T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018/423
KARAR NO : 2018/415
KARAR TR: 25.06.2018
ÖZET :Vakıf Üniversitesi Kampüsü sınırları içinde sonuçlanan ve idarenin yeterli güvenlik önlemi almadığı iddiasıyla gerçekleştiği ileri sürülen dolandırıcılık eylemi sonucu oluştuğu beyan edilen zararın tazmini istemiyle açılan davanın İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
KA R A R
Davacı : M.T.
Vekilleri: Av. M.Ç.
Davalı:Bilkent Üniversitesi Rektörlüğü
Vekilleri: Av. E.B.
OL A Y: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıvakıf üniversitesinde öğretim görevlisi olarakgörev yapmış olan davacının, üniversiteninöğretim görevlileri için tahsis etmiş olduğulojmanda ikamet ederken; 29.03.2016 tarihinde ev telefonunu arayarak"savcı talimatıyla emniyetmüdürlüğünden arandığının,hesaplarını ele geçiren şahıslara karşıyapılacak operasyon için bankadaki parasını çekipevde bekletmesinin" söylenmesi sonrası lojmana gelen şahsazarf içinde parasını teslim eden davacının,dolandırıldığını sonradan fark etmesiüzerine yeterli güvenlik önlemi almayan üniversiteninsorumlu olduğu iddiasıyla maddi ve manevi tazminat ödenmesiistemiyle 25/11/2016 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
DavalıBilkent Üniversitesi vekili süresi içinde verdiği cevapdilekçesinde; uyuşmazlığın çözüm vegörümünde idari yargının görevli olduğugörüşüyle davanın görev yönünden reddigerektiğini savunmuştur.
ANKARA14. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 27.04.2017 tarihli duruşmadaverdiği E:2016/491 sayılı ara kararı ile“…Davalı vekilinin yargı yolu itirazı yerindegörülmediğinden reddine” karar vermiştir.
Davalıvekili tarafından,süresi içinde verilen dilekçe ileolumlu görev uyuşmazlığıçıkarılması istemiyle başvuruda bulunulmasıüzerine dilekçe, dava dosyasının onaylıörneği ile birlikte DanıştayBaşsavcılığı’na gönderilmiştir.
DANIŞTAYBAŞSAVCISI; 10/04/2018 gün ve 2018/19 sayılıyazısında "...Anayasanın "YükseköğretimKurumlan" başlıklı 130. maddesinin 1. fıkrasında,"Çağdaş eğitim-öğretim esaslarınadayanan bir düzen içinde milletin ve ülkeninihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmekamacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitlidüzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma,yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye veinsanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerdenoluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğesahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur."; 2.fıkrasında, "Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre,kazanç amacına yönelik olmamak şartı ilevakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabiyükseköğretim kurumlan kurulabilir."; 10.fıkrasında. "Vakıflar tarafından kurulanyükseköğretim kurumlan, mali ve idari konulardışındaki akademik çalışmaları,öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlikyönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumlaniçin Anayasada belirtilen hükümlere tabidir."hükmüne yer verilmiştir.
2547sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 3/c maddesinde, vakıflartarafından yüksek öğretim kurumuaçılabileceği kabul edilmiş, aynı maddenin (d)bendinde, ayrım yapılmaksızın, üniversitelerin kamutüzel kişiliğine sahip oldukları belirtilmiştir.Anılan Kanun'un 5/f maddesinde, üniversitelerin kalkınma plan veprogramlarının ilke ve hedefleri doğrultusunda veyükseköğretim planlaması çerçevesindeYükseköğretim Kurulunun görüşü veyaönerisi üzerine kanunla kurulacağı belirtilmiş olup;aynı Kanun'un 7/d maddesinde, Devlet kalkınma planlarınınilke ve hedefleri doğrultusunda ve yükseköğretimplanlaması çerçevesi içinde, yeni üniversitekurulmasına ve gerektiğinde birleştirilmesine ilişkinöneri ve görüşlerin Milli Eğitim Bakanlığınasunulması, bir üniversite içinde fakülte, enstitü veyüksekokul açılması, birleştirilmesi veyakapatılması ile ilgili olarak doğrudan veyaüniversitelerden gelecek önerilere dayalı kararlar almak vegereği için Milli Eğitim Bakanlığına sunmakYükseköğretim Kurulunun görevleri arasındasayılmıştır. Anılan Kanun'un Ek 2. maddesinde,vakıfların kazanç amacına yönelik olmamakşartıyla ve mali ve idari hususlar dışında akademikçalışmalar, öğretim elemanlarınınsağlanması ve güvenlik yönlerinden bu Kanundagösterilen esas ve usullere uymak kaydıylayükseköğretim kurumlan kurabilecekleri düzenlenmişolup; Ek 6. maddesinde, kurulacak yükseköğretim kurumunun,vakıf tüzel kişiliği dışında ayrı birtüzel kişiliğe sahip olacağı; Ek 11. maddesinde"(Ek fıkra: 20/8/2016-6745/15 md.) Yapılan denetimler sonucufaaliyet izninin kaldırılmasını gerektiren durumlarıtespit edilen vakıf yükseköğretim kurumlan ile kurucuvakıflarına kayyım atanan vakıfyükseköğretim kurumlarının faaliyet izni,Yükseköğretim Kurulunun teklifi ve Bakanlar Kurulununkararı ile kaldırılır. Bu durum, ilgili vakıfyükseköğretim kurumunun kuruluş kanunununyürürlükten kaldırılmasınınsağlanması için Yükseköğretim Kurulutarafından Millî Eğitim Bakanlığına bildirilir.Bu şekilde faaliyet izni kaldırılan vakıfyükseköğretim kurumlarında kayıtlıöğrenciler Yükseköğretim Kurulu tarafından garantörüniversiteye veya belirlenecek bir Devlet üniversitesine intikalettirilir." (Ek fıkra: 20/8/2016-6745/15 md.) Faaliyet iznikaldırılan vakıf yükseköğretimkurumlarının malvarlığı, 22/11/2001 tarihli ve 4721sayılı Türk Medeni Kanununun resmî tasfiyehükümlerine göre tasfiye edilir. Resmî tasfiye süreciYükseköğretim Kurulu tarafından başlatılır.Yetkili ve görevli mahkemece Maliye Bakanlığı veYükseköğretim Kurulunun birer temsilcisi tasfiye memuru olarakatanır. Tasfiye giderleri, tasfiye olunan vakıfyükseköğretim kurumunun malvarlığındankarşılanır. Tasfiye işlemleri her türlü vergi,resim ve harçtan muaftır." "(Ek fıkra:20/8/2016-6745/15 md.) Tasfiye süresince vakıfyükseköğretim kurumu aleyhine ihtiyati tedbir ve ihtiyati hacizkararı verilemez, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz dâhil hertürlü icra takibatı durur ve yeni icra takibi yapılamaz.Varsa vakıf yükseköğretim kurumu hesaplarına konulanihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, hacizler ile blokeler kalkar. Tasfiyesüresi boyunca zamanaşımı süresi işlemez.";"(Ek fıkra: 20/8/2016-6745/15 md.) Tasfiye sonucunda kalanmalvarlığı kurucu vakfa geçer."; "(Ekfıkra: 20/8/2016-6745/15 md.) Kurucu vakıflarına kayyımtayin edilen veya faaliyet izni kaldırılan vakıfyükseköğretim kurumu mütevelli heyet başkanı veüyeleri ile tüm yöneticilerinin görevlerikendiliğinden sona erer. ..." "(Ek fıkra: 20/8/2016-6745/15md.) Vakıf yükseköğretim kurumunun faaliyet izniningeçici olarak durdurulması hâlinde durdurulma süresince,kurumun idaresi, eğitim ve öğretimi sürdürmek veyatamamlamak üzere Yükseköğretim Kurulunca garantörüniversiteye veya belirlenecek bir Devlet yükseköğretimkurumuna verilir. Bu vakıf yükseköğretim kurumunun kurucu vakfınınyönetim organı başkan ve üyeleri ile vakıfyükseköğretim kurumu mütevelli heyet başkanı,üyeleri ve tüm yöneticilerinin görevleri, faaliyet izniningeçici olarak durdurulması kararı ile birlikte sona erer. Bukurucu vakfa, Yükseköğretim Kurulu ile birlikte VakıflarGenel Müdürlüğünün talebi üzerine yetkilimahkeme tarafından kayyım atanır.", "(Ek fıkra:20/8/2016-6745/15 md.) Bu madde kapsamına giren vakıfyükseköğretim kurumlarında eğitim öğretimücretlerinin belirlenmesine, öğrencilerin nakline, eğitimöğretimin ve diğer işlemlerin aksamadanyürütülmesine ilişkin her türlü tedbirleri almayave düzenleme yapmaya Yükseköğretim Kurulu yetkilidir.""(Ek fıkra: 19/11/2014-6569/31 md.); Ek 15. maddesinde, vakıftüzelkişiliğinin herhangi bir şekilde nihayete ermesihalinde, vakıf yükseköğretim kurumutüzelkişiliğinin devam edeceği ve vakıftarafından yükseköğretim kurumutüzelkişiliğine tahsis edilen her türlütaşınır ve taşınmaz mal, araç-gereç,malzeme, para ve ekonomik değeri olan haklarınyükseköğretim kurumunun mülkiyetine geçeceği,bu durumda vakıf yükseköğretim kurumu mütevelli heyetiüyeleri ile yükseköğretim kurumu yöneticilerininseçilmesi yetkisinin, Yükseköğretim Kurulunun olumlugörüşü üzerine Vakıflar GenelMüdürlüğünce bir başka vakfadevredileceği" hükme bağlanmıştır.
Diğeryandan, 2809 sayılı Yükseköğretim KurumlanTeşkilatı Kanunu'nun Ek maddelerinde, vakıflar tarafındankurulan üniversitelerin kamu tüzel kişiliğini haiz olarakkuruldukları hükme bağlanmış olup; 5/3/1992 tarihli3785 sayılı Kanunun 1. maddesiyle eklenen Ek 5. maddesinde;Ankara’da Hacettepe Çocuk SağlığıEnstitüsü Vakfı, Hacettepe Tıp Merkezi Vakfı veHacettepe Üniversitesi Vakfı tarafından 2547 sayılıYükseköğretim Kanununun vakıf yükseköğretimkurumlarına ilişkin hükümlerine tabi olmak üzere, kamutüzelkişiliğini haiz İhsan Doğramacı BilkentÜniversitesi adıyla bir Üniversite kurulduğubelirtilmiştir.
Ayrıcavakıflar tarafından kurulacak yükseköğretimkurumlarına Yükseköğretim Kurulu kararı ile"Üniversite" adı verilebileceğini düzenleyen 3589sayılı, 2547 sayılı Yükseköğretim KanunununBazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında KanunHükmünde Kararnamenin Değiştirilerek KabulüHakkında Kanunun 3. maddesinin, Anayasanın 6, 123 ve 130. maddelerineaykırı olduğu savıyla açılan iptaldavasında, Anayasa Mahkemesince verilen 30.5.1990 gün ve E: 1990/2, K:1990/10 sayılı kararda vakıf üniversitelerinin kamutüzel kişiliğini haiz oldukları belirlenmiştir.
Görüldüğüüzere, vakıf üniversiteleri, kazanç amacı olmamakşartı ile mali ve idari konular dışında akademikçalışmalar, öğretim elemanlarınınsağlanması ve güvenlik yönlerinden Devlet eliyle kurulanyükseköğretim kurumlan için Anayasada belirtilenhükümlere tabi olarak Yükseköğretim Kurulunungörüş ve önerisi üzerine kanunla,tüzelkişiliği haiz olmak üzere kurulmakta olup; butüzel kişiliğin de, gerek 2809 sayılı Kanunhükümleri ve gerekse Anayasa Mahkemesi kararı uyarınca kamutüzel kişiliği niteliğinde olduğutartışmasızdır.
İdarirejime dayalı olarak düzenlenmiş bulunan Türkiye'ninyönetim yapısında, "kamu tüzelkişiliği" idari yargının görev alanınınbelirlenmesinde kullanılan ölçütlerden bir tanesidir.Kamu tüzel kişilerinin kuruluş amacı kamu yararı;faaliyet konuları ise, kamu hizmetidir. Bu bağlamda, Kamu TüzelKişileri, özel hukuk tüzel kişilerine nazaranüstün ve ayrıcalıklı kamu gücüne sahiptirlerve tek taraflı işlemlerle yeni hukuki durum yaratabilirler. Bunedenle de kamu hukukuna tabidirler.
Buhaliyle; kamu tüzel kişisi olarak kanunla kuruldukları ve kamuhizmeti sundukları tartışmasız olan vakıfüniversitelerinin, Devlet üniversitelerinden farklıtutulması hukuken olanaksızdır.
Bubağlamda, davalı Vakıf Üniversitesinin kamu hizmetiverdiği alanda, öğretim görevlisine 3. şahıstarafından verilen zararda; idarenin güvenlik zafiyeti olupolmadığı gibi olaya katkısı olupolmadığı; başka bir deyişle kampüs alanındagüvenlik hizmetinin sağlanmasında idarenin hizmet kusuru olupolmadığının saptanması gerektiği; buhususların saptanması ise, idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden;güvenlik zafiyeti nedeniyle zarar görüldüğündenbahisle açılan maddi ve manevi tazminat davasınıngörüm ve çözümünde idari yargı yerleriningörevli olduğu sonucuna ulaşılmıştır”şeklindeki gerekçe ile 2247 sayılı Yasanın 10'uncumaddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi Hukuk Bölümü’nün, NuriNECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Ahmet Tevfik ERGİNBAY,Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Birgül KURT’unkatılımlarıyla yapılan 25.06.2018 günlütoplantısında:
I-İLKİNCELEME:
Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; davalı BilkentÜniversitesi vekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesindeöngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süreiçinde davalı vekilince başvuruda bulunması üzerineDanıştay Başsavcısınca, 10. maddedeöngörülen biçimde olumlu görevuyuşmazlığı çıkarıldığıanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,Bilkent Üniversitesi öğretim görevlisi olandavacının telefon dolandırıcılığısonucu Üniversite Kampüsünde bulunan lojmana gelenkişilerepara kaptırması üzerine, dolandırıcılarınkampüse girmesinde kusurlu olduğunu ileri sürdüğüidareden maddi ve manevi tazminat istemiyleaçılmıştır.
Anayasanın“Yükseköğretim Kurumları”başlıklı 130. maddesinin birinci fıkrasında,“Çağdaş eğitim-öğretim esaslarınadayanan bir düzen içinde milletin ve ülkeninihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmekamacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitlidüzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma,yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye veinsanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerdenoluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğesahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur.”;2.fıkrasında, “Kanunda gösterilen usul ve esaslaragöre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ilevakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabiyükseköğretim kurumları kurulabilir.”; 10.fıkrasında “Vakıflar tarafından kurulanyükseköğretim kurumları, mali ve idari konularıdışındaki akademik çalışmaları,öğretim elemanlarının sağlanması vegüvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulanyükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilenhükümlere tabidir.” hükmüne yer verilmiş;
DavalıBilkent Üniversitesi de mevzuat hükümleriçerçevesinde 2809 sayılı YükseköğretimKurumları Teşkilat Kanununun Ek 33. maddesi ile VakıfYükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlere tabiolmak üzere kamu tüzel kişiliğine sahip olarakkurulmuştur.
İdarirejime dayalı olarak düzenlenmiş bulunan Türkiye'nin idariyapısında, kamu tüzel kişiliği idariyargının görev alanının belirlenmesindekullanılan ölçütlerden birisidir. Kamu tüzelkişilerinin kuruluş amacı kamu yararı, faaliyetkonuları ise kamu hizmetidir. Bu bağlamda, Kamu Tüzel Kişileri,özel hukuk tüzel kişilerine nazaran üstün veayrıcalıklı kamu gücüne sahiptirler ve tektaraflı işlemlerle yeni hukuki durum yaratabilirler. Bu nedenle dekamu hukukuna tabidirler.
Anayasa'nınyukarıda yazılan 130. maddesinin 10. fıkrasındaaçıkça "Vakıflar tarafından kurulanyükseköğretim kurumları... güvenlik yönlerinden,Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları içinAnayasada belirtilen hükümlere tabidir" şeklindedüzenleme yapıldığı aşikardır.
Buduruma göre, idarenin yeterli güvenlik önlemialmadığı iddiasıyla gerçekleştiği ilerisürülen ve Vakıf Üniversitesi Kampüsüsınırları içinde sonuçlanandolandırıcılık eylemi sonucu oluştuğu beyanedilen zararın tazmini istemiyle açılan bu davada, kamuhizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüpyürütülmediğinin, hizmet kusuru veya başka nedenleidarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığınınsaptanması gerekmektedir. Bu hususların saptanması ise idarehukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılıYasa’nın 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendikapsamında bulunan tam yargı davasının görüm veçözümünde idari yargı yerleri görevlidir.
Belirtilennedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen27.04.2017 tarih ve E:2016/491 sayılı görevlilikkararının kaldırılması gerekmiştir.
SO N U Ç: Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenleDanıştay Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 27.04.2017 tarihve E:2016/491 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 25.06.2018gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Nuri Şükrü Mehmet Ahmet Tevfik
NECİPOĞLU BOZER AKSU ERGİNBAY
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Birgül
AYDIN TUNÇ KURT
Full & Egal Universal Law Academy