T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/616
KARAR NO : 2018/767
KARAR TR: 26.11.2018
ÖZET : Davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yolda meydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk
KARAR
Davacı : U.A.
Vekili : Av. Fatma Sema Erbay
Davalı : MersinBüyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. Selçuk Sakım
OLAY: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin 3.8.2016 tarihinde 33 B 4177 plakalı aracı ileMersin ili, Toroslar İlçesi, Mithat Toroğlu Mahallesi, H.OkanMerzeci Caddesi ile 207. cadde ışıklıkavşağında kuzeyden güney istikametine seyir halinde iken,kavşaktaki trafik ışıklarının arızalıolması nedeniyle, 33 DAT 38 plakalı aracın çarpmasısonucu savrulması ile yaralamalı trafik kazasının meydanageldiğini ve bu durumun idarenin hizmet kusurundankaynaklandığını ileri sürerek, şimdilik2.000,00-TL zararın olay tarihinden itibaren işeyecek yasal faiziylebirlikte davalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
MERSİN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 12.4.2017gün ve E:2016/781, K:2017/230 sayı ile,davanın hizmet kusurunadayanılması nedeniyle, uyuşmazlığınçözümünde idari yargının görevliolduğu anlaşıldığından, HMK'nun 114/b ve 115.maddeleri uyarıncayargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usuldenreddine karar vermiş, bu karara karşı davacı vekilitarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi:4.10.2017 gün ve E:2017/737, K: 2017/836 sayı ile, mahkemece verilenkararda herhangi bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle,davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 362/l-a maddesiuyarınca esastan reddine kesin olarak karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı bu kez aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
Mersin 2. İdare Mahkemesi: 29.11.2017 gün veE:2017/1613, K:2017/1802 sayı ile, dava konusuuyuşmazlığın 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun uygulanmasına ilişkin bir tazminat davasıolduğu, anılan Kanunun 110. maddesi uyarınca davanıngörüm ve çözümünde adli yargı mercileriningörevli olduğu gerekçesiyle davanın, 2577sayılı Kanun’un 15/1-a maddesi uyarınca görevyönünden reddine karar vermiş,bu karara karşıdavacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Konya Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi:15.3.2018 gün ve E:2018/318, K:2018/510 sayı ile,davada,uyuşmazlığı çözmekle adli yargımahkemelerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılarakdavanın görev yönünden reddine karar verildiğigörülmekle birlikte; 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesiuyarınca İdare Mahkemesi tarafından, görevli mahkemeninbelirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasıgerekirken, davanın görev yönünden reddine kararverilmesinde hukuki isabet bulunmadığı sonuç ve kanaatinevarıldığı gerekçesiyle davacının istinafbaşvurusunun kabulüne, idare mahkemesi kararınınkaldırılmasına karar vermiştir.
MERSİN 2. İDARE MAHKEMESİ: 12.7.2018 gün veE:2018/728 sayı ile, dava konusu uyuşmazlığın 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanmasınailişkin bir tazminat davası olduğu, anılan Kanunun 110. maddesiuyarınca davanın görüm ve çözümündeadli yargı mercilerinin görevli olduğu gerekçesiyle, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi’nin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 26.11.2018günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ'nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı idarenin sorumluluk sahasında kalan yoldameydana gelen kaza nedeniyle oluştuğu öne sürülenzararın tazmin edilmesi istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlarailişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının aracıyla seyirhalindeyken kaza yaptığı, bu kaza neticesinde oluştuğuönesürülen zararın tazmini talebiyle bakılan budavanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümündeidare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukukualanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanınagiren konularda adli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idariyargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridiüzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisindehareket eden, bu nedenle aynı tür risk üreten araçlararasında özel-kamu ayırımı yapılmasınıgerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusukural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında“ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esasalınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen,bu Kanun’dan doğan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’yaaykırı bulunmadığına dair olup, esas itibariylegörev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmak üzerediğer yargı organları bakımından da uyulmasızorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Mersin 2. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen12.4.2017 gün ve E:2016/781, K:2017/230 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Mersin 2.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Mersin 2. AsliyeHukuk Mahkemesince verilen 12.4.2017 gün ve E:2016/781, K:2017/230sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,26.11.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy