T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 770
KARAR NO : 2018 / 710
KARAR TR : 26.11.2018
ÖZET : Davalının İcra Müdürlüğünün dosyasına yaptığı itirazın iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesi istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :Z.Sig.A.Ş.
Vekilleri : Av.S. Ş., Av.Z.K.
Davalı :İstanbul Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığı
Vekili :Av. H.D. S.
O L A Y :Davacı vekili; müvekkili Şirkete sigortalı 34 …8509 plakalı aracın 16/03/2015 tarihinde İstanbul / Maltepeİlçesi Narcity yolundan D-100 istikametine seyiryaptığı sırada yolun yağlı olması sebebi ilekontrolden çıkarak bariyerlere çarptığını;kaza tespit tutanağına göre yolda yağlanma olduğubilgisinin İBB yol bakım yetkililerine kazadan önce bildirildiğiniancak sonuç alınamadığını, yol bakımıiçin gerekli tedbirleri almayan davalı tarafın kazanınmeydana gelmesinde % 75 oranında kusurlu olduğunu; hasar sebebiylemüvekkilinin sigortalısına 22/05/2015 tarihinde 4.448,01.-TLhasar tazminatı ödediğini, % 75 kusura denk gelen 3.336,01.-TLtazminatın, davalı tarafa yapılan ihbara rağmenödenmediğini; müvekkilinin TTK 1301. maddesibağlamında ve Sigorta Genel Şartları gereğince ödediğihasar tazminatı oranında sigortalının kanuni halefi olduğunu;müvekkilinin davalı taraftan rücuan tazminatalacağının tahsili için İstanbul 1.İcraMüd.2016/2175 Esas nolu dosyasından ilamsız icra takibiyapıldığını, takip konusu borca itiraz edildiğindentakibin durduğunu, yapılan itirazın yerindeolmadığını ifade ederek; a) İstanbul 1.İcraMüdürlüğü'nün 2016/2175 E sayılıdosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,yargılama safhasında ortaya çıkabilecek tazminattan indirimsebeplerinin bulunması halinde, Mahkemece hak sahibinin gerçekzararının tespit ettirilerek tespit edilen gerçek zarartutarından kusur ve her türlü indirim tutarlarınındüşüldükten sonra davalıdan alınmasına kararverilmesi; b) Davalı aleyhine alacağın % 20'den aşağıolmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemiyle 23.3.2016tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.
İstanbul25.Asliye Hukuk Mahkemesi: 7.2.2017 gün ve E:2016/135 K:2017/35 sayıile, uyuşmazlığın esasını inceleyerekdavanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar vermiş,bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ: 5.4.2018gün ve E:2017/976, K:2018/506 sayı ile, “(…)Hizmetkusurundan kaynaklanan zararlar yönünden İdari YargılamaUsulü Hakkındaki Kanun'un 2.maddesi gereğince, idare aleyhinetam yargı davasının idari yargı yerindeaçılması gereklidir. Bir başka deyişle 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hukuki sorumluluğailişkin 85.ve devamı maddelerinde, araç işletenininsorumluluğu düzenlenmiş olup, idarenin hizmet kusurundankaynaklanan sorumluluğu düzenlenmemiştir. İdarenin hizmetkusurundan kaynaklanan sorumluluğu 2918 sayılı Kanun'unkapsamı dışında tutulmuştur.
Somut olayda;davalı idare aleyhinde hizmet kusuruna dayanılarak dava açılmıştır.Bu durumda İlk Derece Mahkemesi'nce HMK'nın 114/b.maddesi negöre, gereğince yargı yolu caiz olmadığından,HMK'nın 115/2.maddesi gereğince, dava şartı yokluğundan,davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanınkısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasayaaykırılık teşkil etmektedir.
Bubağlamda: HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince, İlk DereceMahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 114/bmaddesi gereğince, yargı yolu caiz olmadığındanHMK'nın 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğunedeniyle davanın usulden reddine, karar verilmesi gerektiğikanısına varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığıüzere;
1-HMK’nın353/1-b-2 maddesi gereğince, İstanbul 25. Asliye HukukMahkemesi’nin 07/02/2017 Tarih, 2016/135 Esas - 2017/35 Kararsayılı kararı usul ve yasaya aykırı olduğundanKARARIN KALDIRILMASINA,
2-HMK'nın114/b maddesine göre, yargı yolu caiz olmadığından,HMK'nın 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğunedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE(…)” kesin olmak üzere kararvermiştir.
Davacıvekili aynı olay nedeniyle bu kez, davalı idarenin hizmetkusuru sebebi ile 34 Z 8509 Plaka sayılı araca verdiği hasarnedeniyle sigortalıya ödenen 3.336,01.-TL.’nin ödemetarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte rücuen tahsili istemiyleidari yargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL3.İDARE MAHKEMESİ:16.10.2018 gün ve E:2018/1418 sayı ile,“(…)Dava; davacı şirkete sigortalı 34 Z 8509plakalı aracın 16.03.2015 tarihinde davalı idarenin hizmetkusuru nedeniyle karıştığı iddia edilen kazadaoluşan ve sigortalıya ödenen 3.336,01-TL zararınödenmiş olması nedeniyle ödenen zarar miktarının,davalı idareden hizmet kusuru çerçevesinde tazmini istemiyleaçılmıştır.
Benzer biruyuşmazlıkta, itiraza konu görev ret kararınınverilmesine dayanak olan yasa hükmünün iptali istemiyle idaremahkemesince yapılan başvuruyu, mahkemesinin yetkisizliğinedeniyle reddeden, Anayasa Mahkemesinin 8/12/2011 tarih ve E:2011/124,K:2011/160 sayılı kararındaki; "2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesinin birincifıkrasında, bu Kanun’dan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiöngörülmektedir, itiraz başvurusunda bulunan mahkeme iseidare mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkemedeğildir." yolundaki gerekçe dikkatealındığında, anılan yasada yer alan görevkuralının idarelerin hizmet kusurundan kaynaklanan davaları dakapsadığı sonucuna varılmaktadır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesinin 25/09/2017 gün E:2017/487, K:2017/540sayılı ve 30/11/2015 tarih ve E:2015/786, K:2015/801 sayılıkararlarında; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun110. maddesi çerçevesinde, "Sigortalı araçiçin araç sahibine ödemede bulunan sigorta şirketince,zararın giderilmesi istemiyle idare aleyhine açılandavanın, adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği" belirtilmiştir.
Bu durumda,görülmekte olan davada da adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle;
-Davanınadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğikanısıyla 2247 sayılı Kanunun 19. maddesine istinadengörevli yargı merciin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına,
-Mahkememizindava dosyası ile İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesinin E:2016/135No’lu dosyasının asıllarınınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine,
-UyuşmazlıkMahkemesi'nce bir karar verilinceye kadar iş bu dava dosyasınınbekletilmesine…” karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 26.11.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, Yasa’nın 14. maddesinegöre olumsuz görev uyuşmazlığı bulunduğununileri sürülebilmesi için davanın “tarafları,konusu ve sebebinin aynı” olması koşulununöngörülmüş bulunması karşısında;adli yargı yerinde aynı somut olay nedeniyle itirazın iptali,takibin devamı; idari yargı yerinde rücuen tazminatistemiyle dava açılmış ise de; ikinci davanın, ilkdavada verilen karar doğrultusunda oluşturulduğu ve “itirazın iptali ve takibin devamı” istemi yönünden görevuyuşmazlığının doğduğu kanaatinevarıldığından ve sonuçta usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalının İcra Müdürlüğünün dosyasınayapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamınakarar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2004sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun“İlamsız takip” başlıklıÜçüncü Bap, 42-49. maddelerinde takip yöntemlerigösterilmiş; değişik 58. maddesinde, takip talebinin icra dairesineyazı ile veya sözlü olarak veya elektronik ortamdayapılacağına işaret edilmiş; değişik 60.maddesine göre, takip talebi üzerine icra müdürünceödeme emri düzenleneceği ve 62-65. maddelerde itirazailişkin hükümlere yer verilmiş olup, değişik 66.maddede, süresi içinde yapılan itirazın takibidurduracağı kurala bağlanmıştır.
İtiraznedeniyle takibin durması üzerine alacaklıya, itirazıniptali için Yasada iki yola başvurma olanağıtanınmış olup, bunlardan birincisi, 67. maddeye göremahkemeye başvurmak, ikincisi ise 68, ek 68/a ve ek 68/b maddelerinegöre tetkik merciinden itirazın kaldırılmasınıistemektir.
İncelenenuyuşmazlıkta alacaklı konumundaki davacı tarafından,değişik 67. maddeye göre mahkemeye başvurmak suretiyleitirazın iptali davası açılmıştır.
Sözkonusu 67. Madde (Değişik: 18/2/1965 - 538/37 md.),“(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takiptalebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihindenitibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genelhükümler dairesinde alacağınınvarlığını ispat suretiyle itirazın iptalini davaedebilir.
(Değişik:9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazınınhaksızlığına karar verilirse borçlu; takibindehaksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna,davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, redveya hükmolunan meblağın yüzde kırkındanaşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtirazeden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunmasıkötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(Mülgadördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)
Birincifıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçirenalacaklının umumi hükümler dairesindealacağını dava etmek hakkı saklıdır.(…)”hükümlerini taşımaktadır.
AnılanYasanın değişik 1. maddesinin birinci fıkrasında,“Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar icra dairesibulunur” denilmekte olup, yukarıda hükmü yazılı67. maddede sözü edilen “mahkeme” ile, icra dairesininbulunduğu yargı çevresi bakımından bağlıolduğu asliye mahkemesinin anlaşılması ve takip hukukunaözgü bulunan itirazın iptali davasının asliyemahkemesinde görülmesi gerektiği açıktır.
Öteyandan, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari YargıYetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinde,idari dava türleri: a)İdari işlemler hakkında yetki,şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları, c)Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarhariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesiiçin yapılan her türlü idari sözleşmelerdendolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarailişkin davalar olarak sayılmıştır.
Bu durumagöre, İcra ve İflas Kanunu’nun değişik 67.maddesine göre açılan itirazın iptali davasınıngörüm ve çözümünde adli yargı yeriningörevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu dolayısıyla, İstanbul3. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, İstanbulBölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin, 5.4.2018 gün veE:2017/976, K:2018/506 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 3.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, İstanbulBölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin, 5.4.2018 gün ve E:2017/976,K:2018/506 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 26.11.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy