T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 631
KARAR NO : 2018 / 714
KARAR TR : 26.11.2018
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : H. T.
Vekili : Av.Z.E.K.
Davalı : Adana Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. S.G.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; 20.05.2011 tarihinde, KışlaMahallesi Yeşil Bulvar ile Mithat Özhan girişinde,sürücülüğünü C.T. yaptığı 01 …362 plaka sayılı motosikletin tek taraflı olarak kazayapması neticesinde motosikletin devrildiğini, yolcu konumunda olanmüvekkilinin yaralandığını; kaza sonucu motosikletkaza mahallinden kaldırıldığı için kaza tespittutanağı tanzim edilemediğini; ancak müvekkilininsürekli olarak sakat kaldığını; sakatlık vegeçici iş göremezlik bedellerini talepli olarak Adana 7.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada yaptırılan kusurtespiti neticesinde, davalının da söz konusu kazada %50oranında kusurlu olduğu kanaatinevarıldığını ifade ederek; fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydı ile söz konusu kazadandolayı kusurun yarısı oranında davalıdan; fazlayailişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 100 TL’nin kaza tarihinden itibaren yasal faizi gereken yaralama ve sakatlık bedelinindavalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle 16.6.2014 tarihinde adliyargı yerinde dava açmıştır.
ADANA2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 4.9.2014 gün ve E:2014/415, K:2014/674sayı ile, “(…)İdarenin hizmet kusurundanaçılan davalarda 2577 sayılı Kanunun 2/1-b maddesinde yeralan idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklarıdoğrudan zarar görenler tarafından açılan tamyargı davaları kapsamında idari yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğinden, mahkememizin yargı yolunedeniyle görevsizliğine karar verilmesi gerekmişaşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıdaaçıklandığı üzere;
1-HMK nun114/b maddesi yarınca Yargı yolu nedeniyle MahkememizinGÖREVSİZLİĞİNE
2-Davacınınİdare Mahkemesinde dava açmakta muhtariyetine…” kararvermiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle idariyargı yerinde dava açmış; daha sonra talepmiktarını 16.245,73 TL olarak ıslah etmiştir.
Adana 2. İdare Mahkemesi;20.01.2016 gün ve E:2014/2445, K:2016/75 sayı ileuyuşmazlığın esasını inceleyerek, davanınkabulüne karar vermiş; itiraz yoluna başvurulmasıüzerine Konya Bölge İdare Mahkemesi 4.İdari Dava Dairesi;19.10.2017 gün ve E:2016/631, K:2017/3964 sayı ile, 2918sayılı Yasa'nın 110. maddesinde yapılandeğişiklik sonrası, Karayolları Trafik Yasası'nadayalı olarak açılan sorumluluk davalarında Yasadeğişikliğinin yürürlüğe girdiği19/01/2011 günü sonrasında açılan bu davanıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu sonucuna varıldığıgerekçesiyle; itirazın kabulüne, itiraz konusu Adana 2.İdare Mahkemesi'nin 20/01/2016 gün ve E:2014/2445, K:2016/75sayılı kararının bozulmasına, 2577 Sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/4. maddesi uyarıncayukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda davadosyasının yeniden karar verilmek üzere Mahkemesine iadesinekarar vermiş; Adana 2.İdare Mahkemesi; 8.12.2017 gün veE:2017/1196, K:2017/1239 sayı ile, bozma kararına uyarak davanıngörev yönünden reddine karar vermiş; itiraz edilmesiüzerine Konya Bölge İdare Mahkemesi 4.İdari Dava Dairesi,28.3.2018 gün ve E:2018/343, K:2018/564 sayı ile, bakılanuyuşmazlıkta, Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılandavada mahkemece görev ret kararı verildiği, adli yargıkararının kesinleşmesi üzerine davanın yargı yolunedeniyle Mersin 1. İdare Mahkemesinde açılan bu davada damahkemece, uyuşmazlığı çözmekle adli yargıyerinin görevli olduğu sonucunaulaşıldığından, 2247 sayılı Yasanın 19.maddesi uyarınca görevli mahkemenin belirlenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurulması gerekirken,davanın görev yönünden reddine karar verilmesinde hukukiisabet bulunmadığı gerekçesiyle; itiraz istemininkabulüne, Adana 2. İdare Mahkemesi'nin 08/12/2017 tarih veE:2017/1196, K:2017/1239 sayılı kararınkaldırılmasına, yukarıda açıklanan hususlardoğrultusunda dava dosyasının yeniden karar verilmek üzereMahkemesine iadesine karar vermiştir.
ADANA2.İDARE MAHKEMESİ: 11.7.2018 gün ve E:2018/420 sayı ile,“(…)19/01/2011 gün ve 27820 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıKanunun 14. maddesiyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun110. maddesi, "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Yasadan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Yasahükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayıhukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkezveya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir." olarak değiştirilmiş olup,anılan hükümle getirilen yeni düzenleme uyarınca,Karayolları Trafik Yasası'na dayalı olarak açılansorumluluk davalarında adli yargı mercilerinin görevlioldukları açıktır.
Davadosyasının incelenmesinden; 20.05.2011 günü saat 15:30sıralarında Cumali Türkmen idaresindeki motosiklette yolcuolarak bulunan davacının, seyir halindeyken, şehir içindekibir kavşaktan dönerken motosiklet tekerinin yarım metregenişliğindeki çukura girmesi ile devrilmesi sonucu eforkaybına uğramasında, davalı idarenin hizmet kusurubulunduğu gerekçesiyle ıslah suretiyle toplam 16.245,73-TL'ninkaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminiistemiyle bakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin 1. fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçe ile anılan kuralıAnayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “... Anayasa Mahkemesi’nin dahaönceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihselgelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda yasa koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde yasa koyucutarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusukural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Yasadan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanunda tanımlanan Karayolu şeridiüzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücünden kaynaklananbir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığıgibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisindehareket eden, bu nedenle aynı tür risk üreten araçlararasında özel-kamu ayırımı yapılmasınıgerektiren bir neden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusukural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir...” (Any. Mah.nin26/12/2013 gün ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısiyle 2918 sayılı Yasanın 110. maddesinin 1.fıkrası ile öngörülen, bu Yasadan doğan tümsorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158. maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararderecesindedir.
Bakılandavada, 2918 sayılı Kanunun 110. maddesinde yapılan sözkonusu değişiklik sonrası, Karayolları Trafik Kanunadayalı olarak açılan sorumluluk davalarında Kanundeğişikliğinin yürürlüğe girdiği19/01/2011 günü sonrasında açılan bu davanıngörüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 05/11/2012 tarih ve E:2012/144, K2012/224sayılı ile 01/04/2014 tarih ve E:2014/280, K2014/325 sayılıkararları da bu yöndedir.
Açıklanannedenlerle; Mahkememizin görevine girmeyen ve Adana 2. Asliye HukukMahkemesi'nin 04/09/2014 tarih ve E:2015/415, K.2014/674 sayılıkararıyla da görevsizlik kararı verilen işbu davada,görevli mahkemenin belirlenmesi için 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca dava dosyasınınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, UyuşmazlıkMahkemesince bir karar verilinceye kadar yargılamanınertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 26.11.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adliyargı dosyasının bir örneği ile birlikteUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamalarıda dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, motosikletteyolcu olarak bulunan davacının, karayolunda meydana gelen trafikkazası nedeniyle uğradığı beden gücükaybından kaynaklanan zararının tazmin edilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarındacan ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninisağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiş; Kanunun 3. maddesinde; “Motosiklet” “(Değişik: 12/7/2013-6495/13 md.) Azamitasarım hızı 45 km/saatten ve/veya silindir kapasitesi 50santimetreküpten fazla olan sepetli veya sepetsiz iki veya üçtekerlekli motorlu taşıtlar ve net motor gücü 15kilovatı, net ağırlığı 400 kilogramı,yük taşımacılığında kullanılanlariçin ise net ağırlığı 550 kilogramıaşmayan dört tekerlekli motorlu taşıtlardır. Elektrikile çalışanların netağırlıklarının hesaplanmasında bataryaağırlıkları dikkate alınmaz. Bunlardan karoseriyük taşıyabilecek şekilde sandıklı veya özelbiçimde yapılmış olan ve yolcutaşımalarında kullanılmayan üç tekerlekli motosikletlereyük motosikleti (triportör) denir.” şeklindetanımlanmış; aynı Kanunun 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlarıdahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıdagörülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bufıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; 20.05.2011 günü saat 15:30sıralarında C.T. idaresindeki motosiklette yolcu olarak bulunan davacının,seyir halindeyken, şehir içindeki bir kavşaktan dönerkenmotosiklet tekerinin yarım metre genişliğindeki çukuragirmesi ile devrilmesi sonucu yaralandığı; söz konusu kazada davalının %50oranında kusurlu olduğu iddiasıyla; beden gücükaybı nedeniyle uğradığı zararın tazminiistemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklı kılındığıve bunun söz konusu davaların adli yargıdagörüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmişbir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca,başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organlarıbakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Adana 2.İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Adana 2.Asliye HukukMahkemesinin 4.9.2014 gün ve E:2014/415, K:2014/674 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Adana 2.İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, Adana 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 4.9.2014 gün veE:2014/415, K:2014/674 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 26.11.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy