T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/110
KARAR NO : 2018/745
KARAR TR: 26.11.2018
ÖZET : Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesinde radyoloji teknikeri olarak görev yapan davacı tarafından, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 40. maddesi uyarınca fiili hizmet süresi zammından yararlandırılması için yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : M.K.
Vekili : Av.A.G.
Davalılar : Marmara ÜniversitesiRektörlüğü
Vekili :Av. H.A.
O L A Y : Davacı vekili davadilekçesinde özetle; müvekkilinin, Marmara ÜniversitesiHastanesi Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız Diş veÇene Radyoloji Anabilim Dalında Radyoloji Teknikeri olarakgörev yapmakta olduğunu; 1.10.2008 tarihindeyürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 40.maddesi 2.fıkrasının 11. bendinde yer alan fiili hizmet süresizammı hükümlerinden yararlanmak istemiyle idareye başvurudabulunduğunu; ancak bu başvurunun Marmara ÜniversitesiHastanesinin 8.11.2016 günlü yazısıyla reddedildiğiniyapılan işlemin hukuka uygun olmadığını ilerisürerek, bu işlemin iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Davalı Üniversite Rektörlüğü vekilibirinci dilekçesinde, davacının 2016 yılındaatamasının yapıldığı; 5510 sayılı Yasakapsamında işlemlerinin yürütüldüğü vedavacının Sosyal Güvenlik Kurumu primleri ile Emekli keseneklerinin5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununa göreyapılmadığı; 5510 sayılı Yasa gereğinceaçılan davaların adli yargı yerinde görülmesigerektiği yolunda savunma vererek, görev itirazındabulunmuştur.
İSTANBUL 3. İDARE MAHKEMESİ : 17.7.2017 günve E:2016/2402 sayı ile, Marmara Üniversitesi Diş HekimliğiFakültesi Ağız ve Diş SağlığıHastanesinde Radyoloji Teknisyeni olarak görev yapan davacıtarafından, yaptığı iş nedeniyle 5510 sayılıYasa'nın 40. Maddesine göre fiili hizmet süresi zammındanyararlandırılması istemiyle yaptığıbaşvurusunun reddine ilişkin Marmara Üniversitesi Hastanesinin8.11.2016 tarihli ve 917011600317922 sayılı işleminin; hukukaaykırı olduğu, bilfiil radyasyona maruz kaldığıve fiili hizmet zammının ödenmesi gerektiği iddia edilerekiptali istemiyle bakılan davanın açıldığı;bu durumda, davacı tarafından açılan davanın idariyargının görev alanına giren bir iptal davasıolduğu anlaşıldığından davanınçözümünde idare mahkemelerinin görevli olduğusonucuna varıldığı gerekçesiyle davalı idareningörev itirazının reddine karar vermiştir.
Davalı idare vekili süresi içerisinde verdiğidilekçe ile, adli yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılması istemiyleYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvurudabulunmuştur.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI: "...5510sayılı Kanunun yürürlüğegirmesinden öncememur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaktaolanlar, daha önce olduğu üzere 5434 sayılı Kanunhükümlerine tabi olacakları gibi bunların emeklilikleribakımından da aynı Kanun hükümlerinin uygulanmayadevam edileceği; ancak, bu Kanunun yürürlüğegirmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmaya başlayanların ise 5510 sayılıKanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabisigortalı sayılacağı ve haklarında 5434sayılı Kanunun değil 5510 sayılı Kanununöngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceği açıktır.
Bu durumda, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğegirmesinden sonra Marmara Üniversitesi Diş HekimliğiFakültesi Ağız ve Diş SağlığıHastanesinde Radyoloji Teknisyeni olarak görev yapmaya başlayandavacı tarafından, yaptığı iş nedeniyle 5510sayılı Kanunun 40. maddesine göre fiili hizmet süresizammından yararlandırılması istemiyleyaptığı başvurunun reddine ilişkin 08/11/2016 tarih ve917011600317922 sayılı işleme karşıaçtığı davadan kaynaklananuyuşmazlığın, aynı Kanunun 101. maddesi uyarıncaadli yargı yerince çözümlenmesi gerektiği kanaatinevarılmıştır.
Uyuşmazlık Mahkemesinin 20/10/2015 tarih ve 2015/719-722sayılı kararında da aynı hususlarınvurgulandığı görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle, açılan davanın adliyargı yerinde görüm ve çözümügerekmektedir.
KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle 2247sayılı Kanunun 10. ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına,dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınagönderilmesine...” karar vermiştir.
Başkanlığımızca, 2247 sayılıYasanın 13. maddesine göre DanıştayBaşsavcısı’nın da yazılıdüşüncesi istenilmiştir.
DANIŞTAY BAŞSAVCISI: "...5510 sayılıKanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Bu durumda, 5510 sayılı Yasanınyürürlüğe girmesinden sonra 08.08.2016 tarihli olurla ilkdefa Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği FakültesiAğız ve Diş Sağlığı Hastanesindeaçıktan atanma ile sağlık teknikeri olarak görevebaşlayan davacının, 5510 sayılı Yasa uyarıncafiili hizmet süresi zammından yararlandırılmasıistemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkinişleme karşı açılan davanın, anılanYasanın 101. maddesi uyarınca görüm veçözümünün adli yargının görevinegirdiği sonucuna ulaşılmaktadır.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, 2247 sayılıKanunun 13 üncü maddesi uyarınca yapılan başvurununkabulü gerektiği düşünülmektedir."şeklinde görüş vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 26.11.2018günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Başvuru yazısı ve davadosyası örneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalıMarmara Üniversitesi Rektörlüğü vekilinin, anılanYasanın 10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nca, 10.maddede öngörülen biçimde, olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi,Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesinde radyolojiteknikeri olarak görev yapan davacı tarafından, 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanununun 40. maddesi uyarınca fiili hizmet süresi zammındanyararlandırılması için yapılan başvurununreddine ilişkin işlemin iptali istemiyleaçılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacınınYükseköğretim Kurulu Ölçme, Seçme veYerleştirme Merkezinin 14.7.2016 tarihli, KPSS-2016/1 Devlet PersonelBaşkanlığı Bazı Kamu Kurum ve KuruluşlarınınKadro ve Pozisyonlarına 1. yerleştirme sonucu, MarmaraÜniversitesi Hastanesi 8. derece Sağlık Teknikeri kadrosuna adayolarak 657 sayılı Kanunun 54. maddesi uyarınca 11.8.2016tarihinde açıktan atamasının yapıldığı;Marmara Üniversitesi Rektörlüğü Personel DaireBaşkanlığının aynı günlü işlemiile 2547 sayılı Yasanın 13/b-4 maddesi uyarınca DişHekimliği Fakültesinde görevlendirildiği; 4.11.2016günlü dilekçesi ile 5510 sayılı Sosyal SigortalarGenel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Fiili Hizmet SüresiZammı" başlıklı 40. maddesi uyarınca fiili hizmetsüresi zammından yararlandırılması istemiylebaşvuruda bulunduğu; ancak bu başvurusunun 5510 sayılıYasanın 40/2-11. maddesi, 7.9.1985 tarih ve 18861 sayılı ResmiGazetede yayımlanan Radyasyon GüvenliğiTüzüğünün 2/K maddesi ve 3153 sayılı Kanunun3. maddesine göre çıkarılan 27.4.1939 gün ve 10852sayılı Radyoloji, Radyum ve Elektrikle Tedavi MüesseseleriHakkındaki Nizamnamenin 19. maddesi hükümlerinden sözedilen"diş muayenelerinde sorumlu kişi, çekimsırasında hastayı veya filmi tutmayacağı gibi, film;hastanın kendisi veya yakını tarafındantutulacağı ve sorumlu kişinin film çekimisırasında faydalı ışın demetinin aksiyönünde en az 2 metre uzaklıkta veya koruyucu bir engelarkasında bulunması gerektiğinden, dişbölümünde çalışan diş hekimleri veröntgen teknisyenlerinin, direkt olarak şuaya maruz kalmasısöz konusu edilmeyeceğinden, diş muayenehane velaboratuvarlarında çalışanların 5510sayılı Kanunun 40 inci maddesinin ikinci fıkrasının IIinci bendiyle verilmesi öngörülen fiili hizmet süresizammından yararlandırılmasına imkanbulunmamaktadır." şeklindeki Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Sigorta Primleri GenelMüdürlüğü Kamu Görevlileri DaireBaşkanlığının 19.8.2016 tarihli ve 95.376.007sayılı yazısı uyarınca fiili hizmet süresizammından yararlandırılmasının mümkünolmadığına dair 8.11.2016 günlü MarmaraÜniversitesi Hastanesinin işleminin iptali istemiyle davaaçtığı anlaşılmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu’nun: “Fiilî hizmet süresizammı” başlıklı 40. maddesinde; "(Değişik: 17/4/2008-5754/25 md.) Aşağıda belirtilenişyerlerinde ve işlerde 4 üncü maddenin birincifıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaçalışan sigortalıların prim ödeme günsayılarına, bu işyerlerinde ve işlerde geçençalışma sürelerinin her 360 günü içinkarşılarında gösterilen gün sayılan, fiilîhizmet süresi zammı olarak eklenir. 360 günden eksiksürelere ait fiilî hizmet süresi zammı, 360 güniçin eklenen fiilî hizmet süresi ile orantılıolarak belirlenir. Çalışmanın fiili hizmet süresizammı kapsamında değerlendirilebilmesi için, tablonun(13) ve (14) numaralı sıralarında belirtilen sigortalılarhariç sigortalının kapsamdaki işyerleri ile birlikte belirtilenişlerde fiilen çalışması ve söz konusuişlerin risklerine maruz kalması şarttır. (Ek cümle:10/9/2014-6552/42 md.) Tablonun (10) numaralı sırasındabelirtilen sigortalıların, fiili hizmet süresi zammındanyararlandırılacakları dönem içinde kalan;yıllık ücretli izin, sıhhi izin, hafta tatili, ulusalbayram ve genel tatil günleri ile eğitim, kurs, iş öncesive sonrası hazırlık sürelerinde fiilençalışma ve söz konusu işlerin risklerine maruz kalmaşartı aranmaz.
Aşağıdaki bentlerden birden fazlasına dahil olanlariçin, en yüksek olan bentten fiilî hizmet süresizammı uygulanır.
…
11)Radyoaktifve Doğal ve yapay radyoaktif, radyoiyonizan maddeler
radyoiyonizan maddelerle veyabütün diğer korpüsküler emanasyon kaynakları
yapılanişler ile yapılan işlerde çalışanlar.
…
Bu maddenin birinci fıkrası hükmüne görehesaplanan fiilî hizmet süresi zammı, yukarıdaki tablonun(13) ve (14) numaralı sırasında yer alan sigortalılariçin sekiz, diğer sigortalılar için beşyılı geçmemek üzere uzun vadeli sigorta kollanuygulamasında prim ödeme gün sayısına eklenir. Busürelerin, üç yılı geçmemek üzere; (18)numaralı sırasında bulunanlar için tamamıdiğerleri için yarısı emeklilik yaş hadlerindenindirilir. Tablonun (10) numaralı sırasında yer alansigortalılar için bu fıkradaki süre sınırıuygulanmaz.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen yaş haddi indirimindenyararlanabilmek için ölüm ve malûliyet halleri ile (18)numaralı sırada bulunanlar hariç tablonun (10) numaralısırasında yer alan sigortalıların en az 1800 gün,diğer sıralarda yer alan sigortalıların ise en az 3600gün belirtilen işyeri ve işlerdeçalışmış olmaları şarttır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslarKurumun önerisi üzerine Bakanlıkçaçıkarılacak yönetmelik ile düzenlenir.”,
“506, 1479, 5434, 2925, 2926 sayılı kanunlarailişkin ortak geçiş hükümleri”başlıklı Geçici 7. maddesinde; “(Değişik:17/4/2008-5754/68 md.)Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar17/7/1964 tarihli ve 506- sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunlamülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve5434 sayılı kanunlar ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılıKanunun geçici 20 nci maddesine göre sandıklara tabisigortalılık başlangıçları ile hizmetsüreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmetsüreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler vesigortalılık süreleri tabi oldukları kanunhükümlerine göre değerlendirilir.
Kanunun yürürlük tarihinden önce 24/6/1965 tarihlive 635, 18/3/1986 tarihli ve 3269, 22/7/1965 tarihli ve 644, 1/11/1983 tarihlive 2937, 25/3/1957 tarihli ve 6940 ve 26/10/1990 tarihli ve 3671sayılı kanunlar ile 5434 sayılı Kanunun 32 nci maddesinegöre fiili hizmet süresine müstehak görevlerdeçalışanların bu görevlerde geçirdiklerisüreler bu Kanunun 40 ıncı maddesi gereğince aranan 3600günün doldurulmasında nazara alınır. 17/7/1964 tarihlive 506 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesinde sayılan itibarihizmet süresi kapsamında yer alıp bu Kanunun 40 ıncımaddesinde sayılmayan işlerde bu Kanunun yürürlüktarihinden önce geçen çalışma sürelerinin bumaddenin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesinde3600 gün prim ödeme şartı aranmaz.
Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılarınborçlandıkları hizmetleri nedeniyle borçlanmatutarlarından ödenmeyen kısmı var iseaylıklarından emekli keseneği oranında tahsil edilmeyedevam edilir.
Aylıkların hesabında 41 inci maddeye ve 8/5/1985 tarihlive 3201 sayılı Kanuna göre yapılanborçlanmaların bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önceki sürelere ait kazançları, buKanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanunhükümlerine göre değerlendirilir. Ancak, bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındabulunan sigortalılar için bu Kanunun yürürlüktarihinden önceki dönemlere ait sürelerin bu Kanununyürürlük tarihinden sonra borçlanılması halindede 41 inci madde ve 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Kanunhükümleri uygulanır. (Ek cümle: 13/2/2011-6111/48 md.) 4üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendikapsamında değerlendirilen 1/10/2008 tarihinden önceki yurtdışı borçlanma sürelerine göre tespit edilenbasamaklar, 2008 yılı Eylül ayındayürürlükte bulunan gelir tablosunda, 41 inci maddeninbeşinci fıkrası hükmüne göre belirlenen primeesas aylık kazanca yakın gelire karşılık gelen basamağıgeçemez.
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten öncebirden fazla dosyadan gelir veya aylık alınması durumunda buKanunun yürürlük tarihinden sonra yeni dosyadan gelir veyaaylık alınmasına hak kazanılması durumunda yenibağlanacak dosyadaki gelir ve aylık miktarı da dahil olmaküzere mukayese yapılarak en düşük miktarlı dosyakapsamdan çıkarılır.
Birinci fıkrada belirtilen kanunlar kapsamında zorunlusigortalı sayılanlar ile isteğe bağlı sigortalıolup sağlık sigortasından yararlananların prim ödemegün sayılan da genel sağlık sigortası prim ödemegün sayısı olarak değerlendirilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra 4üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göreilk defa sigortalı olanların sigortalılıkbaşlangıç tarihinden önceki süreleri, bu Kanunun 41ve 46 nci maddeleri, 5434 sayılı Kanunun ek 31 inci maddesi ile 3201sayılı Kanuna göre borçlandırılmalarıhalinde, sigortalılığın başlangıçtarihinin geriye götürülmesini ve haklarında bu Kanunungeçici maddelerinin uygulanmasını gerektirmez.
Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434sayılı Kanunun ilgili hükümlerine göre itibari hizmetsüresine müstehak kadro ve görevlerde bulunanlardan bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendikapsamında çalışmaya devam edenlerin itibari hizmet sürelerihakkında, bu Kanunun yürürlük tarihinden öncekihükümlerinin uygulanmasına devam edilir.
30/4/2008 tarihinden soma 506, 1479, 5434, 2925 ve 2926sayılı kanunlara göre ilk defa sigortalı veyaiştirakçi olanlar hakkında bu Kanunun 28 inci maddesininikinci ve üçüncü fıkrası hükümleriuygulanır. Geçici 2 nci maddenin birinci fıkrasının(b) bendinin son cümlesi hükmü bunlar hakkında uygulanmaz.
(Ek fıkra: 17/1/2012-6270/13 md.) 24/7/2003 tarihli ve 4956sayılı Kanunun 48 inci maddesi ile değişik, mülga17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunun 2 nci maddesihükmü 2/8/2003 tarihi öncesi için de uygulanır.
“5434 sayılı Kanuna ilişkin geçişhükümleri” başlıklı Geçici 4. maddesinin8. fıkrasında; “(Değişik: 17/4/2008-5754/68 md.) BuKanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceiştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamınaalınanların kesenek ve karşılıkları, fiili hizmetzammı ve itibari hizmet süresi karşılıkları ile%100 artış farkları hakkında 5434 sayılı Kanununbu Kanunun yürürlüğe girmeden öncekihükümleri uyarınca işlem yapılır.(Değişik ikinci cümle: 31/7/2008-5797/3 md.) Geçici 12nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca kamu idarelerininsağlık hizmetlerinin sağlanmasına ilişkingörevlerinin Kurum tarafından devralındığıtarihten itibaren, kamu idarelerince bu kapsamdaki sigortalılariçin her ay emekli keseneklerine esas aylıklarının %12’si oranında ayrıca genel sağlık sigortasıprimi ödenir. Bunlar için Kanunun 81 inci maddesinin (h)fıkrası uyarınca ödenecek ek karşılıklarahesabında, genel sağlık sigortası primi tutarlarıdikkate alınmaz...” hükümleri düzenlenmiştir.
31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdine göreücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendihesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular),tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar(Tarım Bağ-Kur’luları), tarım işlerindeücretle çalışanlar, (Tarım sigortalıları),devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini (EmekliSandığı İştirakçileri), geçicimaddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabitutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510sayılı Kanunun iptali amacıyla açılan davada AnayasaMahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, bu Kanununyürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C. EmekliSandığı Kanunu hükümlerine tabi olarak görevyapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerini diğersigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi)hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanundadüzenlemeler yapılmış ve anılan Kanuna eklenenGeçici 1 nci ve Geçici 4 ncü maddelerle, 5754 sayılıKanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihindenönce 5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ilediğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleride dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimihükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılıkararı ile reddedilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan“…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığaışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumununvarlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devamedecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıda sözü edilenmevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararınınbirlikte değerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabiolacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından daaynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak,bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanlarınise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacağı vehaklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılıKanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Kaldı ki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki“…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır ” hükmü uyarınca AnayasaMahkemesi kararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağı tartışmasızdır.
Bu durumda, 5510 sayılı Yasanınyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin“idari işlem” ve “idari eylem” niteliğinikorumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilenidari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları kapsamında bulunacağıancak,5754 sayılı Yasanın yürürlüğegirdiği tarihten sonra (2016 yılında) çalışmayabaşlayan davacının 5510 sayılı Yasa kapsamındakifiili hizmet zammından faydalanmak istemiyle yaptığıbaşvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyleaçtığı davanın; yine 5510 sayılı Kanunhükümleri dikkate alınarak çözümekavuşturulacağı gözetildiğinde; adli yargıyerinde görüleceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın başvurusunun kabulü ileİstanbul 3. İdare Mahkemesinin 17.7.2017 gün ve E:2016/2402sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 17.7.2017 gün veE:2016/2402 sayılı GÖREVLİLİK KARARININKALDIRILMASINA, 26.11.2018 gününde OYBİRLİĞİİLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy