T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 752
KARAR NO : 2018 / 711
KARAR TR : 26.11.2018
ÖZET : Davacının, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde usta öğretici olarak çalışırken emekliye ayrıldığından bahisle kendisine kıdem tazminatı ödenmesi istemiyle açtığı davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : İ. Y. E.
Vekili : Av.İ.E.
Davalı : Milli Eğitim Bakanlığı Vekili : Av. E. S. O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin, davalıBakanlık bünyesindeki Trabzon Halk Eğitim MerkeziMüdürlüğüne bağlı olarak 1986-2015 tarihleriarasında, hizmet akdi ile kadrosuz mevsimlik işçistatüsünde usta öğretici olarakçalıştığını; sigortasınınödendiğini, tatil dönemlerinde usta öğreticilerinsigortaları ödenmediğinden müvekkilinindışarıdan da sigorta primi ödeyerek SGK’dan emekliolduğunu, buna rağmen fiilen çalışmışolduğun günler için kıdem tazminatınıalamadığını ifade ederek; fazlaya ilişkinhaklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 1.000,00.TLkıdem tazminatının emeklilik nedeniyle iştenayrıldığı tarihten itibaren mevduata uygulanan enyüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle 10.4.2018tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır. TRABZON 3.İŞ MAHKEMESİ;12.6.2018 gün veE:2018/60, K:2018/268 sayı ile, “(…)Tüm dosyakapsamı birlikte değerlendirildiğinde, açılan dava,kadrosuz mevsimlik işçi statüsündeçalışırken emekli olması sebebiyle kendisineödenmeyen kıdem tazminatı alacağının tahsilitalebine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK nın 114. maddesindedava şartları sayılmıştır. Davaşartlarından ikinci sırada yargı yolunun caiz olmasışartı yer almaktadır. Davalı Bakanlığabağlı Halk Eğitim Merkezi bünyesinde ustaöğretici olarak çalışan davacı ile davalıkurum arasında iş sözleşmesi bulunupbulunmadığı, ödenmeyen kıdem tazminatıalacağının tahsili istemi ile açılan davanınadli yargıda mı yoksa idari yargıda mıgörüleceği hususunun öncelikli olarak ele alınmasıgerekir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 06/06/2016 tarih ve 2016/9369 esas,2016/12237 karar sayılı kararı, Yargıtay Hukuk GenelKurulu'nun 18.01.2017 tarih, 2015/9-736 Esas 2017/25 Karar sayılıkararı, Samsun BAM 7. HD nin 2017/3777 Esas, 2018/95 karar sayılıilamları incelendiğinde; " 657 sayılı DevletMemurları Kanununun “Ders Görevi” başlıklı89. maddesinde “Her derecedeki eğitim ve öğretimkurumları ile Üniversite ve Akademi (Askeri Akademiler dahil), okul,kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlardaöğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması halindeöğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğermemurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders göreviverilebilir. Ücretle okutulacak ders saatlerinin sayısı, dersgörevi alacakların nitelikleri ve diğer hususlar ilgiliBakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile tespitolunur” hükmü yer almaktadır. 1739sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 47. maddesihükmüne göre, örgün ve yaygın eğitimkurumlarında ve hizmetiçi yetiştirme kurs, seminer vekonferanslarında uzman ve usta öğreticiler de geçici veyasürekli olarak görevlendirilebilir. Öğretim tür veseviyelerine göre uzman ve usta öğreticilerinseçimlerinde aranacak şartlar, görev ve yetkileri,yönetmeliklerle tespit edilir. Bu yasal düzenleme uyarıncaçıkarılan “Millî EğitimBakanlığı Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek DersGörevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta Öğreticiler HakkındaYönetmeliğin” 5. maddesi gereğince “Uzman ve ustaöğreticiler aşağıdaki şekillerdegörevlendirilirler; 1-Geçici personel olarak: Geçicipersonel olarak görevlendirilecek uzman ve usta öğreticiler ileyapılacak sözleşme esasları 657 sayılı DevletMemurları Kanununun 15/05/1975 gün ve 1897 sayılı Kanunun 1inci maddesi ile değiştirilen 4 üncü maddesine göreBakanlıkça hazırlanır. 2- Ek dersgörevi verilmesi yoluyla: 4üncü maddede belirtilen esaslara göre ek ders göreviverilmesi yoluyla görevlendirilecek uzman ve usta öğreticilere,657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 89 uncu maddesiuyarınca 1/12/2006 tarihli ve 2006/11350 sayılı Bakanlar KuruluKararı ile yürürlüğe konulan Millî EğitimBakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve EkDers Saatlerine İlişkin Kararda belirtilen miktarda ek dersgörevi verilebilir.” Konu ileilgili olarak; T.C. Çalışma ve Sosyal GüvenlikBakanlığı, Sosyal Sigortalar KurumuBaşkanlığı, Sigorta İşleri GenelMüdürlüğü, Sigorta Primleri DaireBaşkanlığı’nca yayınlanan “UstaÖğreticiler” Konulu 16/02/2004 Tarih ve 101572 sayılı16 -309 Ek sayılı Genelgesindeyse,“Çıraklık veHalk Eğitim Merkezlerinde herhangi bir kadroya bağlıolmaksızın ders ücreti karşılığındaçalışan usta öğreticilerin 657 sayılıKanunun 89. maddesine göre çalıştırıldıkları,geçici personel statüsünde bulundukları, İşKanununa tâbi olmadıkları belirtilmiş, bu nedenleanılan kişilere ödenen ücretlerden 4447 sayılıİşsizlik Sigortası Kanununun (4571 sayılı Kanun iledeğiştirilen) 46. maddesi hükmü gereğinceişsizlik sigortası priminin kesilmemesinin uygungörüldüğü bildirilmiştir. 4857sayılı İş Kanununun 2. maddesine göre;“işçi” bir iş sözleşmesine dayanarakçalışan gerçek kişi olaraktanımlanmaktadır. İşçi sıfatınınkazanılması iş akdinin varlığınadayandığından, her şeyden önce ortada taraflarınserbest iradeleriyle kabul edilmiş bir sözleşme ilişkisininbulunması zorunludur. İş Kanununa göre işçisayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasındaiş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan hertürlü hak iddialarından doğan hukukuyuşmazlıklarının çözüm görevi 7036sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5.maddesi uyarıncaiş mahkemelerine verilmiştir. Çalışmailişkisinin iş sözleşmesine, idarece yapılan birgörevlendirmeye veya idari sözleşmeye dayalı olupolmadığının tespiti, sonuç itibariyle yargıyolunu da belirleyecektir. Niteliğiitibariyle bir özel hukuk sözleşmesi olan işsözleşmesinde taraflar, yasalarınöngördüğü sınırlar içindesözleşmenin konusunu, amacını, biçimini,bağlantı kuracakları kişileri serbestçeseçebilirler. Buna karşılık istihdamın idarisözleşme, görevlendirme veya atama suretiyle yapılmasıdurumunda, çalışma ilişkisinin çerçevesinioluşturan yasal mevzuat tarafların hareket serbestisinikısıtlamakta ve kişileri statü hukukuna tabikılmaktadır. Bu nedenledir ki, özel hukuksözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar adliyargıda, idarece yapılan görevlendirmelerden ve atamalardandoğan uyuşmazlıklar ise idari yargıdaçözümlenmektedir." açıklamasınıngetirildiği, bu bilgiler doğrultusunda somut olaya bakıldığındadavacının ders ücret karşılığı kadrosuzusta öğretici olarak Valilik onayı ile davalı Bakanlıkbünyesindeki Trabzon Halk Eğitim MerkeziMüdürlüğünde görevlendirildiği,ücretlerinin 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 89.maddesine uygun olarak Bakanlar Kurulunca çıkarılan kararlaruyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen ücretlerüzerinden ödendiği, taraflar arasında işsözleşmesi bulunmadığı, aralarındakiilişkinin statü hukukuna tabi olduğuanlaşıldığına göre; davacının 506 sayılıKanun gereğince sosyal güvenlik hukuku açısındanSosyal Sigortalar Kurumuna primlerinin yatırılmışolmasının iş sözleşmesi ileçalıştığı anlamına gelmeyeceği dedikkate alınarak, taraflar arasındakiuyuşmazlığın çözümünün işmahkemesinin görev alanına girmediği sonucuna varılarakyargı yolunun caiz olmaması nedeni ile davanın görevyönünden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdakihüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Uyuşmazlığın idari yargınıngörev alanına girmesi nedeni ile davanın görevyönünden REDDİ İLE, MahkememizinGÖREVSİZLİĞİNE...” karar vermiş, bu kararistinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir. Davacı vekili bukez, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır. TRABZON İDARE MAHKEMESİ; 5.9.2018 gün veE:2018/977 sayı ile, “(…) 506 Sayılı SosyalSigortalar Kanunu’nun 2. maddesinde “Bir hizmet akdine dayanarakbir veya birkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalısayılırlar...” denilmiş, aynı Yasanın“Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri”Başlıklı 134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasındandoğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalarabakmakla görevli mahkemelerde görülür”hükmüne yer verilmiş; 506 sayılı yasahükümleri 01.10.2008 tarihinde yürürlüğegiren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlüktenkaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanunun 3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kollarıbakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendiadına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olaraktanımlanmış; 79. madde ile başlayan DördüncüKısmında, primlere ilişkin hükümlere yer verilmiş;101. maddesinde “Bu kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde,bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortayaçıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür” hükümleri yer almaktadır. 4857sayılı İş Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının, işverenler ile bir iş sözleşmesinedayanarak çalıştırılan işçilerinçalışma şartları ve çalışmaortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemekolduğu belirtilmiş; aynı zamanda, bakılan davanın dakonusunu oluşturan “İş Sözleşmesi, Türlerive Feshi” hususuna Kanunun 8.maddesi ve devamında; kıdemtazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklananyükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise, Kanunundeğişik maddelerinde yer verilmiştir. Diğertaraftan; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5. maddesinde,"İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanuna tabigazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihlive 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinciKısmının Altıncı Bölümündedüzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ileişveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisinedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlühukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari para cezalarınaitirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncümaddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzereSosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun tarafolduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklananuyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda iş mahkemeleriningörevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin davave işlere bakar" hükümleri yer almaktadır. Dosyakapsamında yapılan incelemede; davacının 1986-2015yılları arasında Trabzon Halk Eğitim Merkezi AkşamSanat Okulu Müdürlüğü'nde hizmet akdi ile kadrosuzmevsimlik işçi statüsünde usta öğretici olarakçalıştığı, emekli olması sonrasındaçalıştığı günkarşılığı olarak kıdem tazminatıalamadığından, mahrum kalınan tazminatın ödenmesiyönünde karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmıştır. Davacının,506 sayılı Kanun yürürlükte iken mahalli mülkiamirin tasarrufu ile çalıştığı, idareylearasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdemtazminatının İş Kanunu'ndan kaynaklanan haklardanolduğu dikkate alındığında,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Mahkememizin görevine girmeyen ve Trabzon 3.İş Mahkemesincegörevsizlik kararı verilen bu davada görevli mahkemeninbelirlenmesi için dava dosyasının 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca UyuşmazlıkMahkemesi'ne gönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesince bir kararverilinceye kadar yargılamanın ertelenmesine…”karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 26.11.2018günlü toplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, idari yargı dosyasıile birlikte adli yargı dosyası da temin edilmek sureti ile 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülenşekilde başvurulduğu ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, Trabzon Halk Eğitim MerkeziMüdürlüğünde usta öğretici olarakçalışırken emekliye ayrılan davacının, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik1.000,00-TL kıdem tazminatının faizi ile birlikte ödenmesiistemiyle açılmıştır. 506 SayılıSosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. maddesinde “Bir hizmet akdinedayanarak bir veya birkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalısayılırlar…” denilmiş, aynı Yasanın“Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri”Başlıklı 134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasındandoğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya budavalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür”hükmüne yer verilmiş; 506 sayılı yasahükümleri 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlüktenkaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanunun3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kollarıbakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendiadına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olaraktanımlanmış; 79.madde ile başlayan DördüncüKısmında, primlere ilişkin hükümlere yerverilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksine hükümbulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür” denilmiştir. Öte yandan, 4857sayılı İş Kanunu’nun 1.maddesinde, Kanununamacının, işverenler ile bir işsözleşmesine dayanarak çalıştırılanişçilerin çalışma şartları veçalışma ortamına ilişkin hak vesorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş;“İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi” hususunaKanunun 8.maddesi ve devamında, kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklananyükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanunundeğişik maddelerinde yer verilmiştir. Diğer taraftan;12.10.2017 gün ve 30221 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren, 7036 sayılı İşMahkemeleri Kanunu’nun; "İşmahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesinde, “(1)İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlugörüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesiderecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülenyerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihlive 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ileBölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve YetkileriHakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir. (2) İşdurumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerininbirden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu dairelernumaralandırılır. İhtisaslaşmanınsağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu veniteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki işdağılımı Hâkimler ve Savcılar Kurulutarafından belirlenebilir. Bu kararlar Resmî Gazete’deyayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorundadır. (3) İşmahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görevalanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, buKanundaki usul ve esaslara göre bakılır." denilmiş, "Davaşartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3/1.maddesinde; " (1) Kanuna,bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçiveya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iadetalebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuşolması dava şartıdır..." denilmiş, "Görev"başlıklı 5. maddesinde; " (1)İş mahkemeleri; a) 5953 sayılıKanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları,22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinciKısmının Altıncı Bölümündedüzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ileişveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisinedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlühukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari paracezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4üncümaddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariçolmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İşKurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatındankaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğerkanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilenuyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar"denilmiştir. Aynı Kanun'un"Geçici Hükümleri" başlıklıGeçici 1. maddesinde; "(1) Mülga5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, buKanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bumaddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceaçılmış olan davalar, açıldıklarımahkemelerde görülmeye devam olunur. (2) Bu Kanunun davaşartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, buhükümlerin yürürlüğe girdiği tarihitibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ileYargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz. (3) Başkamahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemeleriningörev alanına dâhil edilen dava ve işler, işmahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemelertarafından görülmeye devam olunur. (4) İlk derecemahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanunyoluna ilişkin hükümlere tabidir. " hükmüne yerverilmiştir. Dosya kapsamındayapılan incelemede; davacının Trabzon Halk Eğitim Merkezi ve Akşam SanatOkulu Müdürlüğü bünyesinde 1986-2015 tarihleri arasında ustaöğretici olarak çalıştığı, 15.7.2015 tarihi itibariyle yaşlılıkaylığı almaya başladığı; davanın, fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL kıdemtazminatının faizi ile birlikte ödenmesiistemiyle açıldığıanlaşılmıştır. Davacının,idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdemtazminatının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardanolduğu dikkate alındığında,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Trabzon İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Trabzon3.İş Mahkemesinin, 12.6.2018 gün ve E:2018/60, K:2018/268 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Trabzon İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Trabzon 3. İşMahkemesinin, 12.6.2018 gün ve E:2018/60, K:2018/268 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,26.11.2018 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy