T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 648
KARAR NO : 2018 / 733
KARAR TR : 26.11.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın bir bölümünün idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :G. S. A.Ş.
Vekili :Av. M.D.
Davalı : Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekilleri :Av. G. Ç.Ü., Av. M.İ.Y.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili şirkettarafından sigortalı 34 … 8140 plakalı aracın,20.02.2015 tarihinde, Şanlıurfa istikametinden otoyolu takiben Gaziantepistikametine seyrettiği sırada (Gaziantep Doğu-NizipKavşağı arasında) otoyolun km 18+950 mevkisinde çoktaraflı (zincirleme) ve maddi hasarlı bir trafik kazasıgeçirdiğini; kaza tespit tutanağında da belirtildiğiüzere kazanın, yolun yapım ve bakımından sorumlu olankurumun gerekli tuzlama çalışmasıyapmadığından meydana geldiğini; davalı idarenin,görevini yerine getirmeyerek bu trafik kazasının ve zararınmeydana gelmesine neden olduğunu ve bu olayda asli (%75 oranında)kusurlu bulunduğunu; müvekkilinin sigortalısına, 08.04.2015günü kasko poliçesi kapsamında toplam 14.990,00 TL ödediğini,bu nedenle, Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesi hükmünegöre, müvekkilinin, sigortalı araca hasar verenlerekarşı, talep ve dava hakları bakımındansigortalısının kanuni halefi olduğunu; davalı idareyebaşvurdukları halde, tazminat taleplerinin reddedildiğini ifadeederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıylaşimdilik 11.242.00 TL alacağın, ödeme tarihinden itibarenişleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı idareden tahsili istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır.
MERSİN1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ: 11.7.2017 gün ve E:2016/11,K:2017/357 sayı ile, “(…)Dava, meydana gelen zincirleme trafikkazası nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından hasargören araç malikine yapılan ödeme nedeniyle hizmetkusurundan doğan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Tümdosya kapsamı, açılan davanın niteliği ve toplanandelillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davalı Karayolları GenelMüdürlüğü bir kamu tüzel kişisi olupanılan tüzel kişiliğin eylem ve işlemleri kamusalnitelikte olup kamu hizmeti kavramı çerçevesindedir.İstemin ileri sürülüş ve olayıngerçekleşme biçimine göre davanın anılandavalıya yöneltilmesinin nedeni de davalı idarenin hizmetkusurundan doğan zararın ödetilmesi istemidir. 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesi gereğince butür istemlerin tam yargı davası olarak idari yargı yerindeaçılacak davada ileri sürülmesi gerekir. Davalı idareyönünden uyuşmazlığınçözümünde idari yargı yerinin görevliolduğu, adli yargının görevli olmadığı,görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resendikkate alınması gerektiğianlaşıldığından HMK'nun 114/c ve 115/2.maddelerigereğince göreve yönelik dava şartı yokluğunedeniyle davanın usulden reddine karar vermek sonuç ve kanaatinevarılmıştır.
KARAR:Yukarıdaaçıklanan nedenlerle;
HMK'nun 114/cve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartıyokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
Davanınniteliği dikkate alınarak idari yargı yerindeaçılacak davadan olması nedeniyle Adli yargı görevliolmayıp idari yargı görevli olduğundan, görevlimahkemenin Mersin İdare Mahkemesi olduğuna…” kararvermiş, istinaf yoluna başvurulması üzerine AntalyaBölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesince, 27.4.2018 gün veE:2017/1952, K:2018/683 sayı ile, istinaf başvurusu kesin olarakreddedilmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
MERSİN2.İDARE MAHKEMESİ: 1.8.2018 gün ve E:2018/965 sayı ile,“(…)2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığıve bu kanunun karayollarında uygulanacağı; 7. maddesinde,yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmanınKarayolları Genel Müdürlüğünün görev veyetkileri arasında olduğu belirtilmiştir.
2918sayılı Yasa'nın 19.01.2011 günlü Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde;“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”; Geçici21. maddesinde de; “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” hükümleri yer almaktadır.
Öteyandan; 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesiningerekçesi; Karayolları Trafik Kanunu, kamuya aitaraçların karayolu üzerindeki seyrini (m.85,86,90,106,109 vediğ.) kendi kapsamına almış ve bu neviaraçların sebebiyet verdikleri zararların tazminidavaları doğru olarak adli yargıdagörülmüştür. Yasanın 106. maddesi hükmüaynen şöyledir: "(kamuya) ait motorlu araçlarınsebep oldukları zararlardan dolayı, bu Kanunun işletenin hukukisorumluluğuna ilişkin hükümleri uygulanır."Kökleşmiş yargısal uygulamaya ve yasaya hakim sistemerağmen son yıllarda kamu araçları ile işlenenkazalardan doğan zararlara ilişkin davaların idari yargıdagörülmesi gerektiği yönünde UyuşmazlıkMahkemesi kararları kurulmaktadır. Adli Yargıda (özellikleYargıtay), Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarına rağmeniçtihadını müstakar olarak sürdürmektedir.
TürkHukukundaki köklü paradigmanlardan biri, "karayoluşeridindeki araç seyrinin özel hukuk alanıolduğu" hususudur. Yasanın ve bu konudaki hukuktefekkürünün oturduğu zemin budur. Kamuya aitaraçlar yönünden sevk edilen özel kural (m. 106)karşısında başkaca bir sonuca varmak da mümküngörülmemektedir. Aynı seyir çizgisinde hareket eden,aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamuayırımını esas alarak yasaya rağmen içtihatlafarklı görev kuralı oluşturmak, giderek aynı risktenfarklı hukuk uygulamalarına yol açmak, hukuk ve adaletmantığı ile de bağdaşmaz (Any.m.2). Olagelençözüm, bu yönüyle adli-idari yargı görevayırımına ilişkin anayasa normlarıyla da uyumiçindedir. (Any.M. 15.5.1997 t, 72/51 - E/K). İşletenin hukukisorumluluğuna ilişkin kurallar ile tam-yargı hukukunailişkin kurallar; zaman aşımı, kurtuluşkanıtı ve benzeri açılardan bir çatışmaiçindedir. Mevzuat ve uygulama uyumu, adli yargıseçeneğinde ancak sağlanabilir. Çünkü adliyargı, idari yargıdaki 1 yıllık hakdüşürücü süreyi değil, KarayollarıTrafik Kanunundaki zaman aşımı süresini uygulayacaktır.(KTC m. 109,106 vb.) İdari yargının bağlı olduğuhukuk (İdari Yargılama Usulü) ve tam yargısıdavası tipi (kısmi dava açmaimkansızlığı), Karayolları Trafik Kanunundakisorumluluk kurallarının bu yargı kolunda uygulanmasınaengeldir. Oysa görev, idari yargıda da olsa Karayolları TrafikKanununu hükümlerinin uygulanması zorunludur, (m. 106/1).
İdari veAdli Yargı kolları arasındaki görevuyuşmazlıkları, trafik kazalarından kaynaklanandavaların görülmesinde sürekli bir belirsizliğe,gecikmelere ve hak kayıplarına yol açmaktadır.
Teklif,sözü edilen belirsizlikleri, hukuk devletinin ve trafik/tehlikesorumluluğunun yapısal özelliği içindegidermektedir. Zarar görenin kamu grevlisi olması, adli yargıgörevini etkilemez. Karayolları Trafik Kanunu, ne kamuaraçları ve ne de o araçlar içinde bulunan zarargören kamu görevlileri bakımından doğru olarak birayırım yapmamıştır. Yasanın amacı, karayolutrafiğinin ve araçların ürettikleri risklere dayalıhukukta yeknesak çözüm düzeni oluşturmaktır.Yargısal görev (usul) de bu amacın dışındadeğildir. Bir başka yönüyle teklif, yargı sistemindeki"görevsizlik tartışmalarınınyükünü" ortadan kaldırmakta ve hak aramaözgürlüğü ile adil yargılama hakkınıgüçlendirmektedir. Görev kuralını üretmemünhasır yetkisi, anayasaya aykırı olmamak kaydı ileyasama organına aittir.(any.m,142)" şeklindedir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirkete kaskopoliçesi ile sigortalı olan 34 … 8140 plakalıaracın, 20.02.2015 tarihinde davalı idarenin sorumluluk alanındabulunan yolda, Şanlıurfa İli istikametinden otoyolu takibenGaziantep İli istikametine seyir halindeyken, Gaziantep Doğu-Nizipkavşağı arasındaki otoyolda gerekli tuzlamaçalışmasının yapılmaması nedeniyle meydanagelen trafik kazası sonucu araçta hasar oluşmasıüzerine Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde tazminat davasıaçıldığı, anılan Mahkeme'nin 11.07.2017 tarihve E:2016/11, K:2017/357 sayılı kararı ile verilengörevsizlik kararının, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi'nin 27.04.2018 tarih ve E:2017/1952, K:2018/683 sayılıkararı ile kesinleşmesi üzerine de, 11.242,00 TLtutarındaki hasar bedelinin ödeme tarihi olan 08.04.2015 tarihindenitibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tazminine kararverilmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye HukukMahkemesi'nce yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, … anılan kuralı Anayasayaaykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir.(…) (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında; "Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır." denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda;2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 11.07.2017 tarihve E:2016/11, K:2017/357 sayılı kararı ile verilengörevsizlik kararının kesinleşmesi üzerineMahkememizde 2018/965 esas sayılı dosya ile açılan davadagörevsiz olduğumuz sonucuna varıldığından, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesi'ne başvuru yapılmasına, UyuşmazlıkMahkemesi'nden karar gelinceye kadar dava hakkında karar verilmesininertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 26.11.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda seyir halindeyken meydana gelen maddi hasarlı trafikkazası sonucu hasara uğrayan sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini karşılayan sigortaşirketinin, zararın bir bölümünün davalıidarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliği yönündentrafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğiniilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemekolduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, buKanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları Genel Müdürlüğününgörev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunlailgili görev ve yetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularakönerilen gerekli önlemleri almak veyaaldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirketçe sigortaedilen 34 … 8140 plakalı aracın,sürücüsünün sevk ve idaresinde 20.02.2015 tarihinde,Şanlıurfa’dan Gaziantep istikametine seyrettiğisırada (Gaziantep Doğu-Nizip Kavşağı arasında)çok taraflı (zincirleme) ve maddi hasarlı trafik kazasıgeçirdiği; davacı şirket tarafındansigortalısına 08.04.2015 tarihinde toplam 14.990,00 TL ödemeyapıldığı; kazanın, yolun yapım vebakımından sorumlu olan kurumun gerekli tuzlamaçalışması yapmadığından meydanageldiği iddia edilerek; davalının %75 oranındaki kusurdikkate alınarak, şimdilik 11.242.00 TL alacağın,ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birliktedavalı idareden rücuen tazmini istemiyle davaaçıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen AnayasaMahkemesi, şu gerekçesi ile anılan kuralı Anayasayaaykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nin daha öncekikimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıylaoluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Mersin 2. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulüile, Mersin 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin, 11.7.2017 gün veE:2016/11, K:2017/357 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Mersin 2. İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Mersin 1.Asliye TicaretMahkemesinin, 11.7.2017 gün ve E:2016/11, K:2017/357 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 26.11.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy