T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 687
KARAR NO : 2019 / 22
KARAR TR : 28.1.2019
ÖZET : Öğretmen olarak görev yapan davacının; malulen emekli edilmesine ilişkin işlemlerin iptali; malulen emeklilik şartlarını taşımadığı hususunun tespiti ile işe iadesinin sağlanması istemiyle açtığı davanın; davacının göreve başladığı tarih ve 5510 sayılı Kanunun 101. maddesi hükmü gözetilerek ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı : E. T. Vekili : Av. O.A. Davalı : 1-Samsun Valiliği İlMilli Eğitim Müdürlüğü Vekili : Av.Y.E. S. 2-SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Güvenlikİl Müdürlüğü Vekili : Av. T.R. A. O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde;müvekkilinin Milli Eğitim Bakanlığı, Bafraİlçe Milli Eğitim Müdürlüğündeöğretmen olarak görev yaptığını; 2010yılında göreve başladığını, malulenemekli edildiği tarihe kadar, Bafra İlçesi BoğazkayaOrtaokulu’nda Türkçe öğretmeni olarak görevyaptığını; Özürlü PersonelSınavından başarılı olması sonucundamüvekkilinin 2010/Ağustos ayında ilk atanmasınıngerçekleştiğini; Milli Eğitim Bakanlığıbünyesine %50 engelli olduğunu belirtir Sağlık KuruluRaporu ile engelli kadrosundan atanıp çalışmayabaşladığını; müvekkilinin engelli kadrosundanatamasının yapıldığını, malulen emekliyesevk edilirken de bahsi geçen engeli sebebiyle emekliye sevkedilmiş olduğunu; kendisinin, aradaki bu çelişkisebebiyle itirazda bulunmuş ise de, davalı idare nezdinde herhangibir cevap alamadığını; müvekkili tarafındanSamsun Eğitim ve Araştırma Hastanesinden 13.1.2016 tarihindealınan sağlık raporunun “Ayrıntılıgörmeyi gerektiren işler haricinde diğerçalışmasına mani bir durum yoktur” ibareliolduğunu; davalı İdarenin dayanak aldığı raporunda, yine müvekkili tarafından alınan aynı tarihlisağlık kurulu raporu olduğunu; yani İdarenin, hiçbiraraştırma yapmadan, zaten özürlü kontenjanındanişe almış oldukları müvekkilinin hiçbirhakkını gözetmeden, hiçbir dayanağı olmayan biridari işlem ile malulen emekliye sevk ettiğini; Danıştay 10.ve 5. Dairesinin emsal kararlarının da; müvekkilinin dahaönceki tarihlerde de talep ettiği, Genel idari Hizmetler veyaKörler Okulunda BRAİLLE kursu alarak, orada Branşöğretmenliğine girmek şeklindeki talebinin, Davalıidare tarafından yerine getirilmesi gerektiği hususunaışık tuttuğunu; her ne kadar maluliyeti bulunsa da, müvekkilininmesleğini sevdiğini, işini özverili bir şekilde yerinegetirmeye çalıştığını, maluliyetibulunmayan meslektaşlarından takdir topladığını;buna karşın, genç yaşı gözönüne alınarak, hala içinde çalışmaisteği ve azmi olan ve bu uğurda yıllarca fakülteokumuş ve yaklaşık 6 senedir de mesleğini icra edenmüvekkilinin emekliye sevk edilmesinin kendisinin ruhsalsağlığını bozduğunu; malulen emekliye sevkedilmesi için gereken şartların oluşmadığını; şöyle ki; 5510 Sayılı Kanun 5434 sayılı EmekliSandığı Kanunu ve ilgili yönetmeliklerbakımından; müvekkilinin öncelikli olarak maluliyetiçin gerekli olan 10 yıllık sigortalı olmaşartını sağlamadığını; kendisininkimsenin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olmadığını, ayrıca; Sigortalı olarak göreve başladıktan sonraçalışma gücünün en az %60’ınıveya görevini yapamayacak şekilde meslekte kazanmagücünü kaybetmiş olan memurlar için, kendilerinin yada kurumların isteği üzerine Sosyal Sigortalar Kurumu(SGK)tarafından yetkilendirilen sağlık kurulları tarafındanmemur hakkında düzenlenecek raporlara istinaden, SGK SağlıkKurulunca yapılacak değerlendirme neticesinde uygun görülmesihalinde, malul sayılabilindiğini; ancak,çalışma gücünün %60'ını veyagörevini yapamayacak derecede meslekte kazanma gücünü ilkdefa sigortalı olarak işe girmeden önce kaybetmiş olanmemurların ise malul sayılmadığını; 5434sayılı Emekli Sandığı Kanununun 44.maddesinde; “Herne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olanarızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansızhastalıklar yüzünden vazifelerini yapamıyacak duruma gireniştirakçilere (malul) denir ve haklarında bu kanununmalullüğe ait hükümleri uygulanır. / (Değişik:2S/6/2001 - 4699/25 md.) Şu kadar ki, bunlar yazı ile istedikleritakdirde haklarında bu Kanun hükümleri uygulanmaksızınmalullüklerinin mani olmadığı başka vazife veyasınıflara nakil suretiyle tayinleri yapılmak üzere istifaetmiş sayılırlar. Bunların, istifa etmişsayıldıktan sonra dahi, bu Kanun hükümlerininuygulanmasını istemek hakları mahfuzdur.” açıkhükmü de göstermektedir ki; memurların malullüklerininmani olmadığı başka vazifeye tayinlerinin yapılabileceğiniifade ederek; 1-Müvekkilinin öncelikle T.C.Sosyal GüvenlikKurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri GenelMüdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik DaireBaşkanlığının 32792077/85.373.255 sayılı23/05/2016 tarihli yazısı ile malul olarak emekliye sevk edilmesine ilişkinişlemin iptali ile; 2-1. Bentte adı geçen işlemedayanarak Samsun Valiliği İl Milli EğitimMüdürlüğünün 18867085- 903.06.01-E.6001902sayılı 31.05.2016 tarihli, müvekkilinin emekliyeayrılmasını içeren idari işleminin iptal edilmesine,müvekkilinin maluliyetinin engel olmadığı başka birvazife veya sınıflara nakillerinin yapılmasına kararverilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. SAMSUN 1.İDAREMAHKEMESİ: 22.12.2016 gün ve E:2016/1611, K:2016/1907 sayı ile,“(…)5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanununun "Uyuşmazlıklarınçözüm yeri" başlıklı 101. maddesinde;"Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür."kuralına yer verilmiştir. Dava konusuuyuşmazlığın, 5510 sayılı Kanununyürürlük tarihinden sonra 03.09.2010 tarihinde memuriyetgörevine başlayan ve bu yönüyle 5510 sayılı Kanunhükümlerine tabi olduğu açık olandavacının, malulen emekli edilmesine ilişkin işlemlerin iptaliistemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Danıştay OnbirinciDairesinin E:2010/743 esasına kayıtlı ve 5510 sayılıKanunun 96. maddesi ile bu madde uyarınca çıkarılanYönetmelik kurallarının uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklailgili benzer bir dosyanın temyizen incelenmesi sırasında,anılan Dairece verilen 24.02.2010 tarihli kararla, 5510 sayılıKanunun "Uyuşmazlıkların çözüm yeri"başlıklı 101. maddesinde yer alan “bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür"tümcesinin, Anayasanın 2., 37., 125., ve 155. maddelerineaykırı olduğu gerekçesiyle, tümcenin iptali veyürürlüğünün durdurulması istemiyle AnayasaMahkemesine başvurulmasına karar verilmiş; Anayasa Mahkemesinin,25.1.2012 tarihli ve 28184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan22.12.2011 tarihli ve E:2010/65, K:20117169 sayılı kararıyla;"...5510 sayılı kanun ile birlikte sosyal güvenlik tekçatı altında toplanmış, özel hukukniteliği ağır basan sosyal güvenlik hukuku alanıoluşmuştur. İtiraz konusu kuralda, ayrımyapılmaksızın 5510 sayılı Kanundaki iş veişlemler hakkında genel bir düzenleme yapılmış veaksine hüküm bulunmayan hallerde, Kanun kapsamındaki uyuşmazlıklarınçözüm yeri olarak iş mahkemelerigösterilmiştir. İş Mahkemeleri, iş hukukualanındaki uyuşmazlıkları çözmeklegörevli, ihtisaslaşmış adlî yargımahkemeleridir. Yasa koyucu 5510 sayılı Kanun kapsamındakiiş ve işlemleri, prim esasına dayalı yeni sisteminniteliğine bağlı olarak iş mahkemelerinin görevalanı kapsamına alabilir. Sosyal güvenlik hukuku kapsamındaaynı konuya ilişkin tüm uyuşmazlıkların, bualanda görevli uzman mahkeme olan iş mahkemelerindegörülmesinin, hak arama özgürlüğünü kolaylaştırıcınitelikte olduğu, bu suretle daha kısa sürede sonuçalınmasını olanaklı kıldığı daaçıktır. Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyeni sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasaya aykırılıkgörülmemiştir. Ancak; yukarıdaaçıklandığı üzere, 5754 sayılıKanun'un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulunan memurlar ve diğer kamu görevlileriyle ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda, idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır..." gerekçesiyle, 5510 sayılıKanunun 101. maddesinde yer alan "bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklariş mahkemelerinde görülür” tümcesinin Anayasayaaykırı olmadığına ve itirazın reddine kararverilmiştir. Bu durumda; yukarıdaanılan Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesi de dikkatealındığında, 5510 sayılı Kanununyürürlük tarihinden sonra 03.09.2010 tarihinde memuriyetgörevine başladığından aynı Kanun ile getirilenprim esasına dayalı yeni sisteme tabiçalıştığı açık olan davacı ileilgili olarak ortaya çıkan uyuşmazlığın, Kanunun101. maddesi uyarınca iş mahkemelerinde çözümlenmesigerekeceğinden, uyuşmazlığın görüm veçözümünde Mahkememiz görevliolmadığından, uyuşmazlığınesasının incelenmesine, yukarıda yer verilen karardaki usulhükümlerine göre imkan bulunmamaktadır. Öte yandan,davacının malulen emekli edilmesinin Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı işlemi ile mümkün olduğubunun da 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıylagerçekleşeceği dava konusu işlemlerden SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı işleminin buyönüyle 5510 sayılı Kanundan kaynaklanan biruyuşmazlık olduğu, Samsun Valiliği tarafından tesisedilen işlemin ise idari bir işlem olduğu bir andüşünülse dahi, Samsun Valiliği işleminin 5510 sayılıKanunun 48. maddesi hükmü doğrultusunda davacınınmalulen emekli edilmesine esas olmak üzere tesis edilmesi nedeniyle buişlemden kaynaklanan uyuşmazlığın da 5510sayılı Kanunundan doğan bir uyuşmazlık olduğununkabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerledavanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüYasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine(…)” karar vermiş, bu karar istinafyoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez,aynı somut olaylar ve iddialarından da bahisle; davalıSGK’nın, 2792077/85.373.255 sayılı yazısındamüvekkilinin Malulen Emeklilik Şartlarına uygun vasıflardaolmadığının belirtilmiş olduğunu; SamsunValiliğinin davalarında hasım olarak gösterilmesininsebebinin İdari Yargı nezdinde açtıklarıdavanın tarafı olduğundan kaynaklandığınıifade ederek; 1-) Müvekkilinin öncelikle T.C Sosyal GüvenlikKurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri GenelMüdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik DaireBaşkanlığının 32792077/85.373.255 sayılı23/05/2016 tarihli yazısı ile malul olarak emekliye sevk edilmesineilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu vemüvekkilinin malulen emeklilik şartlarınıtaşımadığı hususunun tespiti ile işe iadesininsağlanmasına; 2-1.bentte belirtilen işleme dayanarak SamsunValiliği İl Milli EğitimMüdürlüğünün 18867085-903.06.01-E.6001902sayılı 31.05.2016 tarihli, müvekkilinin emekliyeayrılmasını içeren işlemin iş bu dava sonucuylahükümsüz kalarak müvekkilinin işe iade edilmesinekarar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır. Bafra 1.Asliye Hukuk Mahkemesi(İşMahkemesi Sıfatıyla); 8.5.2017 gün ve E:2017/107, K:2017/350sayı ile, uyuşmazlığın esasını inceleyerekdavanın reddine karar vermiş; istinaf yoluna başvurulmasıüzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7.Hukuk Dairesi; 12.12.2017gün ve E:2017/3167, K:2017/2346 sayı ile, “(…)Davacıyaait incelenen kurum dosyasına göre, 19.08.2010 tarihinde %50 engelliraporu doğrultusunda engelli kadrosundan öğretmen olarak 657Sayılı Yasa kapsamında atamasınınyapıldığı, daha sonra MEB 'in değerlendirmeleri ikikurum arasında yapılan iç yazışmalar ve alınansağlık kurulu raporları sonrasında SGK KamuGörevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının23.05.2015 tarihli yazıları ile; Samsun Eğitim veAraştırma Hastanesince düzenlenen 13.01.2016 tarihli raporunkurumlarının sağlık kurulunca 26.04.2016 tarihindedeğerlendirildiği ve davacının 5510 SayılıYasanın 25/1. Fıkrası uyarınca malül olduğuna,öğretmen olarak görev yapamayacağına genel idarehizmetler sınıfında daçalışamayacağına karar verildiğini belirterekilgili hakkında 5510 Sayılı Kanunun malüllüğeilişkin hükümleri uygulanacağından MEB 'den görevile ilişkisinin kesilerek yazılı belgelerinin gönderilmesiistenmiştir. Samsun Milli Eğitim Müdürlüğüise, 31.05.2016 tarihli Bafra İlçe Milli EğitimMüdürlüğüne yazdıkları yazı ileBoğazkaya ortaokulunda öğretmen olarak görev yapan E. K.'ınmalül olduğuna karar verildiğine ilişkin SGKBaşkanlığının 23.05.2016 tarihli yazılarıile malülen emekliliğinin onaylandığına dair ValilikMakamının 31.05.2016 tarihli onayı doğrultusundadavacının görevi ilişiğinin kesilmesi veayrılış tarihi, ikametgah adresi ve en son hangi aya aitmaaş aldığına dair bilgilerin müdürlüklerinegönderilmesini istemiş bu doğrultuda E. K.'ın kurumu ileilişiğinin 14.06.2016 tarihi itibarıyla kesildiğianlaşılmıştır. Davacının SamsunBölge İdare Mahkemesinde 31.10.2016 tarihinde, gerek SGKBaşkanlığının 23.05.2016 tarihli gerekse SamsunValiliği İl Milli EğitimMüdürlüğünün 31.05.2016 tarihliyazıları doğrultusunda resen emekliye ayrılmasınailişkin idari işlemin iptaline dair açmış olduğudava Samsun 1. İdare Mahkemesinin 2016/1611-1907 E-K sayılıilamı ile görev yönünden reddedilmiştir. Davaya ilişkin temeluyuşmazlık, 5510 Sayılı Yasanın 4/C maddesikapsamında kamu görevlisi statüsünde MEB'e bağlıOkulda Öğretmen olarak çalışmakta olan davacınıngörevini yapamayacak derecede malül olması dolayısıylakamu görevinden ilişiğinin kesilmesine ilişkin işleminiptaline yöneliktir. Uyuşmazlık,görevli yargı yolunun belirlenmesi noktasındatoplanmaktadır. 6100 sayılıHMK'nın 114/1 -b maddesine göre "yargı yolunun caizolması" dava şartı olup mahkeme, davaşartlarının mevcut olup olmadığını,davanın her aşamasında kendiliğindenaraştırır. Taraflar da dava şartınoksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme,dava şartı noksanlığını tespit edersedavanın usulden reddine karar verir. 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 01.10.2008 tarihindeyürürlüğe girmiş olup Yasa'nın 101.maddesinegöre bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür. 5510 sayılıYasa'nın "5434 sayılı Kanuna İlişkinGeçiş Hükümleri" başlıklıGeçici 4.maddesinin 4.fıkrasına göre "Bu Kanundaaksine bir hüküm bulunmadığı takdirde;iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, buKanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olarakçalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yenidençalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimlerihakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılır." 5510 sayılı Kanunun 101nci maddesinde yer alan “...bu Kanun hükümlerininuygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklarİş Mahkemelerinde görülür.”bölümünün iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurusunda Anayasa Mahkemesi., 22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K:2011/169 sayılı kararıyla iptal isteminin reddine kararvermiştir. Anayasa'nın 153/son maddesine göre Anayasa Mahkemesikararları Resmi Gazetede yayımlanır ve yasama, yürütmeve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçekve tüzelkişileri bağlar. Anayasa Mahkemesi kararları ileilgili doktrindeki ağırlıklı görüş; AnayasaMahkemesi kararlarının gerekçesinin debağlayıcı olduğu yönündedir. 17.4.2008 günlü 5754sayılı “Sosyal Sigortalar Ve Genel SağlıkSigortası Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun HükmündeKararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ileAnayasa Mahkemesi’nin 15.12.2006 günlü, E. 2006/111, K.2006/112sayılı iptal kararı doğrultusunda 5510 sayılıKanunda düzenlemeler yapılmış ve anılan Kanun’aeklenen Geçici 1 inci ve Geçici 4 üncü maddelerle 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiğitarih itibariyle bu Kanun’un 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar ilebunların dul ve yetimleri hakkında, bu Kanunlayürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce memur vediğer kamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar,evvelce olduğu gibi 5434 sayılı Kanun hükümlerinetâbi olacaklar ve bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonramemur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanun’un 4/c maddesiuyarınca, bu Kanun hükümlerine tâbi sigortalısayılacak ve haklarında 5434 sayılı Kanun değil 5510sayılı Kanun’un öngördüğü kural veesaslar uygulanacak; ihtilaf halinde de adli yargı görevlibulunacaktır. 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önceiştirakçi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dul ve yetimaylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğerkamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceği işlemve yapacağı muameleler idari işlem niteliğini korumayadevam edeceğinden bunlara ilişkin ihtilaflarda idariyargının görevli olmaya devam edecektir. Öte yandanUyuşmazlık Mahkemesinin 4.9.2012 tarihli 2012/64-83 Esas ve Kararsayılı kararında 5510 sayılı Yasanınyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğehak kazanacaklar yönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilenişlem ve yapacağı muamelelerin “idari işlem” ve“idari eylem” niteliğini korumaya devam edeceği,dolayısıyla, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları kapsamında bulunan, emekli kamu personeli olandavacı tarafından açılan davanın, görüm veçözümünün idari yargı yerindegörüleceği, 5510 sayılı bu Kanununyürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerinetabi sigortalı sayılacağı ve haklarında 5434saydı Kanunun değil 5510 sayılı Kanununöngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceği sonucunavarılmıştır. Davacı, 5754Sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra18.08.2010 tarihinde kamu görevine memur olarak atanmıştır.Bu haliyle 5510 Sayılı Yasadan kaynaklanan bütün hak vemükellefiyetleri yönünden yukarıdaki yasahükümleri ve yüksek mahkeme kararları doğrultusundagerçekleşecek tüm uyuşmazlıklarda adli yargıgörevlidir. Davacının 5510 Sayılı Yasa kapsamındamalulen emeklilik şartlarını taşıyıptaşımadığına ilişkin bir uyuşmazlıksözkonusu olsaydı SGK’nın bu yöndealdığı kararlara ilişkin açılacak dava adliyargının görevinde olacaktı. SGK'nın görev veyetkisi aylık bağlama koşullarının oluşupoluşmadığını belirlemeklesınırlıdır. Memurun emeklilik şartlarınıtaşıması dolayısıyla ilişiğini kesme yetkisibulunmamaktadır. Böyle bir tasarrufta bulunduğu takdirdegerçekleşen işlem ve eylem kendisinde olmayan idari biryetkinin kullanılması sonucunu doğuracak, görevli mahkemede doğal olarak bunu işlemi denetleme görevi de idaremahkemelerine ait olacaktır. Uygulamada SGK tarafındangerek özel, gerekse kamu işverenlerine ilgililerin talebiüzerine yönde açıklayıcı bir belge ve yazıgönderilebilir. Emeklilik koşullarının oluştuğunadair yazıda ilişiğinin kesilmesi ve tarihinin bildirilmesiistemine dair yazı bir talimat değil sadece aylığınbaşlatılabilmesi için bir bilgi edinmeyazısıdır. Bu sonuçta bir idari işlem olmaz vehizmet sözleşmesini kendiliğinden sonlandırmaz. Bu ancakişverene ait bir yetkidir. SGK nın böyle bir yetkisi yoktur.Davaya konu olayda da SGK nın yazmış olduğu 23.05.2016tarihli yazıda görevi ile ilişiğinin kesilerek belgeleringönderilmesinin istenmesi tamamen aylığınbağlanabilmesi için gerekli bir prosedürdür. Bu haliylehizmet sözleşmesinin SGK tarafındansonlandırıldığı düşünülemez. Buyazı doğrultusunda MEB tarafından davacının hizmetsözleşmesi sonlandırılmıştır. Tamamıylaidari bir işlemdir ve davacının gerek adli yargıdakidilekçelerinde, gerekse idari yargıya verdiğidilekçesinde bu işlemin iptali ile kamu görevinedönebilmektir. Statü hukukuna tabi kamuçalışanları ile yine kamuda çalışanişçiler arasındaki fark dosya açısındanirdelenmelidir. Türkiye CumhuriyetiAnayasasının 128 inci maddesi, “Devletin, kamu iktisaditeşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genelidare esaslarına göre yürütmekle yükümlüoldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekligörevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliylegörülür. Memurların ve diğer kamu görevlilerininnitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları veyükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğerözlük işleri kanunla düzenlenir” şeklindedir. 657 sayılı DevletMemurları Yasasının 4 üncü maddesinde, kamuhizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel, geçici personelve işçiler eliyle görüleceği hükmebağlanmıştır. Değinilen maddenin (A) bendinde, mevcutkuruluş biçimine bakılmaksızın Devlet ve diğer kamutüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göreyürütülen aslî ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ilegörevlendirilenler bu Kanunun uygulanmasında memursayılacağı, ayrıca maddede tanımlananlardışındaki kurumlarda genel politika tespiti,araştırma, planlama, programlama, yönetim ve denetim gibiişlerde görevli ve yetkili olanların memur oldukları belirtilmiştir. Memur, sözleşmelipersonel ve işçinin ortak noktası, ücretkarşılığı bağımlıçalışmalarıdır. Memur genel idare esaslarınagöre yürütülen aslî ve sürekli kamuhizmetlerinin yerine getirilmesinde görevlendirilir. İşealınması (atama) İdarî işlemle olur. Yinememurların çalışma koşulları, hakları,ödev ve sorumlulukları ve memurluğun sona ermesi yasa ilebelirlenmiştir. Bu konularda memur ile onu atayan idare arasındafarklı bir uygulamanın kararlaştırılması sözkonusu olamaz. Memur, sözleşmeli veyageçici personelin konumu statü hukukunu ilgilendirdiğinden,idare ile çıkacak olan uyuşmazlıklar iş mahkemeleriyerine İdarî yargı yerinde çözümlenmelidir. 5521 sayılıİş Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesinde iş mahkemeleriningörevi. “İş Kanununa göre işçisayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasındaiş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hakiddialarından doğan hukuk, uyuşmazlıklarınınçözülmesi” olarak belirlenmiş olmakla, davadaiş mahkemeleri görevli değildir. Dava tam bu anlamda idariişlemin iptali davası olup, adli yargı İşMahkemelerinin görevi dışında idari yargı görevliolduğundan yargı yolu caiz olmadığından davanınreddine karar verilmesi gerekir Somut olaydauyuşmazlığın çözümünün idariyargının görev alanına girdiği gözetilerek 6100sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartıolan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanındava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesigerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde kararverilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan ilkderece mahkemesinin kararının esası incelenmedenkaldırılmasına dosyanın 6100 Sayılı H.M.K'nun353/1-a-4 maddesi gereğince kararı veren mahkemeye gönderilmesinekarar vermek gerekmiş, açıklanan sebeplerleaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: YUKARIDAAÇIKLANAN NEDENLERLE; BAFRA 1. ASLİYE HUKUK(İŞ) MAHKEMESİNİN 08.05.2017 TARİH, 2017/107 ESAS,2017/350 KARAR sayılı ve kararının dava şartıbulunmamasına rağmen esastan hüküm oluşturulduğugörülmekle 6100 sayılı HMK’nun 353/l-a.4hükmü gereğince davanın esası incelemedenKALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren mahkemeyeİADESİNE…” karar vermiştir. Bafra 1.Asliye HukukMahkemesi(İş Mahkemesi Sıfatıyla); 1.2.2018 gün veE:2018/18, K:2018/54 sayı ile, “(…)Yapılan yargılama,Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk DairesiBaşkanlığının 12/12/2017 tarih 2017/3167 Esas2017/2346 Karar sayılı ilamı ve tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde; Uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevalanına girdiği anlaşılmakla, 6100 sayılıHMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan"yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın davaşartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmişaşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesiyukarıda açıklandığı üzere 1-Davacınındavasının Uyuşmazlık Konusunun İdari YargıKapsamında Kaldığı Anlaşılmakla HMK 114/1-b bendive 115/2 maddeleri gereğince Usulden Reddine…” kararvermiş, bu karara karşı davacı vekilince istinaf yolunabaşvurulmuştur. SAMSUN BÖLGE ADLİYEMAHKEMESİ 7.HUKUK DAİRESİ; 6.7.2018 gün ve E:2018/2157,K:2018/2678 sayı ile, “(…)Dava; Davacının işeiadesi talebinden ibarettir. Dava konusu uyuşmazlıkdavacının malülen emeklilik şartlarınınoluşmadığından bahisle davalı idare işlemininiptali ve davacının işe iadesine ilişkindir. Bu konuda İdari işleminiptaline dair davacının açmış olduğu davaSamsun 1. İdare Mahkemesinin 2016/1611 esas -1907 Karar sayılıilamı ile görev yönünden reddedilmiştir. Dairemizin 2017/3167 Esas -2346Karar sayılı ilamı ile dava konusuuyuşmazlığın çözümününİdari yargı olduğu bu nedenle ilk derece mahkemesininkararının kaldırılarak dosyanın karar veren mahkemeyeiadesine dair karar üzerine ilk derece mahkemesince bu kez söz konusuistinaf başvurusuna konu kararı ile dava konusu uyuşmazlığınidari yargı kapsamında kaldığı, bu nedenle usuldenreddine dair hüküm verilmiştir. 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesi Kanununun 14. maddesi; "Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargımercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir." 15.maddesi ise "Olumsuz görev uyuşmazlıklarında davadosyaları, son görevsizlik kararını veren yargımerciince, bu kararın kesinleşmesinden sonra, ceza davalarındadoğrudan doğruya diğer davalarda ise taraflardan birinin istemiüzerine, ilk görevsizlik kararını veren yargı merciineait dava dosyası da temin edilerek uyuşmazlık mahkemesinegönderilir ve görevli yargı merciinin belirlenmesi istenir"şeklindedir. İlk derece mahkemesinceDairemizce verilen karar doğrultusunda davanın İdariyargıda görülmesi gerektiğinden bahisle vermişolduğu karar yerinde ise de, hüküm fıkrasındayargılama giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasınadair kararın isabetli olmadığı, yargılama giderlerininhüküm altına alınması gerektiği ayrıcaİdari yargı ile Adli yargı arasında yargı yoluuyuşmazlığı çıktığındandosyanın uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesi şeklindehüküm fıkrası oluşturulması gerektiğianlaşılmakla davacı vekilinin istinaf itirazlarınınkabul edilmesi ve 6100 sayılı H.M.K‘nun 353/1 -b-2 maddesigereğince kararın kaldırılarak yeniden esas hakkındakarar vermek gerekmiş, açıklanan sebeplerle aşağıdakişekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Gerekçesiyukarıda açıklandığı üzere; Davacı vekilinin istinafbaşvurusunun kabulü ile yukarıda belirtilen ilk derece mahkemesikararının 6100 sayılı HMK'nın 353/l-b.2hükmü gereğince KALDIRILMASINA, 1-Uyuşmazlığınçözümünün İdari Yargı'nın görevalanına girdiği gözetilerek 6100 sayılı H.M.K'nın114/1-b maddesine göre dava şartı olan "Yargı yolununcaiz olmaması" nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, 2-İdari yargı yolu ileolumsuz görev uyuşmazlığıçıktığından kararın kesinleşmesinemüteakip ve taraflardan birinin istemi üzerine dosyanıngörevli yargı merciinin belirlenmesi için 2247sayılı yasanın 14. maddesi gereğince UYUŞMAZLIKMAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE…” kesin olmaküzere karar vermiştir. İNCELEME VEGEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında,Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER,Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ'unkatılımlarıyla yapılan 28.1.2019 günlütoplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, idari yargı dosyasının UYAPüzerinden temin edilen bir örneği ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Samsun İli, Bafraİlçesi, Boğazkaya Ortaokulunda öğretmen olarakgörev yapan davacının; idari yargı yerinde, malulenemekli edilmesine ilişkin Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Emeklilik Hizmetleri GenelMüdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik DaireBaşkanlığının 23.05.2015 tarih ve 255 sayılıişlemi ile Samsun Valiliği İl Milli EğitimMüdürlüğü'nün 31.05.2016 tarih ve 6001902sayılı işlemlerinin iptali; adli yargı yerinde isedavacının malulen emeklilik şartlarınıtaşımadığı hususunun tespiti ile işe iadesininsağlanması ile Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı işlemine dayanarak Valilik/ İl MilliEğitim Müdürlüğünce tesis edilen vedavacının emekliye ayrılmasını içerenişlemin bu dava sonucuyla hükümsüz kalarakdavacının işe iade edilmesine karar verilmesi istemiyleaçılmıştır. 5510 sayılıSosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun, “Malûl sayılma” başlıklı 25.maddesinde,“ (Değişik: 17/4/2008-5754/13 md.) Sigortalının veyaişverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlıkhizmeti sunucularının sağlık kurullarıncausûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağıtıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddeninbirinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındakisigortalılar için çalışma gücününveya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslektekazanma gücünün en az % 60'ını, (c) bendikapsamındaki sigortalılar için çalışmagücünün en az % 60’ını veya vazifeleriniyapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiğiKurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûlsayılır. Ancak, sigortalı olarak ilkdefa çalışmaya başladığı tarihten öncesigortalının çalışma gücünün %60'ını veya vazifesini yapamayacak derecede meslekte kazanmagücünü kaybettiği önceden veya sonradan tespitedilirse, sigortalı bu hastalık veya engelliliği sebebiylemalûllük aylığından yararlanamaz. (…) 4 üncü maddenin birincifıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılarınyazılı talepleri halinde, haklarında bu maddehükümleri uygulanmaksızın malûllüklerinin maniolmadığı başka vazife veya sınıflara nakilsuretiyle tayinleri yapılmak üzere istifa etmişsayılırlar. Bunların, istifa etmiş sayıldıktansonra dahi, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını istemehakları mahfuzdur. Ancak, kurumlarında başka vazife vesınıflara nakli mümkün olanlardan özelkanunlarına göre yükümlülük süresine tabiolanlar, bu yükümlülüklerini tamamlamadıkçaveya malûliyetlerinin yeni vazifelerine de mani olduğuna dairusûlüne uygun yeniden rapor almadıkça buhaklarını kullanamazlar. 4 üncü maddenin birincifıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan,vazifelerini yapamayacak derecede hastalığa uğrayanlar,hastalıkları kanunlarında tayin edilen sürelerden fazladevam etmesi halinde, hastalıklarının mahiyetlerine vedoğuş sebeplerine göre birinci fıkra uyarıncamalûl veya 47 nci madde hükümlerine göre vazifemalûlü sayılırlar. 4 üncü maddenin birincifıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan;personel kanunlarına tabi olmayanların hastalık sebebiylemalûl sayılmalarına esas alınacak hastalıksüresi hakkında kendi özel kanunlarıyürürlüğe girinceye kadar 657 sayılı DevletMemurları Kanununun hastalık iznine ilişkin hükümleriuygulanır. Kanunlarındaki yazılı sürelerden öncegeçen hastalığı en çok bir yıl içindenüksetmesi halinde eski ve yeni hastalık süreleribirleştirilmek suretiyle işlem yapılır. Bu maddeninuygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafındançıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”hükmüne; Kanunun, “Kamugörevlilerinin emekliye sevk onayları” başlıklı48.maddesinde, “ (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/28md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendikapsamında olanların yaşlılık, malûllükveya vazife malûllüğü işlemleri; a) Re'sen emekliye sevkhallerinde, sigortalının çalıştığıgöreve atamasındaki usûle göre atamaya yetkilimakamın, b) İstek üzerine veyayaş haddi, malûllük veya vazife malûllüğühallerinde kamu idaresinin en yüksek amirinin, c) Türkiye BüyükMillet Meclisi üyeleri için MeclisBaşkanlığının, belediye başkanlarıiçin belediye encümeninin, illerin daimi komisyon üyeleriiçin il valiliğinin, çalıştıkları kamuidareleri ile ilişikleri kesilmiş olup da bir kanunlasigortalılık hakkı devam edenler için daha öncegörev yaptıkları son kamu idaresinin en yüksek amirinin, d) Kurumların yönetimkurulu üyelerinin istek, malûliyet ve yaş haddi hallerinde,atanmalarında atamayı yapan kurumun en yüksek amirinin, e) SayıştayBaşkanının aynı halleri için TürkiyeBüyük Millet Meclisi Başkanlığı, onayı iletekemmül eder. Özel kanunhükümleri hariç olmak üzere yetkili makamın emekliyesevk onayı, talep tarihinden itibaren bir ayı geçemez.Bakanlar Kurulu kararı veya müşterek kararname ileatananların görevleriyle ilişiklerinin kesilmesi ilgilibakanın onayı ile tekemmül eder. Özelleştirilmelerisonucu sermayesindeki kamu payı % 50'nin altına düşenkuruluşlar ile satış veya devri yapılmış olankuruluşlarda çalışmakta iken emekliye ayrılanlariçin emekliye sevk onayı aranmaz. Birinci fıkranın (b)bendine göre emekliye ayrılmak isteyenler için her durumda,istek tarihinden itibaren bir aylık süre sonunda ilişiklerikesilmiş sayılır.” hükmüne; Aynı Kanunun “Uyuşmazlıklarınçözüm yeri” başlıklı 101.maddesinde ise,“Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.”hükmüne yer verilmiştir. Dava dosyasınınincelenmesinden; davacının, 18.08.2010 tarihli atama onayı, %50engelli raporu doğrultusunda engelli kadrosundan öğretmen olarak657 Sayılı Yasa kapsamında atamasınınyapıldığı, 3.9.2010 tarihinde görevebaşladığı; daha sonra MEB'in değerlendirmeleri,iki kurum arasında yapılan iç yazışmalar vealınan sağlık kurulu raporları sonrasında SGK KamuGörevlileri Emeklilik Daire Başkanlığınca 23.05.2015tarihli yazı ile; Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesincedüzenlenen 13.01.2016 tarihli raporun, Kurumun SağlıkKurulunca 26.04.2016 tarihinde değerlendirildiği vedavacının 5510 Sayılı Yasanın 25/1. fıkrasıuyarınca malül olduğuna, öğretmen olarak görevyapamayacağına, genel idare hizmetler sınıfında daçalışamayacağına karar verildiği belirtilerek,ilgili hakkında 5510 Sayılı Kanunun malüllüğeilişkin hükümleri uygulanacağından MEB'den görevile ilişkisinin kesilerek yazılı belgelerin gönderilmesininistenildiği; Samsun Valiliği, Milli Eğitim Müdürlüğünce,Bafra İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüneyazılan 31.05.2016 tarihli yazı ile, Boğazkaya Ortaokulundaöğretmen olarak görev yapan davacının malülolduğuna karar verildiğine ilişkin SGKBaşkanlığının 23.05.2016 tarihli yazılarıile malülen emekliliğinin onaylandığına dair ValilikMakamının 31.05.2016 tarihli onayı doğrultusunda, davacınıngörevi ile ilişiğinin kesilmesi ve ayrılıştarihi, ikametgah adresi ve en son hangi aya ait maaşaldığına dair bilgilerin müdürlüklerinegönderilmesinin istenildiği; bu doğrultuda davacı E.K.'ınKurumu ile ilişiğinin 14.06.2016 tarihi itibarıyla kesildiği;bunun üzerine davacının vekili tarafından; idari yargıyerinde, müvekkilinin malulen emekli edilmesine ilişkin SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri GenelMüdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik DaireBaşkanlığının 23.05.2015 tarih ve 255 sayılıişlemi ile Samsun Valiliği İl Milli EğitimMüdürlüğü'nün 31.05.2016 tarih ve 6001902sayılı işlemlerinin iptali; adli yargı yerindeise, müvekkilinin malulen emeklilik şartlarınıtaşımadığı hususunun tespiti ile işe iadesininsağlanması ile Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı işlemine dayanarak Valilik/ İl MilliEğitim Müdürlüğünce tesis edilen vemüvekkilinin emekliye ayrılmasını içerenişlemin bu dava sonucuyla hükümsüz kalarakmüvekkilinin işe iade edilmesine karar verilmesi istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır. 31.5.2006 tarihve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlarkapsamındaki hizmet akdine göre ücretleçalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabınaçalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendiadına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretleçalışanlar, (Tarım sigortalıları), devlet memurlarıve diğer kamu görevlilerini (Emekli Sandığıİştirakçileri), geçici maddelerle korunan haklardışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleriyönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş, beş farklıemeklilik rejimini aktüeryal olarak hak vehükümlülükler yönünden tek bir sosyal güvenliksistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, buKanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarakgörev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerinidiğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonrakabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış veanılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncümaddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4ncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaolanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dulve yetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlüktenkaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanunhükümlerine göre işlem yapılacağıhüküm altına alınmıştır. 5754sayılı Kanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyleaçılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E:2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir. 5510sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalı yanisistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıdasözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesikararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır. Kaldıki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki“…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır ” hükmü uyarınca AnayasaMahkemesi kararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır. Somutolay, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve AnayasaMahkemesi kararları birlikte değerlendirildiğinde,davacının 5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirmesinden önce 5434 sayılı Kanuna tabiiştirakçiliği ya da emekliliğinin söz konusuolmadığı, kamu görevine ilk kez Yasanınyürürlüğe girdiği tarihten sonra, 18.8.2010 tarihlionay doğrultusunda 3.9.2010 tarihinde başladığı; davadilekçeleri, davacı vekilinin diğer yazılı taleplerive duruşmadaki beyanları dikkate alındığında davakonusu uyuşmazlığın özünüdavacının maluliyet koşullarını taşıyıptaşımadığının oluşturduğu ve bukapsamda 5510 sayılı Yasanın 25 ve 48.maddelerinin de uygulamaalanı bulduğu düşünüldüğünde;uyuşmazlığın 5510 sayılı Kanunun 101 incimaddesinin hükmü gözetilerek adli yargı yerindeçözümleneceği açıktır. Açıklanan nedenlerle,davanın görüm ve çözümünde adli yargıyeri görevli olduğundan, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7.HukukDairesinin; 6.7.2018 gün ve E:2018/2157, K:2018/2678 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7.Hukuk Dairesinin; 6.7.2018gün ve E:2018/2157, K:2018/2678 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 28.1.2019gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy