T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 699
KARAR NO : 2018 / 665
KARAR TR : 22.10.2018
ÖZET: Davacının hisseli maliki olduğu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından bahisle uğranıldığı öne sürülen maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARA R
Davacı :H. S. Ç.
Vekilleri :Av. A. F. D. Av. B. D.
Davalılar :1 - Nilüfer Belediye Başkanlığı
Vekili :Av. F. G.
2– Milli Eğitim Bakanlığı
Vekili :Av. K. G.
OL A Y : Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Bursa iliNilüfer ilçesi, F. Mh, …9 ada, . parsel sayılıtaşınmazın 131/2400 hissesinin müvekkiline aitolduğunu, taşınmazın imar planında“İlköğretim ve kreş alanı” olarakbelirlenerek el atılması sebebiyle, açmışoldukları tazminat davasının Bursa 2. Asliye Hukuk MahkemesininBursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/567 esas 2012/413 kararsayılı ilamı ile hüküm altınaalındığını, kararın Yargıtay 5. HukukDairesi'nce onanarak kesinleştiğini bu nedenle ek tazminat bedeliolan 131.460,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi,yargılama giderleri ve ücreti vekaleti ile birlikte davalıidareden tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
BURSA 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ : 13.11.2014 gün veE:2014/523, K:2014/506 sayı ile “Dava, ek dava olup, delil olarakdayanılan Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/567 esas 2012/513 kararsayılı dosyasında kayıtların celp edildiği,mahallinde keşif düzenlendiği ve rapor alındığı,mahkemece yapılan yargılama sonunda taleple bağlıkalınarak Bursa ili, Nilüfer ilçesi, Fethiye Mah. 1909 ada 1parsel sayılı 5109,91 m2 yüz ölçümlütaşınmazın 131/2400 hissesine isabet eden 278,92 m2yönünden davanın kabulüne karar verildiği, temyizedilen kararın Yargıtay 5.Hukuk Dairesince onanıpkesinleştiği ve davacı tarafça fazlaya ilişkinolarak 131.460,00 TL bedel yönünden mahkememizde ek davaaçıldığı anlaşıldığındandavalı tarafın davanın idari yargıda görülmesineilişkin itirazı yerinde görülmeyerek davanın131.460,00 TL üzerinden kabulüne yönelik mahkememizce verilen20/06/2013 tarih 2013/299-312 EK sayılı hükmün yasalsüre içerisinde davalı idare vekilince temyiz edilmesiüzerine Yargıtay 18.Hukuk Dairesinin 18/02/2014 tarih.2013/15698-2635 EK sayılı kararları ile görevle ilgilihususlarda kazanılmış hak söz konusu olmayıncamülkiyet hakkına getirilen kısıtlamanın idariişlem ve eylemden kaynaklandığını ve davanınusulden reddine karar verilmesinden bahisle mahkememizce verilenhüküm bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamıdoğrultusunda her ne kadar mahkememizin önceki hükümdeBursa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin adı geçen dosyanınYargıtay’ca onandığı ve iş bu davanın ekdava olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiş isede Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun04/02/1959 tarih, 1957/13 Esas 1959/5 Karar sayılı ilamlarındada belirtildiği üzere göreve ilişkin hususların kamudüzeninden oluşu ve göreve ilişkin hususlardakazanılmış hak kuralının söz konusuolmayacağı, görev hususunun kazanılmış hakkuralının istisnası olduğu öte yandan davacıtarafın mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamanındavaya konu taşınmazın genel ve düzenleyici bir işlemolan imar planıyla kamu hizmetine özgülenmesinden ve bu plan daön görülen kamulaştırma işlemlerininzamanında yapılmamasından kaynaklandığıdolayısıyla idari işlem ve eylemlerden doğan zarariddialarına ilişkin davanın 2577 sayılı idareyargılama usulü kanunu hükümleri uyarınca idariyargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden, HMK 114/1ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine” kararvermiş, temyiz edilmeyen karar 04/03/2015 tarihi itibarıylakesinleşmiştir.
Davacı vekili benzer taleple idari yargı yerinde davaaçmıştır.
BURSA 3. İDARE MAHKEMESİ : 12.07.2018 gün ve E:2018/627sayı ile “Dosyanın incelenmesinden; davacının hissesioranında malik olduğu Bursa İli, Nilüferİlçesi, Fethiye Mahallesi, 1909 ada, 1 parsel sayılıtaşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imarplanında "İlköğretim ve Kreş Alanı"olarak belirlendiği, yapılan planın üzerinden 5 yıldanfazla bir süre geçmesine rağmen herhangi bir uygulamaişlemi veya kamulaştırmanın yapılmayaraktaşınmaza hukuken el konulduğu iddiasıyla fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 8.000-TL tazminatbedelinin adli yargıda açılan dava ile istenildiği, Bursa2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18.06.2012 günlü E:2011/567, K:2012/413sayılı kararıyla fazlaya ilişkin haklan saklı kalmakkaydı ile 8.000,00-TL tazminat bedelinin ödenmesi ile, davacıadına kayıtlı taşınmazın Maliye Hazinesiadına tesciline karar verildiği, Yargıtay'ca bu kararınonandığı, bu kez; davacı tarafından, fazlayailişkin olarak uğranıldığı belirtilen 131.460,00-TL maddi zararın ilk dava tarihinden itibaren işletilecek yasalfaiziyle birlikte tazmini istemiyle adli yargıda açılan davadaverilen Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/06/2013 tarihli, E:2013/299,K:2013/312 sayılı kararının Yargıtay 18.HukukDairesi'nin 18.02.2014 tarihli E:2013/15698, K:2014/2635 sayılı karanile görev yönünden bozulması üzerine bozmakararına uyularak davanın görev, yönünden reddiüzerine, bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, dava konusu taşınmazın imar planında"İlköğretim ve Kreş Alanı" olarakbelirlenmesi ve uzun süre herhangi bir uygulama işleminealınmaması veya kamulaştırılmamasının hukukauygunluğunun denetimi ve zarar doğurucu sonuçlarınıngiderilmesine ilişkin uyuşmazlık idari yargınıngörev alanında bulunduğundan tazminat taleplerinin adliyargı yerlerinde açılacak davaya konu edilmesine hukuken olanakbulunmamakla birlikte, görülmekte olan davanın yukarıdatanımı yapılan idari dava türleri kapsamında bir davaolarak açılmadığı, daha önce adli yargımercii tarafından karara bağlanmış tazminat talebininsaklı tutulan fazlaya ilişkin kısmına yönelikolduğu, dolayısıyla adli yargı mercii tarafındankarara bağlanmış olan davanın devamı olduğundanuyuşmazlığın adli yargıda görülmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasa'sının 15/1 -a. maddesi uyarıncadavada Mahkememizin görevsizliğine, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş Ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca olumsuz görevuyuşmazlığı çıkarılmak üzereUyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına, iş bu davanınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinertelenmesine, önceki görevsizlik kararına ilişkin davadosyası ile iş bu dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine" karar vererek 26/09/2018 gün ve 2018/627 esasno'lu üst yazı ile Mahkememize başvurmuştur.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Başkan Hicabi DURSUN,Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER,Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ'unkatılımlarıyla yapılan 22.10.2018 günlütoplantısında:
l-İLK İNCELEME :
Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince,2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığın esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ : Raportör-Hakim Engin SELİMOĞLU'nun,davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacının hisseli maliki olduğu, Bursa ili,Nilüfer İlçesi, Fethiye Mahallesinde kayıtlıtaşınmazın uygulama imar planında“İlköğretim ve Kreş Alanı” olarakbelirlendiği, aradan uzunca bir süre geçmesinekarşın kamulaştırma yapılmadığındanbahisle uğranıldığı öne sürülen maddizararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birliktetazmini istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması”başlıklı 8. maddesinde;“Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasındaaşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a) Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişmeeğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörelhedefleri, faaliyetlerin ve alt yapılarındağılımını belirlemek üzere hazırlanacakbölge planlarını, gerekli gördüğü hallerdeDevlet Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır.
b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Yeniden düzenlemedördüncü cümle: 12/7/2013- 6495/73 md.) Bu planlar onaytarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilenilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir aysüreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilansüresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediyebaşkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlarve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerekkesin karara bağlar.
Belediye vemücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlarvalilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır.Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarakyürürlüğe girer. (Yeniden düzenlemeüçüncü cümle: 12/7/2013- 6495/73 md.) Onaytarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgiliidarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlaraitiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilikitirazları ve planları onbeş gün içerisindeinceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmış planlarda yapılacak değişikliklerde yukarıdaki usullere tabidir.
Kesinleşen imar planlarının bir kopyası,Bakanlığa gönderilir.
İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getiripçoğaltarak tespit edilecek ücretkarşılığında isteyenlere verir.
c) (Ek:3/7/2005-5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz…” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, taşınmazın imar planında“dere mutlak koruma alanı”nda kalması nedeniyletaşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisininkısıtlanması nedenine dayalı olarak davacınınAsliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açtığı tazminatdavasında, bu Mahkemece 4.11.1983 günlü, 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6 ncı maddesininkimi fıkralarının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesineyapılan itiraz başvurusunda; Anayasa Mahkemesi 25.9.2013 tarih ve E:2013/93, K: 2013/101 sayılı kararında ”…Davacının mülkü üzerinde tasarruf etmehakkının kısıtlanması, idarenin bir eylemindendeğil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gereken kamulaştırmaişlemlerini yapmamak biçiminde tezahür eden bir eylemsizliğisöz konusudur. Öte yandan kamulaştırmasız el atmadansöz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareyegeçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsisedilmiş olması gerekmektedir. Oysa, mahkemede görülendavaya konu olayda olduğu gibi imar kısıtlamalarındataşınmaz zilyetliği malikte kalmaya devam etmekte olup,yalnızca malikin ilgili mevzuattan kaynaklanan bazıkısıtlamalara maruz kalması söz konusu olmaktadır.Sonuç olarak, davacının taşınmazının imarplanlarında “dere mutlak koruma alanı” nda bırakılmasınedeniyle, tasarruf hakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğanzararın ancak idari yargıda açılacak bir tam yargıdavasına konu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır.Dolayısıyla bakılmakta olan dava, itiraz başvurusundabulunan mahkemenin görev alanına girmemektedir. NitekimAnayasanın 158. maddesi ile adli, idari ve askeri yargı mercileriarasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarınıkesin olarak çözümlemeye yetkili kılınan UyuşmazlıkMahkemesinin istikrar bulmuş içtihatları da buyöndedir…” gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliğinedeniyle oybirliğiyle reddedilmiştir.
Yine taşınmazı imar planında “sporalanı” olarak ayrılan davacının Asliye HukukMahkemesinde açtığı tazminat davasında, davalıidarelerin görev itirazları nedeniyle DanıştayBaşsavcılığınca çıkartılan olumlugörev uyuşmazlığında, UyuşmazlıkMahkemesi’nce olumlu görev uyuşmazlığı talebininkabulü ile ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilikkararının kaldırılması yolunda verilen kararnedeniyle, anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıylaAnayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine, AnayasaMahkemesi İkinci Bölümünce 18.9.2013 tarihinde verilen kararda(Başvuru No: 2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesi vebaşvurucunun iddiaları incelendiğinde, iddialarınözünün Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usulşartlarına ve hukuka uygun olarak gerçekleştirilmişolup, başvurucu derece mahkemelerinde kendi delillerini veiddialarını sunma fırsatını bulmuş ve bunlar UyuşmazlıkMahkemesi’nce gereği gibi değerlendirilmiştir…Açıklanan nedenlerle, adil yargılanma hakkının ihlaledildiği iddialarının kanun yolu şikâyetiniteliğinde olduğu, Uyuşmazlık Mahkemesikararının bariz bir şekilde keyfilik de içermediğianlaşıldığından, başvurunun, diğer kabuledilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin‘açıkça dayanaktan yoksun olması’ nedeniylekabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir…”gerekçesiyle, davacının başvurusu oybirliğiylereddedilmiştir. (Resmi Gazete, 30.10.2013, Sayı:28806)
Son olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.2013 tarih veE.2013/603, K.2013/1503 sayılı kararıyla, imar planındakikısıtlamalardan kaynaklanan ‘hukuki el atmalardan’kaynaklanan tazminat istemli davaların idari yargınıngörevinde olduğu hüküm altınaalınmıştır.
İdare Mahkemesinin başvuru gerekçesi ile ilgili olarakda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun‘’Kısmi Dava’’ başlıklı109.maddesinde; ‘’Talep konusunun niteliği itibarıylabölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı dadava yoluyla ileri sürülebilir.'' hükmü yer almakta olup,bu düzenleme çerçevesinde, talep konusu niteliğiitibariyle bölünebiliyor ise kısmi davanınvarlığından bahsedilebilecektir.
Alacağın tamamı aynı hukuki ilişkidendoğup, şimdilik sadece bir kesimi dava ediliyorsa kısmi davadansöz etmek gerekecek olup, kısmi dava davacı lehine kararabağlandıktan sonra, alacağın geri kalan kısmıiçin ek dava açılması söz konusu olacaktır.Somut olayda da davacı tarafından Bursa 2. Asliye HukukMahkemesi’nin E:2011/567 K:2012/413 sayılı dosyasındagörülen ilk davada aynı hukuki ilişki ve konudandoğduğu ifade edilen alacağın bir kısmı davaedilmiş, iş bu dava kabul ile neticelendikten sonra ise, Bursa 5.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:2013/299 K:2013/312 (YargıtayBozmasından sonra (E:2014/523, K:2014/506) sayılıdosyasında görülen ek dava açılmış olmakladavacı tarafından ilk etapta açılmış olan Bursa2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:2011/567 sayılı dosyasındagörülen davanın 6100 sayılı Yasa kapsamındakısmi dava mahiyetinde olduğu anlaşılmıştır.
Görev uyuşmazlığına konu Bursa 5. Asliye HukukMahkemesi'nin E:2013/299 (Bozmadan sonra E:2014/523) sayılıdosyasında görülen dava, yukarıda izahıyapıldığı üzere, daha önceden fazlayailişkin hakları saklı tutulmak suretiyle açılıpkarara bağlanan alacak miktarının kalan kısmıbakımından bir ek dava mahiyetindedir. Her ne kadar, budavaların konuları ve tarafları birbirleri ile aynı olsada, bahse konu ek dava yeni bir dava olup, bu dava için yeniden davaharcı alınması, yeniden taraf teşkili sağlanarakyargılama yapılması, gerekirse yeniden bilirkişi incelemesiyapılıp delillerin yeniden toplanması gerekmekte,dolayısıyla ek davanın ilk aşamasından itibaren, ilkaçılan kısmi davadan bağımsız olarakdeğerlendirilmesi gerekmektedir.
Tüm bu açıklamalarınışığında; davaya konu olayda, davacılarınhissedar oldukları Bursa ili, Nilüfer İlçesi, FethiyeMahallesi, 1909 ada, 1 parsel sayılı taşınmaza, imarplanında “kamu alanı” olarak ayrılmak suretiyle,hukuken el atıldığı iddiası ile meydana geldiğibelirtilen zararın tazminine yönelik bulunan davanın, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-bmaddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları" kapsamında idariyargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir. Mahkememizinemsal nitelikteki 29/01/2018 gün E:2017/796, K:2018/27 sayılıkararı da bu yöndedir.
S O N U Ç: Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, Bursa 2.İdare Mahkemesince yapılan 12.07.2018 gün ve E:2018/627sayılı BAŞVURUNUN REDDİNE, 22.10.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy