T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/805
KARAR NO : 2018/698
KARAR TR : 26.11.2018
ÖZET: 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun uyarınca işyerinin 10 gün süre ile kapatılmasına ilişkin olarak verilen idari yaptırım kararının iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : M.Balık Rest.İnş. Teks. Gıd. Tur. İç ve Dış Tic.A.Ş. Vekili : Av. G.K. Davalı : Atakum Kaymakamlığı OLAY : Atakum Kaymakamlığının3.9.2018 gün ve 2018/142 sayılı kararı ile, davacışirkete ait işyerinde 15.8.2018tarihinde yapılandenetimde, tütün ürünlerinin kullanımınınyasak olduğu kapalı alanlarda tütün ürünü kullanımınaizin verildiğinin tespit edildiğinden bahisle ve bu durumun biryıl içinde işlenen üçüncü tekerrür(dördüncü ihlal) olması nedeniyle, 4207 sayılıTütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi veKontrolü Hakkında Kanun’un 5. maddesinin onaltıncı fıkrası uyarınca bahsedilen iş yerinin 10gün süreyle kapatılmasına karar verilmiştir. Davacı vekili, AtakumKaymakamlığınca 3.9.2018 gün ve 2018/142 sayılıkarar ile verilen kapatma kararının iptali istemiyle idari yargıyerinde dava açmıştır. SAMSUN 1. İDAREMAHKEMESİ: 24.9.2018 gün ve E:2018/1409, K:2018/1302 sayı ile, 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde, “diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için, …..İşyerinin kapatılması…….gibi yaptırımlara ilişkin hükümler,ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır” denilerek, ilgilikanununda, bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklı tutulan, başka bir deyişle,belirtilen istisnalar içinde sayılan yaptırımlardan biriolan “işyerinin kapatılması”na ilişkin hükmün, 4207sayılı Kanun’da ilk kez, 13.2.2011 tarih ve 6111sayılı Kanun’un 202. maddesiyle, daha sonra 24.5.2013tarih ve 6487 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle dedeğiştirilerek yeniden düzenlendiği ve bu kararakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği açıklanarak, UyuşmazlıkMahkemesinin konu ile ilgili kararları da emsal alınarak KabahatlerKanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326sayılı Yasa hükümleri dikkate alınacağından“iş yerinin 10 gün süre ile kapatılmasına”ilişkin karara karşı açılan davanıngörüm ve çözümünün, anılan Kanunun27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerine aitolduğu gerekçesiyle davanın görev yönündenreddine karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir. Davacı vekili,bu kez, aynı istemle adliyargı yerine itirazda bulunmuştur. SAMSUN 2. SULHCEZA HAKİMLİĞİ: 4.10.2018 gün ve D.İş:2018/4685sayı ile, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesiuyarınca dava konusu kapatma kararınınkaldırılması istemiyle açılan davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle başvurunun görev nedeniyle reddine kararvermiş, verilen karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesiüzerine, Samsun 3. Sulh Ceza Hakimliği 26.10.2018 gün ve D.İş:2018/2959sayılı kararı ile, kapatma kararınınkaldırılması istemiyle açılan davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, ayrıcadosyanın görevli yargı yerinin belirlenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de karar vermiştir. İNCELEME VEGEREKÇE: Uyuşmazlık MahkemesininHicabi DURSUN’unbaşkanlığında, Üyeler Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ’un katılımlarıyla yapılan 26.11.2018tarihli toplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; Davacışirkete aitişyerinin 10 gün süre ile kapatılmasına ilişkin olarakverilen kararın iptali istemiyle Samsun 2. Sulh Ceza Hakimliğineyapılan başvuru sonucunda, Hakimlikçe başvurunungörev nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine, davacı vekilitarafından karara itirazedilmiş, dosyanın 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 29.maddesi uyarınca itiraz mercii olan Samsun 3. Sulh Ceza Hakimliğinegönderilmesi üzerine, Samsun 3. Sulh Ceza Hakimliğince itirazla ilgili olarak“itirazın kabulüne” veya “itirazın reddine” denilmeksuretiyle karar verilmesi gerekirken, davanınçözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek, ayrıca dosyanıngörevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar verildiğianlaşılmıştır. 1- Samsun 2. Sulh CezaHakimliği ile bu Hakimlikçe verilen karara yapılanitirazı incelemekle görevli Samsun3. Sulh Ceza Hakimliğinceverilen kararların gerekçelerinin aynı olması vebaşvuru konusunda idari yargı yerinin görevli olduğugerekçesiyle Samsun3. Sulh Ceza Hakimliğince de görevsizlik kararı verildiğigörülmekle, bu kararın “itirazınreddine” karar verilmiş olarak kabulü; 2- Olay kısmındabelirtildiği üzere tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada; idari yargı yerince adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş birgörevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelendavayı inceleyen adli yargı yerinin sahip olduğuseçenekler ile verdiği karar bakımından bir değerlendirmeyapıldığında ise, 2247 sayılı Yasa’nın14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinintarafları konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsizgörmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilir.” hükmüne göre,idare mahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararıüzerine adli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesive bu kararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir. 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerinden birisininkesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerinekendine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan biryargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciingörevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli birkarar ile görevli merciin belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesiniUyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler ”hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davaya bakmagörevinin daha önce görevsizlik kararı veren idariyargı yerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar iledoğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmaolanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvuru kararının,görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilmesinedeğin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesigerekir. Yasakoyucu, 14. maddeye görehukuk alanında olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması halinde her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme nazaran dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır. Olayda, Samsun 3. Sulh CezaHakimliğince görevlimerciin belirtilmesi için dava dosyasının re’senUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar verildiğianlaşılmıştır. Bu haliyle, her ne kadar 2247sayılı Yasa’da öngörülen yönteme uymamaktaise de, davanın taraflarınca başvurudabulunulmadığı gözetilerek, Sulh Ceza Mahkemesincere’sen yapılan başvurunun 2247 sayılı Yasanın 19.maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile, UyuşmazlıkMahkemesinin önüne gelmiş bulunan görevuyuşmazlığının çözümekavuşturulmasının; gerek dava ekonomisine gerekUyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygunolacağından görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davanın, 4207sayılı Tütün Ürünlerinin ZararlarınınÖnlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun’un 2. maddesininbirinci fıkrası (d) bendinde yer alan yasaklarınuygulanmaması nedeniyle aynı Kanun’un 5. maddesinin on altıncı fıkrası uyarıncadavacıya ait işyerinin 10 gün süre ilekapatılmasına ilişkin olarak verilen idari yaptırımkararının iptali istemiyle açıldığıanlaşılmıştır. 4207 sayılı Kanun’un“Ceza hükümleri” başlığı altındadüzenlenen 5. maddesinin ikinci fıkrasında, “(Değişik: 13/2/2011-6111/202 md.) 2 ncimaddenin (a) bendi hariç birinci, üçüncü,dördüncü ve beşinci fıkralarında belirtilenyasakların uygulanması ve tedbirlerin alınması ile ilgiliyükümlülüklerini yerine getirmeyen işletmesorumlularına, mahalli mülki amir tarafından bin TürkLirasından beşbin Türk Lirasına kadar idarî paracezası verilir.”; onaltıncı fıkrasında, “ (Ek: 13/2/2011-6111/202md.; Değişik: 24/5/2013-6487/27 md.) Bu maddedeki cezalarıgerektiren fiillerin bir yıllık dönemde tekerrürühâlinde idari para cezası bir kat; ikinci tekerrürühâlinde iki kat artırılarak verilir. Aynı dönemdekiüçüncü tekerrürde de iş yeri on günden biraya kadar kapatılır.” denilmiş; “Tütünürünlerinin yasaklanması” başlığıaltında düzenlenen 2. maddesinin birinci fıkrasında ise,“Tütün ürünleri; a) Kamu hizmet binalarınınkapalı alanlarında, b)Koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim,sağlık, üretim, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeriamaçlı özel hukuk kişilerine ait olan ve birdençok kişinin girebileceği (ikamete mahsus konutlarhariç) binaların kapalı alanlarında, c) (Değişik:24/5/2013-6487/26 md.) Hususi araçların sürücükoltukları ile taksi hizmeti verenler dâhil olmak üzerekarayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu toplu taşımaaraçlarında, ç) Okul öncesieğitim kurumlarının, dershaneler, özel eğitim veöğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve ortaöğrenim kurumlarının, kültür ve sosyal hizmetbinalarının kapalı ve açık alanlarında, d) Özel hukukkişilerine ait olan lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibieğlence hizmeti verilen işletmelerde, tüketilemez…..” hükmü yer almıştır. Öte yandan; 30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a) İdarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde, b) Diğer genelhükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuyageçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında, uygulanır.”; 16.maddesinde, “(1) Kabahatler karşılığındauygulanacak olan idarî yaptırımlar, idarî paracezası ve idarî tedbirlerden ibarettir. (2)İdarî tedbirler, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgilikanunlarda yer alan diğer tedbirlerdir”; 19. maddesinde, “(1)Diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek vesanatın yerine getirilmemesi, b) İşyerininkapatılması, c) Ruhsat veyaehliyetin geri alınması, d)Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferdenalıkonulması, Gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır”; Kanunun “Başvuru yolu”başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise,“İdari para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” düzenlemeleri yeralmıştır. Buna göre, KabahatlerKanunu’nun; idari yaptırım kararlarına karşıkanun yoluna ilişkin hükümlerinin, Kanun’un 19. maddesindesayılan yaptırımlar saklı tutulmak kaydıyla,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıanlaşılmaktadır. 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenensekizinci fıkrasında, idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği kurala bağlanmış, bu maddeningerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndakidüzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesinin amaçlandığıifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihindeyürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemeningösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddialarının, bu işlemin iptalitalebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır. UyuşmazlıkMahkemesince, idari para cezası yönünden oluşan olumsuzgörev uyuşmazlıklarınınçözümünde, idaripara cezasına konu işlem kapsamındaaynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görevalanına giren kararın da verilmiş olması ve dosyaiçeriğinden bu kararın idari yargı yerinde dava konusuedildiğinin anlaşılması halinde;idari para cezasına ilişkin kararın hukukaaykırılığı iddiasının da, idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılarak,idari yargı yerince verilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir. Olayda,davacıya ait işyerinin 4207 sayılı Kanun’un 5.maddesinin on altıncı fıkrasına dayanılarak ve bu fıkradaöngörülen sürelere uygun olarak süresiz değil,belirli bir süre için (10 gün) kapatılmasınailişkin idari yaptırım kararı ile ilgili olarak; 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde, “diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için, …..İşyerinin kapatılması…….gibi yaptırımlara ilişkin hükümler,ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır” denilerek, ilgilikanununda, bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklı tutulan, başka birdeyişle, belirtilen istisnalar içinde sayılanyaptırımlardan biri olan “işyerininkapatılması”na ilişkinhükmün, 4207 sayılı Kanun’da ilk kez,13.2.2011 tarih ve 6111 sayılı Kanun’un 202. maddesiyle, daha sonra 24.5.2013 tarih ve 6487 sayılı Kanun’un 27.maddesiyle de değiştirilerek yeniden düzenlendiği ve bukarara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediğianlaşılmıştır. Görev kuralları kamudüzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflariçin bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişede etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görevkuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, davagörevsiz mahkemede açılmış, bu sıradayapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artıkgörevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli halegeldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, 4207 sayılı Kanun’un 5. maddesinin on altıncı fıkrasıuyarınca ve bu fıkrada öngörülen sürelere uygun olaraksüresiz değil, belirli bir süre için davacıya aitişyerinin (10 gün) süre ile kapatılmasına ilişkinidari yaptırım kararının, 5326 sayılıKanun’un 16. madde-sinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu, önce 13.2.2011 tarih ve 6111sayılı Kanun’un 202. maddesiyle, daha sonra 24.5.2013tarih ve 6487 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle, 4207sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerleKanun’un yeniden düzenlendiği ve bu haliyle, 4207sayılı Kanun’da, “işyerinin 10 gün süreile kapatılmasına” ilişkin karara karşı kanunyoluna ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı anlaşılmıştır. Budurumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, “işyerinin 10 günsüre ile kapatılmasına” ilişkin kararakarşı açılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Samsun 3. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 2247 sayılıKanun'un 19. maddesi kapsamında yapıldığı kabul edilenbaşvurunun reddi ile, Samsun 2. Sulh Ceza Hakimliğince verilen4.10.2018 gün ve D. İş: 2018/4685 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç: Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle, Samsun3. Sulh Ceza Hakimliği tarafından 2247 sayılı Kanun’un19. maddesi kapsamında yapıldığı kabul edilenBAŞVURUNUN REDDİ ile, Samsun 2. Sulh Ceza Hakimliğince verilen4.10.2018 gün ve D. İş: 2018/4685 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,26.11.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye SüleymanHilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy