T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/667
KARAR NO: 2018/620
KARAR TR : 22.10.2018
ÖZET: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5. maddesi uyarınca verilen idari para cezası ile sürücü belgesi geri alma tutanağına karşı yapılan itirazın, aynı Kanun’un 112. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : E. G.
Vekili : Av. A. S.
Davalı : İstanbul Valiliği
Vekili : Av. D. B.
O L A Y : İstanbul Valiliği TrafikDenetleme Şube Müdürlüğünce yapılan denetimsırasında, alkollü olarak araçkullandığından bahisle, davacı adına 26.9.2017gün ve IJ-999585 seri-sıra sayılı Trafik İdari ParaCezası Karar Tutanağı düzenlenerek, davacıya 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48/5. maddesiuyarınca 876 TL. idari para cezası verilmiş, aynı birimtarafından sürücü belgesi geri alma tutanağıdüzenlenmiştir. Davacı, idari para cezasıile sürücü belgesi geri alma tutanağının iptaliistemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır. Davalıİstanbul Valiliği vekili, süresi içinde görevitirazında bulunmuştur. İSTANBUL 5.İDARE MAHKEMESİ: 6.2.2018 gün ve E:2017/2378 sayı ile; 5326 sayılı Yasa’nın 27/8.maddesine göre idari yaptırım kararının verildiğiişlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararın da verilmiş olmasınedeniyle, 2918 ve 5326 sayılı Kanunhükümleri göz önüne alındığında,bir idari işlem olan sürücü belgesinin gerialınmasına ilişkin işlemlerden doğanuyuşmazlıklarda görevli mahkemelerin idari yargı merciiolduğu, bu nedenle davanın çözümünün idariyargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevitirazının reddine karar vermiştir. Davalıİstanbul Valiliği vekilinin, adli yargı yararına olumlugörev uyuşmazlığı çıkartılmasıyolunda süresi içinde verdiği dilekçesi üzerine,dava dosyası Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı’na gönderilmiştir. YARGITAYCUMHURİYET BAŞSAVCISI; 5.9.2018 gün ve YY-2018/68184 sayıile, incelenen uyuşmazlıkta, öngörülen trafikpara cezası ve sürücü belgesi geri almatutanağının 5326 sayılı Kanunun 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu,12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanunun 20. maddesiyle 2918sayılı Kanunun 112. maddesinde yapılan değişiklik ilemaddenin yeniden düzenlendiği ve bu karara karşı kanunyoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği gibi idari paracezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye deyer verilmediğinin anlaşıldığı, bu durumda,Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanunla değişik 3.maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevlimahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleridikkate alınacağından, idari para cezası ve sürücü belgesi geri alma tutanağına karşıaçılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varıldığı, UyuşmazlıkMahkemesinin 6.6.2016 tarih ve E:2016/310, K: 2016/355, 26.9.2016 tarihve E:2016/400, K: 2016/433 sayılı kararlarında da bu türdavaların görüm ve çözümünde adliyargının görevli olduğunun vurgulandığı,somut olaya ilişkin davanın da adli yargı yerindegörülmesi gerektiğini belirterek, 2247 sayılıKanun’un 10 ve 13. maddeleri gereğince olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına vedosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kararvermiştir. Başkanlıkça, 2247sayılı Yasa’nın 13. maddesi uyarınca DanıştayBaşsavcısının yazılı düşüncesialınmamıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: UyuşmazlıkMahkemesinin Hicabi DURSUN’un başkanlığında,Üyeler Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, SüleymanHilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ’unkatılımlarıyla yapılan 22.10.2018 tarihli toplantısında: I-İLK İNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; Davalı İstanbul Valiliği vekilinin anılanYasa’nın 10/2. maddesinde öngörülen yöntemeuygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesive 12/1. maddesinde belirtilen süre içinde başvurudabulunması üzerine, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nca, 10. maddesinde öngörülenbiçimde davada olumlu görev uyuşmazlığıçıkarıldığı ve usule ilişkinişlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığındangörev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ’nin adli yargının,Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 2918sayılı Yasa’nın 48/5. maddesi uyarınca verilen idaripara cezası ile sürücü belgesi geri almatutanağının iptal edilmesi istemiyleaçılmıştır. 13.10.1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu’nun 48. maddesinin beşincifıkrasında(Değişik: 8/1/2003 - 4785/3 md),“Yönetmelik ile belirtilen miktarların üzerindealkollü araç kullandığı tespit edilensürücülerin, suçun işlendiği tarihten itibarengeriye doğru beş yıl içinde; birinci defasındasürücü belgeleri altı ay süreyle geri alınırve haklarında 265 300 000 lira para cezası uygulanır.İkinci defasında sürücü belgeleri iki yılsüreyle geri alınır ve haklarında 332 600 000 lira paracezası uygulanır ve bu sürücüler SağlıkBakanlığınca, esas ve usulleri Sağlık veİçişleri Bakanlıklarıncaçıkarılacak yönetmelikte gösterilensürücü davranışlarını geliştirmeeğitimine tabi tutulurlar, eğitimi başarıylatamamlayanların belgeleri süresi sonunda iade edilir. Üçveya üçten fazlasında ise, sürücü belgeleribeş yıl süreyle geri alınır ve altı aydanaşağı olmamak üzere hafif hapis cezası ile birlikte532 600 000 lira hafif para cezası uygulanır. Ayrıca,psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesine tabitutulurlar. Bu değerlendirme ve muayene sonrasında uygun görülenlere,geri alma süresi sonunda sürücü belgeleri iade edilir.Psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesininyapılmasına dair esas ve usuller yönetmeliktegösterilir” denilmekte iken, maddenin beşincifıkrası,“Yapılan tespit sonucunda 0.50 promilinüzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespitedilen sürücüler hakkında, fiili bir suçoluştursa bile,700 Türk Lirası idari para cezası verilir vesürücü belgesi altı ay süreyle geri alınır. Hususiotomobil dışındaki araçları alkollü olarakkullanan sürücüler bakımından promil altsınırı 0.21 olarak uygulanır.Alkollü olarakaraç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınankişiye, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibarengeriye doğru beş yıl içinde; ikinci defasında 877Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücübelgeleri iki yıl süreyle, üç veya üçtenfazlasında ise, 1.407 Türk Lirası idari para cezası verilirve sürücü belgeleri her seferinde beşer yılsüreyle geri alınır.Sürücü belgelerinin herhangibir nedenle geçici olarak geri alınmış olmasıhalinde belirtilen süreler, geçici alma süresinin bitimindebaşlar ”şeklinde 24.5.2013 tarihli 6487 sayılıKanun’un 19.maddesiyle yeniden düzenlenmiş, maddeye aynıKanunla; “Sürücü belgelerinin geçici geri almaişlemleri bu Kanunun 6ncı maddesinde sayılan görevlilertarafından yapılır ” denilmek suretiyle on ikincifıkra eklenmiştir. Anılan Kanun’un, “Trafik zabıtasınıngörev ve yetki sınırı ile genel zabıtanın trafikhizmetlerini yürütmeye ilişkin yetkisi” başlığı altında düzenlenen 6. maddesinde ise,“Trafik zabıtası ve genel zabıtanın görev veyetki sınırı; a)Trafik zabıtası: Trafik zabıtası görevi sırasındakarşılaştığı acil ve zorunlu hallerde genelzabıta görevi yapmakla da yetkilidir. Mülki idare amirlerince, emniyet ve asayişbakımından zorunlu görülen haller dışında,trafik zabıtasına genel zabıta görevi verilemez,araç, gereç ve özel teçhizatı trafik hizmetleridışında kullanılamaz. b)Genel Zabıta: Trafik zabıtasının bulunmadığı veyayeterli olmadığı yerlerde polis; polisin ve trafikteşkilatının görev alanı dışında kalanyerlerde de jandarma, trafik eğitimi almış subay, astsubay veuzman jandarmalar eliyle yönetmelikte belirtilen esas ve usullere uygunolarak trafiği düzenlemeye ve trafik suçlarına el koymayagörevli ve yetkilidir” denilmektedir Uyuşmazlık Mahkemesi, 2918 sayılıYasa’nın 116. maddesi kapsamında araç tescilplakasına göre düzenlenenler dışında trafikzabıtasınca uygulanan idari para cezalarına karşıaçılan davaları; bu uygulamanın idari cezakapsamında bulunması; Yasada idari cezalarla ilgili davalardagörevli yargı yerini açıkça belli eden birhükme yer verilmemesi; 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılıKanun’un 20.maddesi ile yapılan değişiklikten öncekihali ile, bu Yasada gösterilen adli cezalara hükmetmeklegörevli mahkemeye işaret eden 112. maddeye de herhangi bir atıftabulunulmamış olması karşısında ve göreveilişkin genel ilkelere göre idari yargının görevalanında görmüştür. 1.6.2005 tarihinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nunyürürlüğe girmesi üzerine UyuşmazlıkMahkemesince, sözü edilen Kanun’un diğer kanunlardadüzenlenen idari yaptırımlar ile bunlara karşıyapılacak itirazlara ilişkin görev hükümleriüzerindeki etkisinin incelenmesi sonucunda: diğer kanunlardadüzenlenen idari yaptırımın, dayanağı olanyasanın amacı dikkate alınarak; Kabahatler Kanunu’nun 1.,2., 16. ve 19. maddelerinde belirtilen koşullarıtaşıması, 27. maddenin (1) numaralı bendindebelirtilen idari yaptırımlardan olması halinde, idari paracezaları ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkinolanlarına karşı 1.6.2005 tarihinden sonra yapılacakitirazlarda sulh ceza mahkemelerinin genel görevlikılındığına ve bu nedenle doğan görevuyuşmazlıklarında adli yargı yerinin görevlibulunduğuna karar verilmiştir. Daha sonra, 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı KabahatlerKanununun 3 üncü maddesini değiştiren 6.12.2006günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesinde, “(1)Bu Kanunun; a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezasıveya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.” denilmiştir. Aynı Kanunun 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenensekizinci fıkrada ise; idari yaptırım kararınınverildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarakidari yargının görev alanına giren kararların daverilmiş olması halinde; idari yaptırım kararınailişkin hukuka aykırılık iddialarının, buişlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciindegörüleceği kurala bağlanmış, bu maddeningerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler Kanunu'ndakidüzenlemelerin ortaya çıkardığıbağlantı sorununa çözüm getirilmesininamaçlandığı ifade edilmiştir. 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren budüzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağıancak; idari yaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olmasıhalinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukukaaykırılık iddialarının, bu işlemin iptalitalebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceğianlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un Adli Kovuşturma veCezaların Uygulanması başlıklı DokuzuncuKısım’a dahil “Bu Kanundaki suçlarla ilgilidavalara bakacak mahkemeler ve yetkileri ” başlığıaltında düzenlenen 112. maddesinin ilk paragrafında;sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasıhariç olmak üzere bu Kanundaki hafif para cezasını veyabu kanundaki hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınmasıve iptali veya işyerlerinin kapatılması cezasınıgerektiren suçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunlarınbulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerindebakılacağı ifade edilmiş; böyleliklesürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin uygulamalar, trafik ve sulh ceza mahkemeleriningörevi dışında tutulmuş iken; 12.7.2013 tarihli 6495sayılı Kanun’un 20.maddesiyle yapılan değişiklikile, maddenin başlığı, “Sürücübelgelerinin geri alınmasında ve iptalinde yetki”;şeklinde, madde ise, “Bu Kanunun 6ncı maddesinde sayılangörevlilerin ve trafik tescil kuruluşlarınınyetkilendirildiği haller hariç olmak üzere,sürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulhceza mahkemeleri karar verir. Bu Kanunun 51 inci maddesinin ihlali ve 118 inci maddesinin ikinci veüçüncü fıkralarında yazılı “100ceza puanını doldurmak” eylemi nedeniyle sürücübelgelerinin geri alınmasına yine bu Kanunun 6ncı maddesindesayılan görevliler yetkilidir. Sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınması veya iptaline dair verilen kesinleşmiş mahkemekararı örnekleri, sürücülerin sicillerineişlenmek üzere mahkemelerce ilgili trafik birimlerinegönderilir. Bu Kanuna göre görülen davalar, diğer kanunlaragöre görülen davalarla birleştirilemez. ……. ” denilerek yeniden düzenlenmiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklıtutulan hükümler” başlığınıtaşıyan 19. maddesinde ise, “(1) Diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli birsüre için; a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi, b) İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması, d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veyaseyrüseferden alıkonulması, gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgilikanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklıdır” denilmiştir. Sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasınailişkin karar, 2918 sayılı Kanun’un 12.7.2013 tarih ve6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ile yapılandeğişiklikten önceki 112. maddesi ve 5326 sayılıKanun uyarınca incelendiğinde, 2918 sayılı Kanun’un,bu Kanun’daki suçlarla ilgili davalara bakacak mahkemeler veyetkilerinin düzenlendiği 112. maddesi uyarınca,sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin davaların sulh ceza mahkemeleriningörevine dahil edilmediği ve 5326 sayılı Kanun’un 19.maddesinde, diğer kanunlarda kabahat karşılığındaöngörülen belirli bir süre için ehliyetin gerialınmasına ilişkin hükümlerin geçici istisnalariçinde sayıldığı dikkate alındığında;sürücü belgelerinin geçici olarak gerialınmasına ilişkin davalara bakma görevinin idaremahkemesine ait olduğu kuşkusuzdur. Uyuşmazlık Mahkemesince, idari para cezasıyönünden oluşan olumsuz görevuyuşmazlıklarının çözümünde, idaripara cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ileilgili olarak idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve dosya içeriğinden bukararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğininanlaşılması halinde; idari para cezasına ilişkinkararın hukuka aykırılığı iddiasınında, idari yargı yerinde görüleceği sonucuna varılarak,idari yargı yerince verilen görevsizlik kararlarınınkaldırılmasına karar verilmiştir. Somut olayda, idari para cezasına konu işlem kapsamındaaynı kişi ile ilgili olarak sürücü belgesi geri almatutanağı da düzenlendiği ve idari yargı yerinde davakonusu edildiği anlaşılmış ise de; 5326sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulanhükümler” başlığını taşıyan19. maddesinde, “diğer kanunlarda kabahatkarşılığında öngörülen belirli bir süreiçin, ….. ehliyetin geri alınması, …….gibiyaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda buKanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncayakadar saklıdır” denilerek, ilgili kanununda, bu Kanunhükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadarsaklı tutulan, başka bir deyişle, belirtilen istisnalariçinde sayılan yaptırımlardan biri olan “ehliyetingeri alınması”na ilişkin hükmün, 12.7.2013 tarihve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesiyle, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılandeğişiklik ile yukarıda belirtilen şekilde yenidendüzenlendiği ve bu karara karşı kanun yoluna ilişkinbir düzenlemeye yer verilmediği gözetildiğinde, oluşanolumsuz görev uyuşmazlığınınçözümünde, sürücü belgesi geri almatutanağının iptali istemiyle idari yargı yerindeaçılan davanın bir öneminin bulunmadığı,davanın adli yargı yerinde görüleceğiaçıktır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkinolduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesephak doğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilengörev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı,bilinen bir genel hukuk ilkesidir. Davanın açıldığı andaki kurallaragöre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz halegelmiş ise, (davanın açıldığı andagörevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen)mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeniyasadaki görev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemedeaçılmış, bu sırada yapılan bir kanundeğişikliği ile görevsiz mahkeme o dava içingörevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlikkararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiğiiçin) davaya bakmaya devam etmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen trafikpara cezası ve sürücü belgesi geri alma tutanağının5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idariyaptırım türlerinden biri olduğu, 12.7.2013 tarih ve 6495sayılı Kanun’un 20.maddesiyle 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılandeğişiklik ile maddenin yeniden düzenlendiği ve bu kararakarşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yerverilmediği gibi idari para cezasına karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye de yer verilmediğianlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiğiüzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle,görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanunhükümleri dikkate alınacağından, idari paracezası ve sürücü belgesi geri alma tutanağınakarşı açılan davanın görüm veçözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1)numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanannedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nınbaşvurusunun kabulü ile davalı vekilinin görev itirazınınreddine ilişkin, İstanbul 5. İdare Mahkemesince verilen 6.2.2018gün ve E:2017/2378 sayılı görevlilik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ: Davanın çözümünde ADLİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle, Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ iledavalı vekilinin görev itirazının reddine ilişkin,İstanbul 5. İdare Mahkemesince verilen 6.2.2018 gün ve E:2017/2378sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 22.10.2018gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye SüleymanHilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy