T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 645
KARAR NO : 2018 / 717
KARAR TR : 26.11.2018
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı: B. A.
Vekili : Av.E.B.
Davalı : İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekili : Av. E.A.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkiline ait 34 . 7562 plakalı araçla 07.08.2014 tarihinde yaralamalı kazayapıldığını; trafik memurlarınca tutulantutanakta da görüleceği üzere kazanın meydanagelmesinde, İstoç mahallinde yol bakımçalışması yapan davalı kurum yetkililerincerögar kapağının yol ortasında ters çevrilihalde hiçbir önlem ve ikaz levhası olmaksızınbırakılmasının neden olduğunu; aracın seyirhalindeyken rögar kapağınaçarptığını, hava yastıklarınınpatlaması neticesinde araçta hasar ve değer kaybıoluştuğunu; olay incelendiğinde tüm kusurundavalı Kurumda olduğunun ortaya çıkacağınıifade ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmaküzere, uğranılan zararınkarşılığı için, 10.000,00 TL araçdeğer kaybı ve 2.000,00 TL 60 günlük aracınkullanılamamasından kaynaklanan bedelin, haksız fiilininoluştuğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili istemiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.
İSTANBUL15.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 3.3.2016 gün ve E:2014/430, K:2016/108sayı ile, “(…)Dava, dava dilekçesindeayrıntılarıyla açıklanması üzerine07/08/2014 tarihinde meydana gelen kazanın İSTOÇ mahallindeyol bakım çalışması yapan davalı kurumyetkililerince yol ortasında ters çevrili halde hiçbirönlem ve ikaz levhası olmaksızın bırakılmasıiddiası ve maddi olgusuna bağlı tazminat davasıdır.İddia, yerleşik Yargıtay kararlarından daanlaşılacağı üzerine davalı İstanbulBüyükşehir Belediye Başkanlığınınhizmet kusuruna dayanmaktadır. 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasası'nın 2/1-b maddesi gereği butür davalara bakmakla görevli mahkeme idare mahkemesi olduğundandava dilekçesinin görev yönünden (yargı yoluuyuşmazlığı) reddine karar vermek gerekmiş vehüküm aşağıdaki şekildeoluşturulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesiyukarda açıklandığı üzere,
1-Mahkememizcedavacı yanın dayandığı maddi olgudeğerlendirilerek hizmet kusuruna dayandığıgözetilerek, dava dilekçesinin yargı yoluuyuşmazlığı (Davanın idari yargı görevialanına girmesi )nedeniyle reddine…” karar vermiş, temyizedilmesi üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesince, 5.4.2018gün ve E:2016/14866, K:2018/3868 sayı ile, vekalet ücretiyönünden düzeltilerek onanan karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle idariyargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL8.İDARE MAHKEMESİ: 25.7.2018 gün ve E:2018/1394 sayı ile,“(…)2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 2.maddesinde, bu Kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hakve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetkive sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve karayollarındauygulanacağı ifade edilmiş; aksine bir hüküm yoksa;Karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlarile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servisve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiğiiçin faydalanılan yerler ile, Erişme kontrollü karayolundave para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuyaaçık kesimlerinde ve belirli bir karayolununbağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsularüzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayoluaraçlarına ayrılan kısımlarında da, Bu Kanunhükümlerinin uygulanacağıöngörülmüş, diğer yandan aynı Kanunun 3.maddesinde de "Geçiş yolu"nun; araçların birmülke girip çıkması için yapılmışolan yolun, karayolu üzerinde bulunan kısmı olaraktanımlanmış, aynı Kanunun 7. ve devamı maddelerindekarayollarının yapım ve bakımdan sorumlu olan idarenin canve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmanın,görev, yetki ve sorumlulukları arasındasayılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde"İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarındandolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne, 2918sayılı Kanuna eklenen Geçici 21. maddede ise; "Bu Kanunun110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek idare Mahkemesinde açılmışbulunan davalara uygulanmaz." hükmüne yer verilmiştir.
2918sayılı Yasa'nın 110. maddesinde yer alan hükümnedeniyle öncelikle görevli yargı yerinin belirlenmesigerekmektedir. 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 1. maddesiyleTürkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli,idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev vehüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapanbağımsız bir yüksek mahkeme olan UyuşmazlıkMahkemesinin bu konudaki kararlarının irdelenmesi de yararlıolacaktır.
18.06.2012gün ve 28327 sayılı Mükerrer Resmi Gazete'deyayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarınabakıldığında, köprüde trafik kazası yaparakyaşamını yitiren şahsın yakınlarıtarafından, yolun ve köprünün yol bakım, onarımve yapımının uygun olmadığı, hiçbirişaretlemenin bulunmadığı, bu eksiklerin oluşan kazayabüyük ölçüde sebebiyet verdiği, kazanınhizmet kusuru nedeniyle meydana geldiği ileri sürülerekaçılan tazminat davasında çıkan görevuyuşmazlığı sonucu Uyuşmazlık Mahkemesi'nin04.06.2012 gün ve E:2012/107, K:2012/134 sayılı kararı ile"2918 sayılı Yasanın 110. Maddesinin 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe girdiği gözetildiğinde,göreve ilişkin hükmün bu tarihten önce idari yargıyerinde açılmış olan davalara uygulanmayacağıaçıktır. Bu durumda görev maddesininyürürlük tarihi olan 19.1.2011 tarihinden önce (14.5.2010 tarihinde)idâri yargı yerinde açılmış olan iş budavanın idari yargı yerinde çözümlenmesigerektiği”ne karar verilmiş, yine resmi bir aracın yoldabulunan rögar kapağına çarpması nedeniyle hasarauğraması sonucu, açılan dava sonucundaçıkarılan görev uyuşmazlığı sonucuMahkemenin, 04.06.2012 gün ve E:2012/101, K:2012/133 sayılıkararı ile "2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğindemeydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan davanınadli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği"nekarar verilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacının 34 EP 7562 plakalı aracın07.08.2014 tarihinde Başakşehir, Bedrettin Dalan BulvarındanDeposite AVM istikametine doğru seyir halinde iken TİMONönüne geldiği sırada aracın altkısımlarının logar çukuruna çarpmasısonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının davalıidarenin hizmet kusuru sebebiyle oluştuğu iddiasıyla oluşan12.000,00-TL hasar bedelinin fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydıyla işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesiistemiyle İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYEBAŞKANLIĞI'na karşı ilk olarak İstanbul 15.AsliyeHukuk Mahkemesi'nde dava açıldığı,açılan davada yapılan yargılama neticesinde İstanbul15.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03.03.2016 tarih ve E:2014/460, K:2016/108sayılı kararıyla davanın idari yargıdagörülmesi gerektiği gerekçesiyle yargı yolu nedeniile dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiğive bu kararın temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin05.04.2018 tarih ve E:2016/14866, K:2018/3868 sayılı kararıylaonandığı, sonrasında ise bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılandavanın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nunyukarıda belirtilen 7. maddesi ile davalı idareye verilmişgörev, yetki ve sorumlulukların gereği gibi yerinegetirilmediğinden bahisle açıldığı vesigortalı aracın karayolu üzerinde maddi hasarauğradığı hususları dikkatealındığında, bu doğrultuda 2918 sayılıKanun'dan doğan sorumluluk davası kapsamında bulunduğu veaynı Kanun'un yukarıda metni yazılı 110. maddesihükmü uyarınca ve kesin olan Uyuşmazlık Mahkemesikararları da dikkate alındığında davada adliyargının görevli olduğu sonucunavarılmıştır.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 11.04.2016 günlü, E:2016/163,K:2016/110 sayılı kararı da aynı yöndedir.
Açıklanannedenlerle; 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş Ve İşleyişi Hakkında Kanun uyarınca davadosyasının, İstanbul 15.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2014/430sayılı dava dosyası temin edildikten sonra görevliyargı yerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'negönderilmesine ve Uyuşmazlık Mahkemesi karar sonucuna kadardavanın bekletilmesine…” karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 26.11.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde UYAPsistemi üzerinden temin edilmiş adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılanzararın davalı idarece giderilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacakve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağı;10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yollarıtrafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafikışıklı işaretleri, işaret levhaları koymakve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimlerinin görevve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukukisorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acenteninbulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibikazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde deaçılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkinhükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önceidari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; davacıya ait 34 … 7562 plakalı aracıntrafikte seyir halindeyken 07.08.2014 tarihinde, yol ortasında tersçevrili halde bırakılan rögar kapağınaçarptığı; araçta değer kaybı vehasar oluştuğu; kazanın meydana gelmesinde, yol bakımçalışması yapan davalı kurum yetkililerincerögar kapağının yol ortasında ters çevrilihalde hiçbir önlem ve ikaz levhası olmaksızınbırakılmasının neden olduğu iddia edilerek;uğranılan zarara karşılık toplam 12.000,00TL’nin haksız fiilinin oluştuğu tarihten itibarenişleyecek yasal faizi ile birlikte davalı belediyeden tazminiistemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevli olacaktır.Bu durumda, idari yargının görev alanına giren biruyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya damemur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklı kılındığıve bunun söz konusu davaların adli yargıdagörüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125.ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğisonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, İstanbul 8. İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile, İstanbul 15.AsliyeHukuk Mahkemesinin 3.3.2016 gün ve E:2014/430, K:2016/108 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 8. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, İstanbul 15.Asliye Hukuk Mahkemesinin 3.3.2016gün ve E:2014/430, K:2016/108 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 26.11.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy