T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/894
KARAR NO : 2019/9
KARAR TR : 28.01.2019
ÖZET: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14. maddesine aykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarınca Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce verilen idari para cezasının kaldırılması istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerek-tiği hk.
K A R A R Davacı : N.D. Vekili : Av. T.U.K. Davalı : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Vekili : Av. H.S. O L A Y : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Bilecik Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü’nün 24.5.2017 gün ve 44514579-13-6.671.504sayılı işlemi ile, davacıya ait işyerinde meydanagelen ve E.K. isimli çalışanın yaralanması ilesonuçlanan iş kazasının, 6331 sayılıİş Sağlığı ve GüvenliğiKanunu’nun 14. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilensüre içinde Kuruma bildirilmediğinden bahisle, söz konusuKanun’a aykırılık nedeniyle, davacı adınaaynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendiuyarınca 8.106,00 TL idari para cezası verilmiş, davacıtarafından yapılan itiraz aynı Kurumun 14.6.2017 gün ve 194sayılı komisyon kararı ile reddedilmiştir. Davacı vekili, idari paracezasının iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. SAKARYA 2.İDARE MAHKEMESİ: 20.11.2017 gün ve E:2017/601, K:2017/1017sayı ile, 6331 sayılı Kanun’da bu Kanun uyarıncaverilen idari para cezalarına karşı kanun yolunailişkin herhangi bir hükme yer verilmediği, 6331sayılı Kanun uyarınca verilecek idari para cezalarınakarşı kanun yoluna ilişkin anılan kanunda herhangi birhüküm bulunmaması nedeniyle, Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesiuyarınca davanın görüm ve çözümününSulh Ceza Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, verilen karara davacı vekilitarafından itiraz edilmesi üzerine, İstanbul Bölgeİdare Mahkemesi 10. İdare Dava Dairesinin 11.4.2018 gün ve E:2018/1093,K:2018/998 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddinekesin olarak karar verilmiştir. Davacı vekili, bu kez aynıistemle adli yargı yerine itirazda bulunmuştur. BİLECİKSULH CEZA HÂKİMLİĞİ: 23.7.2018 gün veD.İş: 2018/782 sayı ile; 6331 sayılı Kanun’da,6331 sayılı Kanun uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumutarafından verilen idari para cezalarına karşıaçılan davalarda 5510 sayılı Yasa’nın102. maddesine atıf yapıldığı ve 5510 sayılıYasa uyarınca, yapılan başvuru konusunda karar vermegörevinin idari yargı yerine ait olduğu gerekçesiylegörevsizlik kararı vermiş, ayrıca dosyanın görevuyuşmazlığının çözümlenmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de kararvermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleş-miştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesininHicabiDURSUN’un başkanlığında, ÜyelerŞükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman HilmiAYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ’unkatılımlarıyla yapılan 28.01.2019 tarihlitoplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; Olay kısmındabelirtildiği üzere tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada; idari yargı yerince adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş birgörevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelendavayı inceleyen adli yargı yerinin sahip olduğuseçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir. 1-2247 sayılıYasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinintarafları konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsizgörmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilir.” hükmünegöre, idare mahkemesinin kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine adli yargı yerince de görevsizlikkararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde, olumsuzgörev uyuşmazlığı doğmuş olacak; hukukalanında doğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesiistemi ise, ancak davanın taraflarınca ilerisürülebilecektir. 2- 2247 sayılı Yasanın19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerinden birisininkesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerinekendine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekteolan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı verenmerciin görevli olduğu kanısına varırsa,gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işinincelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler” hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davaya bakmagörevinin daha önce görevsizlik kararı veren idariyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvuru kararının,görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilmesinedeğin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesigerekir. Yasakoyucu, 14. maddeye görehukuk alanında olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması halinde her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme nazaran dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır. Olayda, adli yargı yerince,görevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununla yetinilmemiş,ayrıca görevli merciin belirtilmesi için davadosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine de karar verildiğianlaşılmıştır. Bu haliyle, her ne kadar 2247sayılı Yasada öngörülen yönteme uymamakta ise de,davanın taraflarınca başvuruda bulunulmadığıgözetilerek, Sulh Ceza Mahkemesince re’sen yapılan başvurunun2247 sayılı Yasanın 19. maddesi kapsamında olduğununkabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmişbulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekUyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygunolacağından görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 6331 sayılıKanun’un 14. maddesine aykırılık nedeniyle aynıKanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarıncaverilen idari para cezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır. 6331sayılı İş Sağlığı veGüvenliği Kanunu’nun “İş kazası ve meslekhastalıklarının kayıt ve bildirimi”başlığı altında düzenlenen 14. maddesinde,“(1) İşveren; a)Bütün iş kazalarının ve meslekhastalıklarının kaydını tutar, gerekli incelemeleriyaparak bunlar ile ilgili raporları düzenler. b)İşyerinde meydana gelen ancak yaralanma veya ölüme nedenolmadığı halde işyeri ya da iş ekipmanınınzarara uğramasına yol açan veya çalışan,işyeri ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeliolan olayları inceleyerek bunlar ile ilgili raporları düzenler. (2)İşveren, aşağıdaki hallerde belirtilen süredeSosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunur: a) İşkazalarını kazadan sonraki üç iş günüiçinde. b)Sağlık hizmeti sunucuları veya işyeri hekimitarafından kendisine bildirilen meslek hastalıklarını,öğrendiği tarihten itibaren üç işgünü içinde. (3)İşyeri hekimi veya sağlık hizmeti sunucuları; meslekhastalığı ön tanısı koyduklarıvakaları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetkilendirilensağlık hizmeti sunucularına sevk eder. (4)Sağlık hizmeti sunucuları kendilerine intikal eden işkazalarını, yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularıise meslek hastalığı tanısı koyduklarıvakaları en geç on gün içinde Sosyal GüvenlikKurumuna bildirir. (5) Bu maddeninuygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, SağlıkBakanlığının uygun görüşü alınarakBakanlıkça belirlenir” denilmiş; “İdaripara cezaları ve uygulanması” başlığıaltında düzenlenen 26. maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanunun; (……) e)14üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilenyükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her biryükümlülük için ayrı ayrı bin beş yüzTürk Lirası, ikinci fıkrasında belirtilenyükümlülükleri yerine getirmeyen işverene iki binTürk Lirası, dördüncü fıkrasında belirtilenyükümlülükleri yerine getirmeyen sağlık hizmetisunucuları veya yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularınaiki bin Türk Lirası, (……) idari paracezası verilir.” denilmiş; aynı maddenin ikincifıkrasında, “(Değişik:4/4/2015-6645/4 md.) BuKanunda belirtilen idari para cezaları, 14 üncü maddedebelirtilen bildirim yükümlülüğünü yerinegetirmeyenlere uygulanacak idari para cezaları hariçgerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve İşKurumu il müdürünce verilir. 14 üncü maddede belirtilenbildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenleriçin uygulanan idari para cezaları hariç tahsil edilen idaripara cezaları genel bütçeye gelir kaydedilir. 14üncü maddede belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenlereuygulanacak idari para cezaları ise doğrudan Sosyal GüvenlikKurumunca verilir. Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102nci maddesi hükümleri uygulanır. Verilen diğeridari para cezaları tebliğinden itibaren otuz gün içindeödenir. İdari para cezaları tüzel kişiliğibulunmayan kamu kurum ve kuruluşları adına dadüzenlenebilir.” hükmü yer almış; 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’nun 102. maddesinde ise, “(.......) İdarîpara cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğtarihinden itibaren on beş gün içinde Kuruma ya da Kurumunilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süreiçinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumcaitirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihindenitibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesinebaşvurabilirler. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde, idari para cezasıkesinleşir. İdarîpara cezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yolunabaşvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren on beşgün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtteüçü tahsil edilir. Peşin ödeme idari paracezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkınıetkilemez. (.......)” denilmiştir. Olayda, davanın,Sosyal GüvenlikKurumu Başkanlığı Bilecik Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğünün 24.5.2017 gün ve44514579-13-6.671.504 sayılı işlemi ile, davacıya aitişyerinde meydana gelen ve E.K. isimli çalışanın yaralanması ile sonuçlanan iş kazasının, 6331sayılı İş Sağlığı veGüvenliği Kanunu’nun 14. maddesinde belirtilen süredeKuruma bildirilmediğinden bahisle, aynı Kanun’un 26. maddesininbirinci fıkrası (e) bendi uyarınca Bilecik SosyalGüvenlik İl Müdürlüğünce davacı adına, 6331 sayılı Kanunuyarınca verilen idari para cezasının iptali istemiyleaçıldığı, 6331 sayılı Kanun’da idaripara cezası verilecek hususların düzenlendiği, bunakarşın idari para cezasına karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, ancak bu Kanunuyarınca, daha açık bir ifadeyle, Kanunun 14üncü maddesinde belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenlereuygulanacak idari para cezalarının doğrudan Sosyal GüvenlikKurumunca verileceği ve Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102nci maddesi hükümlerininuygulanacağı anlaşılmıştır. Öteyandan, 30.3.2005 gün ve 25772 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğişik 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin1. fıkrasında ise “idari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir.” düzenlemeleri yeralmıştır. Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer Kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının6331 sayılı İş Sağlığı veGüvenliği Kanunu uyarınca, Bilecik Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü tarafındanverildiği, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilenidari yaptırım türlerinden biri olduğu, 6331sayılı Kanun’da bu Kanun uyarınca SosyalGüvenlik Kurumunca verilen idari para cezalarının tebliğ,itiraz ve tahsilinde 5510 sayılı Kanunun 102. maddesi hükümlerinin uygulanacağı, 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’nun 102. maddesinde ise, idari para cezalarınakarşı idari yargı yerine itiraz edileceğidüzenlenmiş olup, itiraz konusunda görevli mahkemeningösterildiği anlaşılmıştır. Budurumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, Sosyal GüvenlikKurumunca verilen idari para cezasına karşı açılan davanıngörüm ve çözümünde idari yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Bilecik Sulh Ceza Hâkimliğince yapılanbaşvurunun 2247 sayılı Kanun’un 19. madde kapsamındakabulü ile Sakarya 2. İdare Mahkemesince verilen 20.11.2017gün ve E:2017/601, K:2017/1017 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S ON U Ç: Davanın çözümünde İDARİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, Bilecik Sulh CezaHâkimliğince yapılan BAŞVURUNUN 2247 sayılıKanun’un 19. madde kapsamında KABULÜ ile, Sakarya 2. İdareMahkemesince verilen 20.11.2017 gün ve E:2017/601, K:2017/1017sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,28.01.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye SüleymanHilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy