T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 713
KARAR NO : 2018 / 776
KARAR TR: 26.11.2018
ÖZET : Davacının davalı idare nezdinde fiilen çalıştığı günler karşılığı ödenmediğini ileri sürdüğü kıdem tazminatının tahsiline karar verilmesiistemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARA R
Davacı : E.A.
Vekili : Av. İ. E.
Davalı :Milli Eğitim Bakanlığı
Vekili : Av. E.S.
OL A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinindavalı Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde TonyaHalk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde 1990-2015tarihleri arasında hizmet akdi ile usta öğretici olarakçalıştığını, belirtilen tarihlerarasında sigortasının ödendiğini, tatildönemlerinde usta öğreticilerin sigortasıödenmediğinden müvekkilinin dışarıdan sigortaprimi ödeyerek emekli olduğunu, SGK'dan emekli olmasınarağmen fiilen çalışmış olduğu günleriçin kıdem tazminatı alamadığınıbelirterek. 3.000,00 TL kıdem tazminatının işten ayrılarakemekli olduğu tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiziile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle 04/06/2018tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.
TRABZON 3. İŞ MAHKEMESİ : 03/07/2018 gün,E:2018/97, K:2018/296 sayılı dosyasında “6100Sayılı HMK nın 114. maddesinde dava şartlarısayılmıştır. Dava şartlarından ikinci sıradayargı yolunun caiz olması şartı yer almaktadır.Davalı Bakanlığa bağlı Halk Eğitim Merkezibünyesinde usta öğretici olarak çalışandavacı ile davalı kurum arasında iş sözleşmesibulunup bulunmadığı, ödenmeyen kıdem tazminatıalacağının tahsili istemi ile açılan davanınadli yargıda mı yoksa idari yargıda mıgörüleceği hususunun öncelikli olarak elealınması gerekir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 06/06/2016 tarihve 2016/9369 esas, 2016/12237 karar sayılı kararı, YargıtayHukuk Genel Kurulu'nun 18.01.2017 tarih, 2015/9-736 Esas 2017/25 Kararsayılı kararı, Samsun BAM 7. HD nin 2017/3777 Esas, 2018/95karar saylı ilamları incelendiğinde; " 657 sayılıDevlet Memurları Kanununun “Ders Görevi”başlıklı 89. maddesinde “Her derecedeki eğitim veöğretim kurumlan ile Üniversite ve Akademi (Askeri Akademilerdahil), okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kuramlarda ve benzerikuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesibulunmaması halinde öğretmenlere, öğretimüyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktanatanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir. Ücretleokutulacak ders saatlerinin sayısı, ders görevi alacaklarınnitelikleri ve diğer hususlar ilgili Bakanlığın teklifi veBakanlar Kurulunun kararı ile tespit olunur” hükmü yeralmaktadır.
1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 47.maddesi hükmüne göre, örgün ve yaygın eğitimkurumlarında ve hizmetiçi yetiştirme kurs, seminer vekonferanslarında uzman ve usta öğreticiler de geçici veyasürekli olarak görevlendirilebilir. Öğretim tür veseviyelerine göre uzman ve usta öğreticilerinseçimlerinde aranacak şartlar, görev ve yetkileri,yönetmeliklerle tespit edilir. Bu yasal düzenleme uyarıncaçıkarılan “Millî EğitimBakanlığı Kuramlarında Sözleşmeli veya Ek DersGörevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta Öğreticiler HakkındaYönetmeliğin” 5. maddesi gereğince “Uzman ve ustaöğreticiler aşağıdaki şekillerdegörevlendirilirler;
1- Geçici personel olarak:
Geçici personel olarak görevlendirilecek uzman ve ustaöğreticiler ile yapılacak sözleşme esasları 657sayılı Devlet Memurları Kanununun 15/05/1975 gün ve 1897sayılı Kanunun 1 inci maddesi ile değiştirilen 4üncü maddesine göre Bakanlıkça hazırlanır.
2- Ek ders görevi verilmesi yoluyla:
4 üncü maddede belirtilen esaslara göre ek dersgörevi verilmesi yoluyla görevlendirilecek uzman ve ustaöğreticilere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 89uncu maddesi uyarınca 1/12/2006 tarihli ve 2006/11350 sayılıBakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulanMillî Eğitim Bakanlığı Yönetici veÖğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karardabelirtilen miktarda ek ders görevi verilebilir.”
Konu ile ilgili olarak; T.C. Çalışma ve SosyalGüvenlik Bakanlığı, Sosyal Sigortalar KurumuBaşkanlığı, Sigorta İşleri GenelMüdürlüğü, Sigorta Primleri Daire Başkanlığı’ncayayınlanan “Usta Öğreticiler” Konulu 16/02/2004Tarih ve 101572 sayılı 16 -309 Ek sayılı Genelgesinde ise,“Çıraklık ve Halk Eğitim Merkezlerinde herhangi birkadroya bağlı olmaksızın ders ücretikarşılığında çalışan ustaöğreticilerin 657 sayılı Kanunun 89. maddesine göreçalıştırıldıkları, geçici personelstatüsünde bulundukları, İş Kanununa tâbiolmadıkları belirtilmiş, bu nedenle anılan kişilere ödenenücretlerden 4447 sayılı İşsizlik SigortasıKanununun (4571 sayılı Kanun ile değiştirilen) 46. maddesihükmü gereğince işsizlik sigortası primininkesilmemesinin uygun görüldüğü bildirilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 2. maddesine göre;“işçi” bir iş sözleşmesine dayanarakçalışan gerçek kişi olaraktanımlanmaktadır. İşçi sıfatınınkazanılması iş akdinin varlığınadayandığından, her şeyden önce ortada taraflarınserbest iradeleriyle kabul edilmiş bir sözleşme ilişkisininbulunması zorunludur. İş Kanununa göre işçisayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasındaiş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan hertürlü hak iddialarından doğan hukukuyuşmazlıklarının çözüm görevi 7036sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5.maddesi uyarıncaiş mahkemelerine verilmiştir. Çalışmailişkisinin iş sözleşmesine, idarece yapılan birgörevlendirmeye veya idari sözleşmeye dayalı olupolmadığının tespiti, sonuç itibariyle yargıyolunu da belirleyecektir.
Niteliği itibariyle bir özel hukuk sözleşmesi olaniş sözleşmesinde taraflar, yasalarınöngördüğü sınırlar içindesözleşmenin konusunu, amacını, biçimini,bağlantı kuracakları kişileri serbestçeseçebilirler. Buna karşılık istihdamın idarisözleşme, görevlendirme veya atama suretiyle yapılmasıdurumunda, çalışma ilişkisinin çerçevesinioluşturan yasal mevzuat tarafların hareket serbestisinikısıtlamakta ve kişileri statü hukukuna tabikılmaktadır. Bu nedenledir ki, özel hukuksözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar adliyargıda, idarece yapılan görevlendirmelerden ve atamalardandoğan uyuşmazlıklar ise idari yargıdaçözümlenmektedir" açıklamasınıngetirildiği, bu bilgiler doğrultusunda somut olayabakıldığında davacının ders ücretkarşılığı kadrosuz usta öğretici olarakValilik onayı ile davalı Bakanlık bünyesindeki Trabzon HalkEğitim Merkezi Müdürlüğündegörevlendirildiği, ücretlerinin 657 Sayılı DevletMemurları Kanununun 89. maddesine uygun olarak Bakanlar Kuruluncaçıkarılan kararlar uyarınca MaliyeBakanlığınca belirlenen ücretler üzerindenödendiği, taraflar arasında iş sözleşmesibulunmadığı, aralarındaki ilişkinin statühukukuna tabi olduğu anlaşıldığına göre;davacının 506 sayılı Kanun gereğince sosyalgüvenlik hukuku açısından Sosyal Sigortalar Kurumunaprimlerinin yatırılmış olmasının işsözleşmesi ile çalıştığıanlamına gelmeyeceği de dikkate alınarak, taraflararasındaki uyuşmazlığınçözümünün iş mahkemesinin görev alanınagirmediği ” gerekçesi ile Davanın görevyönünden reddine karar vermiş, tarafların kararıistinaf etmemesi üzerine hüküm 26/07/2018 tarihindekesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle 27/07/2018 günüidari yargı yerinde dava açmıştır.
TRABZON İDARE MAHKEMESİ : 05.09.2018 gün ve E:2018/976sayılı kararı ile “506 Sayılı Sosyal SigortalarKanunu’nun 2. maddesinde “Bir hizmet akdine dayanarak bir veyabirkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalısayılırlar...” denilmiş, aynı Yasanın“Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri”Başlıklı 134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasındandoğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya budavalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür”hükmüne yer verilmiş; 506 sayılı yasahükümleri 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlüktenkaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanunun 3. maddesinde;kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımındanadına prim ödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesigereken kişi sigortalı olarak tanımlanmış; 79. maddeile başlayan Dördüncü Kısmında, primlereilişkin hükümlere yer verilmiş; 101. maddesinde “Bukanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu kanunhükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür” hükümleri yer almaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının, işverenler ile bir iş sözleşmesinedayanarak çalıştırılan işçilerinçalışma şartları ve çalışmaortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemekolduğu belirtilmiş; aynı zamanda, bakılan davanın dakonusunu oluşturan “İş Sözleşmesi, Türlerive Feshi” hususuna Kanunun 8.maddesi ve devamında; kıdemtazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklananyükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise, Kanunundeğişik maddelerinde yer verilmiştir.
Diğer taraftan; 7036 sayılı İş MahkemeleriKanununun 5. Maddesinde, "İş mahkemeleri; a) 5953sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabigemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İşKanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı TürkBorçlar Kanununun İkinci Kısmının AltıncıBölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğanher türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari paracezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariçolmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İşKurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatındankaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda işmahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara,ilişkin dava ve işlere bakar" hükümleri yeralmaktadır...
...Davacının, 506 sayılı Kanunyürürlükte iken mahalli mülki amirin tasarrufu ileçalıştığı, idareyle arasında bir hizmetilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdem tazminatınınİş Kanunu'ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkatealındığında, uyuşmazlığın özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Mahkememizin görevine girmeyenve Trabzon 3. İş Mahkemesince görevsizlik kararı verilen budavada görevli mahkemenin belirlenmesi için davadosyasının 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesiuyarınca Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine,Uyuşmazlık Mahkemesince bir karar verilinceye kadaryargılamanın ertelenmesine" karar vererek her iki davadosyasını 27/09/2018 tarih ve 2018/976 esas sayılı üstyazısı ile Mahkememize göndermiş, başvuru 11/10/2018tarihi itibarıyla Mahkememiz kayıtlarına girmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Başkan Hicabi DURSUN,Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER,Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ'un katılımlarıylayapılan 26.11.2018 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME :
Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasınınMahkemece, ekinde adli yargı dosyası ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ : Raportör-Hakim Engin SELİMOĞLU'nun,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonraGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacının davalı idarede 1990 yılındanemekli olduğu 2015 yılına kadar davalı idare nezdindefiilen çalıştığı günlerkarşılığı ödenmediğini ilerisürdüğü kıdem tazminatının tahsiline kararverilmesi istemiyle açılmıştır.
506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. Maddesinde“Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işverentarafından çalıştırılanlar bu kanuna göresigortalı sayılırlar…” denilmiş, aynıYasanın “Uyuşmazlıkların ÇözümYeri” Başlıklı 134. maddesinde, “Bu kanununuygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkili işmahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerdegörülür” hükmüne yer verilmiş; 506sayılı yasa hükümleri 01.10.2008 tarihindeyürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar veGenel Sağlık Sigortası Kanununun 106. maddesi ileyürürlükten kaldırılmıştır. 5510sayılıKanunun3.maddesinde;kısa ve/veya uzun vadeli sigortakolları bakımından adına prim ödenmesi gereken veyakendi adına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olaraktanımlanmış; 79. madde ile başlayanDördüncüKısmında, primlere ilişkin hükümlere yerverilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksine hükümbulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür” denilmiştir.
Öte yandan, 4857 sayılı İş Kanununun1.maddesinde,Kanunun amacının,işverenler ile bir işsözleşmesine dayanarak çalıştırılanişçilerin çalışma şartları veçalışma ortamına ilişkin hak vesorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş;aynı zamanda, bakılan davanın da konusunuoluşturan“İş Sözleşmesi, Türleri veFeshi” hususuna Kanunun 8.maddesi ve devamında, kıdemtazminatı,ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklananyükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanunundeğişik maddelerinde yer verilmiştir.
Diğer taraftan; 5521 sayılı İş MahkemeleriKanununun 1. maddesinde, “İş Kanununa göreişçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilenikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilenişlerde çalışanlar hariç) işveren veyaişveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununadayanan her türlü hak iddialarından doğan hukukuyuşmazlıklarının çözülmesi ilegörevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemelerikurulur.
Bu mahkemeler:
B) İşçi Sigortaları Kurumu ile sigortalılarveya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardandoğan itiraz ve davalara da bakarlar.
İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerdeki bu davalarao yerde görevlendirilecek mahkeme tarafından, temsilci üyeleralınmaksızın, bu kanundaki esas ve usullere görebakılır.
Fiili ve hukuki imkânsızlıklar dolayısıylaiş mahkemesinin toplu olarak görevini yapamadığıhallerde de yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.
(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/39 md.) Birden fazla iş mahkemesibulunan yerlerde, sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanan davalarıngörüleceği iş mahkemeleri, Hâkimler ve SavcılarYüksek Kurulu tarafından belirlenebilir.” denilmiştir.
Dosya kapsamında yapılan incelemede; davacının1990-2015 yılları arasında Tonya Halk Eğitim MerkeziMüdürlüğünde usta öğretici olarakçalıştığı; davanın, davacınınfiilen çalıştığı günler için hakettiğini iddia ettiği kıdem tazminatının ödenmesiistemiyle açıldığıanlaşılmıştır.
Davacının, idareyle arasında bir hizmet ilişkisikurulduğu, talep edilen kıdem tazminatının İşKanunundan kaynaklanan haklardan olduğu dikkatealındığında, uyuşmazlığın özel hukukhükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen nedenlerle, Trabzon İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulüyle, Trabzon 3. İş Mahkemesinin03.07.2018 gün, E:2018/97, K:2018/296 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerektiği sonucunavarılmıştır.
SO N U Ç : Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle, Trabzon İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulüyle, Trabzon 3. İş Mahkemesinin03.07.2018 gün, E:2018/97, K:2018/296 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.11.2018gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy