T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 909
KARAR NO : 2019 / 28
KARAR TR : 28.1.2019
ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken özelleştirme nedeniyle bir kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : M.U.
Vekili : Av. K. Y.
Davalı : Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekili : Av. B.K.
O L A Y : DavalıŞirkette görev yapmakta iken, 406 sayılı YasanınEk-29. maddesi ile 4046 sayılı Yasanın 22. maddesine göreadı Devlet Personel Başkanlığına bildirilen davacı11.11.2010 tarihinde, kamu kurumu emrine atanmıştır.
Davacı vekili, müvekkilinin maaşnakil ilmühaberine eklenmeyen ikramiye ve ilave tediyealacağının, 1 aya denk düşen miktarınıntespit edilerek maaş nakil ilmühaberine yazılması suretiylemaaş nakil ilmühaberinin yeniden düzenlenmesine ve DevletPersonel Başkanlığına bildirilmesine karar verilmesiistemiyle 10.06.2016 tarihinde adli yargıyerinde dava açmıştır.
ÇORUM2.İŞ MAHKEMESİ: 31.07.2018 gün ve E:2016/285, K:2018/367sayı ile, “(…)Yapılan yargılama, toplanandeliller ve tüm dosya kapsamından;
Dava,davacının maaş nakil ilmühaberinin 4046 sayılıkanunun 22 ve 406 sayılı kanunun Ek 29 uncu maddelerine uygundüzenlenmemesi nedeniyle İPTALİ ile maaşına esas olmaküzere tespiti talebinden ibarettir.
İşinesası incelenmeden önce adli yargının görevalanına giren bir konunun bulunup bulunmadığınıntartışılması gerektiği ortadadır.
Bilindiğiüzere dava şartları, mahkemece davanın esasıhakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olanşartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları,dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanınesasına girebilmesi için aranan “Kamu Düzeni” ileilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanınaçıldığı günde, hem de yargılamanınher aşamasında dava şartlarının tamam olupolmadığını kendiliğinden araştırıp,incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların istem ve beyanları ilebağlı değildir. (6100 sayılı HMK'nun114-115.maddeleri)
Davaşartları, dava açılmasından, hükümverilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarınındavanın açıldığı günde bulunmaması yada bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadankalktığının öğrenilmesi durumunda, mahkemenindavayı mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddetmesigerekir.
Davaşartlarından bazıları olumlu (davanınaçılması sırasında var olması gerekli);bazıları ise olumsuz (davanın açılmasısırasında bulunmaması gereken) şartlardır.
6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun "Dava Şartlan"başlıklı 114 üncü maddesinin 1 incifıkrasının (b) bendi gereğince "Yargı yolununcaiz olması" dava şartlan arasında sayılmıştır.
6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun "Davaşartlarının incelenmesi" başlıklı madde 115-hükmü "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olupolmadığını, davanın her aşamasındakendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartınoksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
(2) Mahkeme,dava şartı noksanlığını tespit edersedavanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartınoksanlığının giderilmesi mümkün ise bununtamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içindedava şartı noksanlığı giderilmemişse davayıdava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
(3) Davaşartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasınagirilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ilerisürülmemiş ve fakat hüküm anında bunoksanlık giderilmişse, başlangıçtaki davaşartı noksanlığından ötürü, davausulden reddedilemez." hükmünü amirdir.
Yukarıdabelirtilen açıklamalar ışığında,davacının durumunun değerlendirilmesi gerektiğinde;
Uyuşmazlık,taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İşKanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği vebu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
4857sayılı İş Kanununun 1 inci maddesinin ikincifıkrası gereğince, 4 üncü maddesinde belirtilenayrık durumlar dışında kalan bütünişyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine veçalışma şekline bakılmaksızınişçilere bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.
Sorun dahaçok statü hukukuna tabi kamu çalışanları ileyine kamuda çalışan işçiler arasındakiayrım noktasında ortaya çıkmaktadır.
TürkiyeCumhuriyeti Anayasasının 128 inci maddesi, “Devletin, kamuiktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişileriningenel idare esaslarına göre yürütmekleyükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiğiaslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamugörevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğerkamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri,hakları ve yükümlülükleri, aylık veödenekleri ve diğer özlük işleri kanunladüzenlenir” şeklindedir.
Yargıtay9. Hukuk Dairesinin 05/10/2017 tarih ve 2017/25033 esas, 2017/14944 kararsayılı ilamında da belirtildiği üzere"özelleştirmeden önce statü hukukuhükümlerine tabi davacı niteliğindeki personel,özelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamında çalıştırılmakta,nakledildiğinde tekrar statü hukuku kapsamına girmektedir.Davacının iş sözleşmesi ileçalıştığı dönemde, davalışirkete davacının ücreti konusunda “artışoranının, kamudaki memur maaş artışoranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemler idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açıktır. İdariişlemlerle ilgili uyuşmazlığın ise adli yargıyerinde değil, idari yargı yerinde çözümlenmesigerekir.
İdariişleme yönelik sözkonusu uyuşmazlığın idariyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği kanaatinevarılarak; davanın HMK.nun 114/1 -b maddesi uyarınca"yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle aynıyasanın 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar vermekgerekmiş ve aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Açılandavanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davaşartı yokluğu sebebiyle HMK 114/1-b maddesi uyarıncausulden REDDİNE…” karar vermiş, bu karar istinaf yolunabaşvurulmaksızın kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu defa, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ÇORUMİDARE MAHKEMESİ; 6.11.2018 gün ve E:2018/728 sayı ile,“(…)telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulanulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini31.12.2003 tarihine kadar "tekel" olarak yürütmeklegörevli kılman ve çoğunluk hisseleri kamuya ait bulunanTürk Telekom'un, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten,ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendineözgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50'ninaltına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğu tartışmasızdır.
Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'dekitamamı Hâzineye ait bulunan hisselerden % 55'i, Bakanlar Kurulu'nun25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı "TürkTelekomünikasyon Anonim Şirketi (Türk Telekom)'nin % 55Oranındaki Hissesinin Blok Olarak Satışınaİlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair KararınYürürlüğe Konulması Hakkında Karar"ıuyarınca, 14.11.2005 tarihli Hisse Satış Sözleşmesiile (6.550.000.000 USD bedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.'nesatılmıştır.
(…)
Olayda,davacı şirket bünyesinde görev yapmakta ikençalıştığı kurumun özelleştirilmesisonucu tek taraflı iş akdi feshi neticesinde 406 sayılıYasanın Ek:29 ve devamı hükümleri ile 4046 sayılıYasanın 22.maddesi uyarınca başka kamu kurum vekuruluşlarına atanmak üzere Devlet PersonelBaşkanlığına bildirimi yapılan davacıtarafından, maaş nakil ilmühaberine eklenmeyen ikramiye ve ilavetediye alacağının 1 aya denk düşenmiktarının tespiti ile maaş nakil ilmühaberineyazılması suretiyle maaş nakil ilmühaberinin yenidendüzenlenerek Devlet Personel Başkanlığı'nabildirilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun"İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı" başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde:"a) (Değişik:8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları,
b) idarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c) Tahkimyolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar" idari dava türleri olarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalara bakılabilir.
Bunagöre, maaş nakil ilmühaberinin tesis edildiği tarihtedavalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözedilemeyeceğinden; uyuşmazlığın, özel hukukhükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim,benzer bir davada Uyuşmazlık Mahkemesinin (HukukBölümü) 24.09.2018 tarih ve E:2018/436, K:2018/495sayılı kararı ile davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu kesin olarak hükmebağlanmıştır.
Açıklanannedenlerle; adli yargının görev alanına giren davadaMahkememizin görevli olmadığına, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda UyuşmazlıkMahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine…”kararvermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 28.1.2019günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı şirkette görev yapmakta iken,406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen, sonrasında Kamu Kurumu emrineatanan davacının, maaş nakil ilmühaberine eklenmeyenikramiye ve ilave tediye alacağının tespit edilerek maaşnakil ilmühaberine yazılması suretiyle maaş nakililmühaberinin yeniden düzenlenmesine ve Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Telekomünikasyon şebekeleri üzerindensunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefonhizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk TelekomünikasyonA.Ş.’nin, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten,kuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgüstatüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50’ninaltına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Ancak, özelleştirme kapsamında bulunanTürk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamı Hazineye aitbulunan hisselerden % 55’i, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile OgerTelekomünikasyon Anonim Şirketine satılmıştır.
Olayda, davalının hisse devir (14.11.2005)tarihinde davalı kuruluşta çalışmakta iken 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve sonrasında kamu kurumuemrine atanan davacının vekili tarafından; müvekkilininmaaş nakil ilmühaberine eklenmeyen ikramiye ve ilave tediyealacağının, 1 aya denk düşen miktarınıntespit edilerek maaş nakil ilmühaberine yazılması suretiylemaaş nakil ilmühaberinin yeniden düzenlenmesine ve DevletPersonel Başkanlığına bildirilmesine karar verilmesiistemiyle ilk olarak 10.06.2016 tarihinde dava açıldığı anlaşılmıştır.
2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari DavaTürleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralı bendinde:
“a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları,
b) İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları,
c) (Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar” idari dava türleri olarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalara bakılabilir.
Buna göre, dava açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özel hukukhükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen nedenlerle Çorum İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile Çorum 2.İşMahkemesinin 31.07.2018 gün ve E:2016/285, K:2018/367 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Çorum İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Çorum 2.İş Mahkemesinin 31.07.2018gün ve E:2016/285, K:2018/367 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 28.1.2019 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy