T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO : 2018/325
KARAR NO : 2018/341
KARAR TR: 28.05.2018
ÖZET : Davacı şirketin Merzifon Belediye Meclisi tarafından çıkarılan tarife uyarınca fazla ödendiği iddia edilen katı atık bedelinin iadesi istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : M. Otomotiv Sanayi ve TicaretA.Ş.
Vekili : Av. A.Ü.
Davalı : Merzifon BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. E.İ.
OLAY: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;müvekkili şirketin Merzifon-Samsun yolu 2.km'sinde akaryakıtistasyonu işlettiğini, dava dışı başka birişle ilgili olarak ruhsat başvurusu yaptığı esnada,akaryakıt istasyonu işletmesinden kaynaklanan 12.900,00-TL anapara ve3.669,54-TL faiz olmak üzere toplam 16.569,54 TL katı atıkbedeli borcu olduğundan, bu bedelin ödenmediği taktirdediğer ruhsat işleminin gerçekleşmeyeceğinibildirmeleri üzerine talep edilen 16.569,54-TL katı atık bedelive 1.717,51 TL çevre temizlik vergisi olmak üzere toplam18.685,52-TL'yi ödediğini, talep edilen katı atık beledininhukuka aykırı olduğunu, katı atıklara ilişkinolarak çevre temizlik vergisinin ödendiğini, tahsil edilenbedelin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, fazlaya dairhaklarının saklı kalmak kaydıyla, haksız tahsil edilenbedellerin şimdilik 100,00-TL'nin ödeme tarihinden itibarenişleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili istemiyle 18.8.2016 tarihinde adliyargı yerinde dava açmıştır.
MERZİFON ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 9.5.2017gün ve E:2016/547, K:2017/322 sayı ile, Belediye meclisitarafından çıkarılan yönetmelik veya tarifeninyargısal denetiminin idari yargının görevine girdiği;6100 sayılı Yasa’nın 114 vd. Maddelerinde davaşartlarının sayıldığı; adli yargıyolunun caiz olmasının dava şartı olduğu; davanınadli yargı yoluna ait bir dava olması gerektiği; mahkemenin davaşartlarının mevcut olup olmadığını,davanın her aşamasında kendiliğindenaraştırdığı; davanın görüleceğiyerin idari yargı olduğu, mahkemelerinin yargı yolubakımından görevsiz olduğu, bu durumun dava şartıolduğu anlaşılmakla, dava dilekçesinin dava şartıyokluğundan reddine karar vermiş, bu karara karşıdavacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf istemindebulunulmuştur.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi: 7.9.2017gün ve E:2017/643, K:2017/605 sayı ile, Taraflar arasındaabonelik sözleşmesi olması halinde adli yargınıngörevli olacağı, mevcut dosyada abonelik sözleşmesi olmadığındanidari yargının görevli olduğu, bu itibarla mahkemekararının gerekçesinde dayanılan delillerintartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasayaaykırı bir yön bulunmadığıanlaşılmakla, istinaf talebinin reddine, davalı vekilininistinaf başvurusunun; İlk Derece Mahkemesi'nin karar tarihindeyürürlükte bulunan HMK'nın 341/2 maddesi gereğincekesinlik sınırının 3.110,00-TL olduğu, istinafa konuedilen vekalet ücretinin 1.980,00-TL olduğu sabit olup, Yerel Mahkemekararının vekalet ücreti yönünden kesinliksınırı altında kaldığıanlaşıldığından, davalının istinaf kanunyoluna başvurma hakkı bulunmadığından,davalının da istinaf talebinin usulden reddine karar vermiş, bukarar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez, davalı idarece tahakkuk ettirilen vedavacı tarafından ihtirazi kayıtla ödenen 16.569,54.-TLtutarlı katık atık bedeline ilişkin tahakkuk işlemininiptali ile 16.569,54-TL'nin iadesine karar verilmesi istemiyle MerzifonBelediye Başkanlıgı'na karşı idari yargı yerindedava açmıştır.
SAMSUN 2. İDARE MAHKEMESİ: 16.3.2018 gün veE:2018/261 sayı ile, davacıdan talep edilen 2012-2017yıllları arası döneme ilişkin toplam 16.569,54.-TLkatı atık bedelinin, özel hukuk hükümlerine tabi olanabonelik sözleşmesinden kaynaklandığı, davadilekçesinde tarifenin iptaline yönelik bir talepbulunmadığı, bu sebeple, söz konusu ücretin iptaliisteminden kaynaklanan uyuşmazlığın görüm veçözümünün adli yargı mercilerine aitolduğu sonucuna ulaşıldığından, Merzifon AsliyeHukuk Mahkemesinin E:2016/547, K:2017/322 sayılı dosyakapsamında verilen görev ret kararınınkaldırılması için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderilmesi gerektiği sonucunavarıldığı gerekçesiyle, davanın 2577sayılı Yasanın 14/3-a ve 15/1-a maddeleri uyarıncagörev yönünden reddi gerektiğinden, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca önceki görevsizlikkararına ilişkin dava dosyası ile birlikte dava dosyalarının,görevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konudaUyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilinceye kadar ertelenmesine kararvermiş, dava dosyası aynı mahkemenin 24.4.2018 tarih veE:2018/261 sayılı üst yazısı ile Mahkememize gönderilmişolup, 30.4.2018 tarihinde kayda girmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nunBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, SüleymanHilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıylayapılan 28.05.2018 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı kararıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacı şirketin Merzifon Belediye Meclisitarafından çıkarılan tarife uyarınca fazlaödendiği iddia edilen katı atık bedelinin iadesi istemiyleaçılmıştır.
03/07/2005 gün ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun“Belediyenin Yetkileri ve İmtiyazları’’başlıklı 15. maddesinin (d) bendinde, özel kanunlarıgereğince belediyeye ait vergi, resim, harç, katkı vekatılma paylarının tarh, tahakkuk ve tahsilini yapmak; vergi,resim ve harç dışındaki özel hukukhükümlerine göre tahsili gereken doğal gaz, su, atıksu ve hizmet karşılığı alacakların tahsiliniyapmak veya yaptırmak belediyenin yetki ve imtiyazları arasındasayılmıştır.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun‘’Ücrete Tabi İşler’’başlıklı 97.maddesinde; “Belediyeler bu Kanundaharç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerinisteğine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet(...)için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göreücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekel olarak verilmiş işlerkendi özel hükümlerine tabidir.’’ hükmüyer almakta olup, kanuna 15.7.1993 günlü Resmi Gazetedeyayımlanan 3914 sayılı Kanunla eklenen ve "ÇevreTemizlik Vergisi" başlığını taşıyanmükerrer 44.maddesinde de; belediye sınırları vemücavir alanlar içinde bulunan ve belediyelerin katı atıktoplama ile kanalizasyon hizmetlerinden yararlanan konut, işyeri vediğer şekillerde kullanılan binaların çevre temizlikvergisine tabi olduğu, çevre temizlik vergisinin katıatıklar için maddedeki tarifeye göre hesaplanacağı,belediyelerin, atık su ile ilgili olarak da, katı atıklarlailgili tarifede yer alan bina gruplarını topluca veya ayrıayrı dikkate almak suretiyle su tüketim bedelini aşmamaküzere meclislerince belirlenecek miktarda çevre temizlik vergisialacakları, atık su ile ilgili çevre temizlik vergisinin sutüketim bedeli ile birlikte tarh ve tahakkuk etmişsayılacağı ve bu bedel ile birlikte tahsil edileceği, su vekanalizasyon hizmetleri ayrı bir kanunla düzenlenmiş bulunan belediyelerdeise atık su bedellerinin tahsiline ilişkin uygulamanın kendikanunlarındaki hükme bağlı olduğu hükmüneyer verilmiştir.
Belediye, belde sakinlerinin mahallî müştereknitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzerekurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerekoluşturulan, idarî ve malî özerkliğe sahip kamutüzel kişisini ifade etmektedir.
Böyle olmakla birlikte, bu kuruluşun kişileresağladığı hizmete ilişkin işlem ve eylemlerininyargısal denetimini yapacak yargı düzenini belirleyebilmekiçin, işlem ya da eylemin özel hukuk ilişkilerinden veyakamusal yetkilerin kullanılmasından doğupdoğmadığına bakmak gerekir.
Dosyaların incelenmesinden; davacı şirket hakkında,davalı idare tarafından 2012-2017 yılları arasındakidöneme ilişkin olarak 16.569,54.-TL tutarlı katık atıkbedeli tahakkuk ettirildiği, davacı şirket tarafından bututarın 02.08.2016 tarihinde ihtirazi kayıtla EFT yoluylaödendiği, tahakkuk ettirilen borcun hukuka aykırıolduğu ve iadesine karar verilmesi istemiyle Merzifon Asliye HukukMahkemesinin 09.05.2017 tarih ve E:2016/547, K:2017/322 sayılıdosyasında açılan davada idari yargının görevliolduğundan bahisle verilen görevsizlik kararına karşıyapılan istinaf başvurusunun Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi'nin E:2017/643, K:2017/605 sayılı kararıyla reddiüzerine idari yargı yerinde davanınaçıldığı, Samsun 2. İdare Mahkemesinin16.3.2018 gün ve E:2018/261 sayı ile, mahkememize başvuruluğuanlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümekavuşturulabilmesi için iptali istenilen katı atıkücretinin vergi, resim, harç ve benzeri maliyükümlülük olup olmadığınındeğerlendirilmesi gerekmektedir.
Su abonesi olmayan kişi hakkında İSKİ TarifelerYönetmeliği hükümlerine göre tahakkuk ettirilenatık su bedeline ilişkin faturanın iptali istemiyleaçılan bir davada; İSTANBUL 3. VERGİMAHKEMESİ’nce, dava konusu bedelin vergi, resim, harç benzerimali yüküm olduğu kabul edilmek suretiyle işin esasıhakkında verilen kararı temyizen incelemekte olan DANIŞTAYDOKUZUNCU DAİRESİ tarafından, iş yerinde yer altısuyunun kullanılması nedeniyle İSKİ tarafından istenenatık su bedelinin vergi, resim, harç benzeri maliyükümlülük olmayıp, akdi nitelik taşıdığıkanaatine varıldığından bahisle temyiz incelemesiertelenerek, 2247 sayılı Yasa’nın 20. maddesine göregörevli yargı yerinin belirlenmesi için başvurudabulunulması üzerine, UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ HUKUKBÖLÜMÜ; 14.10.1991 gün ve E:1991/29, K:1991/29 sayıile, gerek 2560 sayılı Yasa’nın 23. maddesi gerekse bunadayanılarak çıkarılan İSKİ TarifelerYönetmeliği’nin 5,16 ve 17. maddelerinde,İSKİ’ye ait kanalizasyonu kullananlardan atık su bedelinintarifeye göre alınacağının açıkçabelirtildiği ve bunun taraflar arasında bir sözleşmeyedayandırılacağının hükmebağlandığı, buyurucu nitelikteki bu hükmünsözleşme yapılmaksızın atık su üretenleri desözleşme yapmakla yükümlü kıldığı,bu hükme uymayanların sözleşme yapma durumunda olmalarınedeniyle atık su bedeli ödemekten kaçınmalarınaolanak bulunmadığı, sözleşmedenkaçınmanın söz konusu bedelin ödenmesinden kurtulmasonucunu doğurmayacağı ve bunların da sözleşmelisayılmalarının gerektiği, öte yandan Yasa veYönetmelik ile öngörülen usul ve esaslara göreİSKİ tarafından düzenlenen tarifelerle tespit edilenatık su bedelinin Anayasa’nın 73. maddesindeöngörüldüğü biçimde kanunla konulan vergi,resim, harç ve benzeri bir mali yükümlülükolduğundan söz edilemeyeceği, bu itibarla, atık su bedeli,vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükolmayıp, özel hukuk alanındaki alacak- borçilişkisini içeren abonman sözleşmesine dayalı veidarece düzenlenen bir tarife uyarınca alınan bir bedelolduğundan, bu konuyla ilgili anlaşmazlığınçözümünün adli yargının görevinegirdiği gerekçesiyle ve Anayasa Mahkemesi’nin 14.2.1991gün ve E:1990/18, K:1991/4 sayılı kararındayazılı gerekçede de bu görüşün kabuledildiğinden bahisle, Danıştay Dokuzuncu Dairesi’nceyapılan başvurunun KABULÜ ile uyuşmazlık konusudavanın ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesigerektiğine karar vermiştir. (Bu karar 26.11.1991 tarih ve 21063sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.)
Anılan Uyuşmazlık Mahkemesi kararında atıftabulunulan ANAYASA MAHKEMESİ’nin 8.5.1991 tarih ve 20865sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.2.1991 gün veE:1990/18, K:1991/4 sayılı kararında, atık sularkarşılığı alınacak bedelin niteliği sorunuayrı bir başlık altında ele alınmış veaynen“Vergi benzeri mali yükümlülüklerin en belirginözellikleri (...) genellikle, bir kamu hizmeti karşılığındakamu gücüne dayanılarak tek taraflı yükletilmeleri,harç ve resme göre, daha çok ücretgörünümünde olmalarıdır.
Atık su bedeli, kullanılmış sularınuzaklaştırılması karşılığındayapılacak bir tarifeye ve abonman sözleşmesine görealınmaktadır. Başka bir deyişle, idareyle kişiarasında sözleşmeyle alacak- borç ilişkisidoğmakta, ödenecek miktar İSKİ ile kişi arasındaabonman sözleşmesiyle özel hukuk ilişkisikurulmasından sonra yapılan hizmetkarşılığında maliyet- kâr esasına görebelirlenmektedir. Ödemenin hukuksal dayanağı, kamugücüne değil, tarifeye ve iki taraf arasında yapılanabonman sözleşmesine dayanmaktadır. Nitekim, ödemelerinyapılmaması durumunda İSKİ alacağını, AmmeAlacaklarının Tahsili Hakkındaki Yasa’ya göredeğil, özel hukuk ilişkisi içinde ilgili Yasa’yagöre alacaktır. Abone ile İstanbul Su ve Kanalizasyonİdaresi (İSKİ) arasında yapılan abonmansözleşmesi, daha çok “tip” sözleşmegörünümündedir. Hizmetten yararlanan kişinin,sözleşmeyi idareyle birlikte düzenlemesi yerine katılımı(iltihakı) söz konusudur. Ancak bu durum, idareyle kişiarasında kurulan özel hukuk ilişkisini, kamu hukukuilişkisine dönüştürmez. Çünkü,birçok durumda hizmetin tekel niteliği ve çok kişiyegötürülme zorunluluğu, işin, çoğunlukla,tip sözleşmelerle ve kişilerin katılımıylagerçekleşebilmesini olanaklı kılmaktadır.(...)”
“Açıklanan nedenlerle, atık sularınuzaklaştırılması karşılığındaalınan ücretlerin vergi, resim, harç benzeri maliyükümlülük olarak kabul edilmemesi gerekir” denilmiştir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin Konya 4.Asliye Hukuk Mahkemesi ileKonya Vergi Mahkemesi arasında çıkmış olan birhüküm uyuşmazlığı ile ilgili olarak 16.6.2003gün, E:2002/57,K: 2003/34 sayılı kararı ve İzmir3.Vergi Mahkemesi ile İzmir 11.Asliye Hukuk Mahkemesi arasında çıkmışolan bir hüküm uyuşmazlığı ile ilgili olarak02.04.2007 gün, E:2004/127,K:2007/31 sayılı kararı ilevermiş olduğu kararında, su ve kanalizasyonhizmetleriayrıbirkanunladüzenlenmiş bulunanbüyükşehir belediyeleri bakımından, atıksubedelinin tahsiline ilişkin davaların görüm veçözümünde adli yargı yerinin, TarifelerYönetmeliği ile buna dayanan tarife kararlarınınyargısal denetiminde idare mahkemelerinin görevli bulunduğunakarar vermiştir.
Yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesi ile Uyuşmazlık Mahkemesikararlarındaki “atık su bedelinin, vergi benzeri maliyükümlülük olmayıp, idareyle kişi arasındaabonman sözleşmesiyle kurulan özel hukuk ilişkisiçerçevesinde ve hizmet karşılığındamaliyet-kâr esasına göre idarece belirlenen tarifeyedayanılarak alınan bir ücret olduğu” yolundakikabulün sonuçları itibarıyla: idarenin faaliyetalanıyla ilgili olarak yürürlüğe koyduğuyönetmelik ile buna dayanan tarife kararlarının yargısaldenetiminin idari yargı yerinde -idare mahkemeleri; abonmansözleşmesine dayanan bir alacak- borç ilişkisikapsamındaki atık su bedelinin tahsiline ilişkin davalarınise adli yargı yerinde görülüpçözümlenmesi gerekmekte olup, uygulama bu doğrultudaistikrar kazanmıştır.
Halböyle iken, 15.7.1993 tarih ve 3914 sayılı Belediye GelirleriKanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un1. maddesiyle 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’na eklenenMükerrer 44.madde ile, katı atık ve atık su ile ilgili“çevre temizlik vergisi” ihdas edilmesi ve yasalsüreç tamamlandıktan sonra da 1.1.1994 tarihinden itibarenuygulamaya geçilmesi üzerine katı atık ve atık suile ilgili uyuşmazlıkların, belediye ayrımıgözetilmeksizin vergi kapsamına alındığıgerekçesiyle vergi mahkemelerinde bakılaraksonuçlandırılması ve diğer taraftan tahsilatailişkin uyuşmazlıkların da ücret kapsamında adliyargı yerinde çözümlenmesine devam edilmesi nedeniyle,uyuşmazlığın çözümlenebilmesi içinanılan Yasanın mükerrer 44. maddesinin incelenmesigerekmiştir.
2464sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 3914 sayılıKanun’la eklenen Mükerrer 44. maddesinin birinci fıkrasında,“Belediye sınırları ve mücavir alanlar içindebulunan ve belediyelerin katı atık toplama ile kanalizasyonhizmetlerinden yararlanan konut, iş yeri ve diğer şekillerdekullanılan binalar, çevre temizlik vergisine tabidir.”hükmü yer almış; aynı maddenin on ikincifıkrasında, “Belediyeler, atık su ile ilgili olarak da;katı atıklarla ilgili tarifede yer alan bina gruplarınıtopluca veya ayrı ayrı dikkate almak suretiyle ve su tüketimbedelini aşmamak üzere meclislerince belirlenecek miktardaçevre temizlik vergisi alırlar. Atık su ile ilgiliçevre temizlik vergisi, su tüketim bedeli ile birlikte tarh vetahakkuk etmiş sayılır ve bu bedel ile birlikte tahsil edilir.Su ve kanalizasyon hizmetleri ayrı bir kanunla düzenlenmişbulunan belediyelerde ise, atık su bedellerinin tahsiline ilişkinuygulama kendi kanunlarındaki hükümlere tabidir.”denilmiş ve son fıkrasında da, bu maddenin uygulanmasınailişkin usul ve esasların, İçişleri ve ÇevreBakanlıklarının görüşleri alınmak suretiyleMaliye Bakanlığı tarafından belirleneceğineişaret edilmiştir.
Anılan Yasa maddesine ilişkin “Belediye Gelirleri KanunundaDeğişiklik Yapılması Hakkında KanunTasarısı” Genel Gerekçesinde (BaşbakanlıkKanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü;10.6.1993-Sayı: B.02.0.KKG/101-530/04937), çevre temizlikvergisinin, belediyelerin içinde bulunduğu malisıkıntılara acil ve kısa vadeli bir çözümolmak üzere getirildiği belirtilmiş; madde gerekçelerindeise on ikinci fıkra hakkında, “Belediyeler, belediyemeclislerince yapılacak tarifeler üzerinden su tüketim bedeliniaşmamak üzere, kanalizasyon hizmetlerinden yararlananlardanbelirlenecek miktarlarda ayrıca çevre temizlik vergisi alacaklar,su tüketim bedeli ile birlikte tarh ve tahakkuk ettirilecek bu vergi subedeli ile birlikte tahsil olunacaktır. Ancak su ve kanalizasyonhizmetleri ayrı bir kanunla düzenlenmiş bulunan belediyelerde,atık su bedellerinin tahsiline ilişkin uygulama kendikanunlarındaki hükümlere tabi olacaktır.”denilmiştir.
Bunagöre, yasa koyucu tarafından, mali sıkıntıiçinde bulunan belediyelere, katı atıklarıntoplanması ve atık suların uzaklaştırılmasıhizmetleri karşılığında gelir sağlamak amacıyla,acil ve pratik bir çözüm olarak çevre temizlik vergisiihdas edilmiştir.
Buraya kadar yapılan açıklamalarışığında; su ve kanalizasyon hizmetleri 2560sayılı İSKİ Kanunu ile düzenlenenbüyükşehir belediyelerinin, atık su bedeli uygulamasıbakımından 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun3914 sayılı Kanun’la eklenen Mükerrer 44. maddesi ilegetirilen çevre temizlik vergisi düzenlemesinindışında kaldığı, buna karşın su vekanalizasyon hizmetleri özel bir kanun ile düzenlenmeyenbelediyelerin ise atık su bedeli uygulaması bakımından 2464sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 3914 sayılıKanun’la eklenen Mükerrer 44. maddesi ile getirilen çevretemizlik vergisi düzenlemesi kapsamında kaldığı, buhususun yukarıda bahsedilen gerek Anayasa Mahkemesi, gerekse deUyuşmazlık Mahkemesi kararlarında da açıkçavurgulandığı, bununla birlikte taraflar arasında şayetabonelik ilişkisi var ise, katı atık ve/veya atık subedelinin vergi benzeri mali yükümlülük olmayıp,idareyle kişi arasında abonman sözleşmesiyle kurulanözel hukuk ilişkisi çerçevesinde ve hizmetkarşılığında maliyet-kâr esasına göreidarece belirlenen tarifeye dayanılarak alınan bir ücretolduğu hususuna da vurgu yapıldığıanlaşılmakla, bu bağlamda su ve kanalizasyon hizmetleriözel bir kanun ile düzenlenmeyen belediyeler bakımındankatı atık ve/veya atık su bedelinin vergi benzeri mali biryükümlülük mü, yoksa özel hukuk ilişkisinedayalı bir ücret mi olduğu hususunun belirlenmesindeABONELİK İLİŞKİSİNİN belirleyici olduğuanlaşılmıştır.
27.10.2010 gün, 27742 sayılı Atıksu Altyapı VeEvsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin BelirlenmesindeUyulacak Usul Ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin''Tanımlar'' başlıklı 4.maddesinin 1-a fıkrasında''Abone'' tanımı yapılmış olup, buna göre, Abone:Su ve atık su ve katı atık hizmetlerinden faydalanan ve/veyafaydalanacak gerçek veya tüzel kişiyi ifade etmekte, ''Abonelik''başlıklı 10.maddesinde ise, ''Atık su altyapıyönetimlerinin hizmet vermekle yükümlü olduğu tümgerçek ve tüzel kişilerin abone olması zorunludur''hükmü yer almaktadır.
Belirtilen yasal düzenlemeler ve ilgili mahkeme kararları dadikkate alındığında; davalı Merzifon Belediyesitarafından tesis edilmiş olan işlemin vergi, resim, harçve benzeri mali yükümlülük mahiyetinitaşımaması, taraflar arasında adı geçen işyerinin su aboneliğine tabi bir abonelik ilişkisi bulunduğununkabulü gerektiği hususları birliktedeğerlendirildiğinde, söz konusu ücretin idareyle kişiarasında abonman sözleşmesiyle kurulan özel hukukilişkisi çerçevesinde ve hizmet karşılığındamaliyet-kâr esasına göre idarece belirlenen tarifeyedayanılarak alınan bir ücret olduğu anlaşılmıştır.
Belirtilen durumlar karşısında katı atıktoplama bedelinin ödenmesi gerektiği yolunda tesis edilenişlemin iptali istemiyle açılan davanın adli yargıyerinde görülmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Samsun 2. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Merzifon Asliye Hukuk Mahkemesince verilen9.5.2017 gün ve E:2016/547, K:2017/322 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Samsun 2.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Merzifon AsliyeHukuk Mahkemesince verilen 9.5.2017 gün ve E:2016/547, K:2017/322sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,28.05.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Nuri Şükrü Mehmet Suna
NECİPOĞLU BOZERAKSU TÜRE
Üye Üye Üye
Alaittin Ali Süleyman HilmiTurgay Tuncay
ÖĞÜŞ AYDIN VARLI
Full & Egal Universal Law Academy