T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 728
KARAR NO : 2018 / 780
KARAR TR: 26.11.2018
ÖZET : Davalı Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluk alanındaki ve jandarmanın trafik zabıtası görevinin bulunduğu yolda meydana gelen ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası nedeniyle davacının, kusurlu olduğunu ileri sürdüğü davalı kurumdan maddi ve manevi tazminat istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARA R
Davacı : A. K.
Vekilleri:Av. H. T.
Davalı :Karayolları Genel Müdürlüğü
Vekilleri : Av. A. K. Y.
Davalı :Jandarma Genel Komutanlığı
Vekilleri : Av. B. T.
OL A Y :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.10.2004 tarihindeKuşadası Söke Çevreyolu ÇorakçıMevkiinde 09 .. 2.. plakalı aracın tırmanma şeridinegeldiğinde otuz iki saattir yolun sağ şeridinde yeterliönlem alınmadan terkedilmiş haldeki 09 .. 2.. plakalıçekiciye takılı 34 .. 9... plakalı mıcıryüklü yarı römorkun sol arka altına girdiği,çarpmanın etkisiyle sola savrulup bariyerlere çarparakyandığı, kazada davacı A. K.’ ın eşininolay yerinde feci şekilde can verdiği, yine o tarihte 7,5 yaşındaolan A. K.’ ın kızı Ö.'nün hastanedehayatını kaybettiği, davacı L. K.’ ınyaralandığı, sözü geçen kaza nedeniyleuğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevizararın tazmini istemiyle yol yapım şirketi, sigortaşirketleri ile Ulaştırma ve İçişleriBakanlıkları aleyhine 01/11/2012 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır.
Aydın1. Asliye Hukuk Mahkemesi: 07.02.2018 gün, E:2018/42 K:2018/31sayılı dosyasında; " ...Davalılar UlaştırmaBakanlığı ve İçişleri Bakanlığıhaklarındaki davaların bu davadan tefriki ile; alacağı yeniesas numarası üzerinden ve bu davalılar yönünden davanınidari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden HMK 114/1-b veHMK 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine" dairverdiği karar aleyhine istinaf yoluna başvurulmuştur.
İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ : 21/05/2018tarih ve E:2018/660, K:2018/783 sayı ile "...Somut olaydadavanın yol yapımından sorumlu idare bakımındanKarayolları Genel Müdürlüğü, yolda trafikkolluğu olarak görevli jandarmalar bakımından JandarmaGenel Komutanlığının davada taraf olduğutartışmasızdır. Bu itibarla İDM'nin gerekçelikarar başlığında Karayolları GenelMüdürlüğü yerine UlaştırmaBakanlığı (Karayolları GenelMüdürlüğü), Jandarma Genel Komutanlığıyerine İçişleri Bakanlığı (Jandarma GenelKomutanlığı) yazılması ile Jandarma GenelKomutanlığının tüzel kişiliğibulunmadığından bahisle davanın İçişleriBakanlığına açıldığının veKarayolları Genel Müdürlüğünün ayrıcave açıkça davacı olarak gösterilmediğindendavanın Ulaştırma Bakanlığınaaçıldığının kabulü şeklindekigerekçesi usul ve yasaya aykırıdır.
(IV)Bilindiği üzere Anayasanın 125/1.fıkrası uyarıncaidarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşıyargı yolu açıktır. Son fıkra gereğince; idare,kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlüdür.
2577Sayılı İYUK 2-b bendinde idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan ihlal edilenlertarafından idari yargı yerinde tam yargı davasıaçabileceği hüküm altınaalınmıştır.
01/10/2011tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun3.maddesinde "her türlü idari eylem ve işlemler ileidarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yolaçtığı vücutbütünlüğünün kısmen veya tamamenyitirilmesine yahut kişinin ölümüne bağlı maddive manevi zararların tazminine ilişkin davalara Asliye HukukMahkemeleri bakar. İdarenin sorumluluğu dışında kalansebeplerden doğan aynı tür zararların tazminineilişkin davalarda dahil bu hüküm uygulanır."hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre malailişkin zararlar madde kapsamı dışındabırakılmıştır. Yani her türlü idari eylem veişlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yolaçtığı mala ilişkin zararların tazminineilişkin davalara idari yargı yerinde bakılmalıdır.
2918Sayılı Yasanın 110. maddesinde "işleteni veya sahibidevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebep verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil bu kanundandoğan sorumluluk davaları Adli Yargı'da görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez."denilmiştir. 2918 Sayılı Yasanın 110.maddesi, 6099Sayılı Yasanın H. maddesiyle değiştirilmiş,değişiklik 19/01/2011 tarihinde yürürlüğegirmiştir. Bu yasal düzenlemenin amacı kendinden sonrayürürlüğe girecek olan ve 01/10/2011 tarihindeyürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 3.maddesiyleparalellik sağlamaktadır. Yukarıda belirtildiği gibi3.madde de mala ilişkin zararlar kapsam dışındatutulmuştur. 110. maddede mal ve vücutbütünlüğüne ilişkin bir ayrıma yerverilmemiştir. Öte yandan 01/10/2011 tarihindeyürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun3.maddesindeki düzenleme 2918 Sayılı Yasanın 110.maddesinden önce uygulanmalıdır. Yani HMK'nun 3.maddesigöreve ilişkin yeni bir düzenleme getirmiştir. Bunagöre zararın mala ilişkin olması halinde idari yargıgörevlidir. Öte yandan bu 3.madde Anayasa Mahkemesinin 25-23 sayılı16/02/2012 tarihli kararıyla iptal edilmiş, bu karar 19/05/2012tarihinde R.G.'de yayınlanarak yürürlüğegirmiştir.
AnayasaMahkemesinin iptal kararının gerekçesinde "dava konusukuralla sadece kişinin vücut bütünlüğüneverilen maddi zararlar ile buna bağlı manevi zararları veölüm nedeniyle maddi-manevi zararların tazmini konusu kapsamaalınmakta ve bu tazminat davalarına bakma görevi Asliye HukukMahkemelerine verilmektedir. Buna göre aynı idari eylem veişlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerden kaynaklananzararlar kapsama alınmadığından sorumluluk sebebi aynıolsa da bu zararların tazmini davaları İdari Yargı'dagörülmeye devam edecek, bu durumda idarenin aynı yapıiçinde aldığı kararın birbölümünün idari yargıda, birbölümünün adli yargıda görülmesiyargılamanın bütünlüğünübozacaktır. Ayrıca iki ayrı yargı kolunda görülendavalarda idarenin sorumluluğu, bu sorumluluğun kapsamı,idarenin tazmin yükümlülüğü konularındafarklı sonuçlara ulaşılabilecektir." denmiştir.
2918Sayılı Yasanın değişik 110. maddesinde yer alan"bu kanundan doğan sorumluluk davaları" ifadesiyle 2918Sayılı Yasada yer alan hukuki sorumluluğa ilişkinkuralların uygulanacağı davalarla sınırlıbiçimde görevli yargı yerinin belirlendiği vurgulanmaktadır.Kamu idareleri ve kuruluşlarının, trafik güvenliği vedüzenini sağlamak amacıyla gerek kendi kuruluşyasaları, gerekse 2918 Sayılı Yasaya göreyürüttükleri hizmetlerin, kamu hizmeti niteliğitaşımaları ve 2918 Sayılı Yasada dagörevlendirilen kamu idare ve kuruluşlarınınsorumluluklarının ayrıca düzenlenmemiş olmasıkarşısında trafik düzeni ve güvenliğihizmetlerinden kaynaklandığı öne sürülenzararların tazmini istemiyle ilgili idarelere karşıaçılan davaların görüm ve çözümüidari yargının görev alanına girmektedir"gerekçesiyle davalıların Karayolları GenelMüdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığıolarak düzeltilmek suretiyle Aydın 1. Asliye HukukMahkemesi’nin 2018/42 Esas - 2018/31 Karar sayılı 07/02/2018tarihli kararını kaldırmak suretiyle "davalıKarayolları Genel Müdürlüğü ile Jandarma GenelKomutanlığı haklarındaki davanın yargı yolununcaiz olmasına ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle6100 Sayılı HMK'nun 114/1-b bendi ve 115/2. fıkrasıgereğince usulden reddine" karar vermiş temyiz edilmeyen karar06/07/2018 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacıvekili bu kez aynı taleple idari yargı yerine müracaatetmiştir.
AYDIN2. İDARE MAHKEMESİ : 28/09/2018 gün, 2018/815 esassayılı; "...2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun 13. maddesinin ilk paragrafında; "Karayolununyapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli vesorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını,trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmaklayükümlüdür." hükmüne; 11/01/2011 tarihindekabul edilen 6099 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişenve 19/01/2011 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarakyürürlüğe giren değişik 110. maddesinde ise;" 1) İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. 2) Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmününuygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelentren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır." hükmüne; 19/01/2011 tarihindeyürürlüğe giren geçici 21. maddesinde de; "BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz."kuralına yer verilmiştir.
Davadosyasının incelenmesinden; 31.10.2004 tarihinde KuşadasıSöke Çevreyolu Çorakçı Mevkiinde 09 .. 2..plakalı aracın tırmanma şeridine geldiğinde otuz ikisaattir yolun sağ şeridinde yeterli önlem alınmadanterkedilmiş haldeki 09 .. 2.. plakalı çekiciyetakılı 34 .. 9... plakalı mıcır yüklüyarı römorkun sol arka altına girdiği,çarpmanın etkisiyle sola savrulup bariyerlere çarparakyandığı, kazada davacı A. K.’ ın eşininolay yerinde feci şekilde can verdiği, yine o tarihte 7,5yaşında olan A. K.’ ın kızı Ö.'nünhastanede hayatını kaybettiği, davacı L. K.’ ınyaralandığı, sözü geçen kaza nedeniyleuğranıldığı ileri sürülen zararıntazmini talebiyle Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde davaaçıldığı, söz konusu davadadavacıların yakınlarının ölümü ilesonuçlanan trafik kazasının oluşunda, davalıidarenin hizmet kusurunun bulunduğu, bu nedenle davanıngörüm ve çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolunda karar verildiği, anılan kararınBölge Adliye Mahkemesi'nin E.2018/660, K.2018/783 sayılıkararı ile onanması ve 06.07.2018 tarihinde kesinleşmesiüzerine, davacının uğradığını ilerisürdüğü maddi ve manevi zararlara karşılıkolarak fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 25.000-TLmaddi, 500.000-TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecekticari avans faiziyle birlikte tazmini istemiyle 06.09.2018 tarihinde işbudavanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2918sayılı Kanun'da yapılan değişikle, söz konusuKanun'da kamu kurum ve kuruluşlarına verilen görevlerin ya dayüklenen sorumlulukların, ilgili idare tarafından gereğigibi yerine getirilmemesi nedeniyle meydana gelen trafik kazası neticesiortaya çıkan zararın tazmini istemiyle açılacakdavaların, adli yargı mercilerinde çözümekavuşturulacağı öngörülmüştür.Dolayısıyla, 2918 sayılı Kanun uyarınca idareyekarşı hizmet kusuru bulunduğundan bahisle açılacaktazminat davaları adli yargının görev alanınagirmektedir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2. Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “... Anayasa Mahkemesi’nin dahaönceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişimeparalel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davaların görülmesive çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda birtartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamugücünden kaynaklanan bir yetkinin kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynıseyir çizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risküreten araçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2., 125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir...” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.”denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yerverilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevinegiren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta İdare Mahkemeleri olmak üzere diğeryargı organları bakımından da uyulması zorunlu birkarar mesabesindedir.
Öteyandan benzer nitelikteki Uyuşmazlık Mahkemesinin 11/04/2016 tarih,E:2016/163, K:2016/210 sayılı kararında; "...Bu durumda,2918 saydı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenininsağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konulardaalınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikleilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile, çalışma usullerinikapsadığı, dolayısıyla meydana gelen zararıntazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır."denilmektedir
Budurumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartlan, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile, çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle, Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş Ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli yargıyerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'nebaşvurulmasına, dava dosyasının ve Aydın 1. AsliyeHukuk Mahkemesi'nin E:2018/42, K:2018/31 sayılı dosyasınınUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine, dosyanınincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nin karar vermesine değinertelenmesine" karar vererek her iki dava dosyasını 04.10.2018tarih ve 2018/815 E. sayılı üst yazı ile Mahkememizegöndermiş, başvuru 11.10.2018 tarihinde kaydedilmiştir.
İNCELEMEVE GEREKÇE :
UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Başkan Hicabi DURSUN, Üyeler:Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman HilmiAYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ'un katılımlarıylayapılan 26.11.2018 günlü toplantısında:
l-İLKİNCELEME :
Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvurudabulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının, ekindekiadli yargı dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ : Raportör-Hakim Engin SELİMOĞLU'nun,davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan;ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ'nin davadaadli yargının, Danıştay Savcısı YakupBAL’ın ise davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonraGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava;davalı Karayolları Genel Müdürlüğününsorumluluk alanındaki ve jandarmanın trafik zabıtasıgörevinin bulunduğu yolda meydana gelen ölümlü veyaralanmalı trafik kazası nedeniyle davacının, kusurlu olduğunuileri sürdüğü davalı kurumdan maddi ve manevi tazminatistemiyle açılmıştır.
2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanununamacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafikgüvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk,çalışma usulleri ile diğer hükümlerikapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı belirtilmiştir.
AynıKanunun,
"Trafikzabıtasının görev ve yetki sınırı ile genelzabıtanın trafik hizmetlerini yürütmeye ilişkinyetkisi" başlıklı 6. maddesinde: a) Trafikzabıtası;
Trafikzabıtası görevi sırasındakarşılaştığı acil ve zorunlu hallerde genelzabıta görevi yapmakla da yetkilidir.
Mülkiidare amirlerince, emniyet ve asayiş bakımından zorunlugörülen haller dışında, trafik zabıtasınagenel zabıta görevi verilemez, araç, gereç ve özelteçhizatı trafik hizmetleri dışındakullanılamaz.
b)Genel Zabıta:
Trafikzabıtasının bulunmadığı veya yeterliolmadığı yerlerde polis; polisin ve trafikteşkilatının görev alanı dışında kalanyerlerde de jandarma, trafik eğitimi almış subay, astsubay veuzman jandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygunolarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymayagörevli ve yetkilidir.
“KarayollarıGenel Müdürlüğünün görev ve yetkileri”başlıklı 7. maddesinde: “ Karayolları GenelMüdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:
a)Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve malgüvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,
b)Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespitetmek, yayınlamak ve kontrol etmek,
c)(Mülga: 17/10/1996 - 4199/47 md.)
d)Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek,karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemek veonaylamak,
e)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında,İçişleri Bakanlığının uygungörüşü alınmak suretiyle, yönetmelikte belirlenenhız sınırlarının üstünde veya altındahız sınırları belirlemek ve işaretlemek,
f)Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verilerihazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,
g)Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarındatrafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleriyapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlananprojeleri tetkik ve uygun olanları tasdik etmek,
h)Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kazaanalizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısı ileişaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önündebulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,
j)Trafik zabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmaküzere Bu Kanunun 13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddelerihükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suçveya ceza tutanağı düzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d)bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için enyakın trafik kuruluşuna teslim etmek,
k)Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olanyönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır”hükmüne yer verilmiştir.
Öteyandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde“İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğansorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemingeçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanunhükümleri uygulanır.
Motorluaraç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkindavalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigortasözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerindenbirinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiğitarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdareMahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz”denilmiştir.
2918sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye HukukMahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyuinceleyen Anayasa Mahkemesi, şu gerekçesi ile anılankuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oybirliğiyle reddetmiştir: “… Anayasa Mahkemesi’nindaha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere,tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli ve idari yargıayırımına gidilmemiş ve idariuyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergimahkemeleriyle Danıştay yetkili kılınmıştır.Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idariyargı, özel hukuk alanına giren konularda adli yargıgörevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görevalanına giren bir uyuşmazlığınçözümünde adli yargının görevlendirilmesikonusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunusöylemek olanaklı değildir. Ancak, idari yargınındenetimine bağlı olması gereken idari biruyuşmazlığın çözümü, haklı nedenve kamu yararının bulunması halinde kanun koyucu tarafındanadli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafikkazasında zarar görenin asker kişi ya da memur olmasına,aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemingeçitte meydana gelmesi durumlarına göre farklıyargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılıKanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceğini öngörmektedir. İtirazkonusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi,askeri idari yargı, idari yargı veya adli yargı kollarıarasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilereksöz konusu davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir.Aynı tür davaların aynı yargı yolundaçözümlenmesi sağlanarak davalarıngörülmesi ve çözümlenmesininhızlandırıldığı, bu suretle kısa süredesonuç alınmasının olanaklıkılındığı ve bunun söz konusu davaların adliyargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamuyararına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Öteyandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayoluşeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan sorumlulukların,özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışmabulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusuolmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyirçizgisinde hareket eden, bu nedenle aynı tür risk üretenaraçlar arasında özel-kamu ayırımıyapılmasını gerektiren bir neden de yoktur.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazınreddi gerekir…” (Any. Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68,K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954,s.136-147.)
Anayasa’nın158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle,Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir.Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda gerekçesine yer verilenkararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren birkonuyu adli yargının görevine verebileceğine,dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birincifıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesidüzenlemesinin Anayasa’ya aykırıbulunmadığına dair olup, esas itibariyle görev konusundaverilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesiuyarınca, başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargıorganları bakımından da uyulması zorunlu bir kararmesafesindedir.
Budurumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde,bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacakönlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri,bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumluluklarıile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan budavanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanannedenlerle davanın görüm ve çözümü adliyargı yerinin görevine girdiğinden, Aydın 2. İdareMahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile İzmir Bölge AdliyeMahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 21.05.2018 gün ve E:2018/660, K:2018/783sayılı davanın yargı yolunun caiz olmasınailişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 SayılıHMK'nun 114/1-b bendi ve 115/2. fıkrası gereğince usuldenreddine dair kararının kaldırılması gerektiğisonucuna varılmıştır.
SO N U Ç : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, Aydın 2. İdareMahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile İzmir BölgeAdliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 21.05.2018 gün ve E:2018/660,K:2018/783 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 26.11.2018gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy