T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/548
KARAR NO : 2018/608
KARAR TR: 22.10.2018
ÖZET: İcra ve İflas Kanunu’nun değişik 67. maddesine göre itirazın iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı : S.J.Sigorta A.Ş.
Vekili: Av. D.Ş.B.
Davalı : Karayolları GenelMüdürlüğü
Vekili: Av. F.O.
O L A Y : Davacı vekili dava dilekçesindeözetle; müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan 05 YKB 61plakalı aracın 6.1.2016 tarihinde Bursa İli, İznikİlçesinde, karayolu yol sathında bulunan 280 cm x 190 cmebatında ve 8 cm derinliğinde çukura düşmesi sonucutek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili şirketinkasko sigortası kapsamında sigortalısına 2.199,26-TLtazminat ödediğini, davalı kurumdan tahsili için Bursa10. İcra Müdürlüğü'nün 2016/7945sayılı dosyası ile ilâmsız icra yoluyla icra takibibaşlatıldığını, davalı kurumun itirazıüzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini ilerisürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesiistemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
BURSA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 26.2.2018gün ve E:2017/682, K:2018/170 sayı ile, davalı idarenin görevve yetkilerinin kullanılması sırasında oluşan zararlarniteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar olup, buzararların tazmini amacıyla alınan idareye karşıhizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama UsulüHakkında Kanunun 2. maddesi hükmü uyarınca idari yargıyerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerektiğinden, hizmetkusuruna dayanılarak kusur izafe edilen idare aleyhine adli yargıyolu bakımından görevsiz olduğundan, davanın HMK114/1-b maddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığından,dava şartı olduğundan HMK 115/2 maddesi gereğince davaşartı yokluğundan davanın usulden reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez idari yargı yerinde davaaçmıştır.
BURSA 3. İDARE MAHKEMESİ: 12.7.2018 gün veE:2018/648 sayı ile, 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesihükmü gereği anılan Kanundan doğan sorumlulukdavalarının adli yargıda görüleceğininhüküm altına alındığı; bu durumda,uyuşmazlığın 2918 sayılı Kanun ile davalıidareye yüklenen sorumluluktan kaynaklandığıanlaşıldığından, anılan Kanun hükmügereğince davanın görüm veçözümünün adli yargının görevinegirdiği sonucuna varıldığından, görevli yargıyerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesincekarar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık Mahkemesi'nin, Hicabi DURSUN’unBaşkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ veNurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 22.10.2018günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılıYasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyasıile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği veusule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim GülşenAKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacı şirkete sigortalı aracın, 6.1.2016tarihinde Bursa İli, İznik İlçesinde, karayolu yolsathında bulunan çukura düşmesi sonucu tek taraflıtrafik kazası meydana geldiği nedeniyle sigortalısına2.199,26 TL ödendiğini, meydana gelen zarardan davalı idareninsorumlu olduğunu belirterek ödenen bedelin ve işlemişfaizin davalıdan tahsili için yapılan takibe davalıtarafından haksız itiraz edildiğini ileri sürerekitirazın iptali ile takibin devamı istemiyleaçılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun“İlamsız takip” başlıklıÜçüncü Bap, 42-49. maddelerinde takip yöntemlerigösterilmiş; değişik 58. maddesinde, takip talebinin icradairesine yazı ile veya sözlü olarak veya elektronik ortamdayapılacağına işaret edilmiş; değişik 60.maddesine göre, takip talebi üzerine icra müdürünceödeme emri düzenleneceği ve 62-65. maddelerde itirazailişkin hükümlere yer verilmiş olup, değişik 66.maddede, süresi içinde yapılan itirazın takibidurduracağı kurala bağlanmıştır.
İtiraznedeniyle takibin durması üzerine alacaklıya, itirazıniptali için Yasada iki yola başvurma olanağıtanınmış olup, bunlardan birincisi, 67. maddeye göremahkemeye başvurmak, ikincisi ise 68, ek 68/a ve ek 68/b maddelerinegöre tetkik merciinden itirazın kaldırılmasınıistemektir.
İncelenenuyuşmazlıkta alacaklı konumundaki davacı tarafından,değişik 67. maddeye göre mahkemeye başvurmak suretiyleitirazın iptali davası açılmıştır.
Söz konusu 67. Madde (Değişik: 18/2/1965 - 538/37 md.),“(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takiptalebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihindenitibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genelhükümler dairesinde alacağınınvarlığını ispat suretiyle itirazın iptalini davaedebilir.
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlununitirazının haksızlığına karar verilirseborçlu; takibinde haksız ve kötü niyetligörülürse alacaklı; diğer tarafın talebiüzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunanşeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunanmeblağın yüzde kırkından aşağı olmamaküzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçluhakkında tazminat hükmolunması kötü niyetinsübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptalisüresini geçiren alacaklının umumi hükümlerdairesinde alacağını dava etmek hakkısaklıdır” hükümlerini taşımaktadır.
Anılan Yasanın değişik 1. maddesinin birincifıkrasında, “Her asliye mahkemesinin yargıçevresinde yeteri kadar icra dairesi bulunur” denilmekte olup,yukarıda hükmü yazılı 67. maddede sözüedilen “mahkeme” ile, icra dairesinin bulunduğu yargıçevresi bakımından bağlı olduğu asliyemahkemesinin anlaşılması ve takip hukukuna özgü bulunanitirazın iptali davasının asliye mahkemesindegörülmesi gerektiği açıktır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdariYargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2.maddesinde, idari dava türleri: a)İdari işlemler hakkındayetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukukaaykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılantam yargı davaları, c)Tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkanuyuşmazlıklara ilişkin davalar olaraksayılmıştır.
Bu duruma göre, İcra ve İflas Kanunu’nundeğişik 67. maddesine göre açılan itirazıniptali davasının görüm ve çözümündeadli yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm veçözümünde adli yargının görevliolduğu dolayısıyla, Bursa 3. İdare Mahkemesininbaşvurusunun kabulü ile, Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen26.2.2018 gün ve E:2017/682, K:2018/170 sayılı görevsizlikkararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç : Davanın çözümündeADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenleBursa 3. İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Bursa 6. Asliye HukukMahkemesince verilen26.2.2018 gün ve E:2017/682, K:2018/170sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,22.10.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye
Hicabi Şükrü Mehmet Birol
DURSUN BOZER AKSU SONER
Üye Üye Üye
SüleymanHilmi Aydemir Nurdane
AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy