T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 535
KARAR NO : 2018 / 535
KARAR TR : 24.09.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A. Sigorta A.Ş
Vekili : Av. M. Z. D.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. G. G.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesi ile davacı şirketçesigortalanan 07 … .. plakalı aracın karayolunda seyir halindeiken, orta refüjde bulunan tel örgünün fırlayaraksigortalı araca çarpması sonucu hasara yolaçtığı, kazada idarenin hizmet kusuru bulunduğundanbahisle davacı şirket tarafından sigortalısınaödenen 1.994,00-TL maddi tazminatın ödeme tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle KarayollarıGenel Müdürlüğü’ne karşı 22/02/2016tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.
Antalya 6.Asliye Hukuk Mahkemesi: 21.10.2016 gün ve E:2016/83, K:2016/359sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne kararvermiş, karar aleyhine istinafa başvurulmuştur.
AntalyaBölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi: 22/06/2017 gün,E:2017/912, K:2017/639 sayılı ilamında "Eldeki davaKarayolları Genel Müdürlüğünün hizmet kusuruiddiasına dayalı olarak açılmış olupdavanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karaverilmesi gerektiği" gerekçesiyle kararınbozulmasına hükmederek dosyayı mahal mahkemesine iadeetmiştir.
ANTALYA 6.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 20/10/2017 gün, E:2017/247, K:2017/242sayılı dosyada "Dosya kapsamı dikkatealındığında; Davanın konusu rücuen tazminatdavası olup; davacı sigorta şirketi sigortalısınayapmış olduğu, ödeme nedeniyle zarara sebebiyet verendavalıdan zararının rücuen tazminini talep etmekte olup;davalı idarenin zarara sebebiyet veren Karayolu ortasında bulunanpanel çitlerinin bakım ve onarımından sorumluolduğundan; bu tür davalara bakma görevinin idariyargının görev alanına girdiği"görüşüyle Davanın Usulden Reddine karar vermiş,istinaf edilmeyen kararın 15/02/2018 tarihi itibarıylakesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacıvekili aynı taleple 13/04/2018 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ANTALYA 3.İDARE MAHKEMESİ: 04.07.2018 gün ve E:2018/427 sayı ile"2576 Sayılı Kanun'un 3410 sayılı Kanun'ladeğişik 5. maddesinin, 1. Fıkrasında; İdareMahkemeleri, Vergi Mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecedeDanıştay’da çözümlenecek olanlardışındaki, a) İptal davalarını, b) Tam YargıDavalarını, c) Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davaları, d) Diğer kanunlarlaverilen işleri, çözümler." hükmü yeralmaktadır.
2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari DavaTürleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin 1. Fıkrasında; "1.(Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türlerişunlardır:
a)(İptal: Ana.Mah.nin 21/9/1995 tarih ve E:1995/27, K:1995/47sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000 - 4577/5md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâledilenler tarafından açılan iptal davaları,
b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları,
c)Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülenimtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar.
2. İdariyargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunundenetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelikdenetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlardagösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesinikısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veyaidarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararıveremezler.
3. Cumhurbaşkanınındoğrudan doğruya yaptığı işlemler idariyargı denetimi dışındadır." hükmüne yerverilmiştir.
AynıKanunun 14/3-a maddesinde dava dilekçelerinin "görev"yönünden ilk incelemelerinin yapılacağı, 15/1-amaddesinde de adlî ve askerî yargının görevliolduğu konularda açılan davaların reddine kararverileceği belirtilmiştir.
Dava dilekçesive eklerinin incelenmesinden, Davacının 07 GLB 35 Plakasayılı aracın 05.05.2015 tarihinde meydana gelen trafikkazası nedeniyle sigortalısına ödediği 1.994,00-TLrücuen tazminat alacağı istemiyle Antalya 6. Asliye HukukMahkemesi'nde dava açıldığı mahkemenin 20.10.2017tarih ve 2017/247 E, 2017/242 Karar sayılı kararı ile"yargı yolu bakımından Adli Yargının görevliolmaması nedeniyle dava şartlarının bulunmamasındandolayı davanın usulden reddine karar verildiği, bununüzerine de bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkkonusu olayda; Karayolunda meydana gelen araç hasarları ile bunailişkin rücuan tazminat istemine ilişkin davaların asliyemahkemesinde görülmesi gerektiği açıktır.
Bu durumdadavaya bakmak görevi adli yargı mercilerinin görev alanınagirdiği anlaşıldığından mahkememizin görevyönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 02/03/2015tarih ve 2015/100 Esas ve 2015/117 Karar sayılı kararı da buyöndedir.
Açıklanannedenlerle görevsizlik kararı veren adli yargı merciiningörevli olduğu kanısına varıldığından,görevli merciin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına" karar vererek her iki dava dosyasını11.07.2018 tarih ve 2018/427 E. Sayılı üst yazı ile Mahkememizegöndermiş, başvuru 24.07.2018 tarihinde kaydedilmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Başkan Hicabi DURSUN, Üyeler; ŞükrüBOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN Aydemir TUNÇve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıylayapılan 24.09.2018 günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME:
Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının, ekindekiadli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Davadavalı Karayollarının sorumluluk alanında meydana gelen,davacı şirket tarafından sigortalanan aracın hasargörmesiyle sonuçlanan olay sebebiyle, davalı kurumun kusurluolduğu ileri sürülerek rücuen tazminat istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
AynıKanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a) Yapımve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek,
d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veyaaldırmak,
g) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularak önerilengerekli önlemleri almak veya aldırmak,
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafik zabıtasınıngörev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kuralihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekliişlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek,
k) BuKanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır”hükmüne yer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birindeaçılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine, dolayısıyla2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’ninişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ileçalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Antalya 3. İdareMahkemesinin Başvurusunun Kabulü ile Antalya 6. Asliye HukukMahkemesi’nin 20.10.2017 gün ve E:2017/247, K:2017/242sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Antalya 3. İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Antalya 6. AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 20.10.2017 gün ve E:2017/247, K:2017/242sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 24.09.2018 gününde Üye TurgayTuncay VARLI’nın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Hicabi
DURSUN
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Turgay Tuncay Varlı
KARŞIOY
03.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/670, K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayın çoğunluğungörüşüne katılamıyorum. 24.09.2018
ÜYE
Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy