T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/795
KARAR NO : 2018/697
KARAR TR : 26.11.2018
ÖZET: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca soruşturma konusu eylemin kabahat olduğu değerlendirilerek, Cumhuriyet savcısı tarafından verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.Y.
Vekili : Av. İ.O.
Davalı : AmbarlıGümrük Müdürlüğü
O L A Y : Başbakanlık GümrükMüsteşarlığı İstanbul Gümrük veMuhafaza BaşmüdürlüğüKaçakçılık İstihbarat ve NarkotikGümrük Muhafaza Müdürlüğü’nce yapılan soruşturmasırasında, T. Aydınlatma Elektrik San. ve Tic. Ltd.Şti. unvanlı firmanın imza yetkili ortağı davacı A.Y. ile Gümrük Müşaviri S.H.’ın, AmbarlıGümrük Müdürlüğünce firma adına tescilli07.03.2011/ IM034912 tarih ve sayılı serbest dolaşımagiriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın 8543.70.90.00.15GTİP’ te remote kontrol (uzaktan kumanda) cihazı olarak beyanedilmesine rağmen yapılan tespitte 8526.92.00.90.13 GTİP’te ithali “CE” uygunluk belgesi ile dış ticaretmüsteşarlığı izni gerektiren elektro manyetik dalgalarile çalışan uzaktan kumanda cihazı olduğununanlaşıldığı belirtilerek yapılan ihbar üzerine, Büyükçekmece CumhuriyetBaşsavcılığı Büyük-çekmeceKabahat Bürosu 16.8.2011 gün ve Kabahat Defteri No:2011/847, KararNo:2011/1709 sayılı kararı ile, davacı A.Y. ile GümrükMüşaviri S.H.’ın ithali izne bağlı eşyayıaldatıcı işlem ve davranışlar ile ithal etmek suretiyle “ithali bazı şartlara ve belgelere tabi bulunaneşyayı aldatıcı işlem ve davranışlarla ithaletmek” şeklinde gerçekleşen eylemlerinin kabahatolduğu değerlendirilerek, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3. maddesininon birinci fıkrası uyarınca 31.851,00 TL idari para cezasıile ayrı ayrı cezalandırılmalarına kararverilmiştir.
Davacı vekili, idari paracezasının kaldırılması istemiyle adli yargıyerine itirazda bulunmuştur.
BÜYÜKÇEKMECE1. SULH CEZA MAHKEMESİ; 10.6.2013 günve D.İş:2011/1324 sayı ile; 5607 sayılı Kanun’dayapılan değişiklik ile kaçakçılıkfiiline ilişkin kabahatlerin 4458 sayılı Gümrük Kanunuile yeniden düzenlendiği ve bu Kanun’da başvuru yolununidare mahkemesi olarak gösterildiği gerekçesiylebaşvurunun görev yönünden reddine karar vermiş, verilenkarar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.
Davacı vekili, bu kez aynı istemleidari yargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL 3.İDARE MAHKEMESİ; 18.11.2013 gün ve E:2013/2338, K: 2013/1666sayı ile, savcılık tarafından, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’ndayapılan değişiklikten önce bu Kanun uyarınca verilenidari yaptırım kararına karşı 5326 sayılıKanun’un 27. maddesi hükmü gereğince sulh ceza mahkemesine itiraz edilebileceği gerekçesiyle davanın görevyönünden reddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir.
İNCELEME VEGEREKÇE:
Uyuşmazlık MahkemesininHicabi DURSUN’unbaşkanlığında, Üyeler Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ’un katılımlarıyla yapılan 26.11.2018tarihli toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
Adli ve idariyargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren Mahkemece, 15. maddede belirtilenyönteme uygun olarak adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3.maddesinin on birinci fıkrası uyarınca verilen idari paracezasının kaldırılması istemiyleaçılmıştır.
5607sayılı Kanun’un “Suçlar ve Kabahatler”başlığı altında düzenlenen 3. maddesinin onbirinci fıkrasında, “İthali, lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceğiuygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı, aldatıcıişlem ve davranışlarla ithal eden kişiye, eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir”, “Yetkili merciler” başlığı altındadüzenlenen 17. maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanunhükümlerine göre idari para cezasına karar vermeyeCumhuriyet savcısı, 14 üncü madde hükümlerinegöre mülkiyetin kamuya geçirilmesine ise Cumhuriyetsavcısının talebi üzerine, sulh ceza mahkemesi yetkilidir.Bu kararlara karşı, 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılıKabahatler Kanunu hükümlerine göre kanun yolunabaşvurulabilir” denilmekte iken; Kanunun 3. maddesininbaşlığı “Kaçakçılıksuçları”, maddenin on birinci fıkrası ise,(Değişik: 18/6/2014-6545/89 md.) Ulusalmarker uygulamasına tabi olup da, Enerji Piyasası DüzenlemeKurumunun belirlediği seviyenin altında ulusal marker içerenveya hiç içermeyen akaryakıtı;
a) Ticariamaçla üreten, bulunduran veya nakleden,
b)Satışa arz eden veya satan,
c) Buözelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan,
kişi ikiyıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlipara cezası ile cezalandırılır. Ancak, markeriçermeyen veya seviyesi geçersiz olan akaryakıtınkaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılmasıhâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezayahükmolunur.” şeklinde yeniden düzenlenmiş, 28.3.2013gün ve 6455 sayılı Kanunun 66. maddesiyle 17. maddesinin birincifıkrası yürürlükten kaldırılmış,aynı Kanunun 64. maddesi ile düzenlenen geçici 8. maddesininikinci fıkrasında ise, “Bu Kanunun yayımı tarihindenönce işlenen bu Kanuna muhalefet kabahatlerinde, lehehükümlerin uygulanması usulü 5252 sayılı Kanunun9 uncu maddesi hükmüne göre yapılır”hükmü yer almıştır.
4458sayılı Gümrük Kanunu’nun 235. maddesinde, “Teminat alınmış olsa bile, gümrük işlemlerinebaşlanmadan veya bu işlemler bitirilip gümrük idaresininizni alınmadan antrepolardan veya gümrük idaresince eşyakonulmasına izin verilen yerlerden kısmen veya tamamen eşyaçıkarılması halinde, çıkarılaneşyanın ithalat veya ihracat vergilerinin yanı sıra,buvergilerin üç katı para cezası alınır ”denilmekte iken, madde;
“1.Serbest dolaşıma giriş rejiminetabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene vedenetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda;
a)Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerle ithalininyasaklanmış olduğunun tespiti halinde, eşyanıngümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra,gümrüklenmiş değerinin dört katı idari paracezası verilir.
b)(a) bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık maddeolması durumunda, idari para cezası; dökme halinde geleneşya için ton başına otuz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına altı yüzTürk Lirası olarak hesaplanır ve eşyayurtdışı edilir.
c)Eşyanın ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıyaveya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilikbelgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabideğilmiş veya belge alınmış gibi beyanedildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanın gümrükvergilerinin yanı sıra, eşyanın gümrüklenmişdeğerinin iki katı idari para cezası verilir.
d)(c) bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık maddeolması durumunda, idari para cezası; dökme halinde geleneşya için ton başına sekiz bin Türk Lirası,ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz TürkLirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir.
2.İhracat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak,yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya kontrol sonucunda;
a)Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerleihracının yasaklanmış olduğunun tespiti halinde,eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katıidari para cezası verilir.
b)Eşyanın ihracı, lisansa, şarta, izne,kısıntıya veya belli kuruluşların vereceğiuygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğu halde uygunluk veyeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmışgibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanıngümrüklenmiş değeri kadar idari para cezası verilir.
3.Yolcuların, gümrük mevzuatına göre kişisel vehediyelik eşya kapsamı dışında olup beyanlarınaaykırı olarak üzerlerinde, eşyası arasında veyataşıma araçlarında çıkan ya dabaşkasına ait olduğu halde kendi eşyasıymışgibi gösterdikleri eşyanın gümrük vergileri iki katolarak alınır ve eşya sahibine teslim edilir. Gümrükvergileri ödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terkedilmiş sayılır.
4.Birinci fıkranın (a) ve (c) bentlerinde belirtilen eşyaya elkonularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir veeşya 177 ila 180 inci madde hükümlerine göre tasfiyeye tabitutulur. (Ek cümle: 18/1/2017 - 6770/12 md.) Kara, deniz ve havaulaşım araçları hakkında verilen el koymakararları, bu araçların siciline şerh verilmek suretiyleicra olunarak el koyma ve mülkiyetin kamuya geçirilmesiişlemlerine devam edilir.
5.Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve transit rejimbeyanında bulunulan serbest dolaşımda olmayan eşyanın,beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste eşyaolduğunun tespiti halinde, farklı çıkan eşyanıngümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasıverilir ” şeklinde 28/3/2013 gün ve 6455 sayılı Kanun’un12. maddesi ile yeniden düzenlenmek suretiyle, 5607 sayılı Kanun’dakaçakçılık fiillerine ilişkin kabahatlerle ilgilidüzenlemeler tamamen ortadan kaldırılmış, 4458sayılı Kanun ile kaçakçılık fiillerineilişkin kabahatler yeniden düzenlenmiştir. Bu Kanun’un“ İtirazlar ” başlığı altındadüzenlenen 242.maddesinde ise, “1. Yükümlülerkendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idarikararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş güniçinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makamaverecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir.
2. İdareyeintikal eden itirazlar otuz gün içinde karara bağlanarakilgili kişiye tebliğ edilir.
3. İtirazdilekçelerinin süresi içinde yanlış makamaverilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmışsayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır.
4. İtirazın reddikararlarına karşı işlemin yapıldığıyerdeki idari yargı mercilerine başvurulabilir” hükmüyer almıştır.
30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Cumhuriyet savcısının karar verme yetkisi ”başlığını taşıyan 23. maddesinde, “(1)Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkça hükümbulunan hallerde bir kabahat dolayısıyla idarîyaptırım kararı vermeye yetkilidir. (2) Bir suç dolayısıylabaşlatılan soruşturma kapsamında bir kabahatinişlendiğini öğrenmesi halinde Cumhuriyet savcısıdurumu ilgili kamu kurum ve kuruluşuna bildirebileceği gibi, kendiside idarî yaptırım kararı verebilir. (3)Soruşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğununanlaşılması halinde Cumhuriyet savcısı bu nedenleidarî yaptırım kararı verir. Ancak, bunun içinilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından idarîyaptırım kararı verilmemiş olması gerekir”denilmiş; aynı Kanun’un “Başvuru yolu”başlığı altında düzenlenen 27. maddesininaltıncı fıkrasında, “Soruşturma konusu fiilinsuç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idariyaptırım kararı verilmesi halinde; kovuşturmaya yerolmadığı kararına itiraz edildiği takdirde, idariyaptırım kararına karşı başvuru da bu itirazmerciinde incelenir” ; 5252sayılı “Türk Ceza Kanununun Yürürlük veUygulama Şekli Hakkında Kanun”un, “Lehe olanhükümlerin uygulanmasında usul ”başlığı altında düzenlenen 9. maddesinde ise, “….. (3) Lehe olan hüküm, önceki ve sonrakikanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak,ortaya çıkan sonuçların birbirleriylekarşılaştırılması suretiyle belirlenir ”hükmü yer almıştır. Dosyanın incelenmesinden,Başbakanlık Gümrük MüsteşarlığıGümrük ve Muhafaza BaşmüdürlüğüKaçakçılık İstihbarat ve Narkotik Gümrük Muhafaza Müdürlüğü’nce yapılansoruşturma sırasında, T. Aydınlatma ElektrikSan. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı firmanın imza yetkiliortağı davacı A.Y. ile Gümrük Müşaviri S.H.’ın,Ambarlı Gümrük Müdürlüğünce firmaadına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatıeşyanın remote kontrol (uzaktan kumanda) cihazı olarak beyanedilmesine rağmen yapılan tespitte ithali “CE” uygunlukbelgesi ile dış ticaret müsteşarlığı iznigerektiren elektro manyetik dalgalar ile çalışan uzaktan kumandacihazı olduğunun anlaşıldığıbelirtilerek yapılan ihbar üzerine,Büyükçekmece CumhuriyetBaşsavcılığı BüyükçekmeceKabahat Bürosunun 16.8.2011 gün ve Kabahat Defteri No:2011/847, KararNo:2011/1709 sayılı kararı ile, davacı A.Y. ile GümrükMüşaviri S.H.’ın “ithali bazı şartlara vebelgelere tabi bulunan eşyayı aldatıcı işlem vedavranışlarla ithal etmek” şeklindegerçekleşen eylemlerinin kabahat olduğudeğerlendirilerek, 5607 sayılıKaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3. maddesininon birinci fıkrası uyarınca 31.851,00 TL idari para cezasıile ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmıştır. 30.3.2005 gün ve 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3. maddesinde,“ (1) Bu Kanunun; a) İdarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri,idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesiyaptırımını gerektiren bütün fiillerhakkında, uygulanır”; Kanunun“Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasındaise “idari para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” düzenlemeleri yeralmıştır. Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı;diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görev kuralları kamu düzenineilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için birmüktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasaylakabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkiliolacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsizmahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, 5607sayılı Kanunun olay tarihinde yürürlükte bulunanilgili maddesi uyarınca, yapılan soruşturma sırasındasoruşturma konusunun kabahat olduğu değerlendirilerek, 5326 sayılı Kanungereğince, Cumhuriyet Savcısı tarafından davacıya verilen idari paracezasının, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu veKabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik3. maddesinde belirtildiği üzere, idarî yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümlerinindikkate alınacağı, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca ve aynı maddenin altıncıfıkrasında, soruşturma konusu fiilin kabahatoluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararıverilmesi halinde; kovuşturmaya yer olmadığı kararınaitiraz edildiği takdirde, idari yaptırım kararınakarşı başvurunun da bu itiraz merciinde inceleneceğiaçıkça belirtildiğinden, 5607 sayılıKanun’un 28.3.2013 gün ve 6455 sayılı Kanunun 64. maddesiile düzenlenen geçici 8. maddesinin ikinci fıkrasında da,bu Kanunun yayımı tarihinden önce işlenen bu Kanunamuhalefet kabahatlerinde, lehe hükümlerin uygulanmasıusulünün 5252 sayılı Kanunun 9. maddesi hükmünegöre yapılacağı düzenlendiğinden, davanıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle Büyükçekmece1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 10.6.2013 gün ve D.İş:2011/1324 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç:Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle, Büyükçekmece 1. Sulh CezaMahkemesince verilen 10.6.2013 gün ve D.İş:2011/1324sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,26.11.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye SüleymanHilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy