T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018 / 632
KARAR NO : 2018 / 577
KARAR TR : 22.10.2018
ÖZET : Türk Telekomünikasyon A.Ş.’de çalışırken özelleştirme nedeniyle bir kamu kurumuna nakledilen davacının, maaş nakil ilmühaberinin düzeltilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : B. İ.
Vekili : Av. K. Y.
Davalı : Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Vekili : Av. B.K.
O L A Y : Davalı Şirkettegörev yapmakta iken, 406 sayılı Yasanın Ek-29. maddesi ile4046 sayılı Yasanın 22. maddesine göre adı DevletPersonel Başkanlığına bildirilen davacı 29.11.2010tarihinde, kamu kurumu emrine atanmıştır.
Davacı vekili, müvekkilinin maaşnakil ilmühaberine eklenmeyen ikramiye ve ilave tediyealacağının, 1 aya denk düşen miktarınıntespit edilerek maaş nakil ilmühaberine yazılması suretiylemaaş nakil ilmühaberinin yeniden düzenlenmesine ve DevletPersonel Başkanlığına bildirilmesine karar verilmesi istemiyle13.06.2016 tarihinde adli yargı yerinde davaaçmıştır.
Çorum2.İş Mahkemesi: 27.4.2017 gün ve E:2016/291, K:2017/161 sayıile, uyuşmazlığın esasını inceleyerekdavanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar vermiş;istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge AdliyeMahkemesi 7.Hukuk Dairesi: 7.3.2018 gün ve E: 20174/2246, K:2018/502sayı ile, Mahkemece yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davaşartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesi gerekirken hükümoluşturulduğu görüldüğünden 6100sayılı HMK'nun 353/1-a.4 hükmü gereğince davanınesası incelemeden, ilk derece mahkemesi kararınınkaldırılmasına kesin olarak karar vermiştir.
ÇORUM2.İŞ MAHKEMESİ: 12.4.2018 gün ve E:2018/45, K:2018/180sayı ile, “(…)Mahkememizce verilen 27/04/2017 tarih ve2016/291 E. 2017/161 sayılı kararı İSTİNAFedilmiş ve Samsun 7. H.D.B.lığının 07/03/2018 tarih ve2017/2246 E. 2018/502 K. sayılı ilamı ile bozularak gelmekle,dosya Mahkememizin 2018/45 E. sırasına kaydıyapılmış ve Mahkememizce bozmaya uyularak yeniden yargılamayapılmıştır.(…)
Dava,davacının maaş nakil ilmühaberinin 4046 sayılıkanunun 22 ve 406 sayılı kanunun Ek 29 uncu maddelerine uygundüzenlenmemesi nedeniyle İPTALİ ile maaşına esas olmaküzere tespiti talebinden ibarettir.(…)
Uyuşmazlık,taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İşKanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği vebu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasındatoplanmaktadır.
4857sayılı İş Kanununun 1 inci maddesinin ikincifıkrası gereğince, 4 üncü maddesinde belirtilen ayrıkdurumlar dışında kalan bütün işyerlerine,işverenler ile işveren vekillerine ve çalışmaşekline bakılmaksızın işçilere bu Kanununuygulanacağı belirtilmiştir.
Sorun dahaçok statü hukukuna tabi kamu çalışanları ileyine kamuda çalışan işçiler arasındakiayrım noktasında ortaya çıkmaktadır.
TürkiyeCumhuriyeti Anayasasının 128 inci maddesi, “Devletin, kamuiktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişileriningenel idare esaslarına göre yürütmekleyükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiğiaslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamugörevlileri eliyle görülür. Memurların ve diğerkamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri,haklan ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri vediğer özlük işleri kanunla düzenlenir”şeklindedir.
Yargıtay9. Hukuk Dairesinin 05/10/2017 tarih ve 2017/25033 esas, 2017/14944 kararsayılı ilamında da belirtildiği üzere"özelleştirmeden önce statü hukukuhükümlerine tabi davacı niteliğindeki personel,özelleştirme sonrası belirli bir süreliğinedavalı ile özel hukuk hükümlerine tabi olarak işsözleşmesi kapsamındaçalıştırılmakta, nakledildiğinde tekrarstatü hukuku kapsamına girmektedir. Davacının işsözleşmesi ile çalıştığıdönemde, davalı şirkete davacının ücretikonusunda “artış oranının, kamudaki memur maaşartış oranında” olacağı yönündeyükümlülük getirildiği gibi 406 sayılı Yasahükümleri uyarınca davalı şirkete, hak sahibipersoneli Devlet Personel Başkanlığına bildirmesi, bildirimile beraber personelin nakledileceği kamu kurumundayararlanacağı parasal haklara esas olmak üzere memur maaşnakil ilmühaberi düzenlenmesi, personelin ilişiğininkesilmesi gibi işlemler yaptırıldığıgörülmektedir. Bu işlemler idare hukuku alanında hukukisonuçlar doğurduğu ve ilgili personelin nakledileceklerikurumdaki statülerini, özlük ve parasal haklarınıbelirlediği, söz konusu işlemlerin kamu personeli hakkındave idare hukuku alanında tesis edilmiş birer idari işlemniteliğinde oldukları açıktır. İdariişlemlerle ilgili uyuşmazlığın ise adli yargıyerinde değil, idari yargı yerinde çözümlenmesigerekir.
İdariişleme yönelik sözkonusu uyuşmazlığın idariyargı yerinde çözümlenmesi gerektiği kanaatinevarılarak; davanın HMK.nun 114/1 -b maddesi uyarınca"yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle aynıyasanın 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar vermekgerekmiş ve aşağıdaki şekilde hükümkurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıdaaçıklanan nedenlerle;
1-Açılandavanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davaşartı yokluğu sebebiyle HMK 114/1-b maddesi uyarıncausulden REDDİNE(…)” karar vermiş, bu karar istinaf yolunabaşvurulmaksızın kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu defa, aynı istemle idari yargı yerinde davaaçmıştır.
ÇORUMİDARE MAHKEMESİ: 11.7.2018 gün ve E:2018/527 sayı ile,“(…)telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulanulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini31.12.2003 tarihine kadar "tekel" olarak yürütmeklegörevli kılınan ve çoğunluk hisseleri kamuya aitbulunan Türk Telekom'un, tekel kapsamında kamu hizmetiyürüten, ancak kuruluş yasasındaki son düzenlemelerile kendine özgü statüye sahip olan ve sermayesindeki kamupayı %50'nin altına düşünceye kadar kamu kuruluşuniteliğini taşıyan bir kuruluş olduğu tartışmasızdır.
Özelleştirmekapsamında bulunan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'deki tamamıHazineye ait bulunan hisselerden % 55'i, Bakanlar Kurulunun 25.7.2005 tarih ve2005/9146 sayılı "Türk Telekomünikasyon AnonimŞirketi (Türk Telekom)'nin % 55 Oranındaki Hissesinin BlokOlarak Satışına İlişkin Nihai Devirİşlemlerine Dair Kararın YürürlüğeKonulması Hakkında Karar"ı uyarınca, 14.11.2005tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile (6.550.000.000 USDbedelle) Ojer Telekomünikasyon A.Ş.'nesatılmıştır.
(…)
Olayda,davacı şirket bünyesinde görev yapmakta ikençalıştığı kurumun özelleştirilmesisonucu tek taraflı iş akdi feshi neticesinde 406 sayılıYasanın Ek:29 ve devamı hükümleri ile 4046 sayılıYasanın 22.maddesi uyarınca başka kamu kurum vekuruluşlarına atanmak üzere Devlet PersonelBaşkanlığına bildirimi yapılan davacıtarafından, maaş nakil ilmühaberine eklenmeyen ikramiye ve ilavetediye alacağının 1 aya denk düşenmiktarının tespiti ile maaş nakil ilmühaberineyazılması suretiyle maaş nakil ilmühaberinin yenidendüzenlenerek Devlet Personel Başkanlığı'nabildirilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.
2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun"İdari Dava Türleri ve İdari Yargı YetkisininSınırı" başlıklı 2. maddesinindeğişik 1 numaralı bendinde:"a) (Değişik:8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep,konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davaları,
b)İdarieylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,
c)Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar" idari dava türleri olarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzel kişilerinekarşı açılan davalara bakılabilir.
Bunagöre, maaş nakil ilmühaberinin tesis edildiği tarihtedavalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliği taşımayanTürk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan sözedilemeyeceğinden; uyuşmazlığın, özel hukukhükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim,benzer bir davada Uyuşmazlık Mahkemesinin (HukukBölümü) 08.05.2017 tarih ve E:2017/239, K:2017/287sayılı kararı ile davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu kesin olarak hükmebağlanmıştır.
Açıklanannedenlerle; adli yargının görev alanına giren davadaMahkememizin görevli olmadığına, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesineve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince kararverilinceye kadar ertelenmesine…”karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 22.10.2018günlü toplantısında:
I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ:Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanınçözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgiliBaşsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ileDanıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı şirkette görev yapmakta iken,406 sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen, sonrasında Kamu Kurumu emrineatanan davacının, maaş nakil ilmühaberine eklenmeyenikramiye ve ilave tediye alacağının tespit edilerek maaşnakil ilmühaberine yazılması suretiyle maaş nakililmühaberinin yeniden düzenlenmesine ve Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Telekomünikasyon şebekeleri üzerindensunulan ulusal ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefonhizmetlerini 31.12.2003 tarihine kadar “tekel” olarakyürütmekle görevli kılınan ve çoğunlukhisseleri kamuya ait bulunan Türk TelekomünikasyonA.Ş.’nin, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten,kuruluş yasasındaki son düzenlemeler ile kendine özgüstatüye sahip olan ve sermayesindeki kamu payı %50’ninaltına düşünceye kadar kamu kuruluşu niteliğinitaşıyan bir kuruluş olduğutartışmasızdır.
Ancak, özelleştirme kapsamında bulunanTürk Telekomünikasyon A.Ş.’deki tamamı Hazineye aitbulunan hisselerden % 55’i, 14.11.2005 tarihli Hisse SatışSözleşmesi ile OgerTelekomünikasyon Anonim Şirketine satılmıştır.
Olayda, davalının hisse devir (14.11.2005)tarihinde davalı kuruluşta çalışmakta iken 406sayılı Yasa'nın Ek-29. maddesi ile 4046 sayılıYasa'nın 22. maddesine göre adı Devlet PersonelBaşkanlığına bildirilen ve sonrasında kamu kurumu emrineatanan davacının vekili tarafından; müvekkilininmaaş nakil ilmühaberine eklenmeyen ikramiye ve ilave tediyealacağının, 1 aya denk düşen miktarınıntespit edilerek maaş nakil ilmühaberine yazılması suretiylemaaş nakil ilmühaberinin yeniden düzenlenmesine ve DevletPersonel Başkanlığına bildirilmesine karar verilmesiistemiyle ilk olarak 13.06.2016 tarihinde dava açıldığıanlaşılmıştır.
2577 sayılıİdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari DavaTürleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinin değişik 1 numaralı bendinde:
“a)(Değişik : 8.6.2000-4577/5 md.) İdari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleriiçin menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılaniptal davaları,
b) İdari eylem ve işlemlerden dolayıkişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları,
c) (Değişik: 18.12.1999-4492/6 md.) Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç,kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılanher türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkindavalar” idari dava türleri olarak sayılmış olup;kural olarak, idari yargıda ancak Devlete ve kamu tüzelkişilerine karşı açılan davalara bakılabilir.
Buna göre, dava açıldığıtarihte davalı mevkiinde kamu kuruluşu niteliğitaşımayan Türk Telekomünikasyon A.Ş.'nin olmasıkarşısında, idari yargı yetkisi kapsamındaaçılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmekolanaksız olduğundan; uyuşmazlığın, özelhukuk hükümlerine göre görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen nedenlerle Çorum İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile Çorum 2.İşMahkemesinin 12.4.2018 gün ve E:2018/45, K:2018/180 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.
S O N UÇ : Davanın çözümünde ADLİYARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Çorumİdare Mahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Çorum2.İş Mahkemesinin 12.4.2018 gün ve E:2018/45, K:2018/180sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,22.10.2018 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
Süleyman Hilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy