T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018 / 211
KARAR NO : 2018 / 376
KARAR TR : 25.6.2018
ÖZET : Davacının hissedar olduğu parsel üzerindeki yapıya, yıkılması suretiyle kamulaştırmasız el atıldığından bahisle tazminat ödenmesi istemiyle açılan davanın; imar mevzuatı uyarınca İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : S.Ç. Vekilleri :Av. F.T. - Av. U.T. Davalı :Altındağ Belediye Başkanlığı Vekili :Av.E.G. O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin Ankaraİli, Altındağ İlçesi, Şükriye Mh., Dere SkNo:24 adresindeki gecekondunun bulunduğu, tapunun eski 68550 pafta, 2291ada, 3 parselin 82,00 m2’sine, 2981 sayılı yasa kapsamındatahsisen sahip olduğunu, tapu tahsis belgesinin tapunun beyanlarhanesinde işli bulunduğunu, bu yapının imar uygulamasınedeniyle davalı tarafından yıkıldığını;müvekkilinin tahsise konu arsanın bedelini de ödemesinerağmen, kendisine 3194 sayılı yasa çerçevesindearsa tahsisi yapılmadığını, bedeli ödenmedentesisin yıkılarak iş merkezi yapıldığını;müvekkilinin, 10 Kasım 1985 yılından evvelyaptığı gecekondusu için imar affıbakımından belediyeye başvuruda bulunduğunu, yasanınaradığı diğer koşullarıtaşıdığı için 2981 Sayılı İmarAffı Yasasının 13.maddesinin 3290 Sayılı Yasa iledeğişik (b) bendinin ilk paragrafı uyarıncayapısı yerinde korunarak, yapısının işgalettiği alan da dikkate alınmak sureti ile tapu tahsis belgesine kavuştuğunu;yapının 2981 Sayılı Kanunun 11.maddesine göre afkapsamına alındığını; müvekkiliningecekondusu yerinde muhafaza edilememiş olsaydı, aynıbölgede veya diğer gecekondu ıslah veya önlemebölgesinde başka bir arsanın kendisine tahsil edileceğini, başka bir değişle 3290-2981 sayılı yasanın 13/bmaddesinin ikinci paragrafının uygulanmış olacağını;bu maddede, kamulaştırma bedelinin takdirinde yapı bedeliödeneceklerin birinci paragrafta, enkaz bedeli ödeneceklerin iseikinci paragrafta düzenlendiğini, buradaki kıstasın, gecekondununbulunduğu yerde muhafaza edilip edilemediğinin olduğunu; 2981sayılı yasa kapsamında ıslah imar planlarına görebulunduğu yerde muhafaza edilebilen yapıların, ileriki birtarihte 3194 sayılı yasanın 18.maddesi veya Kentsel Dönüşümgibi özel kanunlarla imar uygulamasına tabi tutularakkamulaştırılmaları halinde yapı bedelinin ödeneceğini(13/b 1.paragraf), maddeye 18/05/1987 tarih 3366 SayılıYasanın 5.maddesi ile eklenen ek fıkraya göre, bulunduklarıyerde korunamayan gecekondu sahiplerinden hak sahibi sıfatıtaşıyanlara, bir gecekondu önleme veya ıslahbölgesinde arsa tahsis edildiği takdirde ise yapı içinenkaz bedeli ödeneceğini(13/b 2.paragraf); yapının, 2981Sayılı Yasa kapsamına alınıp, yerinde muhafazaedildikten sonra, 3194 sayılı yasanın 18.maddesininuygulanması sırasında yıkılması halinde;İmar Kanununun 18/8, 9 ve 10. fıkraları ileKamulaştırma Kanunu 11.maddesindeki usullere göre tümyapı bedelinin ödenmesinin gerektiğini; bu noktada, 2981Sayılı Yasa kapsamında imar affı başvurusu olanyapının yerinde korunamamış olması halinde başkayerden arsa tahsisi ile 3194 Sayılı Yasanın 18.maddesiuygulamasına benzer biçimde hamur kuralını uygulayarakbaşka yerden arsa tahsis edilmesi işlemlerinin birbirinekarıştırılmaması, İmar Yasası 18/8, 9,10.fıkralarının dikkate alınmasının gerektiğini;aynı sonuca 2942 Sayılı yasanın 19.maddesine 26.05.2004tarihinde kabul edilen ve 05.06.2004 tarihli 25483 Sayılı resmiGazetede yayınlanan 5177 Sayılı Kanun maddesi ile eklenen;“başkası adına tapulu, sahipsiz ve/veya zilyeditarafından iktisap edilmemiş yerinkamulaştırılmasında binaların asgari levazımbedeli, ağaçların ise 11.madde çerçevesindetakdir olunan bedeli zilyede ödenir” şeklindeki 12.fıkrahükmünden de varılabileceğini; 5177 Sayılı Yasaile 2942 Sayılı Yasanın 19.maddesine eklenen fıkra metninin“başkası adına tapulu, sahipsiz ve/veya zilyeditarafından iktisap edilmemiş yerin kamulaştırılmasındabinaların asgari levazım bedeli, ağaçların ise11.madde çerçevesinde takdir olunan bedeli zilyedineödenir” şeklinde olmasına mukabil, müvekkilinin 2981 sayılıyasa kapsamında belirtilen parselde pay sahibi olması ve böylecemüvekkiline ait yapının kendisine ait olan arsa veya araziüzerinde yer alması nedeniyle; imar mevzuatı açısındankaçak da olsa hukuken gecekondu olarakvasıflandırılamaması, yapı bedeli ödenmesigerektiğinin bir gerekçesi olacağını, müvekkilinintesisi, kendisine tahsis edilen taşınmaz üzerindebulunduğundan, artık zilyedi tarafından iktisap edilmiş biryerden bahsedildiğinin açık olduğunu; konuya ilişkinYargıtay 5.Hukuk Dairesinin birçok kararının kendilerinihaklı gösterdiğini ifade ederek; fazlaya ve zemine ilişkinhak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik; 1-Ankaraİli, Altındağ İlçesi, Şükriye Mh. eski68550 pafta, 2291 ada 3 parsel üzerindeki tapu tahsis belgeli,Şükriye Mh. Dere Sk. No:24 kapı numaralı meskentarzında kullanılmış tesis için 10.000,00 TLkamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline kararverilmesi istemiyle 23.11.2015 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır. Davalıvekili, süresinde verdiği birinci cevap dilekçesinde, davakonusu gecekondunun 2981 sayılı Kanun uyarınca imar affınauğramadığını, müvekkili idarenin malikolduğu hisse üzerinde kalması nedeniyle 775 sayılıyasa kapsamında yıkıldığını; bu nedenledavanın 2981 ve 775 sayılı Yasalardan kaynaklı birişlem olması hasebiyle idari yargıda görülmesigerektiğini ileri sürerek görev itirazında bulunmuştur. Ankara 7.Asliye Hukuk Mahkemesi; 22.12.2016 gün ve E:2015/511, K:2016/356 sayıile idari bir kuruluş olan belediyenin, yasaların kendisineyüklediği kamusal görev çerçevesindeyıkım işlemini gerçekleştirdiğininanlaşıldığı gerekçesiyle görevsizlik kararıvermiş; istinaf yoluna başvurulması üzerine AnkaraBölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi; 22.6.2017 gün ve E:2017/476,K:2017/1187 sayı ile “(…) Davacının Tapu TahsisBelgesi iptal edilmemiş olup, yapıya davalıya tebligatyapılmadan 775 sayılı yasanın 18.maddesi uyarıncadavalı idare tarafından yıktırılmak suretiyle elatıldığından, 6.05.1956 gün ve 1956/1 esas -1956/6karar sayılı Yargıtay İçtihadı BirleştirmeGenel Kurulu'nun kararı göz önünde tutularak adliyargının görevli olduğunun kabulü ile işinesasına girilerek mahallinde bilirkişi incelemesi yaptırılarakbedeli belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirkenyazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi,doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinafbaşvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/l-a-3. maddesi uyarıncakararın kaldırılarak davanın yeniden görülmeküzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesiyukarıda açıklandığı üzere, 1-Davacıvekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 7.Asliye HukukMahkemesinin 27.12.2016 gün ve 2015/511-2016 356 sayılıkararının HMK'nun 353/1-a.3.maddesi uyarınca KALDIRILMASINA 2-Yukarıdabelirtilen hususlara göre işin esasına girilerek davanınyeniden görülmesi için dosyanın kararı verenmahkemesine İADESİNE…” karar vermiştir. ANKARA7.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 7.12.2017 tarihli 1.celsede ve E:2017/342sayı ile Mahkemelerinin önceki kararının yargı yolucaiz olmadığı nedeniyle davanın usulen reddine ilişkinolduğu ve Ankara BAM 14. Hukuk Dairesince kararlarınınkaldırıldığı anlaşıldığındandavalı tarafın yargı yolu itirazının reddine kararvermiştir. Davalıvekilinin, idari yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolundakisüresi içinde verdiği dilekçesi üzerine, davadosyasının onaylı örneği DanıştayBaşsavcılığı'na gönderilmiştir. DANIŞTAYBAŞSAVCISI; “(…) Dava dosyanın incelenmesinden;davacının hissedar olduğu Ankara İli, Altındağİlçesi, Şükriye Mahallesi, Dere Sok. No: 24 adresindekayıtlı, tapunun eski 68550 pafta, 2291 ada, 3 parsel üzerindekiyapının tamamının yıkıldığı,öne sürdüğü maddi zararın tazmininiistediği; davalı idarece, dava konusu gecekondunun 2981sayılı Kanun uyarınca imar affına uğramamışve davalı idarenin malik olduğu hisse üzerinde kalması,uyuşmazlığın 2981 sayılı Kanundan ve 775sayılı Yasadan kaynaklı olması nedeniyle 775sayılı Gecekondu Kanunu'nun 18'inci maddesi uyarınca herhangibir işleme ya da karara gerek kalmaksızınyıkıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda,ortada idarenin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunukapsamında bir işleminin bulunmadığı, davanınanılan Yasanın 14. maddesinde işaret edilen bedel artırmadavası niteliğinde olmadığı sonucunavarılmıştır. Olayda,davacıya ait ruhsatsız yapının 2981 sayılı Kanunve 775 sayılı Kanun nedeniyle yıktırılmasındandolayı maddi tazminat istemiyle dava açıldığı;buna göre, kamu mevzuatı hükümleriçerçevesinde ve kamu gücü kullanılarak tekyanlı irade ile yapılan uygulama işlemleri sonucundadavacıya ait yapı için bir bedel ödenipödenmeyeceğine, uğranıldığı ilerisürülen maddi zararların giderilip giderilmeyeceğine,dolayısıyla bir idari işlem olan imar planınadayanılarak ruhsatsız yapınınyıktırılmasından doğan zararın tazminineilişkin bulunan davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları" kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. SONUÇ:Açıklanan nedenle, 2247 sayılı Yasa'nın 10'uncumaddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine…” karar vermiş,Başsavcılıkça 6.2.2018 tarihinde gönderilen dosya,13.3.2018 tarihinde Mahkememiz kayıtlarına girmiştir. Başkanlıkça, 26.3.2018tarihinde 2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göreYargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın da yazılıdüşüncesi istenilmiştir. YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI;17.5.2018 tarihli yazısı ile “(…)775 sayılı Kanunun 18. maddesinde; '"Bu kanununyürürlüğe girdiği tarihten sonra, belediyesınırları içinde veya dışında,belediyelere, Hâzineye, özel idarelere, katma bütçelidairelere ait arazi ve arsalarda veya Devletin hüküm ve tasarrufualtında bulunan yerlerde yapılacak, daimi veya geçicibütün izinsiz yapılar, inşa sırasında olsun veyaiskan edilmiş bulunsun, hiçbir karar alınmasınalüzum kalmaksızın, belediye veya Devlet zabıtasıtarafından derhal yıktırılır. / Yıkımsırasında lüzum hasıl olduğunda, belediyeler ilgilimülkiye amirlerine başvurarak yardım istiyebilirler.Mülkiye amirleri, Devlet zabıtası ve imkanlarındanfaydalanmak suretiyle, izinsiz yapıların yıkımıkonusunda yükümlüdürler. / Özel kişilere veya bumaddenin 1 inci fıkrasında sözü geçenlerdışındaki tüzel kişilere ait arazi ve arsalarüzerinde yapılacak izinsiz yapılar hakkında, arsasahiplerinin yazılı müracaatları üzerine vemülkiyet durumlarını tevsik etmeleri şartıyle bu maddehükümleri, aksi halde genel hükümler ve 3194sayılı İmar Kanunu hükümleri uygulanır."hükmüne yer verilmiştir. Anılanmevzuat ve açıklamalar uyarınca yapılan tespit vedeğerlendirme sonucunda, her ne kadar davacı tarafından,taşınmaz üzerindeki yapının yıkılmasısebebiyle yapı bedelinin tazmini talep edilmiş ise de, ortadaidarenin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamındabir işleminin bulunmadığı, davanın anılan Kanunun14. maddesinde belirtilen bedel arttırma davası niteliğindeolmadığı sonucuna varılmıştır. Dava konusuolayda, davacıya ait ruhsatsız yapının idarenin malikolduğu hisse üzerinde kalması sebebiyle 775 sayılıKanunun 18. maddesi uyarınca herhangi bir işleme veya karara gerekkalmaksızın yıktırılmasından dolayı madditazminat istemiyle dava açıldığı, buna görekamu mevzuatı hükümleri çerçevesinde ve kamugücü kullanılarak tek yanlı irade ile yapılanişlem sonucunda davacıya ruhsatsız olarak yapılanyapılar için yapı maliyet bedeli ödenipödenmeyeceğine, dolayısıyla yapınınyıktırılması sonucunda uğranılan zararıntazminine yönelik bulunan davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun 2/1.b maddesinde yer alan "İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları" kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. UyuşmazlıkMahkemesinin 11/03/2013 tarih ve E.2012/500, K.2013/330 sayılıkararında da aynı hususlar vurgulanmıştır. Bu nedenle,Danıştay Başsavcılığının 2247sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince yapmışolduğu başvurunun kabulü ile Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin07/12/2017 tarih ve 2017/342 Esas sayılı görevlilikkararının kaldırılmasına karar verilmesi…”gerektiği yolunda yazılı düşünce vermiştir. İNCELEMEVE GEREKÇE : UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY,Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Birgül KURT’unkatılımlarıyla yapılan 25.06.2018 günlütoplantısında: I-İLKİNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyası üzerinde2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğince yapılanincelemeye göre, davalı idarenin anılan Yasanın 10/2maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Danıştay Başsavcısı'nca, 10. maddedeöngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacınınhissedar olduğu Ankara İli, Altındağ İlçesi,Şükriye Mahallesi, Dere Sok. No: 24 adresinde kayıtlı,tapunun eski 68550 pafta, 2291 ada, 3 parsel üzerindeki yapıya,yıkılması suretiyle kamulaştırmasız elatıldığından bahisle fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL tutarındakitazminatın yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili istemiyle açılmıştır. Dava dosyasınınincelenmesinden; davacının hissedar olduğu Ankara İli,Altındağ İlçesi, Şükriye Mahallesi, Dere Sok.No: 24 adresinde kayıtlı, tapunun eski 68550 pafta, 2291 ada, 3parsel üzerindeki yapının tamamınınyıkıldığı; davacı vekili tarafından, tapu tahsis belgeli, mesken tarzında kullanılmış tesisiçin 10.000,00 TL kamulaştırmasız el atmatazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte davalıdan tahsili, fazlaya ilişkin hakkın saklıtutulması istemiyle dava açıldığı; davalıidarece verilen cevap dilekçesinde; dava konusu gecekondunun 2981sayılı Kanun uyarınca imar affınauğramadığını, idarenin malik olduğu hisseüzerinde kalması nedeniyle 775 sayılı Kanunun Yenidengecekondu yapımının önlenmesi başlıklı 18.maddesi kapsamında yıkıldığını; davacıtarafından 2981 sayılı yasa gereği imar affındanyararlandırılması talebiyle İdare Mahkemesi nezdinde dava açıldığını;davacının, ancak hak sahipliğini kazanıp tapu tahsisbelgesinin tapuya çevrilme işlemi tamamlanması halindeyapısının imar affına uğrayacağını ve neticede2981 sayılı kanundan kaynaklı haklara kavuşabileceğini;aksi halde belediyenin arsası üzerine yapılmışyapı hakkında 775 sayılı Yasa gereği idareninyapıyı tasfiye etme hakkının bulunduğunu, nitekimgerek 2981, gerekse 775 sayılı yasa gereği dava konusuyapının bedelsiz olarak kaldırılmasında idareninyetkisinin bulunduğunu, dolayısıyla yapınınkamulaştırılmasının söz konusu olamayacağını, bu nedenle kamulaştırmasız el atma gerekçesiyletazminat talebinin yerinde olmadığını ve davanınreddedilmesi gerektiğini savunduğu; dosya kapsamında, idarenin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamındabir işleminin bulunmadığı, davanın anılanYasanın 14. maddesinde işaret edilen bedel arttırma davasıniteliğinde olmadığıanlaşılmıştır. 775sayılı Gecekondu Kanunun “Yeniden gecekonduyapımının önlenmesi” başlıklı18.maddesinde, “Bu kanunun yürürlüğe girdiğitarihten sonra, belediye sınırları içinde veyadışında, belediyelere, Hazineye, özel idarelere, katmabütçeli dairelere ait arazi ve arsalarda veya Devletinhüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerde yapılacak,daimi veya geçici bütün izinsiz yapılar, inşasırasında olsun veya iskan edilmiş bulunsun, hiçbir kararalınmasına lüzum kalmaksızın, belediye veya Devletzabıtası tarafından derhal yıktırılır. Yıkımsırasında lüzum hasıl olduğunda, belediyeler ilgilimülkiye amirlerine başvurarak yardım istiyebilirler.Mülkiye amirleri, Devlet zabıtası ve imkanlarındanfaydalanmak suretiyle, izinsiz yapıların yıkım konusundayükümlüdürler. Özelkişilere veya bu maddenin 1 inci fıkrasında sözügeçenler dışındaki tüzel kişilere ait arazi vearsalar üzerinde yapılacak izinsiz yapılar hakkında, arsasahiplerinin yazılı müracaatları üzerine vemülkiyet durumlarını tevsik etmeleri şartiyle bu maddehükümleri, aksi halde genel hükümler ve 3194sayılı İmar Kanunu hükümleri uygulanır.”hükmüne yer verilmiştir. Olayda,davacıya ait ruhsatsız yapının 2981 sayılı Kanunve 775 sayılı Kanun uyarıncayıktırılmasından dolayı maddi tazminat istemiyle davaaçıldığı; buna göre, kamu mevzuatıhükümleri çerçevesinde ve kamu gücükullanılarak tek yanlı irade ile yapılan uygulama işlemlerisonucunda davacıya ait yapı için bir bedel ödenipödenmeyeceğine, uğranıldığı ilerisürülen maddi zararların giderilip giderilmeyeceğine,dolayısıyla bir idari işlem olan imar planına dayanılarakruhsatsız yapının yıktırılmasındandoğan zararın tazminine ilişkin bulunan davanın, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-bmaddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları" kapsamında idariyargı yerince görülmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenle, DanıştayBaşsavcısı’nın başvurusunun kabulü ile davalıidare vekilinin görev itirazına ilişkin Ankara 7.Asliye HukukMahkemesince, 7.12.2017 tarihli 1.celsede verilen “Yargı yoluitirazının reddine” dair E:2017/342 sayılı kararınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde İDARİ YARGININ görevliolduğuna, bu nedenle DanıştayBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ iledavalı idare vekilinin görev itirazının, Ankara 7.AsliyeHukuk Mahkemesince; 7.12.2017 tarihli 1.celsede verilen E:2017/342 sayıile reddine ilişkin KARARIN KALDIRILMASINA, 25.06.2018 günündeOY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Nuri NECİPOĞLU Üye Şükrü BOZER Üye Mehmet AKSU Üye Ahmet Tevfik ERGİNBAY Üye Süleyman Hilmi AYDIN Üye Aydemir TUNÇ Üye Birgül KURT
Full & Egal Universal Law Academy