T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/912
KARAR NO : 2019/13
KARAR TR : 28.01.2019
ÖZET: 5326 sayılı Kanun’un 36. maddesi uyarınca verilen idari para cezasına karşı yapılan itirazın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : T.Turizm Kongre ve Organizasyon Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.
Vekili : Av. N. B.
Davalı : Sarıyer Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. Z.İ.D.
OLAY : İstanbul Sarıyer BelediyesiZabıta Müdürlüğünün 23.11.2017gün ve 426 sayılı İdari Yaptırım KararTutanağı ile, davacıya ait işyerinde başkalarınınhuzur ve sükununu bozacak şekilde gürültü yapıldığınıntespit edildiğinden bahisle, davacıya 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 36/2. maddesi uyarınca 7.000,00 TL idari para cezasıverilmiştir.
Davacı vekili, idari para cezasının iptali istemiyle adliyargı yerine itirazda bulunmuştur.
İSTANBUL 7.SULH CEZA HÂKİMLİĞİ; 1.3.2018 gün veD.İş: 2018/498 sayı ile, başvuruya konu“başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde gürültü”eylemi nedeniyle uygulanan idari yaptırım kararının iptalitalebiyle açılan davanın, 2872 sayılı ÇevreKanunu’nun 26.4.2006 gün ve 5491 sayılı Kanun’ladeğiştirilerek yürürlüğe giren cezahükümlerinin, 31.3.2005 tarihinde yayımlanan ve 1.6.2005tarihinde yürürlüğe giren 5326 Sayılı KabahatlerKanunu’na göre sonraki Kanun olduğu, bu iki düzenlemeninamacının özü ve ruhu birlikte elealındığında, Çevre Kanunu vebağlantılı mevzuatında yer alan gürültü ileilgili düzenlemelerin Kabahatler Kanunu’na göre özel kanunniteliği taşıdığı açıklanarak,gürültü eylemi nedeniyle verilecek idari para cezasınakarşı yapılacak itirazların görüm veçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine kararvermiş, karara davacı vekili tarafından yapılan itiraz,İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 6.3.2018 gün ve D.İş:2018/987sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiştir.
Davacı vekili, bu kez, aynı istemle idari yargı yerindedava açmıştır.
İSTANBUL13. İDARE MAHKEMESİ; 11.4.2018 gün ve E:2018/168, K:2018/683sayı ile, dava konusu idari para cezasının 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca verildiği, budurumda Kabahatler Kanunu’na göre verilen idari para cezasınakarşı açılan davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yolunabaşvurulması üzerine, İstanbul Bölge İdareMahkemesi 10. İdare Dava Dairesi 13.9.2018 gün ve E:2018/2201,K:2018/2009 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddinekesin olarak karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesinin Hicabi DURSUN’un başkanlığında,Üyeler Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, SüleymanHilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ’unkatılımlarıyla yapılan 28.01.2019 tarihlitoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
Adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren Mahkemece, 15. maddede belirtilenyönteme uygun olarak adli yargı dosyası da temin edilerekUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 5326sayılı Kanun’un 36. maddesi uyarınca verilen idari paracezasının iptali istemiyle açılmıştır.
Hangi fiil veeylemlerin kabahat niteliğinde olduğu, idari yaptırımtürleri ve bu türler arasında sayılan İdari ParaCezaları ile İdari Tedbirlerin neler olduğu ve bunlara itirazyolları 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’ndadüzenlenmiştir.
30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 2. maddesinde;“Kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idariyaptırım uygulanmasını öngördüğühaksızlık anlaşılır.” hükmü yeralmakta ve bu maddede kabahatin tanımı yapılmaktadır.
Kanun’un“Kanunilik İlkesi” başlıklı 4. maddesininbirinci fıkrasında; “Hangi fiillerin kabahatoluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceğigibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımındanbelirlediği çerçeve hükmün içeriği,idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir.”hükmü, ikinci fıkrasında da “Kabahatkarşılığı olan yaptırımlarıntürü, süresi ve miktarı, ancak kanunlabelirlenebilir.” hükmü yer almakta, böylece hangifiillerin kabahat oluşturduğunun kanunda açıkçatanımlanabileceği hususunun yanı sıra, idarenin de genel vedüzenleyici işlemleriyle tanımlama yapabileceğibelirtilmiş, ayrıca işlenen bir kabahatinkarşılığı olan yaptırımıntürü, süresi, miktarının ancak kanun ilebelirlenebileceği de ifade edilmiş, 3. maddesini değiştiren6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31.maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;
a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b) Diğergenel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetinkamuya geçirilmesi yaptırımını gerektirenbütün fiiller hakkında,
uygulanır.”denilmiş;
Kanun’un 16. maddesinde, kabahatlerkarşılığında uygulanacak olan idariyaptırımların idari para cezası ve idari tedbirlerdenibaret olduğu, idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuyageçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirler olduğuhükme bağlanmış; Kanunun 27. maddesinin (1)bendinde, “İdari para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç on beş gün içinde, Sulh Ceza Mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” ve (8). bendinde ise, “İdariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararlarında verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görülür”hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Yasa’nın“Gürültü” başlığınıtaşıyan 36. maddesinde, “(1) Başkalarınınhuzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olankişiye, elli Türk Lirası idari para cezası verilir.
(2) Bu fiilin bir ticari işletmenin faaliyetiçerçevesinde işlenmesi halinde işletme sahibigerçek veya tüzel kişiye bin Türk Lirasındanbeş bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir.
(3) Bu kabahat dolayısıyla idari paracezasına kolluk veya belediye zabıta görevlileri kararverir” hükmü yer almıştır.
Olayda, Sarıyerİlçesi, Maslak Mahallesi, Söğütözü SokakNo: 20H/B57 adresinde faaliyet gösteren davacıya ait işyerinde, şikâyetüzerine Sarıyer Belediyesi ZabıtaMüdürlüğü görevlilerince 23.11.2017 günüsaat 23.00’da yapılan incelemede, başkalarının huzurve sükununu bozacak şekilde gürültüyapıldığı belirtilerek, davacı adına 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca 7.000,00TL. idari para cezası verildiğianlaşılmıştır.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36.maddesine göre idari para cezası verilmiş; idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren başka bir karar verilmemiştir.
Bu durumda,davacıya verilen idari para cezasının, 5326 sayılıKanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu ve Kabahatler Kanunu’nun 5560sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idarî yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağınedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanunhükümleri dikkate alınacağından, idari paracezasına karşı açılan davanın görümve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğince verilen 1.3.2018gün ve D.İş:2018/498 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ: Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle, İstanbul 7. Sulh CezaHakimliğince verilen 1.3.2018 gün ve D.İş: 2018/498sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 28.01.2019gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy