T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 415
KARAR NO : 2018 / 560
KARAR TR : 22.10.2018
ÖZET : Fazlaya dair hakları saklı tutularak adli yargı yerinde açılan ilk davadan sonra açılan ek davanın; imar mevzuatından kaynaklanan tazminat davası olması gözetilerek, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : K. D.
Vekili : Av. A.F. D.
Davalı :Milli Eğitim Bakanlığı
Vekili :Av. G.U.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; Bursa ili, Osmangaziİlçesi, Yunuseli Mahallesi, 5104 ada, 1 parsel sayılı,6.189,27 m2’lik taşınmazın toplam 78480/618927 hissesininmüvekkiline ait olduğunu; bu taşınmaza Okul Alanıolarak davalı idarece el atılması sebebi ile fazlaya dairhakları saklı kalmak kaydı ile açmışoldukları 8.000,00 TL.’lik kamulaştırmasız elkoymadan kaynaklanan tazminat davasının, Bursa 4. Asliye HukukMahkemesinin E:2011/591, K: 2012/417sayılı ilamı ilehüküm altına alındığını; davada fazlayadair hakları saklı tutulmak kaydıyla toplam tazminatmiktarının 274.680,00 TL olarak belirlendiğini; anılankararın, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin onayındangeçerek kesinleştiğini; bu nedenle ek tazminat bedeli266.680,00 TL’nin hüküm altına alınmasıiçin başvuru zorunluluğu doğduğunu ifadeederek; ek tazminat miktarı olan 266.680,00 TL’nin ilk davatarihi olan 29/09/2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıidareden tahsili istemiyle 17.7.2013 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
BURSA 8.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 3.12.2013 gün ve E:2013/128, K:2013/150sayı ile, “(…) Mahkememiz dosyasıdeğerlendirildiğinde; davacı … vekili tarafındanBursa ili Osmangazi ilçesi Yunuseli Mahallesi 5104 ada 1 parsel sayılı6.189,27 m2 lik taşınmazın 14921/618927 hisse ve 63559/618927hisse olmak üzere toplam 78480/618927 hisseninkamulaştırmasız el koyma nedeni ile ek dava talebi olarak266.680 TL nin davalı idareden tahsili talep edilmiş ise de;davalı idarenin cevabı yazısından; Milli EğitimBakanlığı tarafından fiili el atmanınolmadığı anlaşılmıştır.
Bursa 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/591 Esas Sayılı dosyasıincelendiğinde; davacı Kenan Demir vekili tarafındandavalılar Osmangazi Belediye Başkanlığı, İlÖzel idaresi ve Milli Eğitim Bakanlığı hakkında,kamulaştırmasız el koyma tazminatı talebi ileaçılan dava nedeniyle 16/05/2012 tarih ve 2011/591 Esas 2012/417Karar sayılı ilamı ile davalı Osmangazi Belediyesi ve IIÖzel idaresi hakkında açılan davanın husumetyönünden reddine, Milli Eğitim Bakanlığı ileilgili açılan davanın kabulü ile 8.000 TLkamulaştırmasız el atma bedelinin davalıdan alınarakdavacıya verilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklıtutulmasına karar verildiği, kararın Yargıtay 5. HukukDairesinin 07/03/2013 tarih 2012/25874 Esas - 2013/3902 Karar sayılıilamı onandığı, ve Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin16/05/2012 tarih ve 2011/591 Esas 2012/417 Karar sayılıilamının kesinleştiği anlaşılmış isede;
2942sayılı Kamulaştırma Kanunun 24/05/2013 tarih 6487sayılı kanunla değişik geçici 6 Maddesinin 10.fıkrasının 3. cümlesinde "uygulama imarplanlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyleveya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanantaşınmazlar hakkında 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılıimar kanununda ön görülen idari başvuru ve işlemlertamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bumadde hükümleri karara bağlanmamış veya kararıkesinleşmemiş tüm davalara uygulanır." amirhükmü karşısında, mahkememizdeki davanın konusudavacının mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamanın,taşınmazın genel ve düzenleyici bir işlem olan imarplanı ile kamu hizmetine özgülenmesinden ve bu plandaöngörülen kamulaştırma işlemlerininzamanında yapılmamasından kaynaklandığıanlaşıldığından, davanın idari yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğinden, dava dilekçesininusulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelere göre;
1-2942sayılı Kamulaştırma Kanunun geçici 6/10 maddesigereğince davanın idari yargı yolundaçözümlenmesi gerektiğinden USULDENREDDİNE(…)”karar vermiş, temyiz edilen kararYargıtay 18. Hukuk Dairesinin 24/6/2014 tarih ve E:2104/2162, K:2014/1254sayılı ilamıyla onanarak kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı somut olaylardan bahisle; fiilen ve hukuken el konulandavaya konu taşınmazın bedeli olarak fazlaya ait haklarısaklı kalmak kaydı ile 10.000.00 TL’sinin, kesinhüküm ve kesin delil teşkil eden ilk dava tarihinden itibarenyasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; tapu kaydı ilkdavadaki verilen ve kesinleşen mahkeme kararına istinaden davalıadına tescil edildiğinden, söz konusu taşınmazlailgili davalı tarafından herhangi bir tasarruf yapılmamasıaçısından yürütmenin durdurulması kararıverilmesine karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde davaaçmış; daha sonra davacı vekili talep miktarını392.400,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Bursa 3.İdare Mahkemesi; 18.12.2015 gün ve E:2014/1030, K:2015/1444 sayıile, uyuşmazlığın esasını inceleyerek,davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar vermiş;temyiz edilmesi üzerine Danıştay Altıncı Dairesi,30.11.2016 gün ve E: 2016/2212, K:2016/7909 sayı ile,“(…)düzenlemeye göre; uygulama imar planlarındaumumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyethakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukukenkısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imarplanlarının yürürlüğe girmesinden itibarenbeş yıllık süre içerisinde imar programlarıveya imar uygulamaları yapılması ve bütçeimkânları dâhilinde bu taşınmazların ilgiliidarelerce kamulaştırılması veya imar planıdeğişikliği yapılması/yaptırılmasızorunluluğu getirilerek bu konuda vatandaşlarınkarşılaştıkları mağduriyetlerin giderilmesi, bukapsamda kalan taşınmazların bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geçbeş yıllık süre içerisinde bütçeimkanları dahilinde ilgili idarelerce kamulaştırılmasıveya taşınmazların mevcut imar planı bulunupbulunmadığı veya imar planı yapılabilecek yerlerdenolup olmadığı durumuna göre imar planı/imar uygulaması/toplulaşmayapılmak/yaptırılmak suretiyle başka yerdenmümkün ise müstakil, değilse hisseli parsel verilmesiveyahut taşınmazların tahliye edilerek kullanıma imkanverecek biçimde malikine iade edilmesiamaçlanmıştır.
Kanundadüzenlenen 5 yıllık sürenin ek 1. madde kapsamındakalan ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtenönce tasarruf hakkı kısıtlanan taşınmazlarhakkında da bu maddenin yürürlüğe girdiğitarihten itibaren başlayacağı, bu maddeninyürürlüğe girdiği tarihten önce açılanancak henüz karara bağlanmayan veya kararı kesinleşmeyendavalara da bu madde hükümlerinin uygulanacağı sonucunaulaşılmaktadır.
Bu durumda,yeni yasal düzenleme uyarınca bu aşamada hukukenuyuşmazlığın esası hakkında karar vermeolanağı bulunmadığından, İdare Mahkemesincetüm bu hususlar göz önünde bulundurularak yeniden bir kararverilmesi gerekmektedir.
Açıklanannedenlerle, Bursa 3. İdare. .Mahkemesince verilen 18/12/2015 tarihli,E:2014/1030, K:2015/1444 sayılı kararın BOZULMASINA…”karar vermiş; karar düzeltme istemi, aynı Dairece29.5.2017 gün ve E:2017/1501, K:2017/4230 sayı ilereddedilmiştir.
Bursa3.İdare Mahkemesi; 11.7.2017 gün ve E: 2017/956, K:2017/1258sayı ile, bozmaya uyarak dava dosyasını yeniden incelemişve yeni yasal düzenleme uyarınca bu aşamada hukukenuyuşmazlığın esası hakkında karar vermeolanağının bulunmadığı gerekçesiyle; konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yerolmadığına karar vermiş; temyiz edilmesi üzerineDanıştay Altıncı Dairesi; 9.11.2017 gün veE:2017/6861, K:2017/8691 sayı ile, “(…)"İdari davatürleri ve idari yargı yetkisinin sınırı"başlıklı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2.maddesi, idari dava türlerini; İdarî işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlâl edilenler tarafındanaçılan iptal davaları ile idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları olaraksınıflandırmıştır.
(…)davakonusu taşınmazın imar planında "lise alanı"olarak belirlenmesi ve uzun süre herhangi bir uygulama işleminealınmaması veya kamulaştırılmamasının hukukauygunluğunun denetimi ve zarar doğurucu sonuçlarınıngiderilmesine ilişkin uyuşmazlık idari yargınıngörev alanında bulunduğundan tazminat taleplerinin adliyargı yerlerinde açılacak davaya konu edilmesine hukukenolanak bulunmamakla birlikte, görülmekte olan davanınyukarıda tanımı yapılan idari dava türlerikapsamında bir dava olarak açılmadığı, dahaönce adli yargı mercii tarafından kararabağlanmış tazminat talebinin saklı tutulan fazlayailişkin kısmına yönelik olduğu, dolayısıylaadli yargı mercii tarafından karara bağlanmış olandavanın devamı niteliğinde olması nedeniyleuyuşmazlığın adli yargıda görülmesigerektiği sonucuna varıldığından davanıngörev yönünden reddedilmesi gerekmektedir.
Açıklanannedenlerle, Bursa 3. İdare Mahkemesince verilen 11/07/2017 tarihli,E:2017/956, K:2017/1258 sayılı kararın BOZULMASINA…”karar vermiştir.
BURSA3.İDARE MAHKEMESİ; 29.5.2018 gün ve E:2018/461 sayı ile,Mahkemelerinin 11/07/2017 tarih E:2017/956, K:2017/1258 sayılıkararının Danıştay Altıncı Dairesinin 19/11/2017tarih E:2017/6861, K:2017/8691 sayılı kararı ile bozulmasıüzerine bozma kararına uyulduğunu belirterek; bozmakararındaki gerekçelerle; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesi uyarıncadavada Mahkemelerinin görevsizliğine, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca olumsuz görevuyuşmazlığı çıkarılmak üzereUyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına, iş budavanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesinedeğin ertelenmesine, önceki görevsizlik kararınailişkin dava dosyası ile iş bu dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine…” kararvermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 22.10.2018günlü toplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece,ekinde adli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığın esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacınınhissedar olduğu taşınmazın uygulama imar planında “LiseAlanı” olarak belirlendiği, aradan uzunca bir süregeçmesine karşın kamulaştırma yapılmaksızınel atıldığından bahisle adli yargı yerinde; fazlayadair hakları saklı kalmak kaydı ile açılan tazminatdavasının, kesinleşen Asliye Hukuk Mahkemesikararıyla hüküm altına alındığındandolayı ek tazminat bedelinin tahsili; idari yargı yerinde de, elkonulan taşınmazın bedelinin ilk dava tarihinden itibaren yasalfaizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyleaçılmıştır.
3194 sayılı İmarKanunu’nun “Planların hazırlanması veyürürlüğe konulması” başlıklı 8.maddesinde; “Planların hazırlanmasında ve yürürlüğekonulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a) Bölgeplanları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmeleringelişme potansiyelini, sektörel hedefleri, faaliyetlerin ve altyapıların dağılımını belirlemek üzerehazırlanacak bölge planlarını, gerekligördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatı yaparveya yaptırır.
b) İmarPlanları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Yeniden düzenlemedördüncü cümle: 12/7/2013- 6495/73 md.) Bu planlar onaytarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilenilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir aysüreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilansüresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediyebaşkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlarve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerekkesin karara bağlar.
Belediye vemücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlarvalilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır.Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarakyürürlüğe girer. (Yeniden düzenlemeüçüncü cümle: 12/7/2013- 6495/73 md.) Onaytarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilikitirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmışplanlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usulleretabidir.
Kesinleşenimar planlarının bir kopyası, Bakanlığagönderilir.
İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücretkarşılığında isteyenlere verir.
c) (Ek:3/7/2005-5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz…” hükmüne yer verilmiştir.
Öteyandan, taşınmazın imar planında “dere mutlak korumaalanı”nda kalması nedeniyle taşınmaz üzerindekitasarruf yetkisinin kısıtlanması nedenine dayalı olarakdavacının Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeaçtığı tazminat davasında, bu Mahkemece 4.11.1983günlü, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nunGeçici 6 ncı maddesinin bazı fıkralarınıniptali istemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan itiraz başvurusunda;Anayasa Mahkemesi 25.9.2013 tarih ve E: 2013/93, K: 2013/101 sayılıkararında “… Davacının mülkü üzerindetasarruf etme hakkının kısıtlanması, idarenin bireyleminden değil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gerekenkamulaştırma işlemlerini yapmamak biçiminde tezahüreden bir eylemsizliği söz konusudur. Öte yandankamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi içintaşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamalarında taşınmaz zilyetliğimalikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin ilgili mevzuattankaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kalması sözkonusu olmaktadır. Sonuç olarak, davacınıntaşınmazının imar planlarında “dere mutlakkoruma alanı” nda bırakılması nedeniyle, tasarrufhakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. NitekimAnayasanın 158. maddesi ile adli, idari ve askeri yargı mercileriarasındaki görev ve hükümuyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeyeyetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin istikrarbulmuş içtihatları da bu yöndedir…”gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itirazbaşvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliği nedeniyleoybirliğiyle reddedilmiştir.
Yinetaşınmazı imar planında “spor alanı”olarak ayrılan davacının Asliye Hukuk Mahkemesindeaçtığı tazminat davasında, davalı idareleringörev itirazları nedeniyle DanıştayBaşsavcılığınca çıkartılan olumlugörev uyuşmazlığında, UyuşmazlıkMahkemesi’nce olumlu görev uyuşmazlığı talebininkabulü ile ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilikkararının kaldırılması yolunda verilen kararnedeniyle, anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıylaAnayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine, AnayasaMahkemesi İkinci Bölümünce 18.9.2013 tarihinde verilenkararda (Başvuru No: 2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesive başvurucunun iddiaları incelendiğinde, iddialarınözünün Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanın sonucunailişkin olduğu anlaşılmaktadır. Yargılama,Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usul şartlarına vehukuka uygun olarak gerçekleştirilmiş olup, başvurucuderece mahkemelerinde kendi delillerini ve iddialarını sunmafırsatını bulmuş ve bunlar Uyuşmazlık Mahkemesi’ncegereği gibi değerlendirilmiştir… Açıklanannedenlerle, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğiiddialarının kanun yolu şikâyeti niteliğindeolduğu, Uyuşmazlık Mahkemesi kararının bariz birşekilde keyfilik de içermediğianlaşıldığından, başvurunun, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin‘açıkça dayanaktan yoksun olması’ nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir…”gerekçesiyle, davacının başvurusu oybirliğiylereddedilmiştir. (Resmi Gazete, 30.10.2013, Sayı:28806)
Son olarak,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.2013 tarih ve E.2013/603, K.2013/1503sayılı kararıyla, imar planındaki kısıtlamalardankaynaklanan ‘hukuki el atmalardan’ kaynaklanan tazminat istemlidavaların idari yargının görevinde olduğuhüküm altına alınmıştır.
İdare Mahkemesinin,Danıştay 6.Dairesinin bozma kararına uymak suretiyleyaptığı başvuru gerekçesi ile ilgili olarak da; 6100sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “KısmiDava’’ başlıklı 109.maddesinde; “Talepkonusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğudurumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.''hükmü yer almakta olup, bu düzenleme çerçevesinde,talep konusu niteliği itibariyle bölünebiliyor ise kısmidavanın varlığından bahsedilebilecektir.
Alacağın tamamıaynı hukuki ilişkiden doğup, şimdilik sadece bir kesimidava ediliyorsa kısmi davadan söz etmek gerekecek olup, kısmidava davacı lehine karara bağlandıktan sonra, alacağıngeri kalan kısmı için ek dava açılmasısöz konusu olacaktır. Somut olayda da davacı tarafındanBursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:2011/591, K:2012/417sayılı dosyasında görülen ilk davada aynı hukukiilişki ve konudan doğduğu ifade edilen alacağın birkısmı dava edilmiş, iş bu dava kabul ile neticelendiktensonra ise, Bursa 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:2013/128, K:2013/150sayılı dosyasında görülen ek davaaçılmış olmakla; davacı tarafından ilketapta açılmış olan Bursa 4. Asliye HukukMahkemesi’nin E:2011/591 sayılı dosyasındagörülen davanın 6100 sayılı Yasa kapsamındakısmi dava mahiyetinde olduğu anlaşılmıştır.
Bursa 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2013/128 sayılıdosyasında görülen dava, yukarıda izahıyapıldığı üzere, daha önceden fazlayailişkin hakları saklı tutulmak suretiyle açılıpkarara bağlanan alacak miktarının kalan kısmıbakımından bir ek dava mahiyetindedir. Her ne kadar, budavaların konuları ve tarafları birbirleri ile aynı olsada, bahse konu ek dava yeni bir dava olup, bu dava için yeniden davaharcı alınması, yeniden taraf teşkili sağlanarakyargılama yapılması, gerekirse yeniden bilirkişi incelemesiyapılıp delillerin yeniden toplanması gerekmekte,dolayısıyla ek davanın ilk aşamasından itibaren, ilkaçılan kısmi davadan bağımsız olarakdeğerlendirilmesi gerekmektedir.
Tüm bu açıklamalarınışığında; davaya konu olayda, davacınınhissedar olduğu Bursa ili, Osmangazi İlçesi, YunuseliMahallesi, 5104 ada, 1 parsel sayılı taşınmaza, imarplanında “okul/lise alanı” olarak ayrılmaksuretiyle, hukuken el atıldığı iddiası ile meydanageldiği belirtilen zararın tazminine yönelik bulunandavanın, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında idari yargı yerince çözümlenmesigerekmektedir. Mahkememizin emsal nitelikteki 29/12/2014 gün veE:2014/1006, K:2014/1077; 29.01.2018 gün ve E: 2017 / 796,K:2018/ 27 sayılı kararları da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle, Bursa 3. İdare Mahkemesince yapılan 29.5.2018 gün veE:2018/461 sayılı başvurunun reddi gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Bursa 3.İdare Mahkemesince yapılan 29.5.2018 gün ve E:2018/461sayılı BAŞVURUNUN REDDİNE, 22.10.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy