T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/33
KARAR NO : 2019/14
KARAR TR : 28.01.2019
ÖZET: 5326 sayılı Kanun’un 36. maddesi uyarınca verilen idari para cezasına karşı yapılan itirazın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : T. Turizm Kongre ve Organizasyon Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.
Vekili : Av. N.B.
Davalı : Sarıyer Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. B.C.Ş.
OLAY : İstanbul Sarıyer BelediyesiZabıta Müdürlüğünün 18.11.2017gün ve 9-0024 sayılı İdari Yaptırım KararTutanağı ile, davacıya ait işyerinde başkalarınınhuzur ve sükununu bozacak şekilde (canlı müzik) gürültüyapıldığının tespit edildiğinden bahisle, davacıya5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36/2. maddesi uyarınca 5.000,00TL idari para cezası verilmiştir.
Davacı vekili, idari para cezasının iptali istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL 5. İDARE MAHKEMESİ; 31.1.2018 gün veE:2018/208, K:2018/236 sayı ile, dava konusu idari paracezasının 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36.maddesi uyarınca verildiği, bu durumda Kabahatler Kanunu’nagöre verilen idari para cezasına karşı açılan davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yolunabaşvurulması üzerine, İstanbul Bölge İdareMahkemesi 10. İdare Dava Dairesi 21.11.2018 gün ve E:2018/3228,K:2018/3121 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddinekesin olarak karar vermiştir.
Davacı vekili, bu kez, aynı istemle adli yargı yerineitirazda bulunmuştur.
İSTANBUL 10.SULH CEZA HÂKİMLİĞİ; 14.3.2018 gün veD.İş: 2018/614 sayı ile, 2872 sayılı ÇevreKanunu’nun 26.4.2006 gün ve 5491 sayılı Kanun’ladeğiştirilerek yürürlüğe giren cezahükümlerinin, 31.3.2005 tarihinde yayımlanan ve 1.6.2005tarihinde yürürlüğe giren 5326 Sayılı KabahatlerKanunu’na göre sonraki Kanun olduğu, bu ikidüzenlemenin amacının özü ve ruhu birlikte elealındığında, Çevre Kanunu ve bağlantılımevzuatında yer alan gürültü ile ilgili düzenlemelerinKabahatler Kanunu’na göre özel kanun niteliğitaşıdığı açıklanarak,gürültü eylemi nedeniyle verilecek idari para cezasınakarşı yapılacak itirazların görüm veçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine kararvermiş, karara davacı vekili tarafından yapılan itiraz,İstanbul 11. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 22.3.2018 günve D.İş:2018/1544 sayılı kararı ile kesin olarakreddedilmiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesinin Hicabi DURSUN’unbaşkanlığında, Üyeler Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ’un katılımlarıyla yapılan 28.01.2019tarihli toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
İdari ve adliyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren Mahkemece, 15. maddede belirtilen yönteme uygunolarak idari yargı yerince verilen karar suretleri temin edilerekUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 5326sayılı Kanun’un 36. maddesi uyarınca verilen idari paracezasının iptali istemiyle açılmıştır.
Hangi fiil veeylemlerin kabahat niteliğinde olduğu, idari yaptırımtürleri ve bu türler arasında sayılan İdari ParaCezaları ile İdari Tedbirlerin neler olduğu ve bunlara itirazyolları 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’ndadüzenlenmiştir.
30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 2. maddesinde;“Kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idariyaptırım uygulanmasını öngördüğühaksızlık anlaşılır.” hükmü yeralmakta ve bu maddede kabahatin tanımı yapılmaktadır.
Kanun’un“Kanunilik İlkesi” başlıklı 4. maddesininbirinci fıkrasında; “Hangi fiillerin kabahatoluşturduğu, kanunda açıkçatanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşullarıbakımından belirlediği çerçeve hükmüniçeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle dedoldurulabilir.” hükmü, ikinci fıkrasında da“Kabahat karşılığı olanyaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancakkanunla belirlenebilir.” hükmü yer almakta, böylece hangifiillerin kabahat oluşturduğunun kanunda açıkçatanımlanabileceği hususunun yanı sıra, idarenin de genel vedüzenleyici işlemleriyle tanımlama yapabileceğibelirtilmiş, ayrıca işlenen bir kabahatinkarşılığı olan yaptırımıntürü, süresi, miktarının ancak kanun ilebelirlenebileceği de ifade edilmiş, 3. maddesini değiştiren6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31.maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;
a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b) Diğergenel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetinkamuya geçirilmesi yaptırımını gerektirenbütün fiiller hakkında,
uygulanır.”denilmiş;
Kanun’un 16. maddesinde, kabahatlerkarşılığında uygulanacak olan idariyaptırımların idari para cezası ve idari tedbirlerdenibaret olduğu, idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuyageçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerolduğu hükme bağlanmış; Kanunun 27.maddesinin (1) bendinde, “İdari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç on beş gün içinde, Sulh Ceza Mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” ve (8). bendinde ise, “İdariyaptırım kararının verildiği işlem kapsamındaaynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görevalanına giren kararlarında verilmiş olması halinde; idariyaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılıkiddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargımerciinde görülür” hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Yasa’nın“Gürültü” başlığınıtaşıyan 36. maddesinde, “(1) Başkalarınınhuzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olankişiye, elli Türk Lirası idari para cezası verilir.
(2) Bu fiilin bir ticari işletmenin faaliyetiçerçevesinde işlenmesi halinde işletme sahibigerçek veya tüzel kişiye bin Türk Lirasındanbeş bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir.
(3) Bu kabahat dolayısıyla idari paracezasına kolluk veya belediye zabıta görevlileri kararverir” hükmü yer almıştır.
Olayda, Sarıyerİlçesi, Maslak Mahallesi, Söğütözü SokakNo: 20H/B57 adresinde faaliyet gösteren davacıya ait işyerinde, şikâyetüzerine Sarıyer Belediyesi ZabıtaMüdürlüğü görevlilerince 18.11.2017 günüsaat 23.40’da yapılan incelemede, başkalarının huzurve sükununu bozacak şekilde gürültüyapıldığı belirtilerek, davacı adına 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca 5.000,00TL. idari para cezası verildiğianlaşılmıştır.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36.maddesine göre idari para cezası verilmiş; idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren başka bir karar verilmemiştir.
Bu durumda,davacıya verilen idari para cezasının, 5326 sayılıKanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu ve Kabahatler Kanunu’nun 5560sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idarî yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağınedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanunhükümleri dikkate alınacağından, idari paracezasına karşı açılan davanın görümve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 14.3.2018gün ve D.İş: 2018/614 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ: Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle, İstanbul 10. Sulh CezaHâkimliğince verilen 14.3.2018 gün ve D.İş: 2018/614 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 28.01.2019gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy