T.C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO: 2018/672 KARAR NO: 2018/640 KARAR TR : 22.10.2018 ÖZET: 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14. maddesine aykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarınca Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce verilen idari para cezasının kaldırılması istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerek-tiği hk. K A R A R Davacı : S. Silivri Sentetik DokumaSanayi ve Ticaret A.Ş. Vekili : Av. A.K. Davalı : İstanbul SosyalGüvenlik İl Müdürlüğü Silivri SosyalGüvenlik Merkezi O L A Y : Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı İstanbul Sosyal Güvenlik İlMüdürlüğü Silivri Sosyal Güvenlik Merkezinin 28.2.2018 gün ve 24211461-206.09-E.1238182 sayılı işlemi ile,davacıya ait işyerinde meydana gelen ve H.E. isimliçalışanın yaralanması ile sonuçlanan işkazasının, 6331 sayılı İşSağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 14.maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen süre içindeKuruma bildirilmediğinden bahisle, söz konusu Kanunaaykırılık nedeniyle, davacı adına aynıKanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarınca4.932,00 TL idari para cezası verilmiş, davacı tarafındanyapılan itiraz aynı Kurumun 19.4.2018 gün ve 2018/29sayılı komisyon kararı ile reddedilmiştir. Davacı vekili, idari paracezasının iptali istemiyle idari yargı yerinde davaaçmıştır. İSTANBUL 3.İDAREMAHKEMESİ: 7.6.2018 gün ve E:2018/1053, K:2018/1021 sayı ile,6331 sayılı Kanun uyarınca verilen idari paracezasının iptal edilmesi istemiyle açılan davada, 6331 sayılı Kanun’da bu Kanun uyarınca verilen idari paracezalarına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemebulunmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102. maddesi hükümlerinin uygulanacağı,açıkça kanun yoluna yönelik olarak bir atıftabulunulmadığından, 5326 sayılı KabahatlerKanunu’nun 3.maddesi gereğince davanınçözümünün adli yargı yerine ait olduğugerekçesiyle davanın görev yönünden reddine kesinolarak karar vermiştir. Davacı vekili, bu kezaynı istemle adli yargı yerine itirazda bulunmuştur. SİLİVRİSULH CEZA HAKİMLİĞİ: 23.7.2018 gün veD.İş:2018/2189 sayı ile; 6331 sayılı Yasa’da,Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından verilen para cezalarınakarşı açılan davalarda 5510 sayılıYasa’nın 102. maddesine atıf yapıldığı ve5510 sayılı Yasa uyarınca yapılan başvuru konusundakarar verme görevinin idari yargı yerine ait olduğununaçıkça düzenlendiği gerekçesiyle başvurunungörev nedeniyle reddine karar vermiş, ayrıca dosyanıngörev uyuşmazlığınınçözümlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine de karar vermiş, verilen karar itiraz edilmedenkesinleşmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesinin HicabiDURSUN’un başkanlığında, ÜyelerŞükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER, Süleyman HilmiAYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ’unkatılımlarıyla yapılan 22.10.2018 tarihlitoplantısında: I-İLKİNCELEME: Dosyaüzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesiuyarınca yapılan incelemeye göre; Olay kısmındabelirtildiği üzere tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada; idari yargı yerince adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle verilmiş ve kesinleşmiş birgörevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelendavayı inceleyen adli yargı yerinin sahip olduğuseçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir. 1-2247 sayılıYasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görevuyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli ve idari yargı mercilerinintarafları konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsizgörmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veyakesinleşmiş olması gerekir. Buuyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanıntaraflarınca ileri sürülebilir.” hükmünegöre, idare mahkemesinin kesinleşmiş görevsizlikkararı üzerine adli yargı yerince de görevsizlik kararıverilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görevuyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanındadoğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir. 2- 2247 sayılıYasanın 19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerindenbirisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerinekendine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olanbir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciingörevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli birkarar ile görevli merciin belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesiniUyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler ”hükmüne göre ise, adli yargı yeri, davaya bakmagörevinin daha önce görevsizlik kararı veren idari yargıyerine ait olduğunu belirten gerekçeli bir karar ile doğrudanUyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağına sahiptir.Şu kadar ki, başvuru kararının, görev konusundaUyuşmazlık Mahkemesince karar verilmesine değin işinincelenmesinin ertelenmesi hususunu da ihtiva etmesi gerekir. Yasakoyucu, 14. maddeye görehukuk alanında olumsuz görev uyuşmazlığıdoğması halinde her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma iradesini davanıntaraflarına bırakmış iken, bu yönteme nazaran dahakısa zamanda çözüme ulaşılmasınıamaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlikkararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağınıtanımıştır. Olayda, adli yargı yerince,görevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununla yetinilmemiş,ayrıca görevli merciin belirtilmesi için davadosyasının re’sen Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine de karar verildiğianlaşılmıştır. Bu haliyle, her ne kadar 2247sayılı Yasada öngörülen yönteme uymamakta ise de,davanın taraflarınca başvuruda bulunulmadığıgözetilerek, Sulh Ceza Mahkemesince re’sen yapılan başvurunun2247 sayılı Yasanın 19. maddesi kapsamında olduğununkabulü ile Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmişbulunan görev uyuşmazlığınınçözüme kavuşturulması, gerek dava ekonomisine gerekUyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygunolacağından görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi. II-ESASINİNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten FatmaBÜYÜKEREN’in davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahimÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı YakupBAL’ın idari yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, 6331 sayılıKanun’un 14. maddesine aykırılık nedeniyle aynıKanun’un 26. maddesinin birinci fıkrası (e) bendi uyarınca verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır. 6331sayılı İş Sağlığı veGüvenliği Kanunu’nun “İş kazası ve meslekhastalıklarının kayıt ve bildirimi”başlığı altında düzenlenen 14. maddesinde,“(1) İşveren; a)Bütün iş kazalarının ve meslekhastalıklarının kaydını tutar, gerekli incelemeleriyaparak bunlar ile ilgili raporları düzenler. b)İşyerinde meydana gelen ancak yaralanma veya ölüme nedenolmadığı halde işyeri ya da iş ekipmanınınzarara uğramasına yol açan veya çalışan,işyeri ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeliolan olayları inceleyerek bunlar ile ilgili raporları düzenler. (2)İşveren, aşağıdaki hallerde belirtilen süredeSosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunur: a) İşkazalarını kazadan sonraki üç iş günüiçinde. b)Sağlık hizmeti sunucuları veya işyeri hekimitarafından kendisine bildirilen meslek hastalıklarını,öğrendiği tarihten itibaren üç işgünü içinde. (3)İşyeri hekimi veya sağlık hizmeti sunucuları; meslekhastalığı ön tanısı koyduklarıvakaları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetkilendirilensağlık hizmeti sunucularına sevk eder. (4)Sağlık hizmeti sunucuları kendilerine intikal eden iş kazalarını,yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucuları ise meslekhastalığı tanısı koydukları vakaları engeç on gün içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir. (5) Bu maddeninuygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, SağlıkBakanlığının uygun görüşü alınarakBakanlıkça belirlenir” denilmiş; “İdaripara cezaları ve uygulanması” başlığıaltında düzenlenen 26. maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Kanunun; (……) e)14üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilenyükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her biryükümlülük için ayrı ayrı bin beş yüzTürk Lirası, ikinci fıkrasında belirtilenyükümlülükleri yerine getirmeyen işverene iki binTürk Lirası, dördüncü fıkrasında belirtilenyükümlülükleri yerine getirmeyen sağlık hizmetisunucuları veya yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularınaiki bin Türk Lirası, (……) idari paracezası verilir.” denilmiş; aynı maddenin ikincifıkrasında, “(Değişik:4.4.2015-6645/4 md.) BuKanunda belirtilen idari para cezaları, 14 üncü maddedebelirtilen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyenlereuygulanacak idari para cezaları hariç gerekçesi belirtilmeksuretiyle Çalışma ve İş Kurumu ilmüdürünce verilir. 14 üncü maddede belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenleriçin uygulanan idari para cezaları hariç tahsil edilen idaripara cezaları genel bütçeye gelir kaydedilir. 14üncü maddede belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenlereuygulanacak idari para cezaları ise doğrudan Sosyal GüvenlikKurumunca verilir. Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102nci maddesi hükümleri uygulanır. Verilen diğeridari para cezaları tebliğinden itibaren otuz gün içindeödenir. İdari para cezaları tüzel kişiliğibulunmayan kamu kurum ve kuruluşları adına da düzenlenebilir.”hükmü yer almış; 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’nun 102. maddesinde ise, “(.......) İdarîpara cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğtarihinden itibaren on beş gün içinde Kuruma ya da Kurumunilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süreiçinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumcaitirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihindenitibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesinebaşvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde, idari para cezası kesinleşir. İdarîpara cezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yolunabaşvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren on beşgün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtteüçü tahsil edilir. Peşin ödeme idari paracezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkınıetkilemez. (.......)” denilmiştir. Olayda, davanın, İstanbulSosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Silivri SosyalGüvenlik Merkezinin 28.2.2018 gün ve 24211461-206.09-E.1238182sayılı işlemi ile davacıya ait işyerinde meydana gelenve H.E. isimli çalışanınyaralanması ile sonuçlanan iş kazasının, 6331sayılı İş Sağlığı veGüvenliği Kanunu’nun 14. maddesinde belirtilen süredeKuruma bildirilmediğinden bahisle, aynı Kanun’un 26. maddesininbirinci fıkrası (e) bendi uyarınca Silivri SosyalGüvenlik Merkezi tarafından bahsedilen şirketadına, 6331 sayılı Kanun uyarınca verilen idari paracezasının iptali istemiyle açıldığı, 6331sayılı Kanun’da idari para cezası verilecekhususların düzenlendiği, buna karşın idari paracezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeyeyer verilmediği, ancak bu Kanun uyarınca, daha açık birifadeyle, Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen bildirimyükümlülüğünü yerine getirmeyenlereuygulanacak idari para cezalarının doğrudan Sosyal GüvenlikKurumunca verileceği ve Sosyal Güvenlik Kurumunca verilen idari paracezalarının tebliğ, itiraz ve tahsilinde 5510 sayılıKanunun 102nci maddesi hükümlerininuygulanacağı anlaşılmıştır. Öteyandan, 30.3.2005 gün ve 25772 sayılı Resmi Gazete’deyayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyledeğişik 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun; a)İdarî yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksinehüküm bulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veyamülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır”;Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin1. fıkrasında ise “idari para cezası ve mülkiyetinkamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararınakarşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren engeç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir.Bu süre içinde başvurunun yapılmamışolması halinde idari yaptırım kararıkesinleşir.” düzenlemeleri yer almıştır. Budüzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarîyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı; diğer Kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda iseuygulanmayacağı anlaşılmaktadır. Görevkuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görevkonusunda taraflar için bir müktesep hak doğmayacağı;bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilen görev kurallarının,geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukukilkesidir. Davanınaçıldığı andaki kurallara göre görevliolan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise,(davanın açıldığı anda görevli olan vefakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadakigörev kuralının, değişikliğinyürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalardauygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararıverilemeyeceği açıktır. Diğertaraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, busırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsizmahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme,artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göregörevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesigerekir. İncelenenuyuşmazlıkta, öngörülen idari para cezasının6331 sayılı İş Sağlığı veGüvenliği Kanunu uyarınca, İstanbul Sosyal Güvenlikİl Müdürlüğü Silivri Sosyal Güvenlik Merkezitarafındanverildiği, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesindebelirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 6331sayılı Kanun’da bu Kanun uyarınca SosyalGüvenlik Kurumunca verilen idari para cezalarının tebliğ,itiraz ve tahsilinde 5510 sayılı Kanunun 102. maddesi hükümlerinin uygulanacağı, 5510sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanunu’nun 102. maddesinde ise, idari para cezalarınakarşı idari yargı yerine itiraz edileceğidüzenlenmiş olup, itiraz konusunda görevli mahkemeningösterildiği anlaşılmıştır. Budurumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’ladeğişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, Sosyal GüvenlikKurumunca verilen idari para cezasına karşı açılandavanın görüm ve çözümünde idariyargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır. Açıklanannedenlerle, Silivri Sulh Ceza Hakimliğince yapılan başvurunun 2247sayılı Kanun’un 19. madde kapsamında kabulü ile, İstanbul3.İdare Mahkemesince verilen 7.6.2018 gün ve E:2018/1053, K:2018/1021 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N UÇ:Davanın çözümünde İDARİ YARGININgörevli olduğuna, bu nedenle, Silivri SulhCeza Hakimliğince yapılan BAŞVURUNUN 2247 sayılıKanun’un 19. madde kapsamında KABULÜ ile, İstanbul3.İdare Mahkemesince verilen 7.6.2018 gün ve E:2018/1053,K:2018/1021 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 22.10.2018 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Hicabi Şükrü Mehmet Birol DURSUN BOZER AKSU SONER Üye Üye Üye SüleymanHilmi Aydemir Nurdane AYDIN TUNÇ TOPUZ
Full & Egal Universal Law Academy