T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 476
KARAR NO : 2018 / 553
KARAR TR : 24.09.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : E. Sigorta A.Ş
Vekili : Av. M. R. B. Av. A. Ç. C.
Davalı : İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. B. M. Av. A. A.
O L A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilişirkete sigortalı bulunan F. O. Taşıt ve Kiralama ve TurizmA.Ş.'ye ait 34 .. …. plakalı aracın 22.7.2013günü davalı idarenin sorumluluk alanında bulunan PınarMahallesi, Günsuyu Caddesi Sarıyer/İstanbul'dasürücü Gürkan İçten sevk ve idaresinde seyirhalinde iken Balabandere Caddesi kavşağına yaklaşırkenbir uyarıcı levha ve işaret olmayan orta refüjü farketmeyerek refüj üzerine çıkması sonucundaaracın hasara uğradığını, müvekkilişirkete yapılan hasar ihbarı üzerine yapılan ekspertizincelemesi sonucunda davaya konu kaza nedeniyle sigortalı araçtameydana gelen hasar miktarının 7.257,02-TL olduğunun tespitedildiğini, müvekkilinin 10.9.2013 tarihinde 7.257,02 TL sigortatazminatı ödediğini, davaya konu kazaya ilişkin trafikpolisleri tarafından düzenlenen maddi hasarlı trafik kazasıtespit tutanağında da kazanın oluşumunda davalıİstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı'nın sorumluluğunun bulunduğunu,yol üzerinde bulunan orta refüjün bu yolda araç kullanansürücüleri uyaracak herhangi bir uyarıcı levha veişaret olmaması nedeniyle meydana geldiğinden davalıİstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı'nın % 100 kusurlu olduğunun tespitedildiğini, davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle sigortalıaraçta meydana gelen hasarı tazmin yükümlülüğününbulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla 7.257,00 TL sigorta tazminatınınsigortalıya ödeme tarihi olan 10.9.2013 tarihinden itibarenişleyecek avans faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline kararverilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
İstanbul22. Asliye Hukuk Mahkemesi: 17.9.2015 gün ve E:2015/205, K 2015/358sayı ile 2918 sayılı KTK 110. Maddesine göre trafikdüzeni ve güvenliği nedeniyle bulundurulması gerekligörülen kavşaklara ve yerlere trafik ışık,işaret ve levhalarını koyma ve yer işaretlemeleri yapmagörevinin belediye trafik birimlerinin görev ve yetkileriarasında olduğu, kaza noktasının ana arterde veBüyükşehir Belediye Başkanlığı'nınsorumluluk alanında bulunduğu, kaza noktasınınBüyükşehir Belediyesi'nin sorumluluk alanındabulunmasından dolayı davalı vekilinin husumetitirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle,bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmenkabulüne, İBB'nin % 75 kusuru oranında 5.442,78-TL rücualacağının davalının temerrüdedüşürüldüğü 17.9.2013 tarihinden itibarenyasal faizi ile birlikte tahsiline, davanın kısmen kabulüne,kısmen reddine karar vermiş, bu karar davalı vekilince temyizedilmiştir.
Yargıtay17. Hukuk Dairesi: 3.5.2016 gün ve E:2016/936, K:2016/5425 sayı ilemahkemece, Belediyelerin de içerisinde bulunduğu kamu tüzelkişilerinin kamu hizmeti görmekle yükümlübulunmaları nedeniyle, kamu hizmetleri sırasında verdikleriiddia olunan zararlardan dolayı oluşan sorumlulukları özelhukuk hükümlerine tabi olmadığı, kamu tüzelkişilerinin yasalar tarafından kendilerine verilen görev veyetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararlarniteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, buzararların tazmini amacıyla anılan idarelere karşıhizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanunun 2. maddesi hükmü uyarınca idariyargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerektiği;mahkemece, hizmet kusuruna dayanılarak İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhineaçılan bu davanın HMK 114/1-b.maddesi gereğinceyargı yolu caiz olmadığından HMK 115/2.maddesi gereğincedava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesigerekirken yazılı olduğu biçimde karar verilmesininyerinde görülmediği gerekçesiyle, davalı vekilinintemyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulmasınakarar vermiştir.
İSTANBUL22. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 15.12.2016 gün ve E:2016/368K:2016/340 sayı ile bozma ilamına uyularak HMK 114/1-b ve 115/2maddeleri gereğince dava şartı eksikliği nedeniyledavanın usulden reddine karar vermiş, istinaf edilmeyen kararın12/04/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır
Davacıvekili bu kez aynı istemle idari yargıda davaaçmıştır.
İSTANBUL9. İDARE MAHKEMESİ: 24.10.2017 gün ve E:2017/777,K:2017/1872 sayı ile "dava konusu uyuşmazlığın,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu" gerekçesiyle davanın 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesihükmü görev yönünden reddine karar vermiş, bukarar 05/01/2018 tarihi itibarıyla kesinleşmiştir.
Davacıvekili idari ve adli yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlikkararları nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğüolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesiistemiyle İstanbul 9. İdare Mahkemesine vermiş olduğu5.12.2017 tarihli dilekçesiyle Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasını talep etmiş olmakla, dava dosyası31.05.2018 tarih ve E:2017/777 esas sayılı üst yazısıile Mahkememize gönderilmiş olup, 25.06.2018 tarihinde kaydagirmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN Aydemir TUNÇ veTurgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıyla yapılan24.09.2018 günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME:
Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli ve idari yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kazanedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın kusuruoranında davalı Belediyeden rücuan tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu Kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, İstanbul 22. AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 15.12.2016 gün ve E:2016/368, K:2016/340sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, İstanbul 22. Asliye HukukMahkemesi’nin 15.12.2016 gün ve E:2016/368, K:2016/340 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,24.09.2018 gününde Üye Turgay Tuncay VARLI’nınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan
Hicabi
DURSUN
Üye
Şükrü
BOZER
Üye
Mehmet
AKSU
Üye
Birol
SONER
Üye
Süleyman Hilmi
AYDIN
Üye
Aydemir
TUNÇ
Üye
Turgay Tuncay Varlı
KARŞIOY
03.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetedeyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/670, K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olandüşünce doğrultusunda sayınçoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 24.09.2018
ÜYE
Turgay Tuncay VARLI
Full & Egal Universal Law Academy