T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 715
KARAR NO : 2018 / 775
KARAR TR: 26.11.2018
ÖZET : Uygulama İmar planında “Park Alanı” olarak belirlenen davacının maliki olduğu taşınmazın kamulaştırıldığından bahisle uğranıldığı öne sürülen maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARA R
Davacı : A. D.
Vekili : Av. A. F. D.
Davalı :Yıldırım Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. S. İ.
OL A Y :Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Bursa iliYıldırım ilçesi, 75. Yıl Mahallesi 4218 ada, 20parsel sayılı taşınmazın müvekkiline aitolduğunu, taşınmazın imar planında “parkalanı” olarak belirlenerek el atılması sebebiyle,açmış oldukları tazminat davasının Bursa 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/596 esas 2012/203 karar sayılıilamı ile hüküm altına alındığını,kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nce onanarakkesinleştiğini bu nedenle ek tazminat bedeli olan 329.446,68 TL'nindava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, yargılama giderlerive ücreti vekaleti ile birlikte davalı idareden tahsili istemiyleadli yargı yerinde dava açmıştır.
BURSA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ : 11.12.2014 gün veE:2014/520, K:2014/448 sayılı dosyada “Uygulama veöğretide kamu idarelerinin, kamu hizmetlerininyürütülmesi sırasında tek yanlı iradeaçıklamalarıyla kamu hukuku esaslarına dayanarak ilgililerinhukuki durumlarını etkileyecek şekilde yaptıklarıişlemlerin, idari işlem, görev ve yetki alanlarına girenkonularda hukuka uygun olarak yaptığı fiiller ile bugörevleriyle ilgili hareketsiz kalmaları idari eylem olaraktanımlanmaktadır. Somut olayda idarenin icra yetkisini hukukaaykırı olarak kullanması olarak nitelendirilebilecek fiili elatma durumu söz konusu olmadığına göre, 3194sayılı İmar Kanununun ilgili maddeleri uyarınca tekyanlı idari işlemle düzenlenen imar planları ve bu planlaradayanılarak yapılan işlemlerin idari niteliktaşıdığı, söz konusu imar planlarınınzamanında uygulamaya geçirilmemesi durumunun da idari eylem olarakkabulünün gerektiği kabul edilmektedir.
Yukarıda açıklanan uyuşmazlıklarla ilgiliolarak açılan davalarda, görev itirazındabulunulması ve olumlu görev uyuşmazlığıçıkması üzerine durum Uyuşmazlık Mahkemesitarafından değerlendirilmiş ve 09.04.2012 gün2011/238E.-2012/63K ve 2012/41 E- 2012/77 K sayılı kararlarındafiili el atmanın bulunmadığı durumlarda idari yargıyerinin görevli bulunduğuna karar verilmiştir.
Ayrıca 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı KamulaştırmaKanununun değiştirilen Geçici 6. maddesinin10.fıkrasında da “Uygulama imar planlarında umumihizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgilikanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanantaşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılıİmar Kanununda öngörülen idari başvuru veişlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda davaaçılabilir. Bu madde hükümleri kararabağlanmamış veya karan kesinleşmemiş tüm davalarauygulanır” hükmü getirilmiştir.
Bu nedenlerle; davacı tarafın mülkiyet hakkınagetirilen kısıtlamanın, genel ve düzenleyici bir işlemolan imar planıyla kamu hizmetine özgülenmesinden ve bu plandaöngörülen kamulaştırma işlemlerininzamanında yapılmamasından kaynaklandığınınkabulü ile idari işlem ve eylemden doğan zarara ilişkindavanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunuhükümleri uyarınca idari yargı yerindeçözümlenmesi gerektiğinden bu davaya bakma görevi2577 sayıl, Kanunun 2/1-b maddesi uyarınca İdariYargının görevinde olmakla ve göreve ilişkinkurallarda kazanılmış hak söz konusuolmadığından 6100 sayılı HMK nın 1,20, 114/c ve115 maddeleri uyarınca görev yönünden reddine" dar verdiğitemyiz edilen karar, Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 25/05/2015 tarih ve2015/7800 esas, 2015/8543 karar sayılı ilamıyla onanarakkesinleşmiştir.
Davacı vekili benzer taleple idari yargı yerinde davaaçmıştır.
BURSA 2. İDARE MAHKEMESİ : 25.09.2018 gün ve E:2018/830sayı ile “Dosyanın incelenmesinden, davacının malikiolduğu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imarplanında "park alanı" olarak belirlendiği,yapılan imar planının üzerinden beş yıldan fazlabir süre geçmesine rağmen herhangi bir uygulama işlemiveya kamulaştırmanın yapılmayarak taşınmazahukuken el konulduğu gerekçesiyle Bursa 5. Asliye HukukMahkemesinin 25/04/2012 tarihli, E:2011/596, K:2012/203 sayılıkararıyla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıile 8.000,00-TL tazminatın ödenmesi ile davacılar adınakayıtlı taşınmazın Maliye Hazinesi adınatesciline karar verildiği, bu kararın Yargıtay 5. HukukDairesinin 08/11/2012 tarihli, E:2012/14679, K:2012/22012 sayılı kararıylaonanarak kesinleştiği, davacılar tarafından bu kez, fazlayailişkin olarak uğranıldığı belirtilen329.446,68-TL maddi zararın ilk dava tarihinden itibaren işletilecekyasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle adli yargıda davaaçıldığı, bu davada Bursa 6. Asliye HukukMahkemesince verilen 11/12/2014 tarihli, E:2014/520 K:2014/448 sayılıgörev yönünden davanın reddi yolundaki kararın,Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 25.05.2015 tarihli, E:2015/7800,K:2015/8543 sayılı kararı ile onanması üzerine, bakılmaktaolan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazın imar planında "ParkAlanı" olarak belirlenmesi ve uzun süre herhangi bir uygulamayapılmaması veya kamulaştırılmamasınınhukuka uygunluğunun denetimine ve bu durumun zarar doğurucu sonuçlarınıngiderilmesine ilişkin uyuşmazlık, idari yargınıngörev alanında bulunduğundan tazminat taleplerinin adliyargı yerlerinde açılacak davalara konu edilmesine hukukenolanak bulunmamakla birlikte, görülmekte olan davanınyukarıda tanımı yapılan idari dava türlerikapsamında bir dava olarak açılmadığı, dahaönce adli yargı mercii tarafından kararabağlanmış tazminat talebinin saklı tutulan fazlayailişkin kısmına yönelik olduğu, dolayısıylaadli yargı mercii tarafından karara bağlanmış olandavanın devamı niteliğindeki uyuşmazlığınadli yargıda görülmesi gerektiği sonucunavarıldığından, davanın görev yönündenreddedilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş Ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca olumsuz görevuyuşmazlığı çıkarılmak üzereUyuşmazlık Mahkemesine başvurulmasına, davanınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinertelenmesine" karar vererek 08/10/2018 gün ve 2018/830 esas no'luüst yazı ile Mahkememize başvurmuştur.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Başkan Hicabi DURSUN, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman HilmiAYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ'un katılımlarıylayapılan 26.11.2018 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME :
Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine görebaşvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargıdosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığın esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ : Raportör-Hakim EnginSELİMOĞLU’nun, davanın çözümündeidari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacının maliki olduğu, Bursa ili,Yıldırım İlçesi, 75. Yıl Mahallesindekayıtlı taşınmazın uygulama imar planında“Park Alanı” olarak belirlendiği, aradan uzunca birsüre geçmesine karşın kamulaştırmayapılmadığından bahisleuğranıldığı öne sürülen maddizararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birliktetazmini istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Planlarınhazırlanması ve yürürlüğe konulması”başlıklı 8. maddesinde;“Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasındaaşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a) Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişmeeğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörelhedefleri, faaliyetlerin ve alt yapılarındağılımını belirlemek üzere hazırlanacakbölge planlarını, gerekli gördüğü hallerdeDevlet Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır.
b)İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmarPlanından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediyesınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulamaimar planları ilgili belediyelerce yapılır veyayaptırılır. Belediye meclisince onaylanarakyürürlüğe girer. (Yeniden düzenlemedördüncü cümle: 12/7/2013- 6495/73 md.) Bu planlar onay tarihindenitibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilanyerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyleeş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresiiçinde planlara itiraz edilebilir. Belediyebaşkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlarve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerekkesin karara bağlar.
Belediyeve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacakplanlar valilik veya ilgilisince yapılır veyayaptırılır. Valilikçe uygungörüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğegirer. (Yeniden düzenleme üçüncü cümle:12/7/2013- 6495/73 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilenilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir aysüreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilansüresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlarvaliliğe yapılır, valilik itirazları ve planlarıonbeş gün içerisinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmış planlarda yapılacak değişikliklerde yukarıdaki usullere tabidir.
Kesinleşen imar planlarının bir kopyası,Bakanlığa gönderilir.
İmarplanları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idareleringörevidir. Belediye Başkanlığı ve mülkiamirlikler, imar planının tamamını veya birkısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getirip çoğaltaraktespit edilecek ücret karşılığında isteyenlereverir.
c) (Ek:3/7/2005-5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve AraziKullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsalamaç dışında kullanılmak üzereplânlanamaz…” hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, taşınmazın imar planında“dere mutlak koruma alanı”nda kalması nedeniyletaşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisininkısıtlanması nedenine dayalı olarak davacınınAsliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açtığı tazminatdavasında, bu Mahkemece 4.11.1983 günlü, 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu’nun Geçici 6 ncı maddesininkimi fıkralarının iptali istemiyle Anayasa Mahkemesineyapılan itiraz başvurusunda; Anayasa Mahkemesi 25.9.2013 tarih ve E:2013/93, K: 2013/101 sayılı kararında ”…Davacının mülkü üzerinde tasarruf etmehakkının kısıtlanması, idarenin bir eylemindendeğil, idari bir işlem niteliğinde olduğutartışmasız olan imar planından kaynaklanmaktadır.Olayda, idarenin fiili el koyma niteliği taşıyan bir eylemihenüz bulunmamakta, aksine kanunen yapması gerekenkamulaştırma işlemlerini yapmamak biçiminde tezahüreden bir eylemsizliği söz konusudur. Öte yandankamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi içintaşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi vetaşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olmasıgerekmektedir. Oysa, mahkemede görülen davaya konu olayda olduğugibi imar kısıtlamalarında taşınmaz zilyetliğimalikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin ilgili mevzuattankaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kalması sözkonusu olmaktadır. Sonuç olarak, davacınıntaşınmazının imar planlarında “dere mutlakkoruma alanı” nda bırakılması nedeniyle, tasarrufhakkının kısıtlanmasınınkamulaştırmasız el atma sonucu olduğu ve tasarrufhakkının kısıtlanması sebebiyle doğan zararınancak idari yargıda açılacak bir tam yargı davasınakonu edilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Dolayısıylabakılmakta olan dava, itiraz başvurusunda bulunan mahkemeningörev alanına girmemektedir. Nitekim Anayasanın 158. maddesi ileadli, idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev vehüküm uyuşmazlıklarını kesin olarakçözümlemeye yetkili kılınan UyuşmazlıkMahkemesinin istikrar bulmuş içtihatları da buyöndedir…” gerekçesiyle, Asliye Hukuk Mahkemesinceyapılan itiraz başvurusu, başvuran mahkemenin yetkisizliğinedeniyle oybirliğiyle reddedilmiştir.
Yine taşınmazı imar planında “sporalanı” olarak ayrılan davacının Asliye HukukMahkemesinde açtığı tazminat davasında, davalıidarelerin görev itirazları nedeniyle DanıştayBaşsavcılığınca çıkartılan olumlugörev uyuşmazlığında, UyuşmazlıkMahkemesi’nce olumlu görev uyuşmazlığı talebininkabulü ile ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlilikkararının kaldırılması yolunda verilen kararnedeniyle, anayasal haklarının ihlal edildiği iddiasıylaAnayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuru üzerine, AnayasaMahkemesi İkinci Bölümünce 18.9.2013 tarihinde verilenkararda (Başvuru No: 2013/1586) “…Mahkemenin gerekçesive başvurucunun iddiaları incelendiğinde, iddialarınözünün Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından delillerindeğerlendirilmesinde ve hukuk kurallarının yorumlanmasındaisabet olmadığına ve esas itibariyle yargılamanınsonucuna ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama, Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından usulşartlarına ve hukuka uygun olarak gerçekleştirilmişolup, başvurucu derece mahkemelerinde kendi delillerini veiddialarını sunma fırsatını bulmuş ve bunlarUyuşmazlık Mahkemesi’nce gereği gibideğerlendirilmiştir… Açıklanan nedenlerle, adilyargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarınınkanun yolu şikâyeti niteliğinde olduğu,Uyuşmazlık Mahkemesi kararının bariz bir şekildekeyfilik de içermediği anlaşıldığından,başvurunun, diğer kabul edilebilirlik koşullarıyönünden incelenmeksizin ‘açıkça dayanaktanyoksun olması’ nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesigerekir…” gerekçesiyle, davacının başvurusuoybirliğiyle reddedilmiştir. (Resmi Gazete, 30.10.2013,Sayı:28806)
Son olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.2013 tarih veE.2013/603, K.2013/1503 sayılı kararıyla, imar planındakikısıtlamalardan kaynaklanan ‘hukuki el atmalardan’kaynaklanan tazminat istemli davaların idari yargının görevindeolduğu hüküm altına alınmıştır.
İdare Mahkemesinin başvuru gerekçesi ile ilgili olarakda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun‘’Kısmi Dava’’ başlıklı109.maddesinde; ‘’Talep konusunun niteliği itibarıylabölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı dadava yoluyla ileri sürülebilir.'' hükmü yer almakta olup,bu düzenleme çerçevesinde, talep konusu niteliğiitibariyle bölünebiliyor ise kısmi davanın varlığındanbahsedilebilecektir.
Alacağın tamamı aynı hukuki ilişkidendoğup, şimdilik sadece bir kesimi dava ediliyorsa kısmi davadansöz etmek gerekecek olup, kısmi dava davacı lehine kararabağlandıktan sonra, alacağın geri kalan kısmıiçin ek dava açılması söz konusu olacaktır.Somut olayda da davacı tarafından Bursa 5. Asliye HukukMahkemesi’nin E:2011/596 K:2012/203 sayılı dosyasındagörülen ilk davada aynı hukuki ilişki ve konudandoğduğu ifade edilen alacağın bir kısmı davaedilmiş, iş bu dava kabul ile neticelendikten sonra ise, Bursa 6.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:2013/318 K:2013/377 (YargıtayBozmasından sonra (E:2014/520, K:2014/448) sayılıdosyasında görülen ek dava açılmış olmakladavacı tarafından ilk etapta açılmış olan Bursa5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:2011/596 sayılı dosyasındagörülen davanın 6100 sayılı Yasa kapsamındakısmi dava mahiyetinde olduğu anlaşılmıştır.
Görev uyuşmazlığına konu Bursa 6. Asliye HukukMahkemesi'nin E:2013/318 (Bozmadan sonra E:2014/520) sayılıdosyasında görülen dava, yukarıda izahıyapıldığı üzere, daha önceden fazlayailişkin hakları saklı tutulmak suretiyle açılıpkarara bağlanan alacak miktarının kalan kısmıbakımından bir ek dava mahiyetindedir. Her ne kadar, budavaların konuları ve tarafları birbirleri ile aynı olsada, bahse konu ek dava yeni bir dava olup, bu dava için yeniden davaharcı alınması, yeniden taraf teşkili sağlanarakyargılama yapılması, gerekirse yeniden bilirkişi incelemesiyapılıp delillerin yeniden toplanması gerekmekte,dolayısıyla ek davanın ilk aşamasından itibaren, ilkaçılan kısmi davadan bağımsız olarakdeğerlendirilmesi gerekmektedir.
Tüm bu açıklamalarınışığında; davaya konu olayda, davacınınmaliki olduğu Bursa ili, Yıldırım İlçesi, 75.Yıl Mahallesi, 4218 ada, 20 parsel sayılı taşınmaza,imar planında “kamu alanı” olarak ayrılmaksuretiyle, hukuken el atıldığı iddiası ile meydanageldiği belirtilen zararın tazminine yönelik bulunandavanın, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında idari yargı yerince çözümlenmesigerekmektedir. Mahkememizin emsal nitelikteki 29/01/2018 gün E:2017/796,K:2018/27 sayılı kararı da bu yöndedir.
Açıklanan nedenlerle, Bursa 2. İdare Mahkemesinceyapılan 25.09.2018 gün ve E:2018/830 sayılı başvurununreddine karar verilmesi gerektiği sonucunavarılmıştır.
SO N U Ç : Davanın çözümünde İDARİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, Bursa 2. İdareMahkemesince yapılan 25.09.2018 gün ve E:2018/830 sayılıBAŞVURUNUN REDDİNE , 26.11.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy