T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 477
KARAR NO : 2018 / 554
KARAR TR : 24.09.2018
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : T. P.
Vekili : Av. M. E.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. Y. P. Av. S. Ç. Ö.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakırİli, Bismil İlçesi, Köseli Köyü mevkiinde13.02.2012 tarihinde meydana gelen kazada sürücüsü tespitedilemeyen bir aracın davacının murisi olan S. P.'açarparak ölümüne sebep olduğu, kazanıngerçekleşmesinde davalı kurumun ilgili mevzuatta yer alangerekli önlemleri almadığı ileri sürülerekuğranılan zararlara karşılık 1.000,00 TL. maddi,20.000,00 TL. manevi olmak üzere toplam 21.000-TL tazminatın yasalfaiziyle birlikte ödenmesi istemiyle 01/11/2013 tarihinde idariyargı yerinde dava açmıştır.
DİYARBAKIR1.İDARE MAHKEMESİ: 07.03.2014 gün, E:2013/2863 K:2014/301sayılı dosyasında; "2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 110. maddesinde işleteni veya sahibi Devlet ve diğerkamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davalarının, adli yargıda görüleceğikurala bağlandıktan sonra, yine aynı Kanunun 15. maddesi ile 2918sayılı Kanuna Geçici 21. madde eklenerek, bu Kanunun 110'uncumaddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmünün yürürlüğe girdiği tarihtenönce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmayacağıbelirtilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden, Diyarbakır İli, Bismilİlçesi, Köseli Köyü mevkiinde 13.02.2012 tarihindemeydana gelen kazada sürücüsü tespit edilemeyen biraracın davacının murisi olan S. P.'a çarparakölümüne sebep olduğu, kazanın olmasındadavalı kurumun ilgili mevzuatta yer alan gerekli önlemlerialmadığı ileri sürülerek uğranılan maddi vemanevi zararların tazmini istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıdaalıntısı yapılan Kanun hükmü uyarınca, 2918sayılı Kanun'dan doğan sorumluluk davalarında adliyargının görevli olduğu, uyuşmazlığınçözümünde davalı kurumun anılan Kanun'dandoğan bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığınınaraştırılması gerektiğianlaşıldığından davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu sonucuna varılmıştır" gerekçesiyledavanın 2577 sayılı idari Yargılama UsulüYasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görevyönünden reddine" karar vermiş, itiraz edilen kararınDiyarbakır Bölge İdare Mahkemesinin 09/06/2014 gün,E:2014/1962, K;2014/2277 sayılı ilamıyla onanarakkesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacıvekili bu kez aynı taleple 17/04/2014 tarihinde adli yargı yerinemüracaat etmiştir.
BİSMİLASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 25/11/2015 gün, 2014/814 esas, 2015/673karar sayılı dosyasında sonuç olarak; "...Davanınkısmen kabulü ile toplam 24.786,35 TL maddi ve manevi tazminatındavalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" kararvermiş, temyiz edilen karar Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 06.11.2017tarih ve 2016/2616 Esas 2017/10094 Karar sayılı ilamı ile "...Mahkemece yapılması gereken iş, öncelikli olarak davakonusu olay hakkında Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi'nin 2013/2863Esas- 2014/301 Karar sayılı dosyasında görülüpsonuçlandırılan dava sonunda verilen görevsizlikkararının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması;eğer idari yargıda verilip kesinleşmiş görevsizlikkararı mevcut ise eldeki uyuşmazlık yönünden idariyargı yolunun görevli olduğu gözetilerek, derdest bulunandava dosyasındaki yargılamayı durdurmak suretiyle (UMK m. 19/1),dosyayı kül halinde yargı yoluuyuşmazlığının çözümlenmesiaçısından Uyuşmazlık Mahkemesi'ne göndermekgerekirken" görüşüyle bozulmasına karar verilerekdosya mahal mahkemesine iade edilmiştir.
BİSMİLASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 23/03/2018 gün, 2018/144 esas,2018/452 karar sayılı dosyasında bu kez "...Dava destektenyoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Taraflarınbeyanları, bilirkişi raporları, toplanan deliller ve tümdosya kapsamından; Davacı tarafın olay ile ilgili olarakDiyarbakır 1 İdare Mahkemesinde dava açtığı veDiyarbakır 1. İdare Mahkemesi'nin 2013/2863 Esas- 2014/301 Kararsayılı dosyasında davanıngörüldüğü ve görevsizlik kararıverildiği, verilen bu kararın kesinleştiği, idariyargıda verilip kesinleşmiş görevsizlik karan mevcutolduğundan uyuşmazlık yönünden idari yargıyolunun görevli olduğu" gerekçesiyle görevsizliknedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş, istinaf edilmeyenkararın 25/05/2018 tarihi itibarıyla kesinleştirildiğibelirlenmiştir.
BismilAsliye Hukuk Mahkemesi 12/06/2018 gün ve 2018/144 esas sayılıüst yazı ile görev uyuşmazlığınıngiderilmesi için mahkememize başvurmuş, başvuru25/06/2018 tarihinde mahkememiz kayıtlarınaalınmıştır.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Başkan Hicabi DURSUN, Üyeler; ŞükrüBOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN Aydemir TUNÇve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıylayapılan 24.09.2018 günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME:
Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeri yargımercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayanveya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararıveren merciin görevli olduğu kanısına varırsa,gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işinincelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinerteler.” hükmüne göre, adli yargı yeri, davaya bakmagörevinin daha önce görevsizlik kararı veren idariyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvuru kararının,görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilmesinedeğin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesigerekir.
Yasa koyucu,14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. madde iledaha önce görevsizlik kararı veren yargı merciinden sonradavayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağını tanımıştır.
Olayda, adliyargı yerince, öncelikle görevsizlik kararı verilmeklebirlikte, bununla yetinilmemiş ve görevli merciin belirtilmesiiçin re’sen Uyuşmazlık Mahkemesi’nebaşvurulmasına da karar verilmiştir.
Bu haliyle,her ne kadar 2247 sayılı Yasa’da öngörülenyönteme uymamakta ise de, davanın taraflarınca başvurudabulunulmadığı gözetilerek, Asliye Hukuk Mahkemesi’ncere’sen yapılan başvurunun 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesi kapsamında olduğununkabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesi’nin önünegelmiş bulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisinegerekse Uyuşmazlık Mahkemesi’nin kuruluş amacınauygun olacaktır. Sonuçta usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava;davalı Karayolları Genel Müdürlüğününsorumluluk alanında meydana gelen trafik kazasında çocuğuvefat eden davacının, kusurlu olduğunu ilerisürdüğü davalı kurumdan maddi ve manevi tazminatistemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
AynıKanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a) Yapımve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b) Tümkarayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek,yayınlamak ve kontrol etmek,
c) (Mülga:17/10/1996 - 4199/47 md.)
d) Trafik vearaç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f) Trafikkazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak veyaaldırmak,
g) Yapımve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafikgüvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri, aydınlatma,yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak,yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleritetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h) Yetkilibirimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizisonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeyedayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i) (Mülga:3/5/2006 - 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafik zabıtasınıngörev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kuralihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekliişlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek,
k) BuKanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüne yerverilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığın çözümündeadli yargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlakbir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklıdeğildir. Ancak, idari yargının denetimine bağlıolması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Bismil Asliye HukukMahkemesi’nin başvurusunun reddi ile aynı Mahkemenin 23.03.2018gün ve E:2018/144, K:2018/452 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Bismil Asliye Hukuk MahkemesininBAŞVURUSUNUN REDDİ ile aynı Mahkemenin 23.03.2018gün ve E:2018/144, K:2018/452 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 24.09.2018gününde Üye Turgay Tuncay VARLI’nın KARŞI OYU veOY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Hicabi
DURSUN
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Turgay Tuncay Varlı
KARŞIOY
03.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/670, K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 24.09.2018
ÜYE
Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy