T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/907
KARAR NO : 2019/64
KARAR TR: 28.01.2019
ÖZET: Emekli Sandığı iştirakçisi ve vazife malulü olan davacının protez bedelinin tamamının kurum tarafından ödenmemesi nedeniyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : Y.K.
Vekili : Av. M.Y.Ş.
Davalı : Sosyal GüvenlikKurumu Başkanlığı
O L A Y: Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; müvekkilinin terörle mücadele gazisi olup, 2330sayılı Yasa uyarınca vazife malülü emeklisiolduğunu, görev sebebiyle sağ diz altı ampütasyoluolduğunu, davacının 2014 yılında fizik tedavimuayenesi için Ankara Numune Eğitim ve AraştırmaHastanesine başvurduğunu, 20.1.2014 tarih ve 10239 sayılıraporla kendisi hakkında; "Hastanın mevcut aktif vakum pompalımodüler sağ diz alt protezi yıprandığından,kullanılmayacak durumda olduğundan ve güdüğündekihacim değişikliği sebebiyle protezinin hidrolik ayak bileğieklemli sağ diz altı protezi ile yenilenmesinin uygun olduğunakarar verildiğini, davacının rapor sonrası sol dizaltı protezini yenilettiğini, ancak protez bedeli olan 63.676,00-TLtutarın ödenmesinin talep edildiğini, taleplerinin zımnenreddedilerek sadece 8.1.2015 tarihinde 22.000,00-TL ödeme yapıldığını,davalı idarenin ret işleminin hukuka aykırı olduğunuileri sürerek, davacının sağ diz altı protez bedelinin41.676,00-TL’nin 21.1.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziile birlikte davalıdan tahsili istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
ANKARA 9. İDARE MAHKEMESİ: 26.10.2015 gün ve E:2015/289,K:2015/1443 sayı ile, uyuşmazlık konusu protezin 15.1.2010tarihinden sonra satın alınmış olması nedeniyle,bedelinin ödenmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyleaçılan davanın görüm veçözümünde adli yargının görevlibulunduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle,benzer bir uyuşmazlığa ilişkin Danıştaykararının da aynı yönde olduğu nedeniyle, 2577sayılı Kanunun 15/1-b maddesi uyarınca davanın görevyönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargı yerindedava açmıştır.
ANKARA 33. İŞ MAHKEMESİ: 26.10.2018 gün veE:2018/351, K:2018/418 sayı ile, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-a maddesinde belirtilen idariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davalarının idari yargınıngörev alanına girdiği gerekçesiyle, yargı yolunedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili idari ve adli yargı yerlerince verilmişolan görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğunu ilerisürdüğü olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında,Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER,Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ'unkatılımlarıyla yapılan 28.01.2019 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa'nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği veusule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, Emekli Sandığı iştirakçisi ve vazifemalulü olan davacının protez bedelinin tamamının kurumtarafından ödenmemesi nedeniyle 23.10.2014 tarihinde yapılanbaşvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyleaçılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, 2330 sayılı Yasakapsamında vazife malulü olan davacı tarafından, AnkaraNumune Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 20.1.2014 tarih ve 10239sayılı Sağlık Kurulu Raporuna istinaden 21.1.2014 tarihlifatura ile diz altı protezini toplam 63.676,00-TL'ye satınaldığı, protez bedelinin tarafına ödenmesi istemiyle23.10.2014 tarihinde yaptığı başvuruya cevap verilmemesi üzerinebakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdine göreücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendihesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular),tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar(Tarım Bağ-Kur’luları), tarım işlerindeücretle çalışanlar, (Tarım sigortalıları),devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 inci ve Geçici 4üncü maddelerle, 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ilediğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan“…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığa ışıktutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir.Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceği açıktır…”
Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin veAnayasa Mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncememur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaktaolanlar, daha önce olduğu üzere 5434 sayılı Kanunhükümlerine tabi olacakları gibi bunların emeklilikleribakımından da aynı Kanun hükümlerinin uygulanmayadevam edileceği; ancak, bu Kanunun yürürlüğegirmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmaya başlayanların ise 5510 sayılıKanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabisigortalı sayılacağı ve haklarında 5434sayılı Kanunun değil 5510 sayılı Kanununöngördüğü kural ve esasların uygulanacağıdolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerindeçözümleneceği açıktır.
Kaldı ki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki“…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır ” hükmü uyarınca AnayasaMahkemesi kararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır.
Bu durumda, 5510 sayılı Yasanınyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin“idari işlem” ve “idari eylem” niteliğinikorumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilenidari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları ve tam yargı davalarıkapsamında bulunan, 5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce devredilen T.C. EmekliSandığı Genel Müdürlüğünden 5434, 2330sayılı Kanunlar kapsamında aylık alan davacı tarafındansağlık kurulu raporu ile temini gerekli görülen protezbedelinin tahsili için açılan davanın, görümve çözümünün idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen nedenlerle, davanın görüm veçözümünde idari yargı yeri görevliolduğundan, Ankara 9. İdare Mahkemesince verilen 26.10.2015 günve E:2015/289, K:2015/1443 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 9.İdare Mahkemesince verilen 26.10.2015 gün ve E:2015/289, K:2015/1443sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,28.01.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy