T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 487
KARAR NO : 2018 / 567
KARAR TR : 22.10.2018
ÖZET : Ağır ceza mahkemesince yapılan mahsup işleminin, mahkeme tarafından zamanında infaza bildirilmemesi nedeniyle, davacının haksız yere yakalanarak cezaevinde kaldığı iddiası ile açılan manevi tazminat davasının, ADLİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.. K A R A R Davacı : H. E. Vekili : Av. V.Ö. Davalı : 1.MaliyeHazinesi (Adli Yargıda) Vekili : Av. U.E. Ç. 2.AdaletBakanlığı (İdariYargıda) O L A Y : Davacı vekilidilekçesinde; müvekkilinin aldığı ve kesinleşen10 aylık hapis cezasını yattığı bir başkadosyadan mahsup etmiş olduğunu, 19.03.2013 tarihli mahsupkararı sisteme işlenmediği için, daha doğrusu mahsupyapan mahkeme tarafından infaz bürosuna bildirilmediğiiçin müvekkilinin haksız yere Cuma gecesi gözaltınaalınarak cezaevine gönderildiğini, 2 günlükhafta sonunu cezaevinde geçirdiğini, pazartesi mesaininaçılması ile birlikte işlemlerinin yapılmasıyla serbest kalabildiğini; müvekkilinin cezaaldığı ve kesinleşen dosyasında yargılamaaşamasında yattığı süre ile başka birdosyasında mahsup ettiği süre aldığı cezanıninfazını-şartla salıverme süresini-fazlası ilekarşılanmasına rağmen, yapılan mahsup işlemininmahkeme tarafından zamanında infaza bildirilmemesi nedeniyle müvekkilininhaksız ve hukuka aykırı olarak yakalanıp tutuklandığını;mahsup işleminin zamanında infaza bildirilmesi halinde bu durumunyaşanmayacağını; idarenin yanlış ve eksikkararının müvekkilin haksız yere cezaevinde yatmasınave mağdur olmasına yol açtığını; CMK141.maddeden yazılan koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemeninkoşullarının oluştuğunu ifade ederek; 5.000 TL. manevitazminatın, gözaltına alınma tarihi itibariyle yasal faiziile birlikte davalıdan tahsili istemiyle Maliye Hazinesine karşıadli yargıda dava açmıştır. Mersin 4.Ağır CezaMahkemesi; 9.5.2013 gün ve E:2013/131, K:2013/139 sayı ile,uyuşmazlığın esasını inceleyerek“(…)Davacı H. E. vekili tarafından davacı H.'inAdana 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/7 esas 2010/328 kararsayılı dosyasından 3713 sayılı yasanın 7/2maddesi gereğince kesinleşmiş 10 ay hapsine mahkumiyetinedeniyle bu hükmün infaza verilmesi esnasında aynımahkemenin 19/03/2013 tarihli mahsup kararındaki sürenin buhükmün infazındaki ceza süresinikarşılamasına rağmen söz konusu mahsupkararının zamanında infaza bildirilmemesi nedeniyle 20/04/2013günü gözaltına alınıp 22/04/2013gününde serbest bırakılması dolayısıylaaçılan manevi tazminat davasının; Ceza MuhakemesiKanununun 141.maddesinin tamamında ve özellikle 1-afıkrasında suçun soruşturması vekovuşturması esnasında kanunlarda belirtilen koşullardışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğundevamına karar verilenlerin tazminat davası açabileceğibelirtilmekle davacı H.'in kovuşturma ve soruşturmasafhasında değil de infaz aşamasında mahsupkararının zamanında bildirilmemesi nedeniyle ceza infaz kurumunaalınması nedeniyle açılan manevi tazminatdavasının yasal şartlar bulunmadığındanREDDİNE(…) karar vermiş, bu karar davacı vekilince temyizedilmiştir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi: “(…)Tazminatistemine ilişkin CMK'nın 141. maddesinde "suçsoruşturması ve kovuşturması sırasında"gerçekleşen koruma tedbirlerindeki hukukaaykırılıklar yönünden bu kanun hükümlerinegöre tazminat istenebileceği ve madde metninde buaykırılıkların tahdidi şekildesıralandığı, infaz aşamasında meydana gelenhukuka aykırılıkların madde kapsamındabulunmadığı bu yöndeki hukukaaykırılıkların Uyuşmazlık Mahkemesinin 19.03.1993tarih ve 1993/6 Esas ve 1993/5 sayılı kararında dabelirtildiği üzere, idari yargı görev alanındakaldığı ve bu mahkemeler önünde tazminat istemindebulunulabileceği gözetilip; görevsizlik kararı verilmesiyerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde davanınreddine karar verilmesi(…)” nin kanuna aykırı olduğugerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir. MERSİN 4.AĞIR CEZAMAHKEMESİ: 12.3.2015 gün ve E: 2015/35, K:2015/53 sayılıkararı ile, bozma ilamına uyarak bozma ilamındakigerekçelerle davanın görev nedeniyle reddine karar vermişve verilen karar itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı vekili bu kez, aynıistemle Maliye Hazinesi aleyhine idari yargı yerinde dava açmış;Mahkeme husumetin Adalet Bakanlığı olarak düzeltilmesinekarar vermiştir. Mersin 1.İdareMahkemesi:15.6.2016 gün ve E:2015/883, K:2016/854 sayı ile,uyuşmazlığın esasını inceleyerek tazminatisteminin kabulüne karar vermiş; itiraz edilmesi üzerine KonyaBölge İdare Mahkemesi 4.İdari Dava Dairesi: 6.2.2018 gün veE:2016/1769, K:2018/199 sayı ile, mevzuat hükmünündeğerlendirilmesinden; suç soruşturması veyakovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiilveya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzerehâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlarveya yaptıkları işlemler nedeniyle Devlet aleyhineaçılan tazminat davalarının, zarara uğrayanınoturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yerağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise veaynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakınyer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanacağıgerekçesiyle; davacının hukuka aykırı olarakgözaltına alınarak 3 gün cezaevinde tutuklu kalmasındaoluşan 5.000,00-TL manevi zararın yasal faizi ile birlikte tazminiistemiyle açılan davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğuna ve Mersin 1. İdare Mahkemesi'nin 15/06/2016 gün veE:2015/883, K:2016/854 sayılı kararının bozulmasınakarar vermiştir. MERSİN 1.İDAREMAHKEMESİ: 12.6.2018 gün ve E:2018/570 sayı ile,“(…)17/12/2004 tarih ve 25673 sayılı Resmi Gazete'deyayımlanarak yürürlüğe giren 5271 sayılıCeza Muhakemesi Kanununun, "Tazminat istemi" başlıklı141. maddesinde, "(1) Suç soruşturması veyakovuşturması sırasında; a) Kanunlarda belirtilenkoşullar dışında yakalanan, tutuklanan veyatutukluluğunun devamına karar verilen, b) Kanunî gözaltısüresi içinde hâkim önüneçıkarılmayan, c) Kanunî haklarıhatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarındanyararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan, d) Kanuna uygun olaraktutuklandığı hâlde makul sürede yargılama merciihuzuruna çıkarılmayan ve bu süre içindehakkında hüküm verilmeyen, e) Kanuna uygun olarakyakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarındakovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine kararverilen, f) Mahkûm olup dagözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri,hükümlülük sürelerinden fazla olan veyaişlediği suç için kanunda öngörülencezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bucezayla cezalandırılan, g)Yakalama veya tutuklamanedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veyabunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözleaçıklanmayan, h) Yakalanmaları veyatutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen, i)Hakkındaki aramakararı ölçüsüz bir şekildegerçekleştirilen, j) Eşyasına veyadiğer malvarlığı değerlerine, koşullarıoluşmadığı halde elkonulan veya korunması içingerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığıdeğerleri amaç dışı kullanılan veyazamanında geri verilmeyen, k) (Ek: 11/4/2013-6459/17 md.)Yakalama veya tutuklama işlemine karşı Kanundaöngörülen başvuru imkânlarındanyararlandırılmayan, (2)Kişiler, maddî vemanevî her türlü zararlarını, Devlettenisteyebilirler. Birinci fıkranın (e) ve(f) bentlerinde belirtilen kararları veren merciler, ilgiliye tazminathakları bulunduğunu bildirirler ve bu husus verilen kararageçirilir. (3)(Ek: 18/6/2014-6545/70 md.)Birinci fıkrada yazan hâller dışında, suçsoruşturması veya kovuşturması sırasındakişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleride dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyetsavcılarının verdikleri kararlar veya yaptıklarıişlemler nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir. (Ek: 18/6/2014-6545/70 md.)Devlet, ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerineaykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüyekullanan hâkimler ve Cumhuriyet savcılarına bir yıliçinde rücu eder." hükmüne, "Tazminat istemininkoşulları" başlıklı 142. maddenin 1. ve 2.fıkrasında ise, "(1) Karar veya hükümlerinkesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üçay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihiniizleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir. (2) İstem, zararauğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde veeğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemleilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesiyoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde kararabağlanır." hükmüne yer verilmiştir. (…) Dava dilekçesinin veMersin 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:2015/35 sayılıesasına kayıtlı dava dosyasının incelenmesinden;davacının hukuka aykırı olarak gözaltınaalınarak 3 gün cezaevinde tutuklu kaldığından bahisle5.000,00.-TL manevi tazminat davası açtığı,anılan Mahkeme'nin 12.03.2015 günlü ve E:2015/35, K:2015/53sayılı kararı ile verilen görevsizlik kararının14.04.2015 tarihinde kesinleşmesi üzerine de, bakılmakta olandavanın açıldığıanlaşılmaktadır. Yukarıda yer alan mevzuathükmünün değerlendirilmesinden; suçsoruşturması veya kovuşturması sırasındakişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleride dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyetsavcılarının verdikleri kararlar veya yaptıklarıişlemler nedeniyle Devlet aleyhine açılan tazminat davalarının,zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesindeve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemleilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesiyoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde kararabağlanacağı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, davacınınhukuka aykırı olarak gözaltına alınarak 3 gün cezaevindetutuklu kalmasında oluşan 5.000,00-TL manevi zararın yasal faiziile birlikte tazmini istemiyle açılan davanın görümve çözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/03/2015 günlü veE:2015/35, K:2015/53 sayılı kararı ile verilen görevsizlikkararının kesinleşmesi üzerine MahkememizdeE:2018/570(Bozma öncesi E:2015/883) esas sayılı dosya ileaçılan davada görevsiz olduğumuz sonucunavarıldığından, 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanununun19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesi'ne başvuruyapılmasına, Uyuşmazlık Mahkemesi'nden karar gelinceyekadar dava hakkında karar verilmesinin ertelenmesine…” kararvermiştir. İNCELEME VEGEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında,Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER,Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ'unkatılımlarıyla yapılan 22.10.2018 günlütoplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre, İdare Mahkemesi’nceanılan Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen usul veyönteme uygun biçimde başvuruda bulunulduğuanlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkgörülmediğinden görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halilİbrahim ÇİFTÇİ ile DanıştaySavcısı Yakup BAL’ın davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, yapılan mahsupişleminin mahkeme tarafından zamanında infaza bildirilmemesinedeniyle davacının haksız yere yakalanarak cezaevinde kaldığıiddiası ile manevi tazminat istemiyleaçılmıştır. 5237 sayılı TürkCeza Kanununun “Mahsup”başlıklı 63.maddesinde; “(1) Hüküm kesinleşmeden öncegerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlamasonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmişsüreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir. Adlî paracezasına hükmedilmesi durumunda, bir gün yüz TürkLirası sayılmak üzere, bu cezadan indirimyapılır.”hükmüne yer verilmiştir. Diğer taraftan,5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazıHakkında Kanun’un amacı, Kanun’un 1.maddesinde debelirtildiği üzere ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazınailişkin usul ve esasları düzenlemektir. Kişi hakkındaverilmiş olan bir mahkumiyet ilamının infaz edilebilmesiiçin temel şart ise 4.maddede de belirtildiği gibi bumahkumiyet ilamının kesinleşmiş olmasıdır. Kesinleşenmahkumiyet ilamına ilişkin olarak, infazın dayanakları veinfaz işlemini kimin takip edeceği ise Kanun’un 5.maddesindedüzenlenmiştir. 5.maddede; “Mahkeme, kesinleşen ve yerinegetirilmesini onayladığı cezaya ilişkin hükmüCumhuriyet Başsavcılığına gönderir. Bu hükmegöre cezanın infazı Cumhuriyet savcısı tarafındanizlenir ve denetlenir.” hükmü yer almakta olup, böyleceMahkemece kesinleştirmesi yapılarak yerine getirilmesi onaylananmahkumiyet ilamının ilgili Cumhuriyet başsavcılığınagönderilmesinden sonra, ilamın infazının Cumhuriyet Başsavcılığıtarafından yerine getirileceği belirtilmiştir. Bu bağlamda, aynıKanunun “Hükümlülerin Ceza İnfaz KurumlarınaKabul İşlemleri” üst başlığıaltında, “Cumhuriyet Başsavcılığıncayapılacak işlemler” başlıklı 20. Maddesinde; “(1) Hapis cezasını içeren kesinleşmişmahkûmiyet kararları, mahkemece, hangi hükümlü ve hangicezanın infazına ilişkin olduğu açıkçabelirtilmek suretiyle Cumhuriyet Başsavcılığınaverilir. (2) CumhuriyetBaşsavcılığınca infaz defterine kaydedilenilâmdaki cezanın süresi gözetilerek hükümlühakkında çağrı kâğıdı veya yakalamaemri çıkarılır. (3)Çağrı kâğıdı, hükümdegösterilen adrese tebliğ edilir. Hükümlü, adresdeğişikliklerini mahkemeye veya CumhuriyetBaşsavcılığına bildirmekle yükümlüdür.Aksi hâlde hükümde gösterilen adreste yapılantebligat geçerlidir. (4)Hükümlüye, Cumhuriyet Başsavcılığıncadüzenlenen ceza infaz kurumuna alındığı vesalıverileceği tarih ile ceza süresini ve cezanın hangihükme ilişkin bulunduğunu belirten bir belge verilir.’’hükmü yer almaktadır. Öte yandan; CumhuriyetBaşsavcılıkları İle Adli Yargı İlk Derece CezaMahkemeleri Yazı İşleri HizmetlerininYürütülmesine Dair Yönetmeliğin “İnfazkaydı” başlıklı 23.maddesinde, “(1) Mahkemeilâmlarının infazına ilişkin işlemlerinsafahatının işlendiği kayıttır. (2) Bukayıt; sıra numarası, hükümlünün kimlikbilgileri, ilâmı veren mahkeme, ilâmın tarih venumarası, ilâmın geldiği tarih, Cumhuriyetbaşsavcılığı esas numarası, hükmünözeti, evvelce gözaltında ve tutuklu kalmışsasalıverilme ve tahliye tarihi, ceza infaz kurumuna girdiği veçıktığı tarih ile saat, muhafaza tedavi vetedbirinin uygulanmaya başlandığı ve sona erdiğitarih, ceza bildirme, tali karar ve yerine getirme fişleriningönderildiği tarih ile düşüncelersütunlarını içerir. (3) Bir hüküm ile aynışahıs hakkında hürriyeti bağlayıcı ceza,adlî para cezası ve güvenlik tedbirine birliktehükmedilmesi hâlinde, bu cezaların her biri ile güvenliktedbirlerine ait ilâmlar ayrı ayrı numaralara kaydedilir. (4)Gereken hâllerde infaz kaydı; ağır ceza, asliye ceza, sulhceza, icra, 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı TerörleMücadele Kanununun 10 uncu maddesi ile görevli ağır cezamahkemesi ilâmları, taşra ilâmları veçocuklar hakkında ilgili mahkemelerce verilen ilâmlarayrı ayrı gruplanabilir. Adlî para cezasına ilişkinilâmlar, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk KorumaKanununa, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve GüvenlikTedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanuna, 26/9/2004 tarihli ve 5237sayılı Türk Ceza Kanununun 57 nci maddesine göre verilen,muayene ve tedavi kararları ile dâhilî ve haricîilâmlar hakkında da müstakil bir kayıt tutulabilir. (5)Mahsup işlemi yapıldığında bu durum ilgili mahkemedosyasının safahatına otomatik olarak şerhdüşülür.”denilmek sureti ile infaz kaydının ve mahsup işleminin hangiistem üzerine ne şekilde düzenleneceği kalemealınmıştır. Dosyalar kapsamındayapılan incelemede; Adana 6.Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.3.2013gün ve E:2008/7, K:2010/328 sayılı “MahsupKararı”nda; davacı/hükümlü H.E.’nunmüvekkilinin verdiği dilekçe ile, hükümlünün Mahkemelerinin E:2008/253 K:2009/119sayılı karar dosyasında tutuklu kaldığısürelerin, Mahkemelerinin E:2008/7 K:2010/328 sayılıilamından mahsup edilmesini talep ettiği; adıgeçenin,Mahkemelerinin E:2008/7, K:2010/328 sayılı ilamı ile TerörÖrgütü Propagandası Yapmak suçundan 10 ay hapis veSilahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan10 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı,Yargıtay 9.Ceza Dairesinin 2012/5710 sayılı ilamı ilesilahlı terör örgüte üye olma suçundan verilen10 ay hapis cezasının onanmasına, terörörgütü propagandası yapmak suçundan verilencezanın düşmesine karar verildiği,hükümlünün 10 ay hapis cezasının infazıiçin Adana C.Başsavcılığına verildiği,Mahkemelerinin 20/07/2012 tarihli ek kararı ilehükümlünün 10 ay hapis cezasınıninfazının durdurulmasına karar verildiği; yine MahkemelerininE:2008/253, K:2009/119 sayılı ilamı ile silahlı terörörgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis,terör örgütü propagandası yapmak suçundan 10hapis cezası ile cezalandırıldığı,hükümlünün bu dosyadan 20/10/2008 tarihinde gözaltına alındığı, 21/10/2008 tarihindetutuklandığı ve 28/04/2009 tarihinde tahliyesine kararverildiği, dosyanın temyiz edilerek Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığına gönderildiği; 5237sayılı TCK.nun 63.maddesine göre hükümkesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsîhürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hallernedeniyle geçirilmiş sürelerin, hükmolunan hapiscezasından indirildiği, bu hali ile mahsupkoşullarının oluştuğununanlaşıldığı gerekçesiyle; “1.Hükümlü HÜSEYİN EROĞLU'nun infazına devamettiği mahkememizin 2008/7 esas 2010/328 karar sayılı ilamıile verilen 10 ay hapis cezasından yine mahkememizin 2008/253 esas2008/601 karar sayılı dosyasında 20/10/2009 gözaltıtarihi ile 21/10/2008- 28/04/2009 tarihleri arasındaki tutukluluktakaldığı sürenin 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesigereğince MAHSUBUNA, 2. Kararınhükümlü müdafine tebliğine, 3-Hükümlühakkında mahkememizin 2008/7 esas 2010/328 sayılı karardosyasının 6352 sayılı yasa kapsamındadeğerlendirmek üzere mahkememizin 2012/217 esasınakaydedildiği, infaz evraklarının bila infaz mahkememize teslimedildiği anlaşıldığından mahkememizin 2012/217esas 2012/318 sayılı karar dosyasının kesinleşmesinemüteakip mahsup kararının eklenerek birlikte infaza verilmesine, 4.Kararın mükerrermahsubun önlenmesi açısından Yargıtayda bulunanMahkememizin 2008/253 esas 2009/119 karar sayılı dosyasınaeklenmesine, Dair dosya üzerindeyapılan incelemede C.Savcısının mütaasına uygunolarak, 7 günlük süre içinde mahkememize verilecekdilekçe ile Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'naitiraz hakkı olmak üzere…” karar verildiği; daha sonra davacı vekili tarafından; müvekkilinin cezaaldığı ve kesinleşen dosyasında yargılamaaşamasında yattığı süre ile başka birdosyasında mahsup ettiği süre aldığı cezanıninfazını-şartla salıverme süresini-fazlası ilekarşılanmasına rağmen, yapılan mahsupişleminin mahkeme tarafından zamanında infaza bildirilmemesinedeniyle müvekkilinin haksız ve hukuka aykırı olarakyakalanıp tutuklandığını iddia ederek; 5.000 TL.manevi tazminatın, gözaltına alınma tarihi itibariyle yasalfaizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır. Konuya ilişkinmevzuat hükümleri ile somut olaş birlikte irdelendiğinde;davacının adli yargı mercilerinde yapılanyargılanmaları sonucunda hüküm giymesi, tutuklukalması, bilahare tutuklu kaldığı sürelerin, yine adliyargı yerince 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgilihükmü gereğince, mahsup kararı verilmek suretiylehüküm altına alınmasının söz konusuolduğu; yine, infaza ilişkin Cumhuriyet Savcılarınıngörev ve sorumluluklarının gerek 5275 sayılı Ceza veGüvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda gerekse deCumhuriyet Başsavcılıkları İle Adli Yargıİlk Derece Ceza Mahkemeleri Yazı İşleri HizmetlerininYürütülmesine Dair Yönetmelikte düzenlendiği; bubağlamda, davacının; yapılan mahsup işlemininmahkeme tarafından zamanında infaza bildirilmemesi nedeniylehaksız olarak gözaltına alındığı vecezaevinde kaldığı iddiasının ve bundan kaynaklananzararın tazmini isteminin de adli yargı mercii tarafından değerlendirilmesigerektiği; Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilenkararın ve devamında tesis edilen uygulama işlemi/ya daişlemlerinin birer idari işlem olarak kabulüne hukuken imkanbulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle,davanın görüm ve çözümünde adli yargıgörevli olduğundan, Mersin 1. İdare Mahkemesi’ninbaşvurusunun kabulü ile, Mersin 4.Ağır Ceza Mahkemesinin12.3.2015 gün ve E: 2015/35, K:2015/53 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanınçözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna,bu nedenle Mersin 1. İdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile,Mersin 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 12.3.2015 gün ve E: 2015/35,K:2015/53 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,22.10.2018 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy