T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 739
KARAR NO : 2018 / 725
KARAR TR : 26.11.2018
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında davacıların murisinin vefat etmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların davalı idarece giderilmesi istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı lar : 1- C. Ü.
2- D.Ü. ( Velayeten Anne C.Ü.)
Vekili : Av. D.C.
Davalı lar : 1- Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili : Av. G.Ç.Ü.
2-Gaziantep Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığı
O L A Y :Davacılar vekili dilekçesinde; 34 … 0327 plakalıaracıyla Kilis ili istikametinden Gaziantep ili istikametine seyirhalindeyken 13. Km’de yolun sağında bulunan tarlaya taklaatıp devrilmesi sonucunda müvekkilinin murisi M.Ü.’ınhayatını kaybettiğini; bilirkişi kusur raporlarınagöre, meydana gelen kazada davalı kurumun sorumlu olduğunu;davalı, yolun yapım, bakım ve onarımından sorumluolduğundan murisin desteğinden yoksun kalan davacılar adınadavalı kurum aleyhine iş bu davayı açma zaruretidoğduğunu ifade ederek; fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydı ile şimdilik, D. Ü. için 1000 TL maddi70.000 TL manevi, C. Ü. için 1000 TL maddi 100.000 TL manevi olmaküzere toplam 172.000 TL tazminatın davalıdan maddi tazminatyönünden dava tarihinden, manevi tazminat yönünden olaytarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili istemiyle23.6.2017 tarihinde, Karayolları GenelMüdürlüğüne karşı adli yargı yerindedava açmıştır.
GAZİANTEP6.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:10.10.2017 gün ve E:2017/238,K:2017/411 sayı ile, “(…)Dava, haksız fiilden kaynaklananmaddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yargılayınyerleşik içtihatlarında da belirtildiği şekildeyargı yolu kavramı, bir hukuk sisteminde herhangi bir davanın ohukuk sistemine dahil yargı kollarından hangisindebakılacağını ifade eder. Uyuşmazlığınhangi yargı kolunda bakılacağı hususu, davanın genelkoşullarından olup mahkemece re'sen dikkate alınmasıgereklidir. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan kamu kurumu,kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özelhukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan dolayıaçılan davaların İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanun'un 2.maddesi uyarınca tam yargı davasıolarak ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkatealınması zorunludur. ( Bkz. Yargıtay 17. Hukuku Dairesinin2017/137 esas. 2017/6985 karar sayılı. 20/06/2017 tarihli ilamı,aynı dairenin 2015/239 esas. 2017/ 6965 karar sayılı. 19/06/2017 tarihli ilamı.)
Somut olayda,davacı vekili hizmet kusuruna dayanarak görülmekte olandavayı açmıştır.
İdare'ninhizmet kusurundan doğan zararlardan dolayı: İdari YargılamaUsulü Yasası'nın 2/l-b maddesi gereğince İdare'yekarşı idari yargı yerinde tam yargı davasıaçılması gerekir. Görev sorunu, açıkçaveya hiç ileri sürülmese de kendiliğinden (re'sen)dikkate alınır.
Açıklananbu nedenlerle anlaşmazlığın niteliğine göreuyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesigerektiği kanaatine varılmakla, davanın yargı yolunun caizolmaması nedeni ile 6100 sayılı HMK'nun 1, 2, 114 ve 115.maddeleri uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davanınyargı yolunun caiz olmaması nedeni ile 6100 sayılı HMK'nun1, 2, 114 ve 115.maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE(…)”karar vermiş; bu karar istinaf yoluna başvurulmaksızınkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez, Karayolları TrafikYönetmeliğinin 19. maddesi gereği Karayoluyapısını, Trafik İşaretlerini, Trafikİşaretlerini, Trafik Güvenliğini sağlayacak şekildeyapmak ve bulundurmakla yükümlü olduğu halde, yerleşimyeri dışı ve gece- gündüz şartlarına uygunseyir istikametine daha etkin tehlike ve uyarı levhalarıylaişaretleme yapılması gerekirken, bu şartlara uygun tehlikeve uyarı işaretleri yapmadığı, yapılan yolçalışmaları sonrasında 7 metregenişliğindeki yolda seyir istikametine göre yolunsağında 80 cm genişliğindeki mucurlu malzemeyitemizlemeden, trafik güvenliği için tehlike oluşturacakşekilde yolu trafiğe açtığından meydana gelenkazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunun 13. maddesi ve Karayolları Trafik YönetmeliğininYükümlülük başlıklı 19. maddesineaykırı davrandığından davalı idareninkazanın oluşumunda kusurlu olduğu iddiasıyla; fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik D. Ü.için 1000 TL maddi, 60.000 TL manevi, C. Ü. için 1000 TLmaddi 60.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 122.000 TLTazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birliktedavalı idareden tahsili istemiyle, Gaziantep Büyükşehir BelediyesiBaşkanlığına karşı idari yargıyerinde dava açmıştır.
GAZİANTEP1.İDARE MAHKEMESİ: 3.10.2018 gün ve E:2018/1296 sayı ile,“(…)2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun1.maddesinde; Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde; bu Kanunun trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri bunlarınuygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları vebunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş; aynıKanunun,"Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde detrafik için kamunun yararlanmasına açık olan arazişeridi, köprüler ve alanlar karayolu olaraktanımlanmıştır.
Öteyandan 2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde,“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; geçici 21. maddesindeise, “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” hükümleri yer almaktadır.
Davadosyasının incelenmesinden; davacıların murisi M. Ü.'ınsevk ve idaresindeki 34…327 plakalı araç ile 21/04/2012tarihinde Kilis İli istikametinden Gaziantep İli istikametine seyirhalinde iken yolun 13. Km'sinde tehlike ve uyarı işaretlerininyapılmaması, yapılan yol çalışmalarısonrasında 7 m genişliğindeki yolda seyir istikametine göreyolun sağındaki 80 cm genişliğindeki mucurlu malzemenintemizlenmeden trafik güvenliği için tehlike oluşturacakşekilde yolun trafiğe açılması nedeniyle meydanatrafik kazası neticesinde oluştuğu ileri sürülentoplam 2.000,00-TL maddi ve 120.000,00-TL manevi zararın kaza tarihindenitibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte olayda hizmet kusurubulunduğu ileri sürülen davalı idareden tazminine kararverilmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı görülmektedir.
2918sayılı Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye HukukMahkemesi'nce yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, (…) anılan kuralı Anayasa'yaaykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiylereddetmiştir: (…) (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158. maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110. maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158. maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Kanun'un 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıylaoluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu anlaşılmakta olup;karayolunda meydana gelen kazada idarenin kusurlu olduğundan bahisleaçılan işbu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün 30/11/2015tarih ve E:2015/786, K:2015/811 sayılı kararı da buyöndedir.
Açıklanannedenlerle, Mahkememizin görevine girmeyen ve Gaziantep 6. Asliye HukukMahkemesi tarafından da görevsizlik kararı verilen bu davada,görevli mahkemenin belirlenmesi için Gaziantep 6. Asliye HukukMahkemesi'nin E:2017/238, K:2017/411 sayılı dava dosyasınınadı geçen Mahkeme'den temin edilerek, söz konusu dosyanınve iş bu dosyasının 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkındaki Kanun'un19.maddesi hükümleri uyarınca Uyuşmazlık Mahkemesi'negönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesi'nce bir karar verilinceyekadar yargılamanın ertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 26.11.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasında davacılarınmurisinin vefat etmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevizararların davalı idarece giderilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacakve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş; aynıKanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev ve yetkilerişunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüne; Kanunun 10. Maddesindede, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafikdüzeni ve güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafikışıklı işaretleri, işaret levhaları koymakve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimleriningörev ve yetkileri arasında olduğu hükmüne yerverilmiştir. .
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacıların murisi M. Ü.'ın sevk veidaresindeki 34…327 plakalı araç ile 21/04/2012 tarihindeKilis İli istikametinden Gaziantep İli istikametine seyir halindeiken yolun 13. Km'sinde tehlike ve uyarı işaretlerininyapılmaması, yapılan yol çalışmalarısonrasında 7 m genişliğindeki yolda seyir istikametine göreyolun sağındaki 80 cm genişliğindeki mucurlu malzemenintemizlenmeden trafik güvenliği için tehlike oluşturacakşekilde yolun trafiğe açılması nedeniyle meydanatrafik kazası neticesinde oluştuğu ileri sürülen maddive manevi zararların davalı idarelerce tazmin edilmesi istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğini öngörmektedir.İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiğigibi, askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargıkolları arasında uygulamada var olan yargı yolubelirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgili olarak yeknesakbir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynıyargı yolunda çözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığınadair olup, esas itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardırve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememizolmak üzere diğer yargı organları bakımından dauyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıylaoluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumlulukdavalarının görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucunavarılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Gaziantep 1. İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Gaziantep 6.Asliye HukukMahkemesinin 10.10.2017 gün ve E:2017/238, K:2017/411 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Gaziantep 1. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, Gaziantep 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.10.2017gün ve E:2017/238, K:2017/411 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 26.11.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy