T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019 / 6
KARAR NO : 2019 / 41
KARAR TR : 28.1.2019
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararının bir kısmının davalı idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : Eureko Sigorta A.Ş.
Vekili : Av. M.D.
Davalı : Karasu Belediye Başkanlığı
Vekilleri : Av.A. Y.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili şirkete sigortalıŞ. A.’a ait 54 … 526 plakalı aracın 01/12/2016tarihinde H. A.idaresindeki 54 BC 496 plakalı araç ileçarpıştığını, sigorta teminatıaltında bulunan 54 … 526 plakalı araçta hasar meydanageldiğini, ekspertiz raporu doğrultusunda 54 … 526 plakalıaracın pert edilmiş olduğunu, müvekkil şirketin sovtajbedeli düştükten sonra sigortalıya 40.100,00 TLtutarında ödeme yaptığını, hasarödenmesinden sonra müvekkil şirket tarafından davalıKarasu Belediyesinin %50 kusuruna tekabül eden 20.050,00 TL'lik bedelintahsili için davalıya rücu yazısıgönderildiğini, söz konusu yazının 15/05/2017tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, somut olayda dahaönceki kazalardan dolayı yönü değişmiş olanDur levhasının davalı belediye tarafındanonarılmaması sebebiyle söz konusu kazanıngerçekleştiğini, davalının söz konusu trafiklevhasının onarımını yapmış olsa idikazanın gerçekleşmesine engel olabilecekkenyükümlülüğünü yerine getirmediğini,kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini ifade ederek; fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanınkabulü ile müvekkil şirketçe ödenen 40.100,00TL’lik tazminatın, davalının %50 kusuruna tekabüleden 20.050,00 TL’sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecekreeskont-avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesiistemiyle, adli yargı yerinde dava açmıştır.
KARASU1.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 18.7.2018 gün ve E:2017/256,K:2018/362 sayı ile, “(…) 6100 sayılı HMK'nın1. Maddesi uyarınca Yargı yolu dava şartı olupyargılamanın her aşamasında mahkemenin resen dikkatealması gerekir. Dava konusu olayda davalı Karasu Belediyesi kamuhizmeti veren kamu tüzel kişisi olup davaya konu meydana gelen olaydaKarayolunun yapım, bakım ve iletilmesinden kaynaklanmakta olup hizmetkusurudur. Benzer nitelikte İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. HukukDairesi'nin 2017/1107 Esas, 2017/511 Karar sayılı ilamı dadikkate alınarak dava idari yargının görev alanınagirdiğinden davanın reddi ile karşıgörevsizliğine karar vermek gerekmiş olup aşağıdakigibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Davanın6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/1-b ve 115.maddeleri gereğince yargı yolu dava şartı yokluğunedeniyle USULDEN REDDİNE….” karar vermiş, istinaf yolunabaşvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi8.Hukuk Dairesince; 1.11.2018 gün ve E:2018/2708, K:2018/1241 sayıile, davacının istinaf talebinin HMK. 353/1-b/1 maddesi uyarıncaesastan reddine kesin olarak karar verilmiş ve bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle idariyargı yerinde dava açmıştır.
SAKARYA1.İDARE MAHKEMESİ: 4.12.2018 gün ve E:2018/918 sayı ile, 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1., 2., 10., 19.1.2011günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.ve geçici 21. maddesi hükmüne; ayrıca 2918sayılı Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesinin iptal istemini reddettiği 26.12.2013 tarihve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararına yer verdikten sonra; “(…) 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varıldığından, davaya bakmaklagörevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'nebaşvurulması gerektiği sonuç ve kanaatineulaşılmıştır.
UyuşmazlıkMahkemesinin benzer bir olaya ilişkin olarak verdiği 22/10/2018 tarihve E:2018/692, K.2018/675 sayılı kararında da,uyuşmazlığın görüm ve çözümyerinin adli yargı olduğu yönünde karar verilmiştir.
Açıklanannedenlerle, uyuşmazlığın görüm veçözümünün adli yargı merciilerinin görevalanına girdiği sonucuna varıldığından, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'nin Kuruluş veişleyişi Hakkında Kanunun 15. ve 19. maddeleri uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için ilk görevsizlikkararını veren Karasu 1. Asliye Hukuk MahkemesininE:2017/256,K:2018/362 karar sayılı dava dosyası da teminedilerek eklenmek suretiyle dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine …” kararvermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 28.1.2019 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli ve idari yargı yerleriarasında görev uyuşmazlığınındoğduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasındasigortalı aracın uğradığı hasar bedeliniödeyen sigorta şirketinin, zararının birkısmının davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundandoğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacı Şirket tarafından Ş.A. adınasigortalı 54 … 526 plakalı aracın, sürücüsününsevk ve idaresindeyken 01/12/2016 tarihinde meydana gelen maddi hasarlıtrafik kazasında ekspertiz tarafından tespit edilen 40.100,00-TLhasar tazminatının kasko poliçesinden dolayı 06.01.2017tarihinde davacı şirketçe ödendiği, kazanıntrafik işaretlerindeki eksiklikten dolayıgerçekleştiği, bu sebeple davalı idarenin de kusurluolduğu iddia edilerek, ödenen tutarın 20.050.00-TL'sininödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıİdareden rücuen tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğan tümsorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Sakarya 1.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüile, Karasu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.7.2018 gün ve E:2017/256,K:2018/362 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Sakarya 1.İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Karasu 1.Asliye HukukMahkemesinin 18.7.2018 gün ve E:2017/256, K:2018/362 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 28.1.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye SüleymanHilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy