T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/694
KARAR NO : 2018/748
KARAR TR: 26.11.2018
ÖZET : Yargı kararı gereğince davalı kurumla iştirakçiliği sağlanan davacının, Astsubay Sınıf Okulu'nda geçen süreye ait hesap edilen emekli keseneği ve kurum karşılığı miktarının ödenmesi gerektiğini; ödenmediği takdirde gecikme cezası ve zammı uygulanarak tahsil edileceğini içeren Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : İ.Ş.
Vekili : Av. M.M.
Davalı : Sosyal GüvenlikKurumu Başkanlığı
Vekili : Av. Ö.D.
O L A Y: Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; müvekkilinin Astsubay olarak görev yapmaktaolduğunu; davalı idarece Kocaeli 2. İdare Mahkemesi'nin29.12.2016 tarih ve E: 2016/1018, K: 2016/1723 sayılı kararıgereğince 1992-1993 tarihleri arasında 5434 sayılı Kanunuyarınca iştirakçiliğininsağlandığını, buna göre Astsubay SınıfOkulu'nda geçen süreye ait hesap edilen emekli keseneği vekurum karşılığı tutarları olan 8.649,12-TL'ninödenmesi gerektiğini; ödenmediği takdirde gecikmecezası ve zammı uygulanarak tahsil edileceğini içerenSosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik HizmetleriGenel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Tescil ve HizmetDaire Başkanlığı'nın 8.8.2017 tarih ve 75.315.005sayılı işleminin iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
KOCAELİ 2. İDARE MAHKEMESİ: 23.11.2017 günve E:2017/1527, K:2017/1851 sayı ile, davanın 5434 sayılıYasa'nın uygulanmasına ilişkin olmadığı, 18yaş altında astsubay sınıf okulunda geçen ve fiilihizmetten sayılan süreye ilişkin olarak herhangi bir prim borcu(emekli keseneği ve kurum karşılığı) bulunupbulunmadığı, şayet bir prim borcu bulunmakta ise bu borcunmuhatabının kim olduğu noktasındatoplandığı; 5510 sayılı Kanun kapsamında kalan buuyuşmazlığın görüm veçözümünde ise, Mahkemelerinin görevliolmadığı; mevzuat uyarınca adli yargı mercilerince(İş mahkemelerinde) çözümlenmesi gerektiğigerekçesiyle, davanın 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmüuyarınca görev yönünden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargı yerindedava açmıştır.
ANKARA 27. İŞ MAHKEMESİ: 10.7.2018 gün veE:2018/75, K:2018/336 sayı ile, davacının fiili hizmetinin tariharalığının 1.10.2008 den önceki dönemdeolduğu ,bu döneme ait primin istenip istenmeyeceği, kimdenisteneceği ve miktarı ile ilgili değerlendirmenin de tamamen5434 sayılı Yasa’ya göre irdelenmesinin gerektiği;Uyuşmazlık Mahkemesinin kararlarında daaçıklandığı üzere 5434 sayılıYasa’dan kaynaklı uyuşmazlıkların halen statühukukuna tabi olarak sürdürüldüğüdolayısıyla davanın idari yargı yerinde görülmesigerektiği gerekçesiyle; davaya bakma yetki ve görevi idariyargı mahkemesine ait olmakla HMK 114/1-b ve 115/2 maddelerigereğince davanın usulden reddine karar vermiş, bu kararkesinleşmiştir.
Davacı vekili idari ve adli yargı yerlerince verilmişolan görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğunu ilerisürdüğü olumsuz görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvurudabulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 26.11.2018günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247 sayılıYasa'nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu, idari ve adliyargı dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygunolarak davacının istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesinegönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, yargı kararı gereğince davalı kurumlaiştirakçiliği sağlanan davacının, AstsubaySınıf Okulu'nda geçen süreye ait hesap edilen emeklikeseneği ve kurum karşılığı miktarınödenmesi gerektiğini; ödenmediği takdirde gecikme cezasıve zammı uygulanarak tahsil edileceğini içeren SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri GenelMüdürlüğü Kamu Görevlileri Tescil ve Hizmet DaireBaşkanlığı işleminin iptali istemiyleaçılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının astsubaysınıf okulunu bitirerek astsubaylığı naspedilmesinekarşın, sınıf okulunda 18 yaşını doldurmadanönce geçen sürelerinin fiili hizmetten sayılmamasıyolunda tesis edilen 27.6.2016 gün ve 75.315.005 sayılı SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı Sigorta Primleri GenelMüdürlüğü Kamu Görevlileri DaireBaşkanlığı işleminin iptali istemiyleaçtığı davanın, Kocaeli 2. İdare Mahkemesinin29.12.2016 gün ve E:2016/1018, K:2016/1723 sayılı kararıylaastsubay sınıf okulunu bitirdikten sonra astsubaylığınaspedilen davacının, 18 yaşından önce astsubaysınıf okulunda geçen sürelerinin de fiili hizmetsüresinden sayılması gerekirken bu sürelerin fiili hizmetsürelerinden sayılamayacağına yönelik davaya konuişlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyleiptaline karar verildiği; Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı Emeklilik Hizmetleri GenelMüdürlüğü Kamu Görevlileri Tescil ve Hizmet DaireBaşkanlığınca "Astsubay Sınıf Okulunda geçen18 yaş altında kalan sürenizin hizmetten sayılmamasınadair yapılan işlemin iptali istemiyle açtığınızidari dava, Kocaeli 2.İdare Mahkemesinin 29.12.2016 tarih ve E:2016/1018,K:2016/l723 sayılı kararı ile “Açıklanannedenlerle dava konusu işlemin iptaline...” denilmek suretiylesonuçlandığından, 15.09.1992-14.09.1993 tarihleriarasında 5434 sayılı Kanun uyarınca kurumumuzlaiştirakçiliğiniz sağlanmıştır.
Buna göre, Astsubay Sınıf Okulunda geçensüreye ait hesap edilen emekli keseneği ve kurumkarşılığı tutarları olan 8649,12-TL’ninyazımızın alındığı tarihten itibaren 30gün içerisinde T.C Ziraat Bankası A.Ş. içinOn-Line Tahsilat, Emekli Sandığı İsteğeBağlı İştirakçilik, T.Halk Bankası A.Ş.için ise KUTA-Tahsilat Ekranı, Emekli Sandığı İsteğeBağlı Bölümünden T.C.kimlik numarasıkullanılarak anılan bankalardan birinin herhangi bir şubesindenyatırılması gerekmektedir.
Yatırılmaması halinde, yatırılmayan veya eksikyatırılan tutar, 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesihükümlerine göre gecikme cezası ve zammı uygulanmaksuretiyle tahsil edilecektir.
Bildirilen tutarın süresi içindeyatırılmaması halinde 5510 sayılı Kanunun 89 uncumaddesi gereğince gecikme cezası ve zammı günlükolarak belirlendiğinden tutarlarda değişiklik olacak olupKurumumuz adına ödediğiniz tarihte sistemde görülentutar üzerinden yatırılması gerekmektedir.
Diğer taraftan, söz konusu borç tutarıödendiğinde bu sürenize eklenmek üzere (HİTAP) HizmetTakip Programı kayıtlarına aktarılacaktır."şeklinde 8.8.2017 gün ve 75.315.005 sayı ile işlemin tesisedildiği ve bu işlemin iptali istemiyle işbu davanınaçıldığı anlaşılmıştır.
5434 sayılı Türkiye CumhuriyetiEmekliSandığı Kanunu’nun 15. maddesinin (e)fıkrasında:
“(Değişik: 28/5/2003-4861/ 21 md.)Harp okulları,fakülte ve yüksek okullarda Türk Silâhlı Kuvvetlerihesabına okuyanlar ile astsubay meslek yüksek okulları veastsubay nasbedilmek üzere temel askerlik eğitimine tâbitutulanların öğrenci harçlıkları ileteğmen veya astsubay çavuş aylıkları arasındakifarkın keseneği aynı esaslara göre öğrencileradına kurumlarınca ödenir.
Bunların 31 inci madde gereğince emeklilik müddetlerindenindirilen yılları takip eden yıla ait aylıklarındankesenek alınmaz.
Fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okullarındakendi hesabına okuduktan sonra muvazzaf subay veya astsubay nasbedilenveya askerlik hizmetini takiben muvazzaf subay veya astsubaylığageçirilen ve bir yıllık deneme süresini başarıile tamamlayarak Türk Silâhlı Kuvvetleri kadrolarına asilolarak atananların yüksek öğrenim süresininfiilî hizmetlerinden sayılması nedeniyle doğacakborçlanmaya ait borç miktarı, görevebaşladıkları tarihteki rütbeleriaylığının emekli keseneğine ait unsurları veborçlanmanın yapıldığı tarihteki katsayırakamı esas alınarak hesaplanır. Borç miktarına ait kesenekilgilinin aylığından kesilerek,karşılığı da kurumlarınca verilmek suretiyle,tebliğ tarihinden itibaren üç yıl içindeTürkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına ödenir.”Hükmü 31.05.2006 tarih 5510 sayılı Kanunun 106. maddesi ileyürürlükten kaldırılmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanun’un 5434 sayılı Kanuna ilişkinGeçiş Hükümlerine İlişkin Geçici 4.maddesinin 10.fıkrasında:
“Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtePolis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda Emniyet GenelMüdürlüğü hesabına okuyan veya kendihesabına okumakta iken Emniyet Genel Müdürlüğühesabına okumaya devam eden öğrenciler ile Emniyet HizmetleriSınıfında 4 üncü maddenin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmaktaolanların, bahse konu okullarda geçen başarılıeğitim süreleri, istekleri halinde; borçlanma talep tarihindeilgisine göre en az aylık alan polis veya komiseryardımcısının emekli keseneğine esas unsurlarıüzerinden, bu sürelere ait sigortalı ve işveren hissesipriminin tamamı borçlandırılmak suretiyle hizmettensayılır. Bundan doğacak borç tutarınıntamamı borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren iki yıliçinde kendileri tarafından ödenir. Ayrıca, bu Kanununyürürlüğe girmesinden önce üniversitelerinçeşitli fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okullarındakendi hesabına öğrenim yaptıktan sonra muvazzaf astsubaynasbedilenlerin sözü edilen okullarda geçenbaşarılı öğrenim süreleri de istekleri halinde;borçlanma talep tarihinde en az aylık alan astsubayçavuşun emekli keseneğine ait unsurlar üzerinden, bufıkradaki esaslar dâhilinde borçlandırılarak tahsiledilmek suretiyle hizmetten sayılır.” şeklindedüzenleme yer almaktadır.
506, 1479, 5434, 2925, 2926 sayılı kanunlara ilişkinortak geçiş hükümleri başlıklı
Geçici 7. maddesinde (Değişik: 17/4/2008-5754/68 md.)
Bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17/7/1964 tarihli ve506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve2926 sayılı, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlar ile17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 ncimaddesine göre sandıklara tabi sigortalılıkbaşlangıçları ile hizmet süreleri, fiilîhizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri,borçlandırılan ve ihya edilen süreler vesigortalılık süreleri tabi oldukları kanunhükümlerine göre değerlendirilir.”hükümleri yer almaktadır.
31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GenelSağlık Sigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdine göreücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendihesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular),tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar(Tarım Bağ-Kur’luları), tarım işlerindeücretle çalışanlar, (Tarım sigortalıları),devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini (Emekli Sandığıİştirakçileri), geçici maddelerle korunan haklardışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleriyönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş, beş farklıemeklilik rejimini aktüeryal olarak hak vehükümlülükler yönünden tek bir sosyalgüvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510 sayılıKanunun iptali amacıyla açılan davada Anayasa Mahkemesi,15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılı kararıyla,anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, bu Kanununyürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C. EmekliSandığı Kanunu hükümlerine tabi olarak görevyapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerini diğersigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi)hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanundadüzenlemeler yapılmış ve anılan Kanuna eklenenGeçici 1 nci ve Geçici 4 ncü maddelerle, 5754sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesininbirinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlarile diğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılanhükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerinegöre işlem yapılacağı hüküm altınaalınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimi hükümlerininiptali istemiyle açılan dava Anayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011tarih ve E:2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan“…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür.” bölümünün iptali istemiyleyapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E:2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı:28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusukararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığa ışıktutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanununyürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğugibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar vebunların emeklileri bakımından da aynı Kanunhükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur vediğer kamu görevlileri olarak çalışmayabaşlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca,bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacak vehaklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılıKanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte,artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyetgösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem vemuameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır.5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesindenönce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileriile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göreemekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesisedeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlemniteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda daevvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir,Bu bakımdan 5510 sayılı Kanununyürürlüğünden sonra, prim esasına dayalıyani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş veişlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda,itiraz konusu kuralla, yargılamanınbütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyle Kanunhükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkanuyuşmazlıkların çözümünde işmahkemelerinin görevlendirilmesinde Anayasa’yaaykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıdaaçıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüdebulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idariişlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idariyargının görevinin devam edeceği açıktır…”
Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin veAnayasa Mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden, 5510sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden öncememur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaktaolanlar, daha önce olduğu üzere 5434 sayılı Kanunhükümlerine tabi olacakları gibi bunların emeklilikleribakımından da aynı Kanun hükümlerinin uygulanmayadevam edileceği; ancak, bu Kanunun yürürlüğegirmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarakçalışmaya başlayanların ise 5510 sayılıKanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabisigortalı sayılacağı ve haklarında 5434sayılı Kanunun değil 5510 sayılı Kanununöngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adliyargı yerinde çözümleneceğiaçıktır.
Kaldı ki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki“…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındakigörev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’ninkararı esas alınır ” hükmü uyarınca AnayasaMahkemesi kararının bu uyuşmazlığınçözümünde esas alınacağıtartışmasızdır.
Bu durumda, 5510 sayılı Kanun'unyürürlüğe girmesinden önce iştirakçisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğerkamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılıKanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar veayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ilerideemekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal GüvenlikKurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin“idari işlem” ve “idari eylem” niteliğinikorumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilenidari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksatyönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafındanaçılan iptal davaları kapsamında bulunan, 5434sayılı Kanun uyarınca davacının, astsubaysınıf okulunda geçen süreler için davalıKurum ile iştirakçiliğinin sağlandığı,ancak davalı idarece, belirtilen süreye ilişkin olarak hesaplananemekli keseneği ve kurum karşılığı tutarlarıolan 8.649,12-TL'nin davacı tarafından yatırılmasıgerektiği, aksi halde 5510 sayılı Kanun'un 89. Maddesihükümlerine göre gecikme cezası ve zammı uygulanmaksuretiyle tahsil edileceğinin bildirilmesi üzerine, söz konusu işleminiptali istemiyle açılan davanın, görüm veçözümünün idari yargı yerindegörüleceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Kocaeli 2. İdare Mahkemesinceverilen23.11.2017 gün veE:2017/1527, K:2017/1851 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeİDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Kocaeli 2.İdare Mahkemesince verilen23.11.2017 gün veE:2017/1527, K:2017/1851sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,26.11.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy