T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/731
KARAR NO : 2018/695
KARAR TR : 26.11.2018
ÖZET: 5326 sayılı Kanun’un 36. maddesi uyarınca verilen idari para cezasına karşı yapılan itirazın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : T.Turizm Kongre ve Organizasyon Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.
Vekili : Av. N.B.
Davalı : Sarıyer Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. B. C. Ş.
OLAY : İstanbul İli Sarıyer BelediyesiZabıta Müdürlüğünün 10.11.2017gün ve 423 sayılı İdari Yaptırım KararTutanağı ile, davacıya ait işyerinde başkalarınınhuzur ve sükununu bozacak şekilde yüksek sesle canlımüzik yapıldığının tespit edildiğindenbahisle, davacıya 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36/2.maddesi uyarınca 5.000,00 TL idari para cezası verilmiştir.
Davacıvekili, idari para cezasının iptali istemiyle idari yargı yerindedava açmıştır.
İSTANBUL3. İDARE MAHKEMESİ; 6.2.2018 gün ve E:2018/181, K:2018/196sayı ile, dava konusu idari para cezasının 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca verildiği, budurumda Kabahatler Kanunu’na göre verilen idari para cezasınakarşı açılan davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yolunabaşvurulması üzerine, İstanbul Bölge İdareMahkemesi 10. İdare Dava Dairesi 23.5.2018 gün ve E:2018/1570,K:2018/1437 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun reddine kesinolarak karar vermiştir.
Davacıvekili, bu kez, aynı istemle adli yargı yerine itirazdabulunmuştur.
İSTANBUL7. SULH CEZA HAKİMLİĞİ; 1.3.2018 gün veD.İş: 2018/497 sayı ile, başvuruya konu “başkalarınınhuzur ve sükununu bozacak şekilde yüksek sesle canlımüzik yapılması” eylemi nedeniyle uygulanan idariyaptırım kararının iptali talebiyle açılandavanın, Kabahatler Kanunu’ndan daha sonrayürürlüğe giren 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun26.4.2006 gün ve 5491 sayılı Kanun’la değişik cezahükümlerinin, Kabahatler Kanunu’na göre sonraki Kanunolduğu, Çevre Kanunu ve bağlantılı mevzuatındayer alan gürültü ile ilgili düzenlemelerin KabahatlerKanunu’na göre özel kanun niteliğitaşıdığı açıklanarak, gürültüeylemi nedeniyle verilecek idari para cezasına karşıyapılacak itirazların görüm veçözümünün idari yargı yerine ait olduğu gerekçesiylebaşvurunun görev yönünden reddine karar vermiş, kararadavacı vekili tarafından yapılan itiraz, İstanbul 8. SulhCeza Hakimliği’nin 6.3.2018 gün ve D.İş:2018/988sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE:
UyuşmazlıkMahkemesinin Hicabi DURSUN’un başkanlığında,Üyeler Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, SüleymanHilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ’unkatılımlarıyla yapılan 26.11.2018 tarihlitoplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;
İdari veadli yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görevuyuşmazlığı doğduğu, adli yargıdosyasının davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren Mahkemece, 15. maddede belirtilenyönteme uygun olarak idari yargı dosyası da temin edilerekUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usuleilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, 5326sayılı Kanun’un 36. maddesi uyarınca verilen idari paracezasının iptali istemiyle açılmıştır.
Hangi fiil veeylemlerin kabahat niteliğinde olduğu, idari yaptırımtürleri ve bu türler arasında sayılan İdari ParaCezaları ile İdari Tedbirlerin neler olduğu ve bunlara itirazyolları 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’ndadüzenlenmiştir.
30.3.2005gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 2. maddesinde;“Kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idariyaptırım uygulanmasını öngördüğühaksızlık anlaşılır.” hükmü yeralmakta ve bu maddede kabahatin tanımı yapılmaktadır.
Kanun’un“Kanunilik İlkesi” başlıklı 4. maddesininbirinci fıkrasında; “Hangi fiillerin kabahatoluşturduğu, kanunda açıkçatanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşullarıbakımından belirlediği çerçeve hükmüniçeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle dedoldurulabilir.” hükmü, ikinci fıkrasında da“Kabahat karşılığı olan yaptırımlarıntürü, süresi ve miktarı, ancak kanunlabelirlenebilir.” hükmü yer almakta, böylece hangifiillerin kabahat oluşturduğunun kanunda açıkçatanımlanabileceği hususunun yanı sıra, idarenin de genel vedüzenleyici işlemleriyle tanımlama yapabileceğibelirtilmiş, ayrıca işlenen bir kabahatinkarşılığı olan yaptırımıntürü, süresi, miktarının ancak kanun ile belirlenebileceğide ifade edilmiş, 3. maddesini değiştiren 6.12.2006günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesinde, “(1) Bu Kanunun;
a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde,
b) Diğergenel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetinkamuya geçirilmesi yaptırımını gerektirenbütün fiiller hakkında,
uygulanır.”denilmiş;
Kanun’un 16. maddesinde, kabahatlerkarşılığında uygulanacak olan idariyaptırımların idari para cezası ve idari tedbirlerdenibaret olduğu, idari tedbirlerin ise, mülkiyetin kamuyageçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirlerolduğu hükme bağlanmış; Kanunun 27.maddesinin (1) bendinde, “İdari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç on beş gün içinde, Sulh Ceza Mahkemesinebaşvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırımkararı kesinleşir” ve (8). bendinde ise, “İdariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararlarında verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiylebirlikte idari yargı merciinde görülür”hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Yasa’nın“Gürültü” başlığınıtaşıyan 36. maddesinde, “(1) Başkalarınınhuzur ve sükununu bozacak şekilde gürültüye neden olankişiye, elli Türk Lirası idari para cezası verilir.
(2) Bu fiilin bir ticari işletmenin faaliyetiçerçevesinde işlenmesi halinde işletme sahibigerçek veya tüzel kişiye bin Türk Lirasındanbeş bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir.
(3) Bu kabahat dolayısıyla idari paracezasına kolluk veya belediye zabıta görevlileri kararverir” hükmü yer almıştır.
Olayda, Sarıyerİlçesi, Maslak Mahallesi, Söğütözü SokakNo: 20H/B57 adresinde faaliyet gösteren davacıya ait işyerinde,şikayet üzerine Sarıyer Belediyesi ZabıtaMüdürlüğü görevlilerince 10.11.2017günü saat 01.00’da yapılan incelemede,başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekildeyüksek sesle canlı müzik yapıldığı belirtilerek,davacı adına 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36. maddesiuyarınca 5.000,00 TL. idari para cezası verildiğianlaşılmıştır.
Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı,bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dairintikal hükümlerinin varlığı halinde, mahkemecegörevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.
Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir.
İncelenenuyuşmazlıkta, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36.maddesine göre idari para cezası verilmiş; idariyaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren başka bir karar verilmemiştir.
Bu durumda,davacıya verilen idari para cezasının, 5326 sayılıKanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu ve Kabahatler Kanunu’nun 5560sayılı Kanun’la değişik 3. maddesindebelirtildiği üzere, idarî yaptırım kararlarınakarşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğerkanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağınedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleri dikkatealınacağından, idari para cezasına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğusonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliğince verilen 1.3.2018gün ve D.İş: 2018/497 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ: Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle, İstanbul 7. Sulh CezaHakimliğince verilen 1.3.2018 gün ve D.İş: 2018/497 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.11.2018gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy