T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 650
KARAR NO : 2018 / 587
KARAR TR : 22.10.2018
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : M. A.
Vekili : Av. B.A.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. M. M. B.
O L A Y
:Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin, yönetimindeki29 … 051 plakalı araç ile, 12.06.2014 günüŞebinkarahisar-Alucra Yolunun (D 40) Altınova-(Balcana)Köyü yakınlarında, kontrolden ve yoldan çıkarakHayran Deresine uçtuğunu, araçta maddi hasar meydanageldiğini, müvekkilinin de yaralandığını;idareye yaptıkları başvurunun reddedildiğini; ortadahizmet kusuru bulunduğunu; yol üzerinde yağmur nedeniyle meydanagelen selin yolda bıraktığı toprak ve kumyığınının kazaya sebebiyet veren diğer bir etkenolduğunun saptandığını, Altınova JandarmaKarakolu görevlilerince düzenlenen tutanaktan daanlaşılacağı üzere, bu durumun kazanın esassebebi olduğunu; Savcılık tarafından yapılankovuşturmada yolun anılan kısmının bakım veonarım işlerinden yüklenici firmanın sorumlu olduğuKarayolları Genel Müdürlüğü tarafından beyanedilmiş ise de, yüklenicinin kusurlarından iş sahibi idareninde sorumluluğunun bulunduğunu ifade ederek; başkaca talep vedava hakları saklı tutulmak suretiyle; 10,000,-TL manevi ve fazlayadair hakları saklı kalmak kaydı ile, şimdilik 20.000,-TLmaddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ilebirlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesi istemiyle 24.8.2015tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır.
ORDUİDARE MAHKEMESİ: 25.8.2015 gün ve E:2015/1196, K:2015/1181sayı ile, “(…)2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011tarihinde yürürlüğe giren 110'uncu maddesi ile AnayasaMahkemesinin benzer bir konuda İdare Mahkemelerinin davaya bakmaklagörevli bulunmadığı yolundaki kararlarıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki vesorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adlî yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adlî yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim; 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 1'inci maddesi ile,"adlî, İdarî ve askerî yargı mercileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeyeyetkili" bulunmak üzere kurulan Uyuşmazlık Mahkemesinin(Hukuk Bölümü) (26/02/2013 gün ve 28571 -Mükerrer-sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan) 14/01/2013 gün veE: 2013/58, K: 2013/161 sayılı kararında da, emsal biruyuşmazlıkta adlî ve İdarî yargı arasındaortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığı,yukarıda belirtilen gerekçelerle adlî yargı görevlikılınmak suretiyle giderilmiştir
Açıklanannedenlerle; (görevli yargı yerinde ayrı ve müstakil birdava açılmakta serbest olmak üzere) 2577 sayılıKanun'un 15/1-a maddesi uyarınca davanın görevyönünden reddine…” karar vermiş; itiraz edilmesiüzerine Ordu Bölge İdare Mahkemesince, 4.11.2015 günve E:2015/935, K:2015/869 sayı ile onanan karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
ŞEBİNKARAHİSARASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 29.1.2016 gün ve E:2015/229, K:2016/23sayı ile, “(…)Davacının iddiası,davalının savunması ve dosyada mevcut tüm deliller birliktedeğerlendirildiğinde; dava trafik kazası nedeniyleaçılmış maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davalıidare olan Karayolları Genel Müdürlüğü kamutüzelkişisi olup kamu hizmeti görmekleyükümlüdür, kamu hizmetinin görülmesisırasında verilen zararlar hizmet kusurundan kaynaklananzararlardır. Hizmet kusurundan kaynaklanan zararlarda ise İYUK 2.maddesi gereğince idari yargı görevlidir ve davanın da tam yargıdavası olarak açılması gerekmektedir.
NitekimYargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2013/12631-2014/16525 E.K saydıilamı "Bir kamu hizmeti görmekle yükümlüdavalı idare Karayolları Genel Müdürlüğü'ne2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 7/a,maddesinde karayollarında mal ve carı güvenliğiyönünden gerekli işaretlemeleri yaparak önlemleri almak vealdırma görevleri verilmiş bulunmaktadır. KarayollarıGenel Müdürlüğü kamu tüzel kişisi olup, kamuhizmeti görmekle yükümlü bulunmaları nedeniyle kamuhizmetleri sırasında verdikleri iddia olunan zararlardan dolayıoluşan sorumlulukları özel hukuk hükümlerine tabideğildir. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafındankendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılmasısırasında oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmetkusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıylaanılan idarelere karşı hizmet kusurlarına dayalıolarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2.maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerekmektedir. O halde mahkemece, hizmet kusurunadayanılarak davalı Karayolları GenelMüdürlüğü aleyhine açılan bu davada adliyargının yargı yolu bakımından görevsizbulunması nedeniyle davalı Karayolları GenelMüdürlüğü yönünden dava dilekçesiningörevsizlik nedeniyle reddine hükmedilmesi gerekirken,yazılı olduğu biçimde karar verilmesi yerindegörülmemiştir. " şeklinde olup aynıyöndedir.
Sonuçitibariyle işbu davanın hizmet kusurundan kaynaklanan tam yargıdavası niteliğinde olduğu ve görevli yargı yerininidari yargı olması gerektiğinden HMK'nın 115/2 maddesigereğince davanın usulden reddine, görevli yargı yerininbelirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
1-Davanınİdari Yargı görevli olduğundan HMK'nın 115/2 maddesigereğince usulden REDDİNE,
2-Kararkesinleştiğinde görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine…”karar vermiş; temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 17.HukukDairesince, 14.3.2018 gün ve E:2017/1196, K:2018/2351 sayı ile,vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanangörevsizlik kararı kesinleşmiştir.
ŞebinkarahisarAsliye Hukuk Mahkemesi; 12.7.2018 gün ve E:2015/229 sayılıüst yazıyla, uyuşmazlığın giderilmesi içindosyayı Mahkememize göndermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 22.10.2018günlü toplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;
Olaykısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusu vesebebi aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yeriningörevli olduğu gerekçesiyle verilmiş vekesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bununüzerine kendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahipolduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir.
1- 2247sayılı Yasa’nın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuzgörev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinintarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerinigörevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir.
Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilir” hükmünegöre, idare mahkemesinin kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine adli yargı yerince de görevsizlikkararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde, olumsuzgörev uyuşmazlığı doğmuş olacak;doğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.
2- 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesindeki “Adli ve idariyargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayanveya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararıveren merciin görevli olduğu kanısına varırsa,gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işinincelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinerteler.” hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davayabakma görevinin daha önce görevsizlik kararı veren idariyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda UyuşmazlıkMahkemesi’nce karar verilmesine değin işin incelenmesininertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir.
Yasakoyucu,14. maddeye göre hukuk alanında olumsuz görevuyuşmazlığı doğması halinde her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurmairadesini davanın taraflarına bırakmış iken, buyönteme nazaran daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. maddeile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciindensonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmedendoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurmaolanağını tanımıştır.
Olayda, adliyargı yerince, öncelikle görevsizlik kararı verilmeklebirlikte, bununla yetinilmemiş ve görevli merciin belirtilmesiiçin re’sen Uyuşmazlık Mahkemesi’nebaşvurulmasına da karar verilmiştir.
Bu haliyle, ŞebinkarahisarAsliye Hukuk Mahkemesi’nce re’sen yapılan başvuru, 2247sayılı Yasa’da öngörülen yöntemeuymamaktadır.
Ancak,adli ve idari yargı yerleri arasında olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının, idari yargı dosyasının UYAP üzerindentemin edilen bir örneği ile birlikte son görevsizlikkararını veren Mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği, idari yargı kararının kesinleşmedurumunu gösteren bir örneğinin de Mahkemesindenistenildiği ve sonuçta usule ilişkin başka birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nindavada adli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, meydana gelen trafik kazasında, davalı idareninhizmet kusuru bulunduğundan bahisle; uğranıldığıileri sürülen maddi ve manevi zararların tazminedilmesi istemiyle açılmıştır. 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır: a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak, b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek, c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.) d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek, f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak, g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek, h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak, i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.) j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafik zabıtasınıngörev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırıhareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kuralihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanakla belirlemek ve gerekliişlemin yapılması için en yakın trafikkuruluşuna teslim etmek, k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır. (Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir. Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir. Dava dosyasınınincelenmesinden, davacının, 12/06/2014 tarihinde Giresun ili,Şebinkarahisar-Alucra Devlet karayolunda seyir hâlinde ikenyaptığı tek taraflı trafik kazası sonucuyaralandığı, aracında hasar meydana geldiği;olayın meydana geldiği yolun bakım veonarımından davalı idarenin sorumlu olduğu ilerisürülerek, uğranılan zararınkarşılığı olarak 10.000,00-TL manevî ve20.000,00-TL de maddî olmak üzere toplam 30.000,00-TLtazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesiistemiyle dava açıldığıanlaşılmaktadır. 2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemekolanaklı değildir. Ancak, idari yargının denetiminebağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığınçözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıyabırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarargörenin asker kişi ya da memur olmasına, aracın askerihizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçittemeydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.) Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir. Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’ninişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçenKanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunlarınuygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları vebunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Şebinkarahisar Asliye Hukuk Mahkemesinin başvurusununreddi ile aynı Mahkemece ayrıca verilen 29.1.2016 gün veE:2015/229, K:2016/23 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle ŞebinkarahisarAsliye Hukuk Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN REDDİ ile aynı Mahkemeceayrıca verilen 29.1.2016 gün ve E:2015/229, K:2016/23sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,22.10.2018 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy