T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 748
KARAR NO : 2018 / 727
KARAR TR : 26.11.2018
ÖZET : Karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : R. A.
Vekilleri : Av. S. K., Av. H.Ö.
Davalı : Gaziantep Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı
Vekilleri : Av. İ. A., Av. M. Z.Y., Av. E.K.
O L A Y :Davacı vekili dilekçesinde; 30.03.2012 tarihinde meydana gelenkazada 27 … 135 plakalı araç ile karşı istikamettengelen 27 …. 890 plakalı aracın çarpışmasısonucu müvekkilinin ağır bir şekildeyaralandığını; müvekkilinin maddizararlarının tazmini için Gaziantep 1.Asliye Ticaret Mahkemesindedava açıldığını, bu davada yaptırılankusur incelemesinde İl Özel İdaresinin de 2/8 oranındakusurlu olduğunun anlaşıldığını; bunedenle, maddi zararın tazmini için 0.01.2014 tarihindeGaziantep İl Özel İdaresine başvurulduğunu ancak;idare aleyhine alınmış bir karar bulunmadığıgerekçesiyle talebin reddedildiğini; trafik kazasınınoluşumunda yolcu olan müvekkilinin herhangi bir kusurununbulunmadığını; Ticaret Mahkemesince yapılan kusurincelemesinde 27 …890 plakalı araçsürücüsünün 4/8, 27 … 135 plakalıaraç sürücüsünün 2/8 ve Gaziantep İlÖzel İdaresinin ise 2/8 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini;Gaziantep 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde, meydana gelen kaza ile ilgili kusur,maluliyet ve hesap incelemeleri yapıldığını; Gaziantepİl Özel İdaresinin tüzel kişiliğinin, 6360 SayılıKanunun ilgili maddelerinin 30.03.2014 tarihinde yürürlüğegirmesi nedeniyle kaldırıldığını, bu kurumun; yolyapım, bakım ve onarım ve ulaşım gibi yetki,görev ve sorumluluklarının Gaziantep BüyükşehirBelediyesine devredildiğini; Karayolları Trafik Kanunu'nun110.maddesi gereğince bu davanın görülmesinde adli yargınıngörevli olduğunu ifade ederek; fazlaya ilişkin haklarısaklı kalmak kaydı ile trafik kazasından dolayımüvekkilinin 4.503,11-TL kalıcı ve 1.104,70-TL geçiciiş gücü kaybı nedeniyle olmak üzere uğradığı5.607,81-TL maddi zararın, davalının temerrüde düştüğütarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline kararverilmesi istemiyle 24.4.2014 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Gaziantep8.Asliye Hukuk Mahkemesi,19.1.2017 gün ve E:2014/566, K:2017/16 sayıile, uyuşmazlığın esasını inceleyerekdavanın kabulüne karar vermiş, istinaf yolunabaşvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi17.Hukuk Dairesi: 23.3.2017 gün ve E:2017/359, K:2017/345 sayı ile,“(…)Gaziantep Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı kamu tüzel kişisi olup, kamu hizmetigörmekle yükümlü bulunması nedeniyle kamu hizmetisırasında verdiği iddia olunan zararlardan dolayıoluşan sorumluluğu özel hukuk hükümlerine tabideğildir. Kamu tüzel kişilerinin yasalar tarafındankendilerine verilen görev ve yetkilerin kullanılmasısırasında oluşan zararlar niteliği itibariyle hizmetkusurundan kaynaklanan zararlar olup, bu zararların tazmini amacıylaanılan idarelere karşı hizmet kusurlarına dayalıolarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun’un 2.maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilmesi gerektiğinden, mahkemece, hizmet kusurunadayanılarak kusur raporunda kusur izafe edilen belediye aleyhine adliyargı yolu bakımından görevsiz bulunduğu halde yazılıolduğu şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.(…)”gerekçesiyle; davalı vekillinin istinafbaşvurusunun HMK'nın 353/1-a,3 maddesi uyarınca kabulü ileGaziantep 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 19/01/2017 tarih ve 2014/566 esas ve2017/16 karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesinegönderilmesine karar vermiştir.
GAZİANTEP8.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:25.5.2017 gün ve E:2017/134, K:2017/172sayı ile, “(…)Mahkememizce 2014/566 Esas sayılı2017/16 Karar sayılı dosyasının istinaf incelemesisonucunda Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 17. Hukuk Dairesinin23/03/2017 tarihli, 2017/345 Karar sayılı ilamı ile Dosyabozularak dosya yeni Esas numarası alınarak 2017/134 Esassayılı dosyası tekrar mahkememizde görülmeyebaşlanmıştır.
Mahkememizce25/05/2017 tarihli celsede davacı vekili kaldırma kararınınkabul etmediklerini davalarının kabulüne karar verilmesini beyanetmiştir.
Mahkememizce25/05/2017 tarihli celsede davalı vekilinin Gaziantep Bam'ınkaldırma kararı doğrultusunda karar verilmesini beyanetmiştir. Dosya Tüm kapsamı ile birliktedeğerlendirildiğinde; Görevli ve yetkili mahkemenin Gaziantepİdare Mahkemesi olduğu, bu nedenle davanın görevyönünden reddine karar verilerek aşağıdaki şeklidehüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Görevlive yetkili mahkemenin Gaziantep İdare Mahkemesi olması nedeniyleaçılan davanın GÖREV YÖNÜNDENREDDİNE(…)” karar vermiş; istinaf yolunabaşvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi17.Hukuk Dairesince, 2.4.2018 gün ve E:2017/1551, K:2018/402 sayıile, istinaf başvurusu reddedilen karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez aynı istemle idariyargı yerinde dava açmıştır.
GAZİANTEP2.İDARE MAHKEMESİ;27.9.2018 gün ve E:2018/1180 sayı ile,“(…)2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde. Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak vetrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetedeyayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 1 10. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar göreninkamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: "... Anayasa Mahkemesi’nin dahaönceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihselgelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklı yargıkollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adli yargıdagörüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusudüzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasındauygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek sözkonusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynıtür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 2., 125.ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir...” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s. 136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında " Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi'nin kararı esasalınır." denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’ninyukarıda gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idariyargının görevine giren bir konuyu adli yargınıngörevine verebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılıKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ileöngörülen, bu Kanun’dan doğan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesininAnayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır.
Davadosyasının incelenmesinden; 27 … 135 plakalı araçile 27 … 890 plakalı aracın Gaziantep BüyükşehirBelediyesi’nin bakım ve onarımından sorumlu olduğuBağbaşı Mahallesi Ahırlar mevkiinde bulunan yolüzerinde çarpışması sonrası davacınınağır yaralandığından bahisle 5.607.81-TL maddi zararmeydana geldiği ileri sürerek tahsiline karar verilmesi istemiyle24.04.2014 tarihinde açılan davada Gaziantep 8.Asliye HukukMahkemesinin 25.05.2017 tarih ve E.2017/134. K.2017/172 sayılıkararı ile "Görevsizlik" kararı verildiği vekararın 25.05.2018 tarihinde kesinleşmesi üzerine 18.08.2018tarihli Mahkememiz kayıtlarına giren dilekçe ile 5.607.81-TLmaddi zararın Gaziantep Büyükşehir Belediyesinden yasalfaiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.201 1 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
NitekimUyuşmazlık Mahkemesi'nin 28.05.2018 tarih. E.2018/257, K.2018/355sayılı kararı ile 25.06.2018 tarih ve E:2018/400. K:2018/443,sayılı kararı da aynı doğrultudadır.
Açıklanannedenlerle dava dosyasının 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un19.maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine ve dosyaincelemesinin bu konuda karar verilinceye kadar ertelenmesine…”karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 26.11.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuşolduğu, idari yargı dosyasının Mahkemece, ekinde adliyargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin davada adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idariyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılanzararın davalı idarece giderilmesi istemiyleaçılmıştır.
2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can vemal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacakve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumluolduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğinisağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri,işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğubelirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veyasahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisiolması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğailişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yermahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vukubulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”; Geçici21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının göreve ilişkin hükmü,yürürlüğe girdiği tarihten önce idariyargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeaçılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
Dosyanınincelenmesinden; 30.03.2012 tarihinde 27 … 135 plakalı araçile 27 … 890 plakalı aracın Bağbaşı MahallesiAhırlar mevkiinde bulunan yol üzerindeçarpıştığı, araçta yolcu olarak bulunandavacının yaralandığı; Ticaret Mahkemesinceyapılan kusur incelemesinde 27 … 890 plakalı araçsürücüsünün 4/8, 27 … 135 plakalı araçsürücüsünün 2/8 ve Gaziantep İl Özelİdaresinin ise 2/8 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği;Gaziantep İl Özel İdaresinin tüzel kişiliğinin,6360 Sayılı Kanunun ilgili maddelerinin 30.03.2014 tarihindeyürürlüğe girmesi nedeniylekaldırıldığı, bu kurumun; yol yapım,bakım ve onarım ve ulaşım gibi yetki, görev vesorumluluklarının Gaziantep Büyükşehir Belediyesinedevredildiği belirtilerek; fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydı ile trafik kazasından dolayı davacınınuğradığı zarara karşılık toplam 5.607,81-TL.nin faizi ile birlikte davalı belediyeden tazminiistemiyle dava açıldığıanlaşılmıştır.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ileanılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptalistemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında dabelirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarakAnayasa’da adli ve idari yargı ayırımınagidilmemiş ve idari uyuşmazlıklarınçözümünde idare ve vergi mahkemeleriyleDanıştay yetkili kılınmıştır. Bu nedenle,genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı,özel hukuk alanına giren konularda adli yargı görevliolacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanınagiren bir uyuşmazlığın çözümünde adliyargının görevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak birtakdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gerekenidari bir uyuşmazlığın çözümü,haklı neden ve kamu yararının bulunması halinde kanunkoyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtirazkonusu kural, trafik kazasında zarar görenin asker kişi ya da memurolmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veyaolayın hemzemin geçitte meydana gelmesi durumlarına görefarklı yargı kollarında görülmekte olan 2918sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğiniöngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemeningerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idari yargı, idariyargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olanyargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu davalarla ilgiliolarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davalarınaynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155.maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddigerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin sonfıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında, AnayasaMahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesabesindedir.
Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesininkarayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görümve çözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Gaziantep 2. İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Gaziantep 8.Asliye HukukMahkemesinin 25.5.2017 gün ve E:2017/134, K:2017/172 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Gaziantep 2. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, Gaziantep 8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.5.2017gün ve E:2017/134, K:2017/172 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.11.2018gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye SüleymanHilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy