T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 753
KARAR NO : 2018 / 712
KARAR TR : 26.11.2018
ÖZET : Davacının, Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde usta öğretici olarak çalışırken emekliye ayrıldığından bahisle kendisine kıdem tazminatı ödenmesi istemiyle açtığı davanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : K.A.
Vekili :Av.İ.E.
Davalı :Milli Eğitim Bakanlığı
Vekili : Av. E.S.
O L A Y : Davacıvekili dilekçesinde; müvekkilinin, davalı Bakanlıkbünyesindeki Trabzon Halk Eğitim MerkeziMüdürlüğüne bağlı olarak 1986-2012 tarihleriarasında, Vakfıkebir halk eğitimde hizmet akdi ile kadrosuzmevsimlik işçi statüsünde usta öğretici olarakçalıştığını; sigortasınınödendiğini, tatil dönemlerinde usta öğreticilerinsigortaları ödenmediğinden müvekkilinindışarıdan da sigorta primi ödeyerek SGK’dan emekliolduğunu, buna rağmen fiilen çalışmışolduğu günler için kıdem tazminatınıalamadığını ifade ederek; fazlaya ilişkinhaklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik3.000,00.TL kıdem tazminatının dava tarihinden itibaren mevduatauygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle7.6.2018 tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.
TRABZON 3. İŞ MAHKEMESİ; 3.7.2018 günve E:2018/103, K:2018/295 sayı ile, “(…)Tüm dosyakapsamı birlikte değerlendirildiğinde, açılan dava,kadrosuz mevsimlik işçi statüsündeçalışırken emekli olması sebebiyle kendisineödenmeyen kıdem tazminatı alacağının tahsilitalebine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK nın 114. maddesindedava şartları sayılmıştır. Davaşartlarından ikinci sırada yargı yolunun caiz olmasışartı yer almaktadır. Davalı Bakanlığabağlı Halk Eğitim Merkezi bünyesinde ustaöğretici olarak çalışan davacı ile davalıkurum arasında iş sözleşmesi bulunupbulunmadığı, ödenmeyen kıdem tazminatıalacağının tahsili istemi ile açılan davanınadli yargıda mı yoksa idari yargıda mıgörüleceği hususunun öncelikli olarak elealınması gerekir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 06/06/2016 tarihve 2016/9369 esas, 2016/12237 karar sayılı kararı, YargıtayHukuk Genel Kurulu'nun 18.01.2017 tarih, 2015/9-736 Esas 2017/25 Kararsayılı kararı, Samsun BAM 7. HD nin 2017/3777 Esas, 2018/95karar sayılı ilamları incelendiğinde; " 657sayılı Devlet Memurları Kanununun “Ders Görevi”başlıklı 89. maddesinde “Her derecedeki eğitim veöğretim kurumları ile Üniversite ve Akademi (AskeriAkademiler dahil), okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda vebenzeri kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesibulunmaması halinde öğretmenlere, öğretimüyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktanatanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir. Ücretleokutulacak ders saatlerinin sayısı, ders görevi alacaklarınnitelikleri ve diğer hususlar ilgili Bakanlığın teklifi veBakanlar Kurulunun kararı ile tespit olunur” hükmü yeralmaktadır.
1739 sayılı Milli Eğitim TemelKanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre, örgün veyaygın eğitim kurumlarında ve hizmetiçi yetiştirmekurs, seminer ve konferanslarında uzman ve usta öğreticiler degeçici veya sürekli olarak görevlendirilebilir.Öğretim tür ve seviyelerine göre uzman ve ustaöğreticilerin seçimlerinde aranacak şartlar, görevve yetkileri, yönetmeliklerle tespit edilir. Bu yasal düzenlemeuyarınca çıkarılan “Millî EğitimBakanlığı Kurumlarında Sözleşmeli veya Ek DersGörevi ile Görevlendirilecek Uzman ve Usta ÖğreticilerHakkında Yönetmeliğin” 5. maddesi gereğince“Uzman ve usta öğreticiler aşağıdakişekillerde görevlendirilirler;
1- Geçici personel olarak:
Geçici personel olarak görevlendirilecek uzmanve usta öğreticiler ile yapılacak sözleşmeesasları 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 15/05/1975gün ve 1897 sayılı Kanunun 1 inci maddesi iledeğiştirilen 4 üncü maddesine göre Bakanlıkçahazırlanır.
2- Ek ders görevi verilmesi yoluyla:
4 üncü maddede belirtilen esaslara göre ekders görevi verilmesi yoluyla görevlendirilecek uzman ve ustaöğreticilere, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 89uncu maddesi uyarınca 1/12/2006 tarihli ve 2006/11350 sayılıBakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulanMillî Eğitim Bakanlığı Yönetici veÖğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Karardabelirtilen miktarda ek ders görevi verilebilir.”
Konu ile ilgili olarak; T.C. Çalışma veSosyal Güvenlik Bakanlığı, Sosyal Sigortalar KurumuBaşkanlığı, Sigorta İşleri GenelMüdürlüğü, Sigorta Primleri DaireBaşkanlığı’nca yayınlanan “Usta Öğreticiler”Konulu 16/02/2004 Tarih ve 101572 sayılı 16 -309 Ek sayılıGenelgesindeyse,“Çıraklık ve Halk Eğitim Merkezlerindeherhangi bir kadroya bağlı olmaksızın ders ücretikarşılığında çalışan ustaöğreticilerin 657 sayılı Kanunun 89. maddesine göreçalıştırıldıkları, geçici personelstatüsünde bulundukları, İş Kanununa tâbiolmadıkları belirtilmiş, bu nedenle anılan kişilereödenen ücretlerden 4447 sayılı İşsizlikSigortası Kanununun (4571 sayılı Kanun iledeğiştirilen) 46. maddesi hükmü gereğinceişsizlik sigortası priminin kesilmemesinin uygungörüldüğü bildirilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 2. maddesinegöre; “işçi” bir iş sözleşmesinedayanarak çalışan gerçek kişi olaraktanımlanmaktadır. İşçi sıfatınınkazanılması iş akdinin varlığınadayandığından, her şeyden önce ortada taraflarınserbest iradeleriyle kabul edilmiş bir sözleşme ilişkisininbulunması zorunludur. İş Kanununa göre işçisayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasındaiş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan hertürlü hak iddialarından doğan hukukuyuşmazlıklarının çözüm görevi 7036sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 5.maddesi uyarıncaiş mahkemelerine verilmiştir. Çalışmailişkisinin iş sözleşmesine, idarece yapılan birgörevlendirmeye veya idari sözleşmeye dayalı olupolmadığının tespiti, sonuç itibariyle yargıyolunu da belirleyecektir.
Niteliği itibariyle bir özel hukuksözleşmesi olan iş sözleşmesinde taraflar,yasaların öngördüğü sınırlariçinde sözleşmenin konusunu, amacını,biçimini, bağlantı kuracakları kişileri serbestçeseçebilirler. Buna karşılık istihdamın idarisözleşme, görevlendirme veya atama suretiyle yapılmasıdurumunda, çalışma ilişkisinin çerçevesinioluşturan yasal mevzuat tarafların hareket serbestisinikısıtlamakta ve kişileri statü hukukuna tabikılmaktadır. Bu nedenledir ki, özel hukuksözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar adliyargıda, idarece yapılan görevlendirmelerden ve atamalardandoğan uyuşmazlıklar ise idari yargıdaçözümlenmektedir." açıklamasınıngetirildiği, bu bilgiler doğrultusunda somut olayabakıldığında davacının ders ücretkarşılığı kadrosuz usta öğretici olarakValilik onayı ile davalı Bakanlık bünyesindeki Trabzon HalkEğitim Merkezi Müdürlüğündegörevlendirildiği, ücretlerinin 657 Sayılı DevletMemurları Kanununun 89. maddesine uygun olarak Bakanlar Kuruluncaçıkarılan kararlar uyarınca MaliyeBakanlığınca belirlenen ücretler üzerindenödendiği, taraflar arasında iş sözleşmesibulunmadığı, aralarındaki ilişkinin statühukukuna tabi olduğu anlaşıldığına göre;davacının 506 sayılı Kanun gereğince sosyalgüvenlik hukuku açısından Sosyal Sigortalar Kurumunaprimlerinin yatırılmış olmasının işsözleşmesi ile çalıştığıanlamına gelmeyeceği de dikkate alınarak, taraflararasındaki uyuşmazlığınçözümünün iş mahkemesinin görevalanına girmediği sonucuna varılarak yargı yolunun caizolmaması nedeni ile davanın görev yönünden reddinekarar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesisedilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanangerekçe ve nedenlerle;
1-Uyuşmazlığın idari yargınıngörev alanına girmesi nedeni ile davanın görevyönünden REDDİ İLE, MahkememizinGÖREVSİZLİĞİNE...” karar vermiş, bu kararistinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez, fazlaya ilişkinhaklarının saklı kalması kaydı ile 1.000,00.TLkıdem tazminatının emeklilik nedeniyle iştenayrıldığı tarihten itibaren mevduata uygulanan enyüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle idariyargı yerinde dava açmıştır.
TRABZON İDARE MAHKEMESİ; 5.9.2018 gün ve E:2018/980 sayı ile “(…) 506 Sayılı Sosyal SigortalarKanunu’nun 2. maddesinde “Bir hizmet akdine dayanarak bir veyabirkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalısayılırlar...” denilmiş, aynı Yasanın“Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri”Başlıklı 134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasındandoğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya budavalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür”hükmüne yer verilmiş; 506 sayılı yasahükümleri 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.5510 sayılı Kanunun 3. maddesinde; kısa ve/veya uzun vadelisigorta kolları bakımından adına prim ödenmesi gerekenveya kendi adına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olaraktanımlanmış; 79. madde ile başlayan DördüncüKısmında, primlere ilişkin hükümlere yerverilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksine hükümbulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür” hükümleri yer almaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 1. maddesinde,Kanunun amacının, işverenler ile bir işsözleşmesine dayanarak çalıştırılanişçilerin çalışma şartları veçalışma ortamına ilişkin hak vesorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş;aynı zamanda, bakılan davanın da konusunu oluşturan“İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi” hususunaKanunun 8.maddesi ve devamında; kıdem tazminatı, ücretliizin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük vehaklara ilişkin hususlara ise, Kanunun değişik maddelerinde yerverilmiştir.
Diğer taraftan; 7036 sayılı İşMahkemeleri Kanununun 5. Maddesinde, "İş mahkemeleri; a) 5953sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabigemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İşKanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı TürkBorçlar Kanununun İkinci Kısmının AltıncıBölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğanher türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari paracezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariçolmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İşKurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatındankaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda işmahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara,ilişkin dava ve işlere bakar" hükümleri yeralmaktadır.
Dosya kapsamında yapılan incelemede;davacının 1986-2012 yılları arasında Trabzon HalkEğitim Merkezi Akşam Sanat OkuluMüdürlüğünde hizmet akdi ile kadrosuz mevsimlikişçi statüsünde usta öğretici olarakçalıştığı, emekli olması sonrasındaçalıştığı günkarşılığı olarak kıdem tazminatıalamadığından, mahrum kalınan tazminatın ödenmesiyönünde karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanınaçıldığı anlaşılmıştır.
Davacının, 506 sayılı Kanunyürürlükte iken mahalli mülki amirin tasarrufu ileçalıştığı, idareyle arasında bir hizmetilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdem tazminatınınİş Kanunu'ndan kaynaklanan haklardan olduğu dikkatealındığında, uyuşmazlığın özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevli olduğusonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Mahkememizingörevine girmeyen ve Trabzon 3.İş Mahkemesince görevsizlikkararı verilen bu davada görevli mahkemenin belirlenmesi içindava dosyasının 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19.maddesi uyarınca Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine,Uyuşmazlık Mahkemesince bir karar verilinceye kadaryargılamanın ertelenmesine…” karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 26.11.2018günlü toplantısında:
I-İLKİNCELEME: Dosya üzerinde 2247sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılanincelemeye göre; İdare Mahkemesince, idari yargı dosyasıile birlikte adli yargı dosyası da temin edilmek sureti ile 2247 sayılıYasa’nın 19. maddesinde öngörülen şekildebaşvurulduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından, adli veidari yargı yerleri arasında doğan görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hâkim TaşkınÇELİK’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, Trabzon Halk Eğitim Merkezi, Akşam SanatOkulu Müdürlüğünde usta öğretici olarakçalışırken emekliye ayrılan davacının, fazlayailişkin hakları saklı kalmak kaydıyla adli yargıyerinde 3.000,00-TL, idari yargı yerinde ise 1.000,00-TL kıdemtazminatının faizi ile birlikte ödenmesi istemiyleaçılmıştır.
506 SayılıSosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. maddesinde “Bir hizmet akdinedayanarak bir veya birkaç işveren tarafındançalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalısayılırlar…” denilmiş, aynı Yasanın“Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri”Başlıklı 134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasındandoğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya budavalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür”hükmüne yer verilmiş; 506 sayılı yasahükümleri 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlüktenkaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanunun3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kollarıbakımından adına prim ödenmesi gereken veya kendiadına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olaraktanımlanmış; 79.madde ile başlayan DördüncüKısmında, primlere ilişkin hükümlere yerverilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksine hükümbulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerindegörülür” denilmiştir.
Öte yandan, 4857sayılı İş Kanunu’nun 1.maddesinde, Kanununamacının, işverenler ile bir işsözleşmesine dayanarak çalıştırılanişçilerin çalışma şartları veçalışma ortamına ilişkin hak vesorumluluklarını düzenlemek olduğu belirtilmiş;“İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi” hususunaKanunun 8.maddesi ve devamında, kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklananyükümlülük ve haklara ilişkin hususlara ise Kanunundeğişik maddelerinde yer verilmiştir.
Diğer taraftan;12.10.2017 gün ve 30221 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarakyürürlüğe giren, 7036 sayılı İşMahkemeleri Kanunu’nun;
"İşmahkemelerinin kuruluşu" başlıklı 2. maddesinde,
“(1)İş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlugörüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesiderecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülenyerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihlive 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ileBölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve YetkileriHakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir.
(2) İşdurumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerininbirden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu dairelernumaralandırılır. İhtisaslaşmanınsağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu veniteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımıHâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebilir. Bukararlar Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevziedilen davalara bakmak zorundadır.
(3) İşmahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görevalanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince, buKanundaki usul ve esaslara göre bakılır." denilmiş,
"Davaşartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3/1.maddesinde;
" (1) Kanuna,bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçiveya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iadetalebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuşolması dava şartıdır..." denilmiş,
"Görev"başlıklı 5. maddesinde;
" (1)İş mahkemeleri;
a) 5953sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabigemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İşKanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı TürkBorçlar Kanununun İkinci Kısmının AltıncıBölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabiişçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında,iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğanher türlü hukuk uyuşmazlıklarına,
b) İdari paracezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4üncümaddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariçolmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İşKurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatındankaynaklanan uyuşmazlıklara,
c) Diğerkanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilenuyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar"denilmiştir.
Aynı Kanun'un"Geçici Hükümleri" başlıklıGeçici 1. maddesinde;
"(1) Mülga5521 sayılı Kanun gereğince kurulan iş mahkemeleri, buKanun uyarınca kurulmuş iş mahkemeleri olarak kabul edilir. Bumaddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceaçılmış olan davalar, açıldıklarımahkemelerde görülmeye devam olunur.
(2) Bu Kanunun davaşartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, buhükümlerin yürürlüğe girdiği tarihitibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ileYargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmaz.
(3) Başkamahkemelerin görev alanına girerken bu Kanunla iş mahkemeleriningörev alanına dâhil edilen dava ve işler, işmahkemelerine devredilmez; kesinleşinceye kadar ilgili mahkemeler tarafındangörülmeye devam olunur.
(4) İlk derecemahkemeleri tarafından bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanunyoluna ilişkin hükümlere tabidir. " hükmüne yerverilmiştir.
Dosya kapsamındayapılan incelemede; davacının Trabzon Halk Eğitim Merkezi,Akşam Sanat Okulu Müdürlüğü bünyesinde ustaöğretici olarak çalıştığı, emekli olduğu; davanın, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydıyla, fiilençalıştığı günler için adliyargı yerinde 3.000,00-TL, idari yargı yerinde ise 1.000,00-TLkıdem tazminatının faizi ile birlikte ödenmesi istemiyleaçıldığı anlaşılmıştır. Davacının,idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdemtazminatının İş Kanunu’ndan kaynaklanan haklardanolduğu dikkate alındığında,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargıyerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Trabzon İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Trabzon3. İş Mahkemesinin, 3.7.2018 gün ve E:2018/103, K:2018/295 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Trabzon İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Trabzon 3. İşMahkemesinin, 3.7.2018 gün ve E:2018/103, K:2018/295 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,26.11.2018 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy