T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/11
KARAR NO : 2019/86
KARAR TR: 28.01.2019
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : A.A.T. Sigorta Şirketi
Vekili : Av. H.L.P.
Davalı : AydınBüyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av.İ.S.Ş.
O L A Y: Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; 09 JM 344 plakalı Transmikser kamyonet, 16.6.2016 tarihindeAydın ili Söke İlçesi, Cumhuriyet Mahallesi, AtatürkCaddesi üzerinden hayvan pazarı istikametine seyir halinde ikençevre yolu Milas Köprü alt geçidinden geçmekistediği esnada yüksekliği 3,60 m. olan alt geçittengeçerken üst kenarını, geçit kısmınaçarpmasıyla hasarlandığı, trafik kazası tespittutanağında, alt geçide gerekli işaret levhası veyükseklik ibaresini gösterir levhalarının konmadığınınbelirtilmiş olduğunu, davalı Belediye'nin yolgüvenliği için gerekli tedbirlerialmadığını ve yolun bakım ve onaranınıyapmadığını ileri sürerek, 18.013,00-TL zarar ve hasartazminatının 2.1.2017 olan başvuru tarihinden itibaren yasalfaizi ile davalıdan tahsili istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
AYDIN 1. İDARE MAHKEMESİ: 27.4.2017 gün veE:2017/437, K:2017/609 sayı ile, davanın, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin birtazminat davası olduğu, anılan Kanunun 110. maddesiuyarınca davanın görüm ve çözümündeadli yargı mercilerinin görevli olduğu gerekçesiyle adliyargının görev alanına giren davanın, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönündenreddine karar vermiş, bu karara karşı davacı vekilitarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncıİdare Dava Dairesi: 26.9.2017 gün ve E:2017/1361, K:2017/1182sayı ile, dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindekiiddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararınhukuka ve usule uygun olduğu, kararınkaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebinbulunmadığı sonucuna varıldığıgerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar vermiş, bukarar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargı yerinde
SÖKE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 11.12.2018günve E:2017/877 sayı ile, hizmet kusurundan kaynaklanan zararlaryönünden idare aleyhine tam yargı davasını idariyargı yerinde açması gerektiği gerekçesiyle,Uyuşmazlık yönünden idari yargı yolunun görevliolduğu gözetilerek, derdest bulunan dava dosyasındakiyargılamanın durdurulmasına, dosyanın kül halindeyargı yolu uyuşmazlığının çözümlenmesiaçısından Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesineve Uyuşmazlık Mahkemesi kararının beklenilmesine kararvermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 28.01.2019günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli yargıdosyasının Mahkemece, ekinde idari yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, sigortalı aracın uğradığıhasarı ödeyen sigorta şirketinin, zararın birkısmının idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan birrücuen tazminat davasıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava dosyasında mevcut bilgi vebelgelerin incelenmesi sonucunda; Şirkete sigortalıvasıtanın geçirdiği trafik kazası neticesindehasarlandığı, bahis konusu olay neticesinde vasıtada maddihasarın meydana geldiği; tespit edilen hasar bedelinin sigortalıvasıta sahibine ödendiği, olayın meydana gelişindedavalı idarenin yol kusurunun tespit edildiği, meydana gelen hasarnedeniyle sigortalısına tazminat ödeyen şirketin kusurnispetine göre faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemiyledavanın açılmış olduğuanlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklı kılındığıve bunun söz konusu davaların adli yargıdagörüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen nedenlerle, davanın görüm veçözümünde adli yargı yeri görevliolduğundan, Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.12.2018 gün veE:2017/877 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.12.2018 gün ve E:2017/877sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 28.01.2019 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy