T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 641
KARAR NO : 2018 / 732
KARAR TR : 26.11.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :R. S. A.Ş.
Vekili :Av.Y. Y.S.
Davalı : Başakşehir Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. Z. S.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili şirketesigortalı 34 … 48 plakalı aracın 1/3/2015 tarihindeBaşakşehir Metrokent istikametine seyir halinde iken, YaşarDoğu Bulvarı Uno Ekmek Fabrikası önüne geldiğindeİSKİ'ye air rögar kapağına çarpması sonucuoluşan kazada hasarlandığını, hasar nedeniylesigortalıya 10/4/2015 tarihinde cem’an 16.624,00-TL ödendiğini;davalıların meydana gelen hasar sebebiyle yolun yapım veonarımında gerekli ve yeterli güvenlik önlemlerinialmaması sonucu oluşan hizmet kusurundan dolayı %100oranında kusurlu ve müşterek müteselsilen sorumluolduğunu; müvekkilinin, ödediği bedel için, TTK 1472maddesi uyarınca sigortalısına halef olduğunu; zararınödenmesi konusunda davalılara başvuruda bulunulmuş ise deödeme yapılmadığını ifade ederek; fazlayailişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla,16.624,00-TL tazminatın 10/4/2015 ödeme tarihinden itibaren faiziylebirlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilinekarar verilmesi istemiyle 1-İSKİ GenelMüdürlüğü ve 2-Başakşehir BelediyeBaşkanlığına karşı adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Bakırköy3.Asliye Hukuk Mahkemesi, E:2016/579 sayılı dosyasından, 26/12/2016 tarihli Tensip Tutanağı ile davalıBaşakşehir Belediyesi Başkanlığı hakkındaaçılan davanın ayrılmasına karar vermiş; DosyaMahkemenin E:2016/595 sırasına kaydedilmiştir.
BAKIRKÖY3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 30.12.2016 gün ve E:2016/595,K:2016/549 sayı ile, “(…)Her ne kadar bu dava mahkememizeaçılmış ise de, davalı Başakşehir BelediyeBaşkanlığı kamu kurumu niteliğinde olup, dava konusuzarar kamusal görevin yerine getirilmesi sırasında meydanagelmiştir. İdarenin hizmet kusuru niteliğindeki eylemi sonucumeydana gelen zararlardan dolayı İdari Yargılama UsulüYasasının 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı, idariyargı yerinde tam yargı davası açılmasıgerekir. Görev sorunu, açıkça veya hiç ilerisürülmese de kendiliğinden (re'sen) dikkate alınır.Davacının talebine göre bu davanın idari yargı yerindeaçılması gerekir. Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 07/11/2016tarihli 2015/10428 esas, 2016/10917 karar sayılı ilamı da budoğrultudadır. Bu nedenlerle dosya içeriği dikkatealınarak aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıdaaçıklanan nedenlerle,
1-YARGI YOLUBAKIMINDAN MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nun114/1-b ve 115/2.maddeleri gereğince DAVA ŞARTI NOKSANLIĞINEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE…” karar vermiş,istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul BölgeAdliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesince, 6.7.2017 gün ve E:2017/1037,K:2017/458 sayı ile, istinaf başvurusu kesin olarak reddedilen kararkesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez, aynı istemle, yalnızca Başakşehir BelediyeBaşkanlığına karşı idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBUL4.İDARE MAHKEMESİ: 16.5.2018 gün ve E:2017/1532 sayı ile,“(…) 3.Benzer bir uyuşmazlıkta, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesinin anılanhükmünün iptali istemiyle idari yargı yerince yapılanbaşvuruyu Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddeden, AnayasaMahkemesinin 8/12/2011 tarih ve E:2011/124, K:2011/160 sayılıkararında; "2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 110. maddesinin birinci fıkrasında, buKanun’dan doğan sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceği öngörülmektedir. İtirazbaşvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olup davaya bakmaktagörevli ve yetkili mahkeme değildir." yolundaki gerekçeside dikkate alındığında, anılan yasada yer alangörev kuralının idarelerin hizmet kusurundan kaynaklanandavaları da kapsadığının kabulü zorunludur.
4.Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 08/04/2013 tarih ve E:2013/339, K2013/524sayılı kararı ile de; 2918 sayılı KarayollarıTrafik Kanunu'nun 110. maddesi çerçevesinde "Sigortalıaraç için araç sahibine ödemede bulunan sigortaşirketince, zararın giderilmesi istemiyle idare aleyhineaçılan davanın, adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği" yolunda kararverilmiştir.
(…)
6.Bunagöre, davacı şirket tarafından ödenen 16.624,85 TLhasar tazminatının ödeme tarihinden itibaren işleyecekyasal faiziyle davalı idareden tahsili istemiyle E.2017/1532 kaydenaçılan davada, Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce E.2016/595, K.2016/549 sayılı karar ile davanın görevnedeniyle reddine karar verilmesi üzerine, bakılmakta olan işbudava 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 9.maddesi uyarınca Mahkememizde açıldığından,2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun'un Yargı MercilerininUyuşmazlık Mahkemesine Başvurmaları başlıklı19. maddesi uyarınca iş bu davada görevli yargı kolununbelirlenmesi için dava dosyasının Bakırköy 3.AsliyeHukuk Mahkemesi'nin 2016/595 Esas sayılı dosyasınınaslı ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesigerekmektedir.
7.Açıklanannedenlerle, mahkememizin görevsizliğine, iş buuyuşmazlığın çözümü içingörevli yargı kolunun belirlenmesi için davadosyasının Uyuşmazlık Mahkemesi'negönderilmesine…” karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 26.11.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli ve idari yargı yerleriarasında davalı “Başakşehir BelediyeBaşkanlığı” yönünden olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu; idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda seyir halindeyken meydana gelen maddi hasarlı trafikkazası sonucu hasara uğrayan sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini karşılayan sigortaşirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaretbulunan bir rücuen tazminat davasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları,hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev,yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” denilmiştir.
Dava dosyasınınincelenmesinden; davacı şirkete sigortalı 34 … 48plakalı aracın 1/3/2015 tarihinde Başakşehir Metrokentistikametine seyir halinde iken, Yaşar Doğu Bulvarı Uno EkmekFabrikası önüne geldiğinde İSKİ'ye air rögarkapağına çarpması sonucu oluşan kazadahasarlandığı, hasar nedeniyle sigortalıya 10/4/2015tarihinde 16.624,00-TL ödendiği; meydana gelen hasar sebebiyle yolunyapım ve onarımında gerekli ve yeterli güvenlikönlemlerini almayan davalı idarenin kusur ve sorumluluğubulunduğu iddia edilerek; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarısaklı kalmak kaydıyla, 16.624,00-TL.nin davalıİdarece rücuen tazmini istemiyle bakılan davanınaçıldığı anlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusudavalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı türdavaların aynı yargı yolunda çözümlenmesisağlanarak davaların görülmesi veçözümlenmesinin hızlandırıldığı,bu suretle kısa sürede sonuç alınmasınınolanaklı kılındığı ve bunun söz konusudavaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilendüzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılıKanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araçtrafiğinden kaynaklanan sorumlulukların, özel hukuk alanınagirdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdaretarafından kamu gücünden kaynaklanan bir yetkininkullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynıkarayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden, bunedenle aynı tür risk üreten araçlar arasındaözel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren birneden de yoktur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kuralAnayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırıdeğildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any. Mah.nin26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G.27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918 sayılıYasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, İstanbul 4. İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile, Bakırköy 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin, 30.12.2016gün ve E:2016/595, K:2016/549 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 4. İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Bakırköy 3.Asliye HukukMahkemesinin, 30.12.2016 gün ve E:2016/595, K:2016/549 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,26.11.2018 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy