T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 717
KARAR NO : 2018 / 737
KARAR TR : 26.11.2018
ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın bir kısmının idarece giderilmesi istemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı :M. Y. K. Sig. A.Ş. (A. Sig.A.Ş. İle Birleşen)
Vekilleri :Av. K. Ş., Av. C.M.
Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekili :Av. S. A., Av.G.H.
O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili şirkettarafından sigortalı 10 … 006 plakalı aracın,27.07.2013 tarihinde İzmir İli Dikili İlçesiyakınlarında, Şafak Yatkın’ın sevk ve idaresindeiken E.A.’ın sevk ve idaresindeki 35 … 93 plakalıaraçla çarpışmak suretiyle hasargördüğünü; kaza tutanağında, mevcutkazada sigortalı araç sürücüsünün herhangibir kusurunun olmadığının, kazanın olduğu mahaldeyol yapım çalışması yapan davalı idareninuyarıcı hız tahdit levhalarıkoymadığının, çakar lambalarının veışıkların yetersiz ve görünür olmamasınedeniyle kazanın meydana gelmesinde diğer araçsürücüsü ile birlikte kusurlu olduğunun tespitedildiğini; müvekkil şirketçe, araçta tespitedilen 26.401,00.-TL hasar tazminatının 19.09.2013 tarihindesigortalıya ödendiğini; müvekkilinin, bu ödemeyeistinaden TTK md.1472 gereği sigortalısının haklarınahalef olduğunu ve sigortalısının zarar sorumlularınakarşı yöneltebileceği tüm taleplerin“halefiyet” ilkesi gereği müvekkilinegeçtiğini; sigortalı araçtaki hasarın meydanagelmesinde davalı idarenin % 50 oranında kusurlu olduğunu ve“hizmet kusurunun” bulunduğunu; davalı İdareyeödeme için gönderilen talep yazısına İdarececevap verilmediğini ifade ederek; davalı idarenin hizmet kusurunedeniyle, kusuruna isabet eden 12.485,50.-TL tazminatın, ödemeninyapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle 14.3.2014 tarihinde idari yargı yerinde davaaçmıştır.
İZMİR1.İDARE MAHKEMESİ: 2.7.2015 gün ve E:2014/463, K:2015/986sayı ile, “(…)2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacakve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 7. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğukarayollarında can ve mal güvenliği yönünden gereklidüzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak vealdırmak, tüm karayollarındaki işaretlemestandartlarını tespit etmek, yayınlamak ve kontrol etmek, trafikve araç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolugüvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak, yapım ve bakımından sorumlu olduğukarayollarında, İçişleri Bakanlığınınuygun görüşü alınmak suretiyle, yönetmeliktebelirlenen hız sınırlarının üstünde veyaaltında hız sınırları belirlemek ve işaretlemek,trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamakve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirleri almak,yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek, yetkili birimlerce veyatrafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizi sonucu,altyapı ve yolun fiziki yapısı ile işaretlemeye dayalıkaza sebepleri göz önünde bulundurularak önerilen gerekliönlemleri almak veya aldırmak, bu Kanunla ve bu Kanuna göreçıkarılmış olan yönetmeliklerle verilendiğer görevleri yapmanın Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileriarasında olduğu belirtilmiştir.
2918sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları,adli yargıda görülür. Zarar görenin kamugörevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır." hükmü yer almaktadır.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirket tarafındankasko sigortalı 10 … 006 plakalı kamyonetin 27.7.2013 tarihindesaat 03.15 sıralarında, Çanakkale- İzmir karayolunda yolçalışması nedeniyle trafiğin levhalarlayönlendirildiği kısımda karşı yönden gelen35 …. 93 plakalı otomobille çarpışmasısonucunda maddi hasara uğradığı, davacı şirketinhasar bedeli olarak 26.401,00 TL'yi 19.9.2013 tarihinde sigortalıyaödediği, 12.485,50 TL zararın rücuen tazmini istemiyle 6.1.2014tarihinde yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine 14.3.2014tarihinde görülmekte olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda,2918 sayılı Kanunun değişik 110. maddesi uyarınca, canve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğundan, anılan olay nedeniyle meydana geldiği ilerisürülen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerekmektedir.
Nitekim,Uyuşmazlık Mahkemesi (Hukuk Bölümünün) 13.10.2014günlü ve E:2014/862, K:2014/921 sayılı kararı da buyöndedir.
Açıklanannedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 14/3-a ve 15/1-b maddeleri uyarınca davanın görevyönünden reddine…” karar vermiş; itirazedilmesi üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemesi,1.Kurulunca, 19.1.2016 gün ve E:2016/218, K:2016/210 sayı ile,itiraz reddedilerek onanan karar kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı istemle adli yargıyerinde dava açmıştır.
Dikili Asliye Hukuk Mahkemesi; 28.6.2016 gün veE:2015/606, K:2016/305 sayı ile, uyuşmazlığınesasını inceleyerek davanın reddine karar vermiş,temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17.Hukuk Dairesi; 23.10.2017gün ve E:2016/17720, K:2017/9453 sayı ile, “(…)Dava,trafik kazasından kaynaklanan, hizmet kusuruna dayanılarak,davalı Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhindeaçılan rücuen tazminat istemine ilişkin olduğundantam yargı davası olarak (İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2.mad.gereğince) ikame edilmesi gerekmektedir. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemecekendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Esasen 2918sayılı KTK'nın hukuki sorumluluğa ilişkin 85 ve onuizleyen maddelerinde araç işleteninin sorumluluğudüzenlenmiş olup idarenin kusurundan kaynaklanan sorumluluğu buYasa kapsamı dışında tutulmuştur.(…) Dosyakapsamına göre, davacı tarafından aynı istemlidavanın İzmir 1. İdare Mahkemesi'nin 2014/463 Esas, 2015/986Karar sayılı dosyası ile açıldığı,ancak Adli Yargının görevli olduğundan bahisle davadilekçesinin görev yönünden reddine karar verildiğive bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiğianlaşılmaktadır.
Bu durumdamahkemece, İzmir 1. İdare Mahkemesi'nin 2014/463 Esas, 2015/986 Kararsayılı dava dosyasının bulunduğu yerden getirtilmesi,daha sonra işbu derdest bulunan dava dosyasındakiyargılamayı durdurmak suretiyle (UMK 19/1.md.) dosyalarıkül halinde yargı yolu uyuşmazlığınınçözümlenmesi açısından UyuşmazlıkMahkemesi'ne göndermesi, Uyuşmazlık Mahkemesince verilecekkararı bekleyerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, işinesasına girilerek yazılı olduğu biçimdehüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyizisteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA…” kararvermiştir.
Dikili AsliyeHukuk Mahkemesi; 3.5.2018 günlü 1.celsede, E:2018/96 sayı Yargıtay17.Hukuk Dairesinin 23.10.2017 gün ve E:2016/17720, K:2017/9453sayılı ilamına uyulmasına karar vermiştir.
DİKİLİASLİYE HUKUK MAHKEMESİ; 19.7.2018 gün ve E:2018/96 sayıile, (…)Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinden;davacı tarafça öncelikle İzmir 1.İdare Mahkemesi'nin2014/463 Esas sayılı dosyasından tazminat davasıaçıldığı, İzmir 1. İdareMahkemesi’nin 2014/463 Esas 2015/986 Karar sayılıdosyasından yapılan yargılama sonucu 02/07/2015 tarihindedavanın görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğu gerekçesiyle davanıngörev yönünden reddine karar verildiği, dosyanınitirazen incelenmesi üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1.Kurulu'nun 19/01 /2016 tarihli kararı ile İdare Mahkemesi’ndenverilen karara itirazın reddine karar verildiği, davacıtarafça 16/11/2015 tarihinde Mahkememizde davaaçıldığı, Mahkememizin 2015/606 Esas 2016/305 Kararsayılı dosyadan yapılan yargılama sonucunda davanınesastan reddine karar verildiği, karara karşı temyiz kanunyoluna başvurulması üzerine Yargıtay 17. HukukDairesi’nin 2016/17720 Esas 2017/9453 Karar sayılı 23/10/2017tarihli kararı ile dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi'negönderilerek Uyuşmazlık Mahkemesi’nce verilecekkararın beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğigerekçesi ile bozulmasına karar verildiği, 2247Uyuşmazlık Mahkemesi Kanunu’nun 19. maddesine göre adli veidari yargı mercilerinden bilisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayıincelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevlimerciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurmasıgerektiği ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin ertelemesi gerektiği, aynımaddenin ikinci fıkrasında yer alan hüküm uyarıncagerekçeli başvuru kararı yazılması gerektiği,bu hali ile İzmir 1. İdare Mahkemesi’nin 2014/463 Esassayılı dosyası ile birlikte Mahkememizin 2018/96 Esas sayılıdosyasının kül halinde Uyuşmazlık Mahkemesi'negönderilerek Uyuşmazlık Mahkemesi’nce verilecekkararın beklenmesi gerektiği anlaşıldığındandosyanın yargı yolu uzlaşmazlığınınçözümlenmesi açısından kül halindeUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine…” kararvermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 26.11.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Asliye HukukMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, adli yargıdosyasının Mahkemece, ekinde idari yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava,karayolunda seyir halindeyken meydana gelen maddi hasarlı trafikkazası sonucu hasara uğrayan sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini karşılayan sigortaşirketinin, zararın bir kısmının davalı idarecegiderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminatdavasıdır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşlarıve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışmausulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş; aynıKanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altında hızsınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
i)(Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)
j)(Değişik: 17/10/1996 - 4199/5 md.) Trafikzabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzereBu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.
(Sonfıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.)” hükmüneyer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de“Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıngöreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; davacı şirketçe sigortaedilen 10 … 006 plakalı aracın, 27.7.2013 tarihinde saat 03.15sıralarında, Çanakkale- İzmir karayolunda yolçalışması nedeniyle trafiğin levhalarlayönlendirildiği kısımda karşı yönden gelen35 … 93 plakalı otomobille çarpışmasısonucunda maddi hasara uğradığı, davacı şirketinhasar bedeli olarak 26.401,00 TL'yi 19.9.2013 tarihinde sigortalıyaödediği; kazanın olduğu mahalde yol yapımçalışması yapan davalı idarenin uyarıcıhız tahdit levhaları koymadığı, çakarlambalarının ve ışıkların yetersiz vegörünür olmaması nedeniyle kazanın meydana gelmesindediğer araç sürücüsü ile birlikte kusurluolduğu iddia edilerek; davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle,kusuruna isabet eden 12.485,50.-TL tazminatın, ödemeninyapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte rücuen tazmini istemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…”(Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılıkararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacaksorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Dikili Asliye Hukuk Mahkemesinin, 19.7.2018 gün ve E:2018/96sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Dikili Asliye HukukMahkemesinin, 19.7.2018 gün ve E:2018/96 sayılıBAŞVURUSUNUN REDDİNE, 26.11.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy