T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 698
KARAR NO : 2018 / 708
KARAR TR : 26.11.2018
ÖZET : Yargı kararı ile tazminle yükümlü tutulan ve tazminatın tamamını ödemiş bulunan davacı tarafından; daha sonra faiz farkından kaynaklanıp ödenmiş olan tazminattan, kusur ve sorumluluğu oranındaki tutarın, olayda sorumlu olduğu ileri sürülen Karayolları Genel Müdürlüğünden rücuen tahsili istemiyle açılan davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı :G. Sig. A.Ş. Vekili : Av.Ba. Ö., Av. A. B. Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü Vekili :Av. A.K. O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; öncelikle bu uyuşmazlık ile Ankara 22. Asliye HukukMahkemesi nezdinde görülmekte olan 2015/54 E. numarasıaltında kayıtlı dosya konusu uyuşmazlığınaynı poliçe ve kazaya ilişkin olduğunu; her ikidavanın da, müvekkili tarafından teminat altına alınansigorta ilişkisi kapsamında, zarar görenüçüncü kişilere yapılan ödemenin %10oranında kusurlu olan Karayolları GenelMüdürlüğü'nden rücuen tazminine ilişkinbulunduğunu, bu nedenle, bahsi geçen davaların, usul ekonomisiilkesine uyarınca birleştirilmesine karar verilmesini talepettiklerini; 58 … 353 plaka sayılı aracın, müvekkilişirket nezdinde sigortalı olduğunu; 11.01.2010 tarihindesigortalı aracın tek taraflı olarak yaptığı kazasonucu sigortalı araç içerisinde bulunan U.K. isimli kişininyaralanarak malul kaldığını; kaza sonrası kazazedetarafından, müvekkili şirket aleyhine Bafra 1. Asliye HukukMahkemesi'nin 2012/289 E. Sayısıyla dava açıldığını,davanın 2014/448 K. Sayısıyla karara çıktığını;bahse konu dava sırasında alınan bilirkişi raporlarıve 6098 sayılı Kanun’un 62/1. maddesinde belirtildiğiüzere, kararda sigortalı araçsürücüsünün %90 oranında kusurlu olduğu,Karayolları Genel Müdürlüğü'nün ise yolunbakımındaki aksaklıklar nedeniyle %10 oranında kusurlu olduğununbelirlendiğini; söz konusu ilamın davacılar tarafındanBafra İcra Müdürlüğünün 2014/5550 esas sayılıdosyasına konu edildiğini ve müvekkili şirket aleyhine icratakibi başlatıldığını; icra takibi üzerinemüvekkili tarafından 25.09.2014 tarihinde 187.347,13 TL.nin icradosyasına ödendiğini; müvekkili şirketin, kararaistinaden Bafra İcra Müdürlüğünün 2014/5550esas sayılı dosyasına % 100 kusura göre tüm borcuödediğini, bahse konu ödeme için birleştirme talepedilen Ankara 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/54 E. sayılıdosyası ile %10 oranında kusurlu olan Karayolları GenelMüdürlüğüne karşı dava ikame edildiğini;Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/289 E. 2014/448 K. sayılıkararına, davacı tarafından faizbaşlangıç tarihine itiraz edilerek, kararın temyiz edildiğini; Yargıtay 17. Hukuk Dairesince, 20.06.2017 tarih 2015/713 E.,2017/6970 K. sayı ile kararın düzeltilerek onandığınıve "10.000,00 TL.nin dava tarihi olan 03/05/2012 tarihinden itibaren, artakalan 137.716,00 TL.nin ıslah tarihi olan 20/06/2014 ibarelerininhükümden çıkarılarak, yerine dava tarihi olan03/05/2012 ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliile düzeltilerek onanmasına” karar verildiğini; Yargıtayilamına dayanarak, müvekkili şirket aleyhine Bafra İcraMüdürlüğünün 2017/2601 E. Sayılıdosyasıyla faiz farkı talebiyle icra takibi başlatıldığını; bu icra takibi üzerine müvekkili tarafından 25.08.2017 tarihinde30.983,45 TL.nin icra dosyasına ödendiğini; müvekkilişirketin karara istinaden Bafra İcraMüdürlüğünün 2017/2601 Esas sayılıdosyasına %100 kusura göre tüm borcu ödediğini, böylelikle,müvekkilinin 6098 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 62/2.Maddesine göre işbu davayı açmak durumunda kaldığını;(Madde 62- Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsilborçlular arasında paylaştırılmasında,bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birineyüklenebilecek kusurun ağırlığı veyarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önündetutulur./ Tazminatın kendi payına düşenindenfazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için,diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkınasahip ve zarar görenin haklarına halef olur.)müvekkilişirket aleyhine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 20.06.2017 tarih2015/713 E., 2017/6970 K. Sayılı kararına istinaden 27.200,94-TLfaiz farkının icra takibine konulduğunu; Bafra İcraMüdürlüğünün 2017/2601 Esas sayılıdosya hesabına, kararda gösterilen ferilerle birlikte 30.983,45-TLödenmiş olduğundan, Karayolları GenelMüdürlüğünden %10 kusur oranında 3.098,34-TLtutarında alacaklarının bulunduğunu ifade ederek; fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, toplam 3.098,34 TLtazminatın davalıdan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecekyasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır. ANKARA 16.ASLİYE HUKUKMAHKEMESİ; 26.6.2018 gün ve E:2017/694, K:2018/148 sayı ile,“(…)Dava maddi tazminat talebine ilişkindir. Karayolları GenelMüdürlüğü görmekle yükümlüolduğu kamu hizmeti sırasında verdiği iddia olunanzararlardan dolayı sorumlulukları özel hukukhükümlerine tabi olmayıp, yasalar tarafından kendilerineverilen görev ve yetkileri kullanırken oluşan zararlar,niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanmaktadır. Buzararların tazmini amacıyla anılan idarelere karşıhizmet kusurlarına dayanılarak İdari Yargılama UsulüHakkındaki Kanunu uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerekmektedir. Somut olayda davalıKarayolları Genel Müdürlüğü bakım vedenetiminde olan yoldaki kusur nedeniyle trafik kazasının meydanageldiğinin iddia edildiği, böylece idarenin hizmet kusurunadayanıldığı, davaya idari yargı yerindebakılmasının gerektiğianlaşılmıştır. Yukarıdaaçıklanan nedenlerle davaya bakmakla Mahkememizin görevliolmadığı, İdari Yargılama Usulü HakkındakiKanunu uyarınca İdare Mahkemesinin görevli olduğuanlaşılmış, davanın yargı yolu yönündenreddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukardaaçıklanan nedenlerle; 1. Bu davaya bakmaklamahkememizin görevsiz olduğu, İdare Mahkemesi görevliolduğu anlaşıldığından, HMK'nun 115/2. maddesigereğince, davanın GÖREV YÖNÜNDEN ve USULDENREDDİNE…” karar vermiş, bu karar istinaf yolunabaşvurulmaksızın kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kezaynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır. ANKARA 12.İDAREMAHKEMESİ; 13.8.2018 gün ve E:2018/1740, K:2018/1499 sayı ile,“(…)2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağı;10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yollarıtrafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmanın gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafikışıklı işaretleri, işaret levhaları koymakve yer işaretlemeleri yapmanın, karayolu yapısında veüzerinde yapılacak çalışmalarda gerekli tedbirlerialmanın, aldırmanın ve denetlemenin, karayolunda trafikiçin tehlike teşkil eden engelleri gece veya gündüzegöre kolayca görülebilecek şekilde işaretlemenin veyaortadan kaldırmanın, yol yapısı veya işaretlemeyetersizliği yüzünden trafik kazalarınınvukubulduğu yerlerde, yetkililerce teklif edilen tedbirleri almanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir. 2918 sayılı Kanunun19.01.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde, “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez.Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır. Motorlu araçkazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de,“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğegirdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalarauygulanmaz” hükmü yer almıştır. Öte yandan, Belediyealeyhine idare mahkemesinde açılan başka bir tazminat taleplitam yargı davasında, İdare Mahkemesince, 2918 sayılıKanunun 110.maddesinin 1.fıkrasının birinci ve ikincicümlelerinin Anayasaya aykırı olduğu kanısınavarılarak, İdare Mahkemesinin bu iki cümlenin iptali istemiyleyaptığı başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesince 08.12.2011tarihli ve E:2011/124, K:2011/160 sayılı; 08.11.2012 tarihli veE:2012/118, K:2012/170 sayılı aynı içerikli ikikararı ile; “2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun110. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun’dan doğansorumluluk davalarının adli yargıda görüleceğiöngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunan mahkemeise idare mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkemedeğildir. Başvurunun,Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.”şeklinde karar verilmiştir. Dava dosyasınınincelenmesinden; 11.01.2010 tarihinde davacı şirket nezdindesigortalı olduğu belirtilen 58 … 353 plakalı aracıntek taraflı olarak yaptığı kaza neticesinde aracınsürücüsünün yaralanarak malûl olmasınedeniyle davacı şirkete karşı açılan ve Bafra1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/289 esasında görülen davadaalınan bilirkişi raporunda, davalı idarenin yolunbakımındaki aksaklıklar nedeniyle %10 oranında kusurluolduğunun belirtildiğinden bahisle 3.098,34-TL'nin yasal faiziylebirlikte ta/mini istemiyle iş bu davanınaçıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, 2918 sayılıKanunun 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesiile Anayasa Mahkemesi’nin benzer bir konuda İdareMahkemesi’nin davaya bakmakla görevli bulunmadığıyolundaki kararları gözetildiğinde, bahsi geçen Kanunmaddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Nitekim; benzer biruyuşmazlıkta, Uyuşmazlık Mahkemesi HukukBölümü'nün 29/01/2018 tarih ve E:2018/26, K:2018/56sayılı kararı da bu yöndedir. Açıklanan nedenlerle;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-amaddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine…”kesin olarak karar vermiştir. İNCELEME VEGEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında,Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER,Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ'unkatılımlarıyla yapılan 26.11.2018 günlü toplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, adli ve idari yargıyerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesindeöngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, yargı kararı iletazminle yükümlü tutulan ve tazminatın tamamınıödemiş bulunan davacı tarafından; daha sonra faizfarkından kaynaklanıp ödenmiş olan tazminattan, kusur vesorumluluğu oranındaki tutarın, olayda sorumlu olduğu ilerisürülen Karayolları Genel Müdürlüğündenrücuen tahsili isteminden ibarettir. Olayda, meydana gelen trafikkazasında araçta bulunan küçük U.K.’in, anneve babası tarafından G. Sig. A.Ş.’ne karşıtazminat davası açıldığı; Mahkemece,(araç sürücüsünün sorumluluğuharicinde) hükmolunantazminatın, bu davanın davacısı olan anılanşirkete yüklendiği; İcra takibi sonrasında davacı şirket tarafından% 100 kusura göre tüm borcun ödendiği; (davacı sigortaşirketince, %10 oranında kusura göre KarayollarıGenel Müdürlüğüne karşı da bir davaaçıldığı), Asliye Hukuk Mahkemesinin tazminatailişkin kararına, faiz başlangıç tarihiaçısından itiraz edildiği; Yargıtay 17. HukukDairesince, faiz başlangıç tarihinin düzeltilerek,kararın onamasıyla ortaya çıkan ve icra takibine konuolan miktarın tamamının da davacı sigorta şirketitarafından, kararda gösterilen ferilerle birlikte 30.983,45-TL olaraködendiği, bakılan uyuşmazlığın da; ödenenbu faiz farkından kaynaklanan miktardan, Karayolları GenelMüdürlüğünün %10 kusur oranına denkgelen 3.098,34-TL.lik kısmının davalıdan tahsilinekarar verilmesi istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Tazminatdavasına bakan Bafra 1.Asliye Hukuk Mahkemesince, 9.9.2014 günve E:2012/289,k:2014/448 sayı ile, “Kaza mahalli yol durumuaçısından ele alındığında, araçtrafiğine açık ve kazanın meydana geldiği bu yoldatrafikle ilgili hiçbir uyarıcı işaret ve ikaztabelasının bulunmadığı, yolun yapım vebakımından sorumlu kuruluşun bu yola gerekli trafikişaretlemelerini gerekli yerlere koyması gerektiğianlaşıldığından, bu kazanın meydana gelmesinde sürücününyüz kötü puan üzerinden %90 oranında kusurluolduğu anlaşılmıştır.” şeklindekiifade kapsamında, saptanan kusur ve sorumluluk oranları esasalınarak davanın konusu bakımından ayrımyapılmayıp zararın idare hukuku ilkelerine göre idariyargı yerinde saptanmasının gerekeceği yolunda birgörevsizlik kararı verilmediğine ve hükmolunan tazminat vedevamında, faiz farkından kaynaklanan miktar da tamamenödenmiş olduğuna göre, olayda 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b. maddesinde belirtilen"İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları" kapsamında, zarar görentarafından açılmış bir dava yoktur. Öte yandan, ortada, Devlete,il özel idarelerine ve belediyelere ait akitten, haksız fiil vehaksız iktisaptan doğanlar dışındaki alacaklarıntahsil usulünü düzenleyen 6183 sayılı AmmeAlacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamınagiren bir kamu alacağı da bulunmamaktadır. Belirtilen tüm bu hususlara göre, tam yargıdavası niteliği taşımayan ve konusu bir kamualacağı olmayan rücu davasının, Borçlar Kanunuhükümlerine göre adli yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle,Ankara 16.Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.6.2018 gün ve E:2017/694,K:2018/148 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Ankara 16.Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.6.2018 gün veE:2017/694, K:2018/148 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 26.11.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye SüleymanHilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy