüsünde ustaöğretici olarak çalıştığı, emekliolması sonrasında çalıştığı günkarşılığı olarak kıdem tazminatıalamadığından, mahrum kalınan tazminatın ödenmesiyönünde karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmıştır. Davacının,506 sayılı Kanun yürürlükte iken mahalli mülkiamirin tasarrufa ile çalıştığı, idareylearasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdemtazminatının İş Kanunu'ndan kaynaklanan haklardanolduğu dikkate alındığında,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda,davacı tarafından talep edilen kıdem tazminatınailişkin uyuşmazlığın görüm veçözümünde adli yargı görevlibulunmaktadır. Açıklanannedenlerle, Mahkememizin görevine girmeyen ve Trabzon 2.İşMahkemesince görevsizlik kararı verilen bu davada görevlimahkemenin belirlenmesi için dava dosyasının 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncaUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine,Uyuşmazlık Mahkemesince bir karar verilinceye kadaryargılamanın ertelenmesine…” kararvermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 28.1.2019günlü toplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, idari yargı dosyasıile birlikte adli yargı dosyası da temin edilmek sureti ile 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesinde öngörülen şekildebaşvurulduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Trabzon Halk Eğitim MerkeziMüdürlüğünde usta öğretici olarakçalışırken emekliye ayrılan davacının, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla adli yargıda3.000,00TL, idari yargıda 1.000,00-TL kıdem tazminatınınfaizi ile birlikte ödenmesi istemiyleaçılmıştır. 506 SayılıSosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. maddesinde “Bir hizmet akdinedayanarak bir veya birkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar…”denilmiş, aynı Yasanın “UyuşmazlıklarınÇözüm Yeri” Başlıklı 134. maddesinde,“Bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar,yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevlimahkemelerde görülür” hükmüne yer verilmiş;506 sayılı yasa hükümleri 01.10.2008 tarihindeyürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanununun 106. maddesi ileyürürlükten kaldırılmıştır. 5510sayılı Kanunun 3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadelisigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gerekenveya kendi adına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olaraktanımlanmış; 79.madde ile başlayan DördüncüKısmında, primlere ilişkin hükümlere yer verilmiş;101. maddesinde “Bu kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde,bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür” denilmiştir. Öte yandan, 4857sayılı İş Kanunu’nun 1.maddesinde, Kanununamacının, işverenler ile bir işsözleşmesine dayanarak çalıştırılanişçilerin çalışma şartları ve çalışmaortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemekolduğu belirtilmiş; “İş Sözleşmesi,Türleri ve Feshi” hususuna Kanunun 8.maddesi ve devamında,kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresindenkaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkin hususlara iseKanunun değişik maddelerinde yer verilmiştir. Diğer taraftan;12.10.2017 gün ve 30221 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren, 7036 sayılı İşMahkemeleri Kanunu’nun; "İşmahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesinde, “(1)İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlugörüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesiderecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülenyerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihlive 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ileBölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve YetkileriHakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir. (2) İşdurumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerininbirden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu dairelernumaralandırılır. İhtisaslaşmanınsağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu veniteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki işdağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulutarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’deyayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır. (3) İşmahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görevalanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, buKanundaki usul ve esaslara göre bakılır." denilmiş, "Davaşartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3/1.maddesinde; " (1) Kanuna,bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçiveya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iadetalebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuşolması dava şartıdır..." denilmiş, "Görev"başlıklı 5. maddesinde; " (1)İş mahkemeleri; a) 5953sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabigemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İşKanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı TürkBorçlar Kanununun İkinci Kısmının AltıncıBölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğanher türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari paracezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariçolmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İşKurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatındankaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğerkanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilenuyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar"denilmiştir. Aynı Kanun'un"Geçici Hükümleri" başlıklıGeçici 1. maddesinde; "(1) Mülga5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, buKanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bumaddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceaçılmış olan davalar, açıldıklarımahkemelerde görülmeye devam olunur. (2) Bu Kanunun davaşartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, buhükümlerin yürürlüğe girdiği tarihitibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ileYargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz. (3) Başkamahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemeleriningörev alanına dâhil edilen dava ve işler, işmahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemelertarafından görülmeye devam olunur. (4) İlk derecemahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanunyoluna ilişkin hükümlere tabidir. " hükmüne yerverilmiştir. Dosya kapsamındayapılan incelemede; davacının Trabzon Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğübünyesinde1985-2013 tarihleri arasında usta öğretici olarak çalışırkenemekliye ayrıldığı, davanın, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla şimdilik, adli yargı yerinde 3.000,00-TL,idari yargı yerinde ise 1.000,00-TL kıdem tazminatınınfaizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açıldığıanlaşılmıştır. Davacının,idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdemtazminatının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardanolduğu dikkate alındığında,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Trabzon İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Trabzon2.İş Mahkemesinin 18.10.2018 gün ve E:2018/179, K:2018/546 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Trabzon İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Trabzon 2.İşMahkemesinin 18.10.2018 gün ve E:2018/179, K:2018/546 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,28.1.2019 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy